9. Hukuk Dairesi 2010/10436 E. , 2010/6949 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA :Davacı, tasarruf teşvik ve nema alacaklarının ödetilmesine karar Verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, davanın reddine karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I 1-Dosyadaki yazılara toplanan deliller…
**9. Hukuk Dairesi 2010/10436 E. , 2010/6949 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA :Davacı, tasarruf teşvik ve nema alacaklarının ödetilmesine karar Verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, davanın reddine karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2- Davacı işçi davalı ... Müsteşarlığı hakkında açtığı davada, daha dava dışı işveren hakkında açılan kısmi davadan da söz edilerek saklı tutulan tasarruf teşvik ve nema alacaklarının tahsili isteğinde bulunulmuştur. Davalı ... Müsteşarlığı cevabında husumet ve görev yönlerinden itirazlarda bulunmuştur. Mahkemece, Hazine Müsteşarlığının dava dışı belediyenin külli halefi konumunda olduğundan söz ederek işin esasına girilmiş ve yapılan yargılama sonunda davanın esastan reddine dair karar verilmiştir. Kararı davacı vekili süresi içinde temyiz etmiştir. Dosya içeriğine göre bu davadan önce, davacı işçi 2007 yılında belediye hakkında açtığı davada fazlaya dair haklarını saklı tutarak aynı isteklerde bulunmuş, davalı vekili davayı kabul ettiğin bildirmiş ve alacağın tamamının ödendiğini belirten bir savunma yapmıştır. Kısmi davanın yargılaması sırasında davacı vekili, alacağın tamamının belirlenmesi ve yapılan ödemenin tüm hakları karşılayıp karşılamadığının bilirkişi incelemesi yapılarak tespit edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda davacı işçi yönünden işverence yapılan ödemenin gerçekleşen alacağı karşılamadığı belirlenmiş, hak kazanabileceği tutar tespit edilmiştir. Kısmi davada her iki taraf vekilleri de bilirkişi raporuna itiraz etmiş, ancak mahkemece itirazların reddine dair ara kararı verilerek yargılamaya devam olunmuş ve davaya konu miktarların ödendiği gerekçesiyle davanın konusuz kaldığından bahisle karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulmuştur. Kısmi davada verilen sözü edilen karara karşı her iki taraf da temyiz yoluna başvurmamıştır. Davacı tarafından daha sonra Hazine müsteşarlığı hakkında bu dava açılmış ve saklı tutulan fazlaya dair hakları talep edilmiştir. Mahkemece, kısmi davada bilirkişi raporuna karşı itirazların reddedildiği ve verilen kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Öncelikle davalının husumet itirazı üzerinde durulmalıdır. Tasarruf teşvik kesintisi ve katkı payı ödemeleri, 18.3.1988 tarihinde yürürlüğe giren 3417 sayılı yasa ile öngörülmüş, anılan yasanın 6. maddesine göre anılan ödemelerin ilgili adına açılacak banka hesabına yatırılmaması durumunda, Sosyal Sigortalar Kurumunun tahsil görevinin olduğu açıklanmıştır.