T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:29/01/2025 DAVANIN KONUSU:Alacak GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:26/09/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye Hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; davacı …
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:29/01/2025 DAVANIN KONUSU:Alacak GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:26/09/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye Hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; davacı müvekkiline ait olan kooperatif hissesine isabet eden iş yerinin yıllarca davalı kooperatif tarafından kiraya verilmiş olmasına rağmen müvekkiline herhangi bir kira bedeli ödenmediğini, dava dışı üçüncü bir kişiye kiraya verildiğini, kooperatife ait arsaların satıldığını, diğer üyelere paylarının dağıtıldığını, müvekkiline herhangi bir bedel ödenmediğini, elektrik dağıtım şirketinden alınan paraların diğer üyelere dağıtıldığını, müvekkiline herhangi bir bedel ödenmediğini, davacının kooperatif aidat borçlarını faiziyle ödediğini, ödenen aidat bedellerine uygulanan gecikme faizinin yasal faizden yüksek olduğunu, davacı müvekkiline ait iş yerinin kiraya verilmesi nedeniyle elde edilen kira bedellerinin, satılan arsadan davacı müvekkilinin payına düşen arsa satış bedelinin, elektrik dağıtım şirketinden alınan paradan davacı müvekkilinin arsa payına düşen bedelin, yasal faizden daha fazla alınan faizin ve bu alacaklara işleyen temerrüt faizinin ileride arttırabilmek kaydıyla 1.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacı müvekkiline verilmesini, söz konusu taleplerin temini için karar kesinleşinceye kadar davalı kooperatife ait gayrimenkullerin ve araçların kaydı üzerine, üçüncü kişilere devrinin önlenmesi için teminatsız olarak tedbir konulmasını talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili; davalı ...' in 25/10/2022 tarihinde beraberinde ... ile müvekkili kooperatife gelerek kooperatif nezdindeki ortaklık hak ve payı ile bu pay nedeniyle adına tahsis edilmiş veya edilecek tüm hakların tamamını bütün hukuki vecibeleri ile birlikte ...'a devrettiğini yazılı olarak bildirdiğini, hisse devrinin yapıldığı 26/10/2022 tarihi itibariyle tüm hak ve alacakları ile hisse devri yapıldığından davacı ...' in herhangi bir tasarruf hakkı bulunmadığını, ayrıca davacı ...'in müvekkili kooperatife karşı böyle bir dava açma hakkı bulunmadığından bu davada taraf sıfatı da bulunmadığını, husumet yokluğundan davanın reddi gerektiğini, davacı ...'in çok uzun yıllar kooperatif aidatlarını ödemediğini, kendisine de yasal faizden farklı bir işlem yapılmadığını, devir tarihi itibariyle kooperatife toplam ödemesinin yaklaşık 400.000,00-TL civarında olduğunu, müvekkili kooperatifin yasal adresinin dava dilekçesinin tebliğ edildiği adres olmadığını, müvekkilinin kapıya yapıştırılan tebligatı eski mal sahibinin haber vermesi üzerine tesadüfen öğrendiğini, davacı tarafça devredilen hissenin diğer ortakların düzenli ödedikleri aidatlarla bu noktaya geldiğini, davacı tarafın uzun yıllar ödemediği aidatı, enflasyon maliyeti olmadan sadece kanunun öngördüğü yıllık %18 faiz ile ödediğini, oysa söz konusu hissenin inşaat maliyetinin neredeyse 10 kat arttığını, ilgili dükkanın inşaat maliyetlerinin davacı tarafça ödenmiş olan bedelin kat ve kat üzerinde olduğunu, hisse devrinde 4.200.000,00-TL gibi bir bedel ile devir yapıldığının haricen öğrenildiğini, usul ve yasaya aykırı davanın reddine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, "... Üyelik devrine ilişkin hükümler 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 16. maddesinde 'Kooperatif ortaklığından çıkarılmayı gerektiren sebepler anasözleşmede açıkça gösterilir. Ortaklar anasözleşmede açıkça gösterilmeyen sebeplerle ortaklıktan çıkarılamazlar. Ortaklıktan çıkarılmaya yönetim kurulunun teklifi ile genel kurulca karar verilir. Anasözleşme, çıkarılanın genel kurula başvurma hakkı saklı kalmak üzere, bu hususta yönetim kurulunu da yetkili kılabilir.... Haklarındaki çıkarma kararı kesinleşmeyen ortakların yerine yeni ortak alınamaz. Bu kişilerin ortaklık hak ve yükümlülükleri, çıkarılma kararı kesinleşinceye kadar devam eder.' ve 17. maddesinde 'Kooperatiften çıkan veya çıkarılan ortakların kendilerinin yahut mirasçılarının kooperatif varlığı üzerinde hakları olup olmadığı ve bu hakların nelerden ibaret bulunduğu anasözleşmede gösterilir. Bu haklar, yedek akçeler hariç olmak üzere, ortağın ayrıldığı yıl bilançosuna göre hesaplanır. Kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye düşürecek nitelikteki iade ve ödemeler, anasözleşmede daha kısa bir süre tespit edilmiş olsa bile genel kurulca üç yılı aşmamak üzere geciktirilebilir. Bu durumda kooperatifin muhik bir tazminat isteme hakkı saklıdır. Çıkan veya çıkarılan ortaklar ile mirasçılarının alacak ve hakları bunları istiyebilecekleri günden başlıyarak beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Çıkan veya çıkarılan ortağın sermaye veya mevduatından kısmen veya tamamen yoksun kalacağı hakkındaki şartlar hükümsüzdür.' şeklinde ifade edilmiş olup; davacının dava dışı ...'a yaptığı devrin sadece tapudan taşınmaz devri şeklinde olmayıp kooperatif üyelik devri şeklinde gerçekleştiği, üyelik devrinin de kooperatif kanununa uygun şekilde gerçekleştiği, nitekim cevap dilekçesi ekinde sunulan "kooperatif ortaklığı pay devir beyanı" başlıklı 25/10/2022 tarihli belgede aynen "Ortağı bulunduğum yukarıda ünvanı kayıtlı kooperatif nezdindeki ortaklık hak ve payım ile bu payım nedeniyle adıma tahsis edilmiş veya edilecek tüm hakların tamamını bütün hak ve vecibeleri ile birlikte yukarıda açık isim ve adresi yazılı olan şahsa devirettim . Devir bedelini kendisinden nakden ve tamamen almış olup bu sözleşmeye konu ortaklık payını kendisine teslim ettiğimi, devir konusu pay üzerinde hiçbir gün hak, alaka ve iştirâkimin kalmadığını, payın tamamen devralana ait olup dilediği gibi tasarrufta yetkili olduğunu beyan ederim. " şeklinde geçtiği üzere davacı tarafından üyeliği devralana kooperatif payı nedeniyle tahsis edilmiş veya edilecek tüm hakların tamamının bütün hak ve vecibeleri ile birlikte devredildiği sabittir. Şu hali ile yukarıda özetlenen devirden önce ve sonraya dayanan davacı taleplerinin ancak devralan üye tarafından talep edebileceği kanaati ile davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan usulden reddine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkiline ait olan kooperatif hissesine isabet eden işyerinin yıllarca davalı kooperatif tarafından kiraya verilmiş olmasına rağmen müvekkiline herhangi bir kira bedelinin ödenmediğini, haricen öğrendikleri kadarıyla .... isimli işyerine kiraya verildiğini, bu nedenle dava dilekçesinde müvekkiline ait iş yerinden elde edilen tüm kira bedellerinin davalı kooperatif tarafından faiziyle birlikte müvekkiline ödenmesinin talep edildiğini, kooperatife ait arsaların davalı kooperatif tarafından satıldığını ve diğer üyelere paylarının dağıtılmış olmasına rağmen müvekkiline herhangi bir bedel ödenmediğini, satılan arsalardan müvekkilinin payına isabet eden miktarın davalı kooperatif tarafından faiziyle birlikte müvekkiline ödenmesinin talep edildiğini, kooperatifin elektrik dağıtım şirketinden almış olduğu paraların diğer üyelere dağıtılmış olmasına rağmen müvekkiline herhangi bir bedel ödenmediğini, ödemenin talep edildiğini, müvekkilinin kooperatifin tüm aidat borçlarını faiziyle ödediğini, ödediği aidat bedellerine uygulanan gecikme faizinin yıllık faizden çok yüksek ve fahiş olduğunu, yerel mahkeme kararının usule aykırı olduğunu, davaya konu alacakların doğduğunda ve hak edildiğinde mülk sahibinin müvekkili olduğunu, davalı kooperatife fazladan ödemeyi yapanın da davacı olduğunu, dosyanın esasına girilip davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken aktif husumet yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiş olmasının yerinde olmadığını istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, kooperatif üyeliğinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 14. maddesi gereği ortaklığın devri mümkündür. Aynı yasanın 35. maddesine göre; devralan ortak, ortaklığı bütün hak ve yükümlülükleri ile birlikte devralmaktadır. Yani devir öncesi dönemde doğmuş tüm hak ve alacaklar bakımından devreden ortağın halefi konumundadır. Devir sözleşmesi kapsamında; ortaklık sıfatı nedeniyle kooperatife karşı yerine getirilmesi zorunlu olan yükümlülükler hakkında yapılacak düzenlemeler kooperatife karşı ileri sürülemeyecek ise de, devreden ortağın devir öncesi dönemde kazanmış olduğu haklara ilişkin olarak her türlü anlaşma yapılabilecektir. Dosyaya ibraz edilen üyeliğin devrine ilişkin davacı tarafça imzalanan 25/10/2022 tarihli Kooperatif Ortaklığı Pay Devir Beyanı ile aynı tarihli dava dışı ... imzalı Kooperatif Ortaklığı Pay Devralım Beyanı ile davacının ortağı bulunduğu ... Yapı Kooperatifi nezdindeki hissesini devrettiği sözleşmesinde; “....ortaklık hak ve payı ile bu pay nedeniyle adına tahsis edilmiş, veya edilecek tüm hakların tamamını bütün hak ve vecibeleri ile birlikte devrettiği ....devir konusu pay üzerinde hiçbir gün hak, alaka ve iştirakinin kalmadığını, payın tamamen devralana ait olduğu....” ifadesine yer verildiği, devralan tarafından da aynı ifadeleri içerir devralma beyanında bulunulduğu, kooperatifin 26/10/2022 tarihli ... karar numaralı yönetim kurulu kararı ile hissenin devrinin ...'a yapıldığı ve ...'in ortaklık kaydının silindiği görülmüştür. HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davacı ile dava dışı ... arasında yapılan ortaklık devir sözleşmesinin davalı kooperatife bildirildiği, devrin kooperatif yönetim kurulu tarafından kabul edildiği, devrin dava tarihinden önce gerçekleştiği ve yukarıda açıklanan yasa hükmü uyarınca devreden ortağın dava açma hakkının da yeni ortağa geçtiği, ortaklığı devreden kişinin, devirden önceki ortaklık haklarına dayanarak dava açamayacağı, davacının aktif husumet (davacı) sıfatının bulunmadığı, HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı ve kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli harç peşin olarak alındığından yeniden alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.26/09/2025 ...