9. Hukuk Dairesi 2015/11096 E. , 2017/12468 K. MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti, asgari geçim indirimi, hafta tatili ücreti, yıllık izin ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenle…
**9. Hukuk Dairesi 2015/11096 E. , 2017/12468 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti, asgari geçim indirimi, hafta tatili ücreti, yıllık izin ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı isteminin özeti: Davacı vekili, davalı tarafından iş aktinin haksız feshedildiğini, ayda 2 hafta tatilinde çalıştığını, bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti, asgari geçim indirimi alacaklarını istemiştir. B)Davalı cevabının özeti: Davalı vekili, davacının devamsızlık etmesi nedeni ile iş aktinin haklı nedenle feshedildiğini, işvereni zarara sokan görevini savsaklayan tutumları olduğunu, taleplerin zamanaşımına uğradığını, tüm haklarının ödendiğini, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. C)Yerel Mahkeme kararının özeti: Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, işe giriş tarihi bakımından fazlaya dair davacı iddiasının ispatlandığını kabule yeterli delil bulunmadığı, hizmet cetveline göre sigorta girişinin 26/10/2014 tarihinde ve çıkışının 01/02/2012 tarihinde yapıldığı, bu itibarla davacının 26/10/2004-01/02/2012 arasında 7 yıl, 3 ay, 6 gün hizmeti olduğunu, davacı son ücretinin aylık net 1.750,00 TL olduğunu, davalı ise aylık net 1.024,78 TL olduğunu savunduğu, davacı tanıklarının iddiayı doğrular şekilde beyanda bulunduğu, banka kayıtlarına göre yapılan son ödemenin Aralık 2011 ve 795,65 TL olduğunun belirlendiği, bordrolara göre davacının son ücreti brüt 1.320,00 TL olduğu, davalı tanıkları maaşın bir kısmının bankaya yatırıldığını, kalan kısmının elden ödendiğini beyan ettiği, tüm bu delillere göre davacının maaşının bir kısmının elden ödendiğine dair iddiasının davalı tanıklarınca doğrulandığı gibi fore-kazık makine operatörü gibi kalifiye bir çalışan olduğu düşünüldüğünden aylık net 1.750,00 TL ücretle çalıştığı, aktin sona ermesinden hemen öncesinde izne ayrıldığı, davalının savunmasını ispat bakımından devamsızlık tutanakları ibraz ettiği, tanık ismi bildirmemiş olsada tutanakta ismi geçen tanıkların dinlenmesini talep etmesinin mümkün olduğu, aksi yöndeki davalı itirazlaırna itibar edilmeyerek tutanak imzacısı tanıkların beyanlarının da alınması yoluna gidildiği, tutanak imzacısı davalı tanıkları, devamsızlık tutanaklarının İstanbulda'ki şirket merkezinde tutulduğunu, izin süresi bitiminde davacının işe çağrıldığını duyduklarını, kim tarafından çağrıldığını bilmediklerini beyan ettiği, davacının işe çağrıldığına dair tanık anlatımları duyuma dayalı olduğu, tutanakların İstanbuldaki şirket merkezinde tutulduğu, buna karşılık tanıkların şantiyede oldukları, tanıkların da dahil herkesin davacının babasının rahatsızlığı sebebiyle izne ayrıldığını bildikleri, davacının halen kullanabileceği yıllık izni var iken sebepsiz yere işe devamsızlık yapmasının hayatın olağan akışına ve iş yaşamının bilenen gerçeklerine aykırı olduğu, toplanan delillere göre savunmanın ispatlandığını kabul etmek mümkün olmadığı gibi duyuma dayalı olsa bile davacı tanıklarının iddiayı doğrulayan anlatımları oluşa uygun bulunduğu, bu nedenle akdin kıdem ve ihbar tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde davalı işverence sonlandırıldığı kanaatine varıldığı, fazla mesai yaptığı ve hafta tatillerinde çalıştığı iddiasını davacının ispatlaması gerektiği, davalı işyerinde davacı ile birlikte çalıştığı anlaşılan davacı tanıklarının iddiayı doğrulayan ve yemin altında verdikleri beyanları nedeniyle fazla mesai yaptığı ve hafta tatillerinde çalıştığı iddiasının ispatlandığı, yıllık izinlerin kullandırıldığını davalı işverenin yazılı delille ispatlaması gerektiği, hak kazanılan yıllık izinlerin kullandırıldığına dair belge ibraz edilemeyen kısımlar için yıllık izin alacağı olduğunu kabul etmek gerektiği, genel tatil günlerinde çalıştığı iddiasının ispatlandığını kabule yeterli delil bulunmadığı, özetlenen safahata ve açıklanan gerekçelere göre davacının, davalı şirketin yurt dışındaki şantiyesinde 26/10/2004-01/02/2012 tarihleri arasında fore-kazık makine operatörü olarak hizmet akdi ile çalıştığı, son ücretinin aylık net 1.750,00 TL olduğu ve akdin tazminat ödenmesini gerektirecek şekilde davalı işverence sonlandırıldığı, 16/12/2014 havale tarihli bilirkişi raporunun birinci şıkkında yapılan hesaba göre ve fazla mesai ile hafta tatili ücreti alacakları yönünden takdiren % 30 indirim yapılarak ve 14/08/2013 harç tarihli ıslah dilekçesi ile arttırılan rakamlar dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar vermek gerektiği gerekçesi ile ulusal bayram genel tatil ücreti, asgari geçim indirimi alacakları haricindeki taleplerin kabulüne karar verilmiştir. D)Temyiz: Karar süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. E)Gerekçe: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2- Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır. Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır. İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır. Yukardaki ilkeler hafta tatili çalışma alacağı bakımından da geçerlidir. Somut uyuşmazlıkta, hafta tatili çalışma ücreti bakımından, davalı tanıklarına göre bu talep ispatlanamamıştır. Davacı tanıkları zaten hesaba esas dönemi bilmemektedir. Ortak tanığı hafta tatili çalışmasından bahsetsede beyanı hesaba elverişli değildir. Bu durumda, hafta tatili alacağının ispatlanamadığı gözetilerek bu talebin reddi gerekirken kabulü hatalıdır. F) Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 10/07/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.