TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 21/09/2021 NUMARASI : 2018/984 Esas, 2021/621 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 19/02/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlend…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 53.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1584 KARAR NO : 2026/248 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 21/09/2021 NUMARASI : 2018/984 Esas, 2021/621 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 19/02/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı ile giriştiği ticari ilişki neticesinde 03.05.2018 tarihli hak edişe göre düzenlenen 11.06.2018 tarih ... nolu 119.291.37-TL bedelli faturanın 18.06.2018 tarihinde davalıya tebliğ edildiğini, ancak davalının fatura bedelini ödemeyerek 25.06.2018 tarihinde müvekkiline iade ettiğini, bunun üzerine davalı aleyhine Anadolu 20. İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası üzerinden takibe geçilmiş ise de itiraz üzerine takibin durduğunu, itirazın haksız olduğunu, zira takip konusu fatura ayrıntısında belirtilen işleri (montaj, demontaj, tadilat, hafriyat ve toprak atma hizmetlerini, davalının talebi üzerine yaparak teslim ettiğini öne sürerek, itirazın iptaline ve %20 oranında inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil ile davacı arasında, ... İlkokulu ve ... ile ... İmam Hatip Ortaokullarının hafriyat işinin yapılması hususunda 09/04/2018 tarihli sözleşme akdedildiğini, sözleşme kapsamında davacıya 09/04/2018 tarihinde yer teslimi yapıldığını ve bu tarihten itibaren 30 takvim günü içinde davacı tarafından hafriyat işinin bitirilmesinin öngörüldüğünü, ancak davacı şirket tarafından hiçbir mal/hizmet gerçekleşmediğini, bunun üzerine müvekkil şirketin, sözleşmenin 7. maddesine dayanarak sözleşmenin feshedildiğini ve taşeronun nam ve hesabına işin, davacının alt taşeronu olan ....'e yaptırilmak zorunda kalındığını, iddia ederek davanın reddine karar verilmesini ve % 20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacının ticari defterlerine göre, davacının, davalı şirkete dava konusu olmayan 55.000-TL bedelli 1 adet fatura tanzim ettiği, aynı tarihte bedelini çek olarak tahsil ettiği, davalı şirketten takip konusu fatura nedeniyle 140.763.81-TL alacaklı olduğu göründüğü, davalı şirketin ticari defterlerinde, davacı şirkete, 05.05.2018 tarihinde 55.000-TL çek ödemesi yaptığı, 10.08.2018 tarihinde de 143.991.27-TL bedelli 36853 seri nolu faturayı, “36853 satış faturası ile ...” açıklaması ile kestiği ve toplam 198.991.27 TL alacağının olduğu görülmüş ise de 143.991.27 TL bedelli faturanın davacının kayıtlarında olmadığının tespit edildiği, SGK Kayıtları incelendiğinde*** *** ****457 sicil numaralı ...'nin, hak edişi onayladığı 03.05.2018 tarihinde ...'nin çalışanı olduğu, ...'nin 23.06.2020 tarihli tanık ifadesinde, söz konusu protokolü kendisinin imzaladığını, o dönemde ... şirketinde proje müdürü olarak çalıştığını, her ne kadar resmi olarak ... şirketinde çalışıyor görünse de o dönemde ilgili olarak ... işlerini yaptığını; 03.05.2018 tarihli çizelgede davacı şirketin KDV dahil 140.763.81 TL'lik işini, ... adına teslim almış bulunduğunu, protokolde belirtilen söz konusu işlerin hepsinin yapılıp teslim edildiğini, bir eksikliğin olmadığını beyan ettiği, 09.04.2016 tarihli taşeron sözleşmesinde, yüklenici ... A.Ş. taşeron ... İnşaat olup, işverenin davalı ... Firması olduğu, bu durumda dava konusu fatura içeriği işin, asıl işveren ... şirketinde sigortalı olarak çalışan proje müdürü ... tarafından teslim alındığı hususunun kabulü gerektiği, bu durumda davacının takip konusu fatura bedelini, talebi gibi KDV hariç 119.291.37 TL olarak talep etmesinde haklı olduğu, davacı tarafından davalı şirketine tanzim edilen 01.05.2018 tarih 55.000 TL bedelli fatura içeriğinin, “okullarda muhtelif demir doğrama ve trapez saç ve inşaat işleri” açıklamasıyla malzemeli işçilik bedeli olduğu, sözleşme konusu işle ilgisinin bulunmadığı, davalının yaptığı 55.000 TL'lik ödemenin, dava konusu olmayan 55.000 TL'lik faturaya ilişkin olduğunun kabul edilebilmesi için, fatura ve içeriği mal/hizmetin, davalı şirkete teslim edildiğinin usulen kanıtlanmış olması gerektiği, davacının, buna ilişkin bir belge dosyaya sunmadığı bu durumda, davacının (119.291.37-55.000.,00) =64.291.37 TL alacağı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, davalı tarafından verilen 55.000-TL tutarındaki çekin yine davalı ile olan başka bir iş nedeni ile tanzim edilen aynı tutardaki faturaya karşılık verildiği, davalı ile anlaşmalarında avans ödemesi olmadığı, davalının mahkemeyi yanıltmaya çalıştığı, 55.000-TL tutarındaki çek ödemesinin takip konusu faturaya mahsuben yapıldığını ispat yükünün davalıda olduğu, çekin 31.07.2018 tarihinde keşide edildiği düşünüldüğünde, davaya konu işin, iddia edildiği üzere 09.05.2018 tarihinde tamamlanmadığı gerekçesi ile sözleşme davalı tarafından 10.05.2018 tarihinde feshedildiği, sözleşmenin feshedildiği bu tarihten çok sonra, 31.07.2018 tarihinde tamamlanmadığı iddia edilen işe yönelik çek keşide edilmesi hayatın olağan akışına uygun düşmediği, bu durumun bile yalnız başına 31.07.2018 tarihli, 55.000 TL bedelli çekin sözleşmeye konu işin tamamlanacağı inancı ile verildiğine dair savunmayı çürüttüğü iddialarıyla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, hak edişi onaylayan ...'nin kendi çalışanları olmadığı ...'nin çalışanı olduğu, tanık dinlenmesine muvafakatlerinin olmamasına rağmen tanığın dinlenmesinin hatalı olduğu, yapılan bildirimle kendileri tarafından işlerin durdurulduğu hususunun değerlendirilmediği iddialarıyla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir.Davacı tarafın, taraflar arasında yapılan anlaşmaya istinaden tanzim ettiğini iddia ettiği faturadan kaynaklanan alacağın tahsili talebiyle başlattığı icra takibine davalı tarafından yöneltilen itirazın iptalini talep ettiği, davalı tarafın davanın reddini talep ettiği, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verildiği, karara karşı taraflarca istinaf yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.Dosya incelendiğinde, taraflar arasında 09/04/2018 tarihli "Taşeron Sözleşmesi" başlıklı sözleşme imzalandığı, davacı tarafından bu sözleşme kapsamında yapılan işler için düzenlenen hak edişe istinaden düzenlendiği iddia edilen fatura bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalı tarafından yöneltilen itirazın iptalinin talep edildiği, ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasında, tarafların defter ve kayıtları üzerinde mali müşavir bilirkişi aracılığıyla inceleme yaptırıldığı, bilirkişi tarafından tanzim edilen raporda, davacı tarafından tanzim edilen faturaların ve davalı tarafından davacıya verilen 55.000-TL tutarlı çekin davalı defterlerine kayıtlı olmadığının tespit edildiği, davacı tarafından düzenlenen ve takip konusu edilen fatura dayanağı hak edişte, mahkemede tanık olarak da dinlenen ...'nin imzasının bulunduğu, bu nedenle işin yapıldığı kanaatiyle fatura kadar davacının alacaklı olduğu ancak davalı tarafından yapılan ödemenin mahsup edildiği 55.000-TLtutarındaki fatura konusu işin davalıya teslim edildiği ispatlanamadığından, takip konusu KDV hariç 119.291.37 TL tutarındaki faturadan 55.000-TL mahsup edilerek kalan bakiye üzerinden takibin devamına karar verildiği anlaşılmış olup, davalı tarafından yapıldığı sabit olan 55.000-TL ödemenin 55.000-TL'lik başka bir işe dair olduğu hususu davacı tarafından ispatlayamadığından davacı tarafın bu yöndeki istinafı yerinde görülmemiştir.Bununla birlikte, mahkemede tanık olarak da dinlenen ...'nin, o dönemde aynı zamanda taraflar arasında imzalanan sözleşmede işi idareden alan ana yüklenici olarak belirtilen ...'nin çalışanı olduğu, davalı şirketin çalışanı olmadığı ve davalı şirket yönünden hak edişi kabule yetkili olmadığı anlaşılmıştır.Dosya kapsamı ve istinaf nedenleri birlikte değerlendirildiğinde, ana yüklenici şirketin çalışanı olan tanığın beyanıyla hak edişe konu işin yapıldığının ispat edildiği hususunda isabetsizlik bulunmamakla birlikte, ilk derece mahkemesince, dava konusu faturanın sözleşmedeki birim fiyatlar üzerinden düzenlenip düzenlenmediği denetlenmeden, davalı şirket adına hak edişi kabule yetkili olmadığı anlaşılan ...'nin imzası bulunduğu gerekçesiyle hak edişteki tutarlar üzerinden tanzim edilen fatura kadar davalının borçlu olduğu yönündeki kabulde isabet bulunmamaktadır. İlk derece mahkemesince yapılması gereken, takip dayanağı fatura konusu işlerin sözleşmedeki birim fiyatlarıyla belirlenip sonucuna göre karar verilmesi olmalıdır. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun REDDİNE, davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 21/09/2021 tarih, 2018/984 Esas, 2021/621 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar harcından davacı tarafça peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 672,70 TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 5-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 6-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE, 7-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA, 8-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 19/02/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.