T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/401 Esas KARAR NO: 2026/435 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ: 02/02/2026 NUMARASI: 2026/81 Esas DAVA: İTİRAZIN İPTALİ (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 30/03/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davac…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/401 Esas KARAR NO: 2026/435 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ: 02/02/2026 NUMARASI: 2026/81 Esas DAVA: İTİRAZIN İPTALİ (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 30/03/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının kendisine ait ..., ..., ..., ... plakalı araçlar ile 24.04.2024 - 15.11.2024 tarihleri arasında müvekkili şirketin işletme hakkı sahibi olduğu .....Köprüsü ve ...... Otoyolu’ndan geçiş ücreti ödemeksizin ihlalli geçiş yaptığını, davalının otoyolu kullandığı anlarda .... hesabının müsait olmadığını, ...... hesabını müsait tutmanın ve geçiş ücretini ödemeye yetecek bakiye bulundurmanın davalı borçlunun sorumluluğunda olduğunu, ticari iş nedeniyle alacağın ticari faizi ile birlikte ödenmesi gerektiğini, hükmolunan faiz alacakları katma değer vergisine tabi olduğundan, temerrüt faizi üzerinden katma değer vergisi hesaplanmasının uygun olduğunu, geçiş ücreti ve 4 katı tutarında gecikme cezası ile işlemiş faiz ve KDV alacağının tahsili için davalı aleyhine...... İcra Müdürlüğünün ........... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının takipte borca ve ferilerine haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra tazminatına hükmedilmesine ve davalı üzerine kayıtlı tüm mal varlığı yönünden dosya borcunun tamamına yetecek kadarına haciz konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece 02/02/2026 tarihli ara karar ile; somut durumda dava dilekçesi incelendiğinde; aşama itibariyle geçişlerin varlığına, tahakkuk edecek ücretin miktarına dair yaklaşık ispat bulunmamakla bu hususun açıklığa kavuşmasının yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle davacının ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; davalıya ait araçlar ile müvekkili şirketin işlettiği köprü ve otoyolun ücret ödemeksizin kullanıldığını, sundukları ihlalli geçiş listesi, görüntü ve provizyon kayıtları ile davalıya ait araçların müvekkili şirketin işletme hakkı sahibi olduğu köprü ve otoyoldan ücret ödemeksizin geçiş yaptığının sabit olduğunu, bu nedenle ihtiyati haczi haklı gösteren sebeplerin ve şartların mevcut olduğunu, yaklaşık ispat kuralının gerçekleştiğini belirterek usul ve yasaya aykırı ara kararın kaldırılarak ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:Dava, ihlalli geçiş ve ceza ücreti ile takip öncesi işlemiş faiz ve KDV alacağını tahsili için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından, toplam 39.481,16 TL alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, davalının borca ve ferilerine itirazı üzerine icra takibinin durduğu, akabinde davacı tarafından yasal süresinde eldeki itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.Talep, İİK'nun 265. maddesi gereğince ihtiyati haciz talebinin reddi kararının kaldırılması ve ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine ilişkindir. ....... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; davacının davalı aleyhinde 32.573,00 TL geçiş ücreti ve para cezası, 6.056,74 TL işlemiş faiz, 1.211,42 TL KDV olmak üzere toplam 39.481,16 TL alacağın tahsili için takip başlattığı, davalının itirazı üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür. İtirazın iptali davası ilamsız icra takibine itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamaya yönelik açılan bir davadır. Bu nedenle hangi takibe yönelik açılmış ise o takipte belirtilen alacakla ilgili yargılama yapılarak hüküm kurulması gerekir. Diğer bir ifade ile itirazın iptali davası takibe bağlı bir davadır. Takipte belirtilen miktardan fazlasına karar verilemez. Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçeyle davacının ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. Ara karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 341. maddesinde istinaf yoluna başvurulabilen kararlar gösterilmiştir. Buna göre maddenin 2. fıkrasında, miktar veya değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararların kesin olduğu, 3. fıkrasında, alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda üç bin Türk Liralık kesinlik sınırının alacağın tamamına göre belirleneceği, 4. fıkrasında ise, alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü üç bin Türk Lirasını geçmeyen tarafın, istinaf yoluna başvuramayacağı düzenlenmiştir. 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 41. maddesi ile HMK'nun 341. maddesinin 2. fıkrası değiştirilmek suretiyle 3.000,00 TL'yi geçmeyen mal varlığı davalarına ilişkin kararlar kesin hale getirilmiş ve aynı yasanın 44. maddesi ile HMK'ya eklenen ek madde 1 ile de kesinlik sınırı olan 3.000,00 TL'nin her yıl yeniden değerleme oranında artışa tabi olduğu kabul edilmiştir. HMK'nun Ek 1. maddesinin 2. fıkrası "200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktar esas alınır." şeklinde düzenlenmişken 04/06/2025 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanunun 20. maddesi ile "200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." şeklinde değiştirilmiştir. Somut davada, yürürlükte olan 7550 sayılı Kanunun 20. maddesi ile getirilen değişiklik gereği parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktarın esas alınması gerekir. Buna göre dava, 2026 yılında açılmış olup yeniden değerleme sonucunda 2026 yılı için kesinlik sınırı 50.000,00 TL olmuştur. HMK'nun 352. maddesinde, Bölge Adliye Mahkemesi hukuk dairesince dosya üzerinde yapılacak ön inceleme sonunda karar verilecek haller sayılmış olup bu hallerden birisi de kararın kesin olması olarak gösterilmiştir. İstinaf kanun yoluna başvuru olanağı bulunmayan kesin nitelikteki kararlara ilişkin olarak HMK'nun 346/1 maddesi uyarınca mahkemesince bir karar verilebileceği gibi Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından da istinaf isteminin reddine karar verilebileceği belirtilmiştir. Bu açıklamalar ve yasal düzenlemelere göre somut olayda, dava değerinin 39.481,16 TL olduğu dikkate alındığında, mahkemece davacının ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin verilen kararın, dava tarihi itibariyle HMK'nun 341. maddesinde belirtilen kesinlik sınırının (50.000,00 TL) altında kalması sebebiyle kesin nitelikte olduğundan ortada istinafı kabil bir karar bulunmadığı ve davacının istinaf hakkının olmadığı anlaşılmakla karara yönelik istinaf başvurusunun HMK'nun 341. ve 352. maddeleri uyarınca miktar yönünden reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/418 Esas KARAR NO: 2026/427 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 06/11/2025 NUMARASI: 2024/722 Esas, 2025/727 Karar DAVA: MENFİ TESPİT (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) BİRLEŞEN 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2024/703 ESAS, 2024/758 KARAR SAYILI DOSYASI DAVA: MENFİ TESPİT (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 25/03/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/722 Esas, 2025/727 Karar ve 06/11/2025 tarihli kararına karşı asıl ve birleşen davada davacı ile davalı vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş, dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderilmiştir.Dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda; asıl ve birleşen davada davalı .... A.Ş vekili ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurduğu, istinaf karar harcı ile başvuru harcının asıl dava yönünden yatırıldığı, birleşen dava yönünden istinaf karar harcının yatırıldığı ancak istinaf başvurma harcının yatırılmadığı, gerek dosya üzerinde gerçekleştirilen fiziki incelemede ve gerekse de UYAP sisteminde yapılan inceleme neticesinde birleşen dava yönünden istinaf başvurma harcı yatırıldığına dair harç makbuzuna rastlanılmadığı anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 344. maddesinde, istinaf dilekçesi verilirken, istinaf kanun yoluna başvuru için gerekli olan harçların ve tebliğ giderleride dahil olmak üzere tüm giderlerlerin ödeneceği, bunların hiç ödenmediği veya eksik ödenmiş olduğunun sonradan anlaşılması halinde, kararı veren mahkeme tarafından verilecek bir haftalık kesin süre içinde tamamlanması, aksi halde başvurudan vazgeçmiş sayılacağı hususunun başvurana yazılı olarak bildirileceği, verilen kesin süre içinde harç ve giderlerin tamamlanmadığı takdirde, mahkemece başvurunun yapılmamış sayılmasına karar verileceği düzenlenmiştir. Yargıtay’ın birçok kararında da belirtildiği üzere, harç ve gerekli giderleri karşılamaları gerekmektedir. Mahkemece, açıklanan hususlar gözetilerek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 344/1 maddesinde gösterilen usule uygun şekilde istinaf kanun yoluna başvuran taraflara muhtıra çıkarılmamıştır. Bu durumda, kararı istinaf eden ancak birleşen davada istinaf başvurma harcını yatırmadığı anlaşılan, asıl ve birleşen davada davalı ... A.Ş'nin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 344. maddesi gereğince birleşen dava yönünden istinaf başvuru harcının ikmali için bir haftalık kesin süre verilmesi, aksi halde birleşen dava yönünden başvurudan vazgeçmiş sayılacakları hususunun da belirtilmesine, eksikliklerin ikmali halinde dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderilmesine, bu gerekçelerle dosyanın mahalline geri çevrilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Yukarıda açıklanan eksikliklerin ikmali amacıyla Dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, 2-Eksiklikleri ikmal edildikten sonra istinafen incelenmesi için tekrar dairemize GÖNDERİLMESİNE, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 352/1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda oybirliği ile karar verildi.25/03/2026 H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvuru talebinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 341/2 ve 352/1-b bentleri gereğince miktar yönünden REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken istinaf harçları davacı tarafından yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 352 ve 362/1a Maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.30/03/2026