(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2013/2983 E. , 2013/4520 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL KANUN YOLU : TEMYİZ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sonucunda ... Köyü çalışma alanında bulunan 118 ada 2 parsel sayılı 7.136,61 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zam
**(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2013/2983 E. , 2013/4520 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL KANUN YOLU : TEMYİZ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sonucunda ... Köyü çalışma alanında bulunan 118 ada 2 parsel sayılı 7.136,61 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı, tapu kaydına dayanarak, çekişmeli taşınmazın tamamının tapu kaydının iptali ve adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece, davacı tarafın muvazaa iddiasını kanıtlayamadığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Davacı, Hani Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 26.03.1970 tarih, 1968/10 Esas, 1970/24 Karar sayılı kararıyla oluşan tapu kaydına dayanmıştır. Davacı dayanağı tapu kaydının, davaya konu taşınmazla birlikte komşu diğer taşınmazların bir bölümünü de kapsadığı hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır. Tapu kaydında davalı 1/2 oranında pay sahibi olup; davacı tarafça bu payın davalı tarafa muvazaalı olarak devredildiği kanıtlanamamıştır. Davalı, taşınmazı davacı ile taksim ettiklerini ve taksim sonucu dava konusu taşınmazın kendisine kaldığını savunmuştur. O halde taraflar arasında çözülmesi gereken ihtilaf; tapu kaydının kapsamının malikler arasında fiilen taksim edilip edilmediğine ilişkindir. Mahkemece, davacı tarafın tutunduğu tapu kaydının dayanağı tescil dosyası getirtilerek kapsamı haritasına göre belirlenmemiş, tapu kaydının kapsamında bulunup dava dışında kalan taşınmazların akıbeti araştırılmamış, mahalli bilirkişi ve tanıklardan tapu kaydı kapsamının taraflar arasında fiilen taksim edilip edilmediği sorularak bu husus açıklığa kavuşturulmamıştır. Doğru sonuca ulaşabilmek için çekişmeli taşınmaz başında fen, mahalli bilirkişi ve taraf tanıkları katılımıyla yeniden keşif yapılmalı, çekişmeli taşınmazın kapsamı haritasına göre belirlenerek fen bilirkişisinden bu yönde rapor alınmalı, taksimi ispat külfeti davalı tarafta bulunduğundan çekişmeli taşınmazın taraflar arasında fiilen taksim edilip edilmediği mahalli bilirkişi ve taraf tanıklarından sorulmalı, taksimin varlığı kanıtlandığı takdirde davanın reddi, kanıtlanamadığı takdirde ise; davanın kısmen kabul edilerek çekişmeli taşınmazın 1/2'sinin davacı adına tesciline karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davacı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, 29.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi. ...