T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/709 Esas KARAR NO : 2026/52 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 19/02/2020 NUMARASI: 2019/95 Esas, 2020/191 Karar DAVANIN KONUSU: SIRA CETVELİNE İTİRAZ (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) KARAR TARİHİ: 15/01/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Ka…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/709 Esas KARAR NO : 2026/52 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 19/02/2020 NUMARASI: 2019/95 Esas, 2020/191 Karar DAVANIN KONUSU: SIRA CETVELİNE İTİRAZ (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) KARAR TARİHİ: 15/01/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/619 Esas ve 2016/770 K. Sayılı ilamı ile müvekkil Bankanın kredi borçlusu Müflis .. A.Ş.'nin 28/09/2016 tarihi itibariyle iflasına karar verildiğini, İstanbul Anadolu 3. İcra ve İflas Müdürlüğü'nün ... iflas sayılı dosyası ile tasfiye işlemlerine başlanıldığını, İstanbul Anadolu 3. İcra ve İflas Müdürlüğü'nün ... iflas sayılı dosyasından, müflisten alacaklı olanların iflas dosyasına alacak kaydı yaptırması için süre verilmesini müteakip müvekkil bankaca Müflis ... A.Ş.'nin borçlarından kaynaklı toplam 1.415.382,45TL alacağımızın 4. sıraya kayıt ve kabulü için İstanbul Anadolu 3. İcra ve iflas Müdürlüğü'nün ... iflas sayılı dosyasına 20/12/2016 tarihinde 2 kayıt numarası ile başvuru yapıldığını, İflas Masasınca 70.050,00TL gayrinakit alacağının kabul edildiğini, 1.345,332,45TL nakit alacağının reddedildiğini, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak nakdi alacaklar yönünden reddedilen alacağın İİK'nun 235. maddesine göre 1.345.332,45TL nakit alacağının da 4. sıraya kayıt kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı iflas idaresine dava dilekçesi tebliğ edilmiş davalı iflas idaresi tarafından süresinde cevap dilekçesi sunulmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davacı bankanın gerek kredi kartından doğan nakit kredi alacağı gerekse teminat mektuplarının tazmin edilmiş olması nedeniyle doğan alacakları olmak üzere, davacının talep edebileceği ana para 1.324.762,57 TL olup, davacının masaya başvuruda talep ettiği faiz talebi ile bağlı kalınmak zorunda olunduğundan 20.555,58 TL faiz alacağı toplamı ile toplamda 1.345.318,15 TL alacaklı olduğu sonucuna ulaşıldığı, bilirkişi raporunun da usul ve yasaya uygun olduğu, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, olayın oluşuna uygun olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, davacı bankanın 1.345.318,15TL alacağının müflis ... AŞ’nin İstanbul Anadolu 3. İcra İflas Müdürlüğünün ... iflas sayılı dosyasına kayıt ve kabulüne, fazlaya ilişkin kısmın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı iflas idaresi vekili istinaf nedenleri olarak; Mahkemenin eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayalı bilirkişi raporunu hükme esas alarak hataya düştüğü, yasaya, usule ve hakkaniyete aykırı karar verdiğini, bilirkişi raporunda müflis şirket kayıtları üzerinde inceleme yapılmadığını, sadece davacı defter kayıt ve delilleri esas alınarak inceleme yapıldığını, delillerin yeterince incelenmediğini, müflis şirketin defter ve kayıtlarının, bilirkişi raporunda incelenmeden karar verilmesinin usule aykırı olduğunu, bu nedenle kararın kaldırılması gerektiğini, mahkeme kararında davacı vekili için 3.400,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedildiğini, müvekkili lehine de aynı şekilde maktu vekalet ücreti üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken reddedilen miktar üzerinden 14,30 TL vekalet ücretine hükmedildiğini, davanın kayıt kabul davası olması sebebiyle taraf vekilleri için maktu vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğini, ancak kararda görüldüğü üzere davacı vekili için maktu davalı vekili için reddedilen miktar üzerinden nispi olmak üzere farklı vekalet ücretine hükmedildiğini, Mahkemenin çelişkili karar vermesi nedeniyle kararın kaldırılması gerektiğini belirterek ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılarak davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, İİK'nun 235. maddesinde düzenlenen sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davasıdır. İİK 235. maddede, sıra cetveline itiraz edenlerin, cetvelin ilanından itibaren 15 gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecbur oldukları, 223’üncü maddenin üçüncü fıkrası hükmünün mahfuz olduğu belirtilmiştir. Maddede düzenlendiği üzere, sıra cetveline itiraz davası açma süresi 15 gündür. Süre, sıra cetvelinin ilanından itibaren başlar. İİK 166. maddedeki gazetelerde yapılan ilanlardan en son ilan tarihinden itibaren işlemeye başlar. İflas masasına alacak yazdırırken, tebligatı kabulü elverişli adres gösterilerek, Adalet Bakanlığınca çıkarılan tarifede gösterilen yazı ve tebliğ giderlerini avans olarak vermek suretiyle, İflas idaresince alınacak kararların kendisine tebliğ edilmesini istemiş olan alacaklılara, alacaklarının kabul veya ret edildiği ayrıca tebliğ edilir (İİK 223. Md). Bu alacaklılar için sıra cetveline itiraz davası açma süresi, sıra cetvelinin ilanından itibaren değil, bu tebligatın yapıldığı tarihten itibaren işlemeye başlar. Somut davada, İstanbul Anadolu 3. İflas Müdürlüğünün ... iflas sayılı dosyasından verilen yazı cevabına göre, İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/619 esas sayılı dosyasından müflis ... A.Ş.nin 28.09.2016 günü saat 13:40'dan itibaren iflasına karar verildiği, müflis şirketin tasfiyesinin İİK'nun 218. Maddesi uyarınca basit tasfiye olarak yapılmasına karar verildiği, müflis şirket hakkında verilen iflas kararının kesinleşmediğini, tasfiyenin resen müdürlüklerince yürütüldüğünü, davacı banka vekilinin 20.12.2016 Havale tarihiyle müflis masasına 2 Kayıt numarası ile 1.415.382,45TL alacak kayıt talebinde bulunduğu, müdürlüklerince tanzim olunan sıra cetvelinde 70.050,00TL lik kısmı tahsilde mükerrerlik olmamak kaydıyla şarta bağlı olarak 4. Sıraya kabul edildiği, 1.345.332,45 TL'lik kısmının reddedildiği, davacının Müdürlükleri dosyasına tebliğ gideri depo ettiğinin tespit edildiği, Müflis masasında tanzim edilen sıra cetveli ...03.2019 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde ve ...02.2019 tarihli ... gazetesinde ayrı ayrı yayınlandığı belirtilmiş, 25/09/2019 tarihli cevabi yazısında da masa kararının alacaklı vekili Av. ...'na 26.02.2019 tarihinde tebliğ edildiği bildirilmiştir. Bu bilgilere göre davanın yasal 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde 08.03.2019 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. İlk derece Mahkemesince uzman bankacı bilirkişi marifetiyle, şubede inceleme yetkisi de verilerek banka kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmıştır. Bilirkişinin 08/11/2019 tarihli raporunda özetle; davacı bankanın gerek kredi kartından doğan nakit kredi alacağı gerekse teminat mektupları nedeniyle doğan alacakları olmak üzere, davacının müflis şirketten talep edebileceği ana para 1.324.762,57TL olduğunu, davacının masaya başvuruda talep ettiği faiz talebi ile bağlı kalınmak zorunda olunduğundan 20.555,58TL faiz alacağının olduğunu, bu nedenle davacının davalı iflas masasından toplamda 1.345.318,15 TL alacaklı olduğu bildirilmiştir. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, davalı iflas müdürlüğü beyanda bulunmamıştır. Mahkemece, bilirkişi raporu dikkate alınarak 1.345.318,15TL alacağının müflisin iflas masasına İİK'nun 235. maddesi gereğince kayıt ve kabulüne, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Mahkemece verilen karar davalı iflas idaresi vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde, Mahkemenin eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayalı bilirkişi raporunu hükme esas alarak hataya düştüğü, yasaya, usule ve hakkaniyete aykırı karar verdiğini, bilirkişi raporunda müflis şirket kayıtları üzerinde inceleme yapılmadığını, sadece davacı defter kayıt ve delilleri esas alınarak inceleme yapıldığını, delillerin yeterince incelenmediğini, müflis şirketin defter ve kayıtlarının, bilirkişi raporunda incelenmeden karar verilmesinin usule aykırı olduğunu ileri sürmüştür. Davalı vekiline dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu tebliğ edilmesine rağmen davalı vekili tarafından rapora itirazda bulunulmamıştır. Buna göre uyuşmazlığın çözümü, “usuli kazanılmış hak” kavramının açıklanmasını ve açıklanan olgular karşısında somut olay ve taraflar yönünden gerçekleşip gerçekleşmediğinin irdelenmesini gerekli kılmaktadır. "Mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nda ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda (6100 sayılı Kanun/HMK) “usuli kazanılmış hak” kavramına ilişkin açık bir hüküm bulunmamaktadır. Konu, yargı içtihadı ile gelişmiştir. Bu kurum davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez, ana ilkelerinden biri hâline gelmiştir. Anlam itibariyle, bir davada, mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir." (Yargıtay HGK'nın 2018/10(21)-94 Esas, 2021/111 Karar sayılı kararı) HMK’nın “Bilirkişi raporuna itiraz” başlıklı 281. maddesinin birinci fıkrasında “Taraflar, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler.” hükmü mevcuttur. Bir tarafın bilirkişi raporuna itiraz etmemesi ile diğer (bilirkişi raporuna itiraz eden) taraf lehine usulî kazanılmış hak doğar. Yani, bir taraf bilirkişi raporuna itiraz etmez, diğerinin itirazı (veya mahkemenin kendiliğinden gerekli görmesi) üzerine yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılır (veya aynı bilirkişiden ek rapor alınır) ve ikinci bilirkişi raporu (veya ek rapor) birinci rapora itiraz edenin daha da aleyhine olursa, ilk rapora itiraz etmeyen taraf bakımından ilk bilirkişi raporu kesinleştiğinden ve bununla diğer (itiraz eden) taraf lehine usulî kazanılmış hak doğduğundan, mahkemenin ilk bilirkişi raporuna göre karar vermesi gerekir (Kuru, B., Hukuk Muhakemeleri Usulü, İstanbul 2001, Cilt:3, s. 2753) Somut olayda, bilirkişi raporu davalı vekiline tebliğ edilmesine rağmen davalı vekili rapora itiraz etmemiştir. Bu nedenle anılan raporda belirlenen alacak miktarı yönünden davacı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğundan mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde değildir. Diğer taraftan, genel kredi sözleşmesinden doğan kredi borcundan kaynaklı alacağın masaya kaydının talep edildiği bu davada, taraflar arasında imzalanan Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi Diğer Hükümler 13/2.c maddesi gereğince davacı banka kayıtlarının HMK'nun 193. maddesi anlamında kesin delil niteliği taşıdığı (Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 11/04/2012 tarih, 2011/13982 E. 2012/6103 K. Sayılı ilamı) bilirkişi raporunun bu esaslar çerçevesinde hazırlandığı, banka kayıtlarına göre hüküm tesisinde bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmakla davalı vekilinin bu yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Öte yandan davalı taraf mahkeme kararında davacı vekili için 3.400,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedildiğini, müvekkili lehine de aynı şekilde maktu vekalet ücreti üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken reddedilen miktar üzerinden 14,30 TL vekalet ücretine hükmedildiğini, davanın kayıt kabul davası olması sebebiyle taraf vekilleri için maktu vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğini, ancak kararda görüldüğü üzere davacı vekili için maktu davalı vekili için reddedilen miktar üzerinden nispi olmak üzere farklı vekalet ücretine hükmedildiğini belirterek karara karşı istinaf yoluna başvurmuştur. Mahkemece davacının isteminin kısmen kabul edilmesine rağmen, reddedilen miktar yönünden davalı lehine 3.400,00 TL maktu vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, reddedilen miktar üzerinden 14,30 TL vekalet ücretine hükmedilmesi isabetli olmamıştır. Zira, kayıt kabul davalarında vekalet ücreti maktu olarak hesap edildiğinden her iki taraf lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden davalı vekilinin bu yöndeki itirazının haklı olduğu anlaşılmıştır. Sonuç olarak yukarıda yapılan açıklamalar ışığında, davalı vekilinin esas yönünden yapmış olduğu itirazların yerinde olmadığı, mahkeme kararının esas ve usul yönünden hukuka uygun olduğu, ancak dava kısmen reddedildiğinden davalı lehine maktu vekalet ücreti takdirinde hataya düşüldüğü anlaşılmakla, HMK 353/1.b.2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının bu sebeple kaldırılmasına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M :Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere, 1-Davalı ... vekili vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/95 Esas, 2020/191 Karar sayılı ve 19/02/2020 tarihli kararının HMK'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE, 2-a)Davanın KISMEN KABULÜ ile, Davacı bankanın 1.345.318,15 TL alacağının müflis ... AŞ’nin İstanbul Anadolu 3. İcra İflas Müdürlüğünün ... iflas sayılı dosyasına KAYIT VE KABULÜNE, fazlaya ilişkin kısmın REDDİNE, b)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 44,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 687,60 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, c)Davacı tarafından karşılanan 44,40 TL peşin harç ile 44,40 TL başvuru harcı ile 1.559,20 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 1.648,00 TL' davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, d)Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA, e)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AÜTT gereğince belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, f)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AÜTT gereğince belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, İstinaf Giderleri Yönünden 3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davalı tarafından peşin olarak yatırılan 54,50 TL harcın mahsubu ile bakiye 677,50 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 6-6100 sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının kararın tebliğ gideri karşılandıktan sonra artan kısmının yatıran tarafa İADESİNE, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 164. fıkrası gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde Temyiz Kanun Yolu Açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.15/01/2026