TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 14/12/2020 NUMARASI : 2018/494 Esas, 2020/656 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 16/10/2025 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme son…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/3275 KARAR NO : 2025/1117 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 14/12/2020 NUMARASI : 2018/494 Esas, 2020/656 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 16/10/2025 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Dava; eser sözleşmesinden kaynaklı itiraz iptali talebine ilişkin olup, mahkemece davacı vekilinin davasının kabulüne dair verilen karara davalı vekilince istinaf talebinde bulunulmuştur. Davacı vekili ,Davalı ile 2011-2014 yıllarında sıralı ihaleler ile sözleşmeler yapıldığını en son l9 hakediş bedeline istinaden 30/05/2017 tarihinde 251.051.96 TL tutarında fatura düzenlediklerini, davalı tarafın 08/01/2018 tarihli ekstresinde müvekkilinin 112.611,37 TL alacaklı göründüğü, davalı tarafın ödeme yapmadığını belirterek , İstanbul 28. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile takip başlattıklarını, davalı tarafın haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiğini, iddia ederek itirazın iptalini, takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili ; davacı tarafın personeline gelir ve damga vergisi de dahil olmak üzere toplam 159.972,35 TL tazminat ödemeleri yapıldığını, Mahkemenin 2016/952 Esas sayılı dosya ile açılan davada Mahkemeye sunulan bila tarihli bilirkişi raporuna itibar edilerek 11/06/2018 tarihli 4. Nolu celsede davalarının tam olarak kabul edildiğini 159.972.35 asıl alacak ve 4.417.87 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 164.190.22 TL ' nin davalıdan alınarak (huzurdaki davada davacı) iddia ederek 2016/952 esas sayılı dosyanın bekletici sebep yapılmasını ve davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece , davalı taraf cari hesap ekstresinde davalının düzenlediği 30/05/2017 tarihli 251.051.96 TL KDV dahil faturadan sonra davacı tarafın 115.446.07 TL alacaklı olduğunun görüldüğü ,davalı taraf cevap dilekçesinde davacı personeline ödenen 159.972.35 TL 'nin dekontlarının cevap dilekçesi ekinde olduğunu beyan ettiği dilekçe ekinde dekont görülmediği hususlarının tespit edildiği ,davalı tarafın iddialarını somut delillerle ispatlaması gerektiği, takip tarihi itibari ile talep ilkesine göre davacı tarafın 114.536.56 TL alacaklı olacağı, sonuç ve kanaatine varıldığı ,Yapılan incelemede; davacı tarafın ticari defterlerinde davalı taraftan 112.611.37 TL KDV dahil alacaklı göründüğü, dava dilekçesinin ekinde mutabakat yazısı olduğu, davalı tarafın bu yazıya herhangi bir itirazının dosyada görülmediği, buna karşılık davalı tarafın davacının personeline ödediği kıdem tazminatlarının kök rapor da dikkate alınmadığı şeklin de itiraz da bulunduğu, kök rapor hazırlanırken cevap dilekçesi ekinde ödeme dekontlarının görülmediği, sonradan davalının kök rapora itiraz dilekçesine dekontların eklendiği, bu 19 adet dekontların itiraz dilekçesi içerisindeki toplamının 146.353.15 TL olduğu, dilekçe ekindeki dekontlar toplamının 133.273,71 TL olduğu, farkın 13.079.44 TL olduğu bu farkın, ... ‘e ödenen 5.507.91 TL 'nin ...’a ödenen 7.771.53 TL 'nin dekontlarının dilekçe ekinde görülmediğinin tespit edildiği , ...’e ödenen tutarın dekontta 4.428.38 TL olduğu halde dilekçeye 4.228.38 TL olarak 200.00 TL eksik yazıldığından kaynaklandığı tespit edildiği ,Davalı tarafın beyan ettiği, 4857 Sayılı İş kanunun 112. Maddesi ve İş kanunu, ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması, bazı alacakların yeniden yapılandırılmasına dair hükümler gereği davalı şirketin elamanlarına ödediği kıdem tazminatlarının davacının alacağından mahsup edilmesi iddiasının dayanağı ile ilgili kanun ve kararnamelerin "Kanuna veya kanunun verdiği yetkiye dayanılarak kurulan kurum ve kuruluşların haklarında bu Kanun ve 854,5953,5434 sayılı kanunların hükümleri uygulanmayan personeli ile kamu kuruluşlarında sözleşmeli olarak istihdam edilenlere mevzuat veya sözleşmelerine göre kıdem tazminatı niteliğinde yapılan ödemeler kıdem tazminatı sayılacağı ,(Ek fıkra: 6552 -10.9.2014 / m.8) 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 62 'nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi kapsamında çalıştırılan işçilerin kıdem tazminatları;a)Alt işverenlerinin değişip değişmediğine bakılmaksızın aralıksız olarak aynı kamu kurum veya kuruluşuna ait işyerlerinde çalışmış olanların bu şekilde çalışmış olduktan sürelere ilişkin kıdem tazminatına esas hizmet süreleri, aynı kamu kurum veya kuruluşuna ait işyerlerinde geçen toplam çalışma süreleri esas alınarak tespit olunacağı , bunlardan son alt işverenleri ile yapılmış olan iş sözleşmeleri 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona ermiş olanların kıdem tazminattan ilgili kamu kurum veya kuruluşları tarafından,b)Aynı alt işveren tarafından ve aynı iş sözleşmesi çerçevesinde farklı kamu kurum veya kuruluşlarında çalıştırılmış olan işçilerden iş sözleşmeleri 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona ermiş olanlara, 4734 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi kapsamında farklı kamu kurum ve kuruluşuna ait işyerlerinde geçen hizmet sürelerinin toplamı esas alınarak çalıştırıldığı son kamu kurum veya kuruluşu tarafından, işçinin banka hesabına yatırılmak suretiyle ödeneceği ,(Ek fıkra: 6552 -10.9.2014 / m.8) Alt işveren ile yapmış olduğu iş sözleşmesi sona ermediği gibi, alt işveren tarafından 4734 sayılı Kanun kapsamında bulunan idarelere ait işyerleri dışında bir işyerinde çalıştırılmaya devam olunan ve bu şekilde çalıştırıldığı sırada iş sözleşmesi kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona eren işçinin kıdem tazminatı, işçinin yazılı talebi hâlinde, kıdem tazminatının söz konusu kamu kurum veya kuruluşlarına ait işyerlerinde geçen süreye ilişkin kısmı, kamu kurum veya kuruluşuna ait çalıştığı son işyerindeki ücretinin yıllan itibarıyla asgari ücret artış oranlan dikkate alınarak güncellenmiş miktarı üzerinden hesaplanmak suretiyle son kamu kurum veya kuruluşu tarafından işçinin banka hesabına yatırılmak suretiyle ödeneceği , bu şekilde hesaplanarak ödenen kıdem tazminatı tutarının, iş sözleşmesinin sona erdiği tarihteki ücreti üzerinden aynı süreler dikkate alınarak hesaplanacak kıdem tazminatı tutarından daha düşük olması halinde, işçinin aradaki farkı alt işverenden talep hakkı saklı olduğu ,(Ek fıkra: 6552 -10.9.2014 / m.8) İkinci fıkranın (b) bendi veya üçüncü fıkra uyarınca farklı kamu kurum veya kuruluşlarına ait işyerlerinde geçen hizmet sürelerinin toplamı üzerinden kıdem tazminatı ödenmesi halinde, kıdem tazminatı ödemesini gerçekleştiren son kamu kurum veya kuruluşu, ödenen kıdem tazminatı tutarının diğer kamu kurum veya kuruluşlarında geçen hizmet süresine ilişkin kısmını ilgili kamu kurum veya kuruluşundan tahsil edeceği , ancak, merkezi yönetim kapsamındaki kamu idareleri arasında bu fıkra hükümlerine göre bir tahsil işlemi yapılmayacağı ,(Ek fıkra: 6552 - 10.9.2014 / m.8) Kıdem tazminatı tutarı, 4734 sayılı Kanunun ek 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında belirtilen işyerlerinde kıdem tazminatı ile ilgili açılacak bütçe tertibinden, (b) bendi kapsamında belirtilen işyerlerinde ise hizmet alımı gider kaleminden, ödeneğin yetip yetmediğine bakılmaksızın ödeneceği ,(Ekfıkra: 30694 - 22.02.2019 /m.ll) 4734 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilere, 11/9/2014 tarihinden sonra imzalanan ihale sözleşmeleri kapsamında, kamu kurum ve kuruluşlarına ait işyerlerinde 11/9/2014 tarihinden sonra geçen süreye ilişkin olarak kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan kıdem tazminatı ödemeleri için sözleşmesinde kıdem tazminatı ödemesinden ötürü alt işverene rücu edileceğine dair açık bir hükme yer verilmemişse alt işverenlere rücu edilemeyeceği ,(Ek fıkra: 6552 - 10.9,2014 / m.8) Bu madde kapsamında alt işverenler yanında çalışan işçilerin bu işyerlerinde geçen hizmet süresinin hesabı, alt işverenden ve alt işveren işçisinden istenecek belgeler ve ödeme süreci ile ilgili diğer usul ve esaslar Maliye Bakanlığı ve Kamu İhale Kurumunun görüşleri alınarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca çıkardan yönetmelikle belirleneceği , (Ek fıkra: 29335 - 23.04.2015 / m.40) 5/1/2002 tarihli ve 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu ile 4/6/1985 tarihli ve 3213 saydı Maden Kanunu kapsamında rödövans sözleşmeleri çerçevesinde yer altı maden işletmeciliği yapan şirketlere ve ortaklarına ait malların Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından el koyma veya takip yoluyla satışından elde edilen gelirler, öncelikle bu sözleşmeler kapsamında söz konusu şirketlerde çalışmış olan işçilerden, iş sözleşmeleri kıdem tazminatını hak edecek şekilde sona ermiş olanların kıdem ve ihbar tazminatları ile izin, fazla çalışma ve diğer ücret alacaklarının ödenmesinde kullanılacağı , bu ödemeler Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından ilgililerin hesaplarına yatırılmak suretiyle gerçekleştirilir, ödemeye esas bilgi ve belgeler, işçinin son çalıştığı işvereni tarafından Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna teslim edileceği , taraflar arasında bu konu ile ilgili herhangi bir sözleşmenin dosyada görülmediği, davacı taraf icra dosyasında 112.611.37 TL asıl alacak, 1.925.19 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 114.536.56 TL takip talebinde bulunduğu , Mahkeme dosyası arasına alınan bilgi, belgeler ve bilirkişi tarafından yapılan incelemede işlemiş faizin 3.158,51 TL olduğu, bu nedenle davacının takip tarihi itibari ile 112.611,37 TL asıl alacak, 3.158,51 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 115.769,89 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle , davacının icra takibinde toplam 114.536.56 TL talep ettiği gerekçesiyle , davanın kabulü ile İstanbul 28. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin 112.611,37 TL asıl alacak, 1.925,19 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 114.536,56 TL üzerinden devamına, likit alacak üzerinden 22.522,27 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davalı vekili istinafında , müvekkili tarafından iş hukuku kaynaklı tazminat ve ödemelerin yapıldığını , borçlu değil alacaklı olduklarını , taraflar arasında İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/952 Esas sayılı rücu davası olduğunu , dosyanın incelenmesini ve bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini , 16.12.2019 tarihli 3 numaralı ara kararı ile 2016/952 Esas sayılı dosyanın Yargıtay dönüşünün beklenmesine karar verildiğini , bu dosya Yargıtay'dayken karar verildiğini , mahkemenin kendi ara kararı ile çeliştiğini , aynı hukuki ilişkiden doğan davalar olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık Türk Borçlar Kanunun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklı itirazın iptali davası olup , davacı yüklenici , davalı iş sahibidir.Davacı vekili , müvekkilinin ihale v ve sözleşmelere dayalı davalıya üretim sonu hizmetleri yaptığını , davalıya ait 08.01.2018 tarihli ekstreye göre davacının 112.611,37 TL. alacaklı olduğunu , ödenmediğini , icra takibi yapıldığını ve davalının yaptığı itirazın iptalini talep etmiştir.Davalı vekili , taraflar arasındaki sözleşmelerin ilgili maddeleri gereği , davalı şirketin personellerine 26.6.2015 tarihi itibariyle toplam 159.972,35 TL. Müvekkilinin ödediğini , müvekkilinin açtığı mahkemenin 2016/952 Esas sayılı dosyasında , davanın tam olarak kabulü ile 159.972,35 TL. asıl alacak ve 4.417,87 TL. faiz olmak üzere toplam 164.190,22 TL'nin tahsiline karar verildiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Yerel mahkeme bilirkişi raporlarına dayanarak , davanın kabulüne karar vermiştir.Dosya kapsamında ibraz edilen , davalıya ait 08.01.2018 tarihli satıcı ekstresinde davacının 112.611.37 TL. alacaklı olduğunu belirtmektedir. Bu ekstreye davalı yan itiraz etmemiştir.Hizmet İşleri Kabul Tutanağının 12.09.2014 tarihli olduğu ve işin sözleşme ve eklerine uygun olduğu ve kabule engel olabilecek eksik ,kusur ve arızanın bulunmadığı tespit edilmiştir.Somut olayda , taraflar arasındaki sözleşmelerin dosyaya getirtilmediği anlaşılmıştır. Davalıya ait olduğu 08.01.2018 tarihli ekstre davalı tarafından imzalanmış bir ekstre değildir. Ancak davalının bu ekstreye itirazı yoktur. Yerel mahkemece 16.12.2019 tarihinde Mahkemenin 2016/952 Esas sayılı dosyasının Yargıtaydan dönüşünün beklenmesine karar verilmiş olup , bu ara karardan dönülmeden ilk derece mahkemesince hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.Yerel mahkeme sözleşmeleri getirttikten sonra , sözleşme hükümlerini de dikkate alarak davalı tarafından yapıldığı iddia edilen ödemelerle ilgili bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermelidir.Ayrıca taraflar arasındaki mahkemenin 2016/952 Esas sayılı dosyasının da incelenerek ,bekletici mesele hususuna ilişkin mahkemenin 16/12/2019 tarihli ara kararına ilişkin değerlendirmede yapılmamıştır. Mahkemece eksik incelemeye dayalı karar verildiği anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf talebinin kabulüne karar verilmiştir.Belirttiğimiz sebeplerle yerel mahkemenin eksik incelemeye dayalı hüküm kurduğu anlaşıldığından , davalı vekilinin istinaf talebinin kabulüne karar verilmiştir.Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,2-İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/12/2020 tarih, 2018/494 Esas, 2020/656 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,5- Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 16/10/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.