T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1132 - 2026/483 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1132 KARAR NO : 2026/483 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19/12/2024 NUMARASI : 2023/518 Esas - 2024/654 Karar İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN DAVACILAR : 1-... - ... 2-... - ... VEKİLİ…
T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1132 - 2026/483 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1132 KARAR NO : 2026/483 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19/12/2024 NUMARASI : 2023/518 Esas - 2024/654 Karar İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN DAVACILAR : 1-... - ... 2-... - ... VEKİLİ : Av. ... İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN DAVALI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) BAŞVURU TARİHİ : 18.04.2025 - 09.05.2025 İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ: 03.07.2025 KARAR TARİHİ : 05.03.2026 YAZIM TARİHİ : 09.03.2026 İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve Dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın Dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; 06.12.2019 tarihinde davalı ... sevk ve idaresinde bulunan 41 VS ... plakalı aracı ile davacının maliki olduğu ve sevk ve idaresinde bulunan 41 ... 324 plakalı araca arkadan çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında davacı ...'in hayati tehlike geçirecek şekilde yüzünde sabit iz kalacak şekilde yüzünde sabit iz kaldığını, davacı ...'ın da kısmi işitme kaybı yaşadığını, kaza nedeniyle davacıların gelir kayıplarının meydana geldiğini, kaza sonrasında açılan Kocaeli 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/172 Esas sayılı dosyasının halen derdest olduğunu belirterek yapılacak yargılamada sonunda davacıların uğradığı maddi zararının değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere davacılar lehine ayrı ayrı şimdilik 100,00 TL maddi tazminat ile, kaza nedeniyle uğramış oldukları manevi zararların tazmini için davacılar lehine ayrı ayrı 75.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiilin gerçekleştiği tarih olan 06.12.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Türkiye Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın müvekkili sigorta şirketine Trafik Sigortası Genel Şartları'nda bildirilen usule aykırı ve Trafik Sigorta Genel Şartları ekinde başvuru için istenilen zorunlu evraklar olmaksızın başvuruda bulunduğundan huzurdaki davanın iş bu sebeple dava şartı yokluğundan usulden reddi gerektiğini, davacı tarafın davasını belirsiz alacak davası olarak açtığını, kaza sebebi ile sigortalı araçlarının %100 kusurlu olması sebebi ile davalı şirketten kaza tarihi olan 06/12/2019 tarihinde Hazine Müsteşarlığı tarafından yılbaşından itibaren geçerli olacak şekilde belirlenmiş olan 390.000,00 TL'lik poliçe limitine sahip olduğunu, kazanın daha iyi değerlendirilmesi için ATK Trafik İhtisas Dairesinden kusur tespitine ilişkin rapor alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik zararı sağlık giderleri teminatına dahil olduğunu, bu teminatın SGK'nın sorumluluğunda olduğunu, sürekli sakatlığı bulunmayan davacı için bakıcı gideri tazminatının talep edilemeyeceğini, bakıcı giderini varlığının ispatının gerektiğini, kazaya karışan sigortalı araç hususi nitelikte bir araç olduğundan olaya uygulanacak faiz türünün yasal faiz olması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ..., davaya cevap vermemiştir. İlk derece mahkemesi tarafından davacıların maddi tazminat talepli davalarının feragat nedeniyle reddine; davacı ...'ın manevi tazminat davasının kabulü ile 75.000,00 TL, manevi tazminatın kaza tarihi olan 06/12/2019 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsili ile davacıya verilmesine; davacı ...'ın manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 06/12/2019 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine dair karar verilmiştir. Yerel mahkemenin bu kararına karşı davacılar vekili (davacı ... yönünden) ve davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde; meydana gelen trafik kazasında davacı ...'in hayati risk taşıyacak şekilde yaralandığını, hem malul kaldığını hem de yüzünde sabit iz kaldığını, yine davacı ...'ın da aldığı darbeler sonrasında işitme kaybı yaşadığını, bu durumun hastane raporları ile de sabit olduğunu, trafik kazası tespit tutanağı ve ceza dosyasında alınan kusura ilişkin raporlardan kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ...'nin tam ve asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, davacıya herhangi bir kusurun atfedilmediğini, öğretmen olarak görev yapan davacıların kaza nedeniyle uzun süre tedavi gördüklerini ve hastalık süreçleri boyunca da rapor almak zorunda kaldıklarını, işlerine devam edemediklerini, davacı ...'ın davalının tam ve asli kusuru ile sebep olduğu kaza nedeniyle yaralanması, uzun süre tedavi görmek zorunda kalması ve ciddi bir endişe, korku, dehşet yaşaması dikkate alındığında mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğundan adalete uygun bir karar verilmesi gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının davacı ... yönünden kaldırılmasına ve davacı ... lehine de 75.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; 19.12.2024 Tarihli 11.25‘teki duruşmaya yönelik olarak 13.12.2024 tarihinde e-duruşma talebi sunmalarına rağmen yapılan e-duruşmaya UYAP sistemindeki arızası nedeniyle katılım sağlayamadıklarını, mahkemenin sistemsel sıkıntı yaşadıkları sırada duruşmayı görerek yokluklarında kararı açıkladığını, şüphesiz ki bu yaşanan durumun, HMK m.27'de yer alan hukuki dinlenilme hakkının açık ihlali olduğunu, yine mahkemenin itirazlarını karara bağlamak zorunda olduğu halde 30.05.2024 tarih ve 2024/615 sayılı Kocaeli Üniversitesi Rektörlüğü tarafından düzenlenmiş olan rapora 29.08.2024 tarihli itirazlarını değerlendirmeden ve karara bağlamadan görülmekte olan dosyayı makine mühendis bilirkişisine tevdii edilmesine karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda yer alan ifadelerin somut delilden yoksun olduğu ve yalnızca bilirkişinin bireysel görüşleri üzerine düzenlendiğini, somut olayda kusuru tespit etmek için muhakkak fiziki inceleme yapılması gerektiğini, fiziki inceleme yapılmadan kusuru oranını belirlenmesinin mümkün olmadığını, kazanın davalının arzu ve iradesi dışında gerçekleştiğini, kazayı engellemeye çalışsa da aracın frenlerinin tutmaması nedeniyle başaramadığını, yaşanan kazanın zincirleme olduğundan dolayı kazaya dahil diğer araçların takip mesafesini korumamış olduğunun açık olduğunu, takip mesafeleri korunsaydı zararların bu denli yüksek olmayacağını, kazanın incelemesi yapılırken davacıya herhangi bir kusur atfetmeyip bütün kusurun yalnızca davalıya yüklemesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davalıya yükletilen kusuru kabul etmediklerini, ilgili kanun hükmüne göre, hakim manevi tazminata hükmederken olayın özelliklerini göz önünde bulundurması gerektiğini, mahkemenin söz konusu tazminata hükmederken bu hususları değerlendirmediğini, dosyada mübrez olan evraklar ve bilirkişi raporları dosya üzerinden talep edilen manevi tazminatın değerinin hesaplanması için yeterli olmadığını, düzenlenen bilirkişi raporları hüküm vermeye, tarafların kusur oranını hesaplamaya, mevzubahis olan manevi tazminat değerinin hesaplanması için esas teşkil edecek nitelikte olmadığını, dosyada maluliyete ve kaza sebebi illiyet bağı ile bir sürekli sakatlık halinin oluşup oluşmadığının tespiti için ATK 3. İhtisas kurulundan rapor alınması gerektiğini, mahkemenin bu hususta taraf vekillerinin talibini göz ardı ederek dosyayı hesap bilirkişisine tevdi ettiğini, rapordaki muğlak ifadelerin raporu elverişsiz kıldığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, trafik kazasında yaralanma maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Somut olayda, 06.12.2019 tarihinde, davacıların sürücü ve yolcu olarak bulundukları kırmızı ışıkta beklemekte olan araca, davalıların sürücüsü ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısı oldukları aracın çarpması sonucu, davacılar yaralanmıştır. Dosyanın incelenmesinde; uyap işlem kütüğünden anlaşıldığı üzere davalı ... vekilince 13.12.2024 tarihli dilekçe ile 19.12.2024 tarihli duruşma için e-duruşma talebinde bulunulduğu, yerel mahkemece talebin kabul edildiği, 19.12.2024 tarihli duruşma tutanağında mahkemece "Davalı vekilinin e duruşma talep ettiği fakat katılmadığı görüldü." denildiği, davalı vekilince uyap sistem hatasından e-duruşmaya katılamadığı ileri sürülmüş ise de, 19.12.2024 tarihli duruşma tutanağının uyap sistemi üzerinden yapıldığı, sistem hatasına yönelik tutanak düzenlenmediği, aynı zamanda davalı vekilinin belgelendirilmiş mazeret dilekçesi de bulunmadığı, davalı vekilinin iddiası dışında uyap sistem hatası olduğuna dair delil olmadığı anlaşıldığından davalının savunma hakkının ihlal edilmediğine kanaat getirildiğinden bu husustaki istinaf isteminin reddi gerekmiştir. Kaza sonrası düzenlenen kaza tespit tutanağında yalnızca davalı sürücüye kural ihlali verilmiştir. Mahkemece makine mühendisi bilirkişiden alınan raporda da davalı sürücünün kazada %100 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir. Kazanın oluş şekli göz önüne alındığında davalı sürücünün kazada tam kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre davalı ... vekilinin kusur oranına yönelik istinaf istemlerinin reddi gerekmiştir. Davacıların maluliyet oranının belirlenmesi için; Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan raporların kaza tarihindeki yürürlükte olan yönetmeliğe uygun düzenlenmesine göre davalı ... vekilinin bu husustaki istinaf isteminin de reddi gerekmiştir. 6098 sayılı TBK'nun 56. maddesi uyarınca bedensel bütünlüğü zedelenen kimse ve ağır bedensel zarar halinde, zarar görenin yakınları manevi tazminat adı altında bir miktar para ödetilmesini isteyebilir. Hakimin, özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bu tutar adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan, özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Somut olayda; olay tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu, davacıların yaralanma derecesi ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde, davacılar lehine hükmedilen manevi tazminatların olaya ve hakkaniyete uygun düştüğü kanaatine ulaşıldığından taraf vekillerinin manevi tazminatların miktarına yönelik istinaf itirazları da yerinde görülmemiştir. Dairemizce ilk derece mahkemesinin kararı hem maddi olay, hem de hukuka uygunluk yönünden incelenmiş olup, kararda esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı, delillerin değerlendirilmesinde de usule aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davacı ... vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 19.12.2024 tarih ve 2023/518 esas, 2024/654 karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı ... vekilinin ile davalı ... vekilinin istinaf başvurularının ESASTAN REDDİNE, 2-Yürürlükte bulunan Yargı Harçları Tarifesi uyarınca davacı ...'dan alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın anılan davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Yürürlükte bulunan Yargı Harçları Tarifesi uyarınca davalı ...'den alınması gereken 7.172,55 TL harçtan peşin alınan 615,40+1.178,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 5.379,15 TL harcın anılan davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı ... ile davalı ...'nin istinaf başvurusu için yapmış olduğu giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, harcanmayan istinaf gider avansının iadesine, 5-Karar tebliği, harç takibi ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 05.03.2026 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır *İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*