T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/478 Esas KARAR NO : 2025/1696 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 15/12/2021 NUMARASI : 2020/508 Esas, 2021/1107 Karar DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 18/12/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekil…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/478 Esas KARAR NO : 2025/1696 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 15/12/2021 NUMARASI : 2020/508 Esas, 2021/1107 Karar DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 18/12/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı işçisi ... tarafından Bakırköy 13. İş mahkemesinin 2015/224 Esas sayılı dosyasından verilen ilamın icrası kapsamında başlatılan Bakırköy 4. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı takip dosyasındaki borcun, kıdem tazminatı dışındaki bölümünü davalıdan taraflar arasındaki 01.02.2015 tarihli hizmet alım sözleşmesi ve ekleri gereğince tahsil etme hakkı bulunduğunu, davalının, müvekkili ile akdettiği sözleşmeye aykırı davranarak işçilerinin iş sözleşmelerini haksız şekilde feshetmesi nedeniyle iş akdinin fesih tarihi itibariyle müvekkilini zarara uğrattığını, bu nedenle dava dışı işçiye ödenmek zorunda kalınan bedelin tahsili için davalı aleyhine İstanbul 30. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı icra takibi başlatıldığını, davalının takibe haksız yere itiraz ettiğini belirterek davalı borçlunun İstanbul 30. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı takip dosyasındaki haksız ve hukuka aykırı itirazının iptaline, takibin devamına, borçlunun %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dışı işçi ...'ın Bakırköy 13. İş Mahkemesinin 2015/224 Esas 2016/437 Karar sayılı ilamı ile Kıdem Tazminatı, İhbar Tazminatı, Fazla Mesai Ücreti ve UBGT ücreti alacağına hak kazandığını, mahkemenin hüküm altına aldığı alacak kalemlerinin tamamından davacının sorumlu olduğunu, çünkü 01.02.2015 tarihli Entegre Tesis Yönetimi Sözleşmesinin 28. maddesinde açıkça kıdem tazminatından davacı yanın sorumlu olduğu belirtildiğini, davacı tarafından dava dışı işçiye ödenen miktardan kıdem tazminatını mahsup edip kalan miktarı müvekkilinden talep ettiğini belirtmiş ise de bu hususun gerçeği yansıtmadığını, davacının kıdem tazminatının faizinden ve ferilerinden müvekkilini sorumlu tutmasının hukuka aykırı olduğunu, Teknik Şartnamenin 16. ve 18. maddesi gereğince personellerin idare, sevk ve iş akdinin sonlandırılma yetkisi davacıya ait olduğundan dava dışı işçinin iş akdi davacının karar ve inisiyatifi doğrultusunda sonlandırıldığından ihbar tazminatından müvekkilinin sorumlu olamayacağını, taraflarca akdedilen sözleşmenin 6.1 maddesinde belirtildiği üzere sözleşmenin birim fiyat sözleşmesi olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun puantaj ve hakkedişlere istinaden davacıya düzenlediği fatura ile sınırlı olduğunu, davacının müvekkiline ödemediği bir bedeli talep etmesinin hukuka ve sözleşmeye aykırı olduğunu, puantaj çizelgelerine uygun olarak düzenlenen fatura tutarından daha fazla bir tutara mahkemece hükmolunması nedeniyle ilave oluşan bu bedellerin işçilere ödenmesi için önce davacı tarafından müvekkiline eksik hakkediş bedelinin ödenmesi gerektiğini, davacının müvekkiline yapmadığı bir ödemeyi rücuen alacak iddiasına konu edemeyeceğini, dava dışı işçinin sözleşme tarihinden öncesi için hak kazandığı yıllık izin ücretlerinden UBGT alacaklarının tamamından davacının sorumlu olacağını, dava dışı işçinin müvekkili şirket nezdinde 01.02.2015 -08.04.2015 tarihleri arasında çalıştığını, dava dışı işçinin iş gördüğü süre zarfında UBGT günü bulunmadığını, dava dışı işçinin iş akdinin fesih edilmesinde ve alacağı için mahkemeye başvurmasında müvekkilinin herhangi bir kusuru bulunmadığından ve TBK 165. Maddesi hükmü gereğince davacının dava dışı işçinin kazandığı mahkeme ilamında belirtilen vekalet ücreti, yargılama harç ve giderleri, icra vekalet ücreti, icra harç ve giderlerinden müvekkilini sorumlu tutmasının kanuna ve hakkaniyete aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemesi kaydıyla icra takibinde yasal faiz yerine avans faizi talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının talep ettiği alacağın TBK 73 gereğince zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini ve davalı aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; taraflar arasındaki 01/02/2015 tarihli sözleşmenin 28/3. maddesinin “Personelin sigorta ödemeleri, işe iade ve buna bağlı tüm yükümlülükler ve buna benzer tüm sosyal haklar ile iş hukuku kanunlarında yönetmelik ve tüzüklerinde belirtilen her türlü sorumluluk, vergi, harcama ve ödeme hizmet veren yüklenici (yani davalı) tarafından yapılacaktır.” şeklinde olduğu, diğer yandan, Teknik Şartnamenin Personelin diğer hakları başlıklı 3.3./2. bendinde ise, "Personelin kıdem tazminatına ilişkin olarak, ... A.Ş'nin yasal yükümlülüğünün doğması halinde, kıdem tazminatları, tazminatın doğduğu zamanda ... A.Ş tarafından ayrıca ödenecektir. Kıdem Tazminatlarının dışında ... A.Ş.'nin başkaca yükümlülüklere ilişkin bir sorumluluğu olmayacaktır” şeklinde olduğu, taraflar arasındaki bu düzenlemeler gereğince kıdem tazminatı haricindeki davacı tarafından davalı taşeron işçilerine ödenen sair işçilik alacaklarından davalının sorumlu olacağı, bu bağlamda davacı asıl işverenin dava dışı işçiye 02/06/2017 tarihinde ödendiği sabit olan 5.316,00 TL kıdem tazminatı ve fesih tarihi 08/04/2015 den ödeme tarihine kadar işlemiş faizi ile birlikte toplamda 6.845,75 TL'den hizmet sözleşmesi kapsamında tek başına sorumlu olacağı, diğer yandan ihbar tazminatının tamamından ise son alt işveren olan davalı ... firmasının sorumlu olacağı, bir başka deyişle, bu alacak kalemi yönünden hizmet sürelerinin oranlanamayacağı, ancak, avukatlık gideri ve (yıllık izin hariç) sair işçilik alacakları açısından davalı alt işverenin sadece kendi hizmet süresine tekabül eden kısım açısından sorumlu olacağı (Yargıtay 23. HD. 2017/2004 E. 2020/2636 K. 07/09/2020), buna göre ihbar tazminatı yönünden işlemiş faiz ile birlikte davalı firmanın toplamda 4.088,34 TL'nin tamamından sorumlu olacağı, avukatlık ücreti ile işçilik alacaklarından ise davalı firmanın kendi hizmet süresi dönemine tekabül eden kısımdan sorumlu olacağı, alınan hesap raporunda bu kıstaslar ışığında denetime elverişli olarak rapor tanzim edildiği, bu bağlamda davalının ihbar tazminatının tamamı olan 4.088,34 TL, oranlanmış avukatlık yargılama gideri 1.201,36 TL ve sair işçilik alacakları 918,43 TL olmak üzere toplam 6.208,13 TL'den sorumlu olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile; İstanbul 30. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takip dosyasına davalı borçlu tarafından vaki itirazın iptali ile; takibin 6.208,13 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmek suretiyle alacağın tahsili için takibin devamına, fazlaya dair istemin reddine, alacak niteliği itibariyle likit ve belirlenebilir olduğundan %20 icra inkar tazminatı 1.241,62 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde taraf vekilleri tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; oranlama yapılarak kıdem tazminatı dışında müvekkili şirketin kısmi sorumlu tutulmasının ve davalı şirketin ise eksik sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, taraflar arasında akdedilen sözleşme ve sözleşmenin ayrılmaz bir parçası olan şartnameler uyarınca müvekkilinin, sadece kıdem tazminatı ödemelerinden sorumlu olmayı üstlendiğini, bunun dışında davalı firma ...’nin çalıştırdığı personelin SSK prim ödemeleri dâhil, tüm yasal yükümlülüklerini kendisinin yerine getireceğini, müvekkilinin gerek işin yürütülmesinde gerekse çalışan personele karşı hiçbir sorumluluğunun olmayacağını, kıdem tazminatı dışında müvekkilinin başkaca sorumluluğunun olmayacağının açıkça hüküm altına alındığını, iç ilişkide sözleşme serbestsisi sonucu kıdem tazminatı dışındaki işçilik alacaklarına ilişkin tüm sorumluluğun davalıda olduğunu, bilirkişi raporunda, Sözleşmenin 28/3. Maddesi ve Teknik Şartnamenin 3.3. Maddesi ile taraflar arasındaki yükümlülüğe ilişkin düzenleme yapıldığı açıkça tespit edilerek davalı borçlunun sorumluluğu ortaya konmuşsa da, işçilik alacakları, dava masrafları, harç, vergi ve avukatlık ücreti giderleri vb. alacak kalemlerinde orantılamaya gidildiğini, bu madde hükümleri ile birlikte 7. madde hükmü dikkate alınmayarak hatalı hesaplama yapıldığını, dava dışı işçinin çalışma tarih aralığı baz alınarak oranlama ile sorumluluk tespitine gidilmesinin doğru olmadığını, 01.02.2015 tarihli Hizmet Alım Sözleşmesi ve ekleri hükümleri gereğince 01.02.2015 tarihinden itibaren ortaya çıkabilecek kıdem tazminatı dışındaki tüm işçilik alacak kalemlerinden davalının sorumlu olacağını, sözleşmede işçilik alacaklarına ilişkin davalının sorumluluğu belirlenirken sözleşme öncesi / sonrası işçilik alacakları şeklinde bir ayrım yapılmadığını, kıdem tazminatı ve faizi dışında kalan tüm alacak kalemleri için sözleşme şartları uyarınca herhangi bir oranlamaya gidilmeksizin davalı sorumlu olacağını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan hesaplamalar hatalı olduğu gibi kendi içinde çelişkiler içerdiğini, mahkemece rapora itirazları dikkate alınmadan karar verildiğini, bu haliyle rapora göre karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesine dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Uyuşmazlık, davacının icra takibine konu ettiği kıdem tazminatı haricindeki tüm işçilik alacaklarından, iş mahkemesi ilamında belirtilen vekalet ücreti, yargılama harç ve giderlerinden, bu alacakların işlemiş faizlerinden, icra vekalet ücreti ile harç ve masraflarından davalının sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Davacı ile davalı arasında akdedilen 01.02.2015 tarihli Entegre Tesis Yönetimi Sözleşmesinin 28. maddesinin 3. paragrafı; “Personelin sigorta ödemeleri, işe iade ve buna bağlı tüm yükümlülükler ve buna benzer tüm sosyal haklar ile iş hukuk kanunlarında yönetmelik ve tüzüklerinde belirtilen her türlü sorumluluk, vergi, harcama ve ödeme hizmet veren yüklenici tarafından yapılacaktır.” şeklindedir.Teknik Şartnamenin Personelin diğer hakları başlıklı 3.3. maddesi 2. bendi, "Personelin kıdem tazminatına ilişkin olarak, ... A.Ş'nin yasal yükümlülüğünün doğması halinde, kıdem tazminatları, tazminatın doğduğu zamanda ... A.Ş tarafından ayrıca ödenecektir. Kıdem Tazminatlarının dışında ... A.Ş nin başkaca yükümlülüklere ilişkin bir sorumluluğu olmayacaktır.” şeklindedir. Bakırköy 13. İş Mahkemesinin 2015/224 Esas sayılı dosyasında, davacının dava dışı ..., davalıların İstanbul Dünya Ticaret Merkezi A.Ş. ve ... Hizmet Yönetim San. Ve Tic. A.Ş olduğu, davacı işçinin, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ve UBGT ücret alacağı talebinde bulunduğu, Mahkemenin 18.10.2016 tarih, 2015/224E. ve 2016/437 K. Sayılı kararıyla davalılar arasında asıl-alt işveren ilişkisi bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle, 5.316,00 TL kıdem tazminatı, 3.431,00 TL ihbar tazminatı, 43,33 TL fazla mesai ücreti ve 902,00 TL UBGT ücret alacağının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verildiği, dava dışı işçi ... tarafından, davalılar aleyhine Bakırköy 13. İş Mahkemesinin 18.10.2016 tarih, 2015/224E. ve 2016/437 K. sayılı ilamına istinaden, Bakırköy 4. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası ile ilamlı icra takibinde bulunulduğu, davacı İstanbul Dünya Ticaret Merkezi A.Ş. tarafından Bakırköy 4. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına 02.06.2017 tarihinde 16.735,74 TL ödendiği, davacı şirketin, davalı şirket hakkında 16.06.2020 tarihinde İstanbul 30. İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası ile 9.571,72 TL asıl alacak ve 4.857,92 TL faiz olmak üzere toplam 14.429,64 TL alacak üzerinden ilamsız icra takibinde bulunduğu, davalı borçlunun borca ve ferilerine itirazı üzerine takibin durduğu, ödeme emrine itirazın davacı alacaklıya tebliğ edildiğine ilişkin bir belgeye dosyada rastlanmadığından itirazın iptali davasının yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Takip dayanağı mahkeme kararına esas alınan bilirkişi hesap raporunda dava dışı işçinin13.06.2008-08.04.2015 tarihleri arası 6 yıl, 9 ay, 25 gün olmak üzere toplam 2455 gün davacı asıl işverene ait işyerinde değişen taşeronlara bağlı olarak çalıştığı, 2455 günlük süre üzerinden hesaplanan kıdem tazminatı ile diğer işçilik alacaklarının ödendiği, dava dışı işçinin, davalı şirket nezdinde 01.02.2015-08.04.2015 tarihleri arasında çalıştığı anlaşılmıştır."Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve fer'ilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır. İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır. İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır. İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de aynı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir." (Y. 6. HD. 15.10.2025 tarihli 2024/2805 E. 2025/3430 K. Sayılı ilamı)24.09.2021 tarihli bilirkişi heyeti raporunda; davacı asıl işveren şirket tarafından dava dışı işçiye 02.06.2017 tarihinde ödenen 16.735,74 TL'nin kıdem tazminatı ve işlemiş faizine tekabül eden 6.845,75 TL'sinden davacı ... A.Ş. nin tek başına sorumlu olduğu, davacı asıl işveren şirket tarafından dava dışı işçiye 02.06.2017 tarihinde ödenen 16.735,74 TL'nin, ihbar tazminatı ve işlemiş faizine tekabül eden 4.088,34 TL'sinden davalı ... Hizmet Yönetim San. ve Tic. A.Ş. tek başına sorumlu olduğu, 4.836,38 TL avukatlık ücreti ve yargılama giderinden davalı şirketin tek başına sorumlu olduğu tutarın toplam borç tutarına oranına göre sorumlu olduğu tutarın 1.201,36 TL olduğu, davacı işçiye ödenen 16.735,74 TL'den 14.147,07 TL (6.845,75TL+4.088,34 TL+3.212,98 TL) mahsup edildiğinde bakiye (16.458,75 TL-14.147,07 TL)=2.311,62 TL'den davalı alt işverenin kendi dönemindeki hizmet süreleri ile sınırlı olarak sorumlu bulunduğu miktarın 918,43 TL olduğu, dolayısıyla davalının 4.088,34 TL ihbar tazminatı, 1.201,36 TL yargılama gideri ve 918,43 TL işçilik alacağı olmak üzere toplam 6.208,13 TL den sorumlu olacağı yönünde görüş bildirilmiştir.Somut olayda, yukarıda Yargıtay ilamında belirlenen ilkeler çerçevesinde yapılan değerlendirme neticesinde, son yüklenicinin ihbar tazminatının ve yıllık izin ücretinin tamamından sorumlu olacağı, kıdem tazminatından ise taraflar arasındaki sözleşme hükmü gereğince davacının sorumlu olacağı, diğer işçilik alacaklarından ve feri mahiyetinde yapılan ödemelerden ise tüm yüklenicilerin kendi dönemine isabet eden miktarlar üzerinden sorumlu olacağı anlaşılmakla mahkemece bilirkişi raporunda tespit edilen bedeller üzerinden takibin devamına karar verilmesi yerinde olduğundan davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesine göre esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/508 Esas, 2021/1107 Karar sayılı ve 15/12/2021 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.18/12/2025