9. Hukuk Dairesi 2025/4026 E. , 2025/9372 K. "" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1890 E., 2025/574 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 23. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/792 E., 2023/325 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor d…
9. Hukuk Dairesi 2025/4026 E. , 2025/9372 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1890 E., 2025/574 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 23. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/792 E., 2023/325 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirketin ...'da bulunan şantiyelerinde çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız ve bildirimsiz olarak işveren tarafından feshedildiğini, haftanın 7 günü 08.00-20.00 saatleri arasında çalıştığını, ayda iki hafta tatilinde çalışmasına devam ettiğini, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmasına devam ettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili Şirkette çalışmadığını, zamanaşımı def'i ve husumet itirazında bulunduklarını, davacının yurt dışında çalıştığını ve somut olayda Türk hukukunun uygulanmasının mümkün olmadığını, talep edilen alacakların ... İş Kanunu'na tâbi olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamı uyarınca somut uyuşmazlığa Türk hukuku uygulanması gerektiği, davalı işveren tarafından davacı işçinin iş sözleşmesinin haklı nedenle sona erdirildiği ve ihbar öneli verildiği ispat edilemediğinden davacının kıdem tazminatı ile ihbar tazminatına hak kazandığı, beyanlarına başvurulan tanık anlatımları uyarınca davacının fazla çalışma yaptığı, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığına ilişkin iddiasının ispatlandığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının iş sözleşmesinin iş bitimi sebebiyle haksız olarak feshedildiği, buna göre kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, kıdeme esas ücretin brütleştirilmesinde hata yapılmadığı, davacının yıllık izinlerini kullandığının davalı tarafça ispat edilemediği, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatillerde çalışması yaptığını tanık beyanları ile ispat ettiği, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada tanıkların çalışma süresi ve davalı işverenin zamanaşımı savunmasının dikkate alındığı, uygulanan indirim oranının yerinde olduğu, davalı işveren tarafından çalışılan ülke kanunlarının uygulanacağına ilişkin yazılı sözleşme ibraz edilmediğinden uyuşmazlığın çözümünde Türk hukukunun uygulanmasında bir hata bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Türk hukukunun uygulanmasının hatalı olduğunu, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukukun ... hukuku olduğunu, 2. Talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, ... hukuku uyarınca 3 aylık zamanaşımı süresinin dolduğunu, 3. Davacının müvekkili Şirkette çalışmadığını, taraflarına husumet yöneltilemeyeceğini, 4. Davacının hizmet süresi ile ücretinin hatalı tespit edildiğini, 5. Belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışan davacının ihbar tazminatına hak kazanamayacağını, 6. Davacının fazla çalışma yaptığı, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığına ilişkin iddiasının yersiz olduğunu, davacının ödenmeyen hak ve alacağı bulunmadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, uygulanacak hukuk, davacının hizmet süresi ile ücretinin tespitinin yerinde olup olmadığı, dava konusu alacakların ispatı ve hesaplanmasına ilişkindir. Davacının hizmet süresi ile ilgili olarak taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. İş hukukunda çalışma olgusunu ve hizmet süresini ispat yükü, bunu iddia eden işçiye düşer. Çalışma olgusu her türlü delille kanıtlanabilir. Çalışmanın ispatı konusunda, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ve işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş-çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Özellikle iddia edilen çalışma döneminde SGK kayıtlarındaki işverenlerin araştırılması ve kayden görünen işverenlerle işçi arasında iş görme ediminin yerine getirilip getirilmediği, kaydın ne şekilde oluştuğu araştırılmalıdır. İşçinin çalışma olgusunun tespitinde işyerinde veya komşu işyerinde çalışanların tanıklığı önemli olduğu gibi tanık olarak dinlenecek kişinin tanıklığına güveni etkileyebilecek bir durumun olup olmadığı da araştırılmalıdır. Tanıklar belirli bir dönem çalışmışlarsa ve başkaca delil yok ise beyanlarının belirtikleri dönemle sınırlandırılması gerekir. Somut uyuşmazlıkta; davacı 04.12.2003-24.04.2015 tarihleri arasında kesintisiz olarak davalı Şirketin yurt dışında bulunan şantiyelerinde çalıştığını iddia etmiş, davalı ise davacının müvekkili Şirket bünyesinde çalışması bulunmadığından taraflarına husumet yöneltilemeyeceğini, hizmet tespiti yapılırken SGK kayıtlarının dikkate alınması gerektiğini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının hizmet süresi seçenekli olarak değerlendirilmiş, Mahkemece davacının 04.12.2003-24.04.2015 tarihleri arasında 8 yıl 5 ay 29 gün süre ile davalı bünyesinde çalıştığının kabulü ile hizmet süresi belirlenmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, İlk Derece Mahkemesince hizmet süresinin tespitine ilişkin değerlendirmenin eksik incelemeye dayandığı anlaşılmaktadır. Şu hâlde Mahkemece yapılması gereken, beyanlarına başvurulan tanıkların davacı ile birlikte çalıştıkları dönem ve davalı tarafından davacı adına banka kanalı ile yapılan ödemelerin ait olduğu dönem tespit edilerek hizmet süresini tereddüte mahal bırakmayacak şekilde tespit ederek sonucuna göre bir karar verilmesidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Bozma sebebine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.