9. Hukuk Dairesi 2013/15876 E. , 2014/5640 K. "" MAHKEMESİ : SAKARYA İŞ MAHKEMESİ TARİHİ : 17/09/2013 NUMARASI : 2012/911-2013/735 DAVA :Davacı vekili, davacının kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin, fazla mesai ve tatil çalışmaları karşılığı ücret alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalılardan T.C. Devlet Demiryolları Genel Müdürlüğü ile ihbar olunan avukatlarınc…
**9. Hukuk Dairesi 2013/15876 E. , 2014/5640 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : SAKARYA İŞ MAHKEMESİ TARİHİ : 17/09/2013 NUMARASI : 2012/911-2013/735 DAVA :Davacı vekili, davacının kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin, fazla mesai ve tatil çalışmaları karşılığı ücret alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalılardan T.C. Devlet Demiryolları Genel Müdürlüğü ile ihbar olunan avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI 1-Aleyhine hüküm kurulmayan ve kararı temyiz yetkisi bulunmayan ihbar edilen vekilinin temyiz dilekçesinin reddine, nisbi temyiz harcının isteği halinde ihbar olunana iadesine; 2-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalılardan T.C. Devlet Demiryolları Genel Müdürlüğü vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 3.Zamanaşımı, alacak hakkının belli bir süre kullanılmaması yüzünden dava edilebilme niteliğinden yoksun kalabilmesini ifade eder. Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere zamanaşımı, alacak hakkını sona erdirmeyip sadece onu "eksik bir borç" haline dönüştürür ve "alacağın dava edilebilme özelliği"ni ortadan kaldırır. Bu itibarla zamanaşımı savunması ileri sürüldüğünde, eğer savunma gerçekleşirse hakkın dava edilebilme niteliği ortadan kalkacağından, artık mahkemenin işin esasına girip onu da incelemesi mümkün değildir. Kısmi davada ise zamanaşımı yalnızca dava edilen kısım kesilir. Henüz açılmayan (saklı tutulan) ve daha sonra ıslahla arttırılan bölüm için zamanaşımı işlemeye devam eder. Ancak kısmi davadaki miktar, kısmi davanın açıldığı dava tarihine göre geriye doğru belirlenen zamanaşımı süresini kapsar. Bakiye alacak talep edildiği tarihe göre, geriye doğru zamanaşımı süresi içinde kalıyor ise zamanaşımına uğramadığı kabul edilmelidir. Kısaca kısmi davadaki alacak miktarı belirlendiği tarihten itibaren öncelikle ileriye doğru gerçekleşen alacak için mahsup edilmeli, bakiye alacak ise ondan sonraki süreyi kapsamalıdır. İlk kısmi davada belirlenen alacak mahsup edildikten sonra bakiyenin talep edildiği tarihten geriye doğru zamanaşımı süresi içinde kalan alacak, alacaklı lehine hüküm altına alınmalıdır.