1. Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; Sendika Yönetim Kurulunun, seçimli olağanüstü genel kurul yapılmasına dair 19.09.2023 tarihli ve 2023/38 sayılı kararının, ciddi ve objektif nedenlere dayanmadığı için hukuka aykırı olduğunu belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davalı Sendikanın 29.10.2023 tarihli seçimli Olağanüstü Genel Kurulunun iptaline karar verilmesini talep etmiştir. 2. Birinci birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; hukuka aykırı şekilde icra edildiği
DAVA KONUSU: 1. Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; Sendika Yönetim Kurulunun, seçimli olağanüstü genel kurul yapılmasına dair 19.09.2023 tarihli ve 2023/38 sayılı kararının, ciddi ve objektif nedenlere dayanmadığı için hukuka aykırı olduğunu belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davalı Sendikanın 29.10.2023 tarihli seçimli Olağanüstü Genel Kurulunun iptaline karar verilmesini talep etmiştir. 2. Birinci birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; hukuka aykırı şekilde icra edildiğini belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davalı Sendikanın 29.10.2023 tarihli seçimli Olağanüstü Genel Kurulunun iptaline karar verilmesini talep etmiştir. 3. İkinci birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Sendikanın 29.10.2023 tarihinde gerçekleştirdiği Olağanüstü Genel Kurulun, ana kurucu unsuru olan seçimli Olağanüstü Genel Kurul yapılmasına dair sendika yönetim kurulu kararının iptal edildiğini belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle 29.10.2023 tarihinde gerçekleştirilen Olağanüstü Genel Kurulun, yapılan çağrının, alınan tüm kararların, Olağanüstü Genel Kurulun tüm sonuç ve olası veya gerçekleşen tüm uygulamalarının (Genel Kurul sonrası alınan Yönetim Kurulu kararlarının tamamı ile tüm mali, idari, hukuki vb. tüm sonuçlarının), mutlak butlanla batıl olduğunun tespiti /kabulü yanında öncelikle yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. KARAR: Uyuşmazlık, Olağanüstü Genel Kurulun iptali ile Genel Kurul sonrası alınan tüm kararların yok hükmünde olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup ikinci birleşen dava bakımından davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.