16. Hukuk Dairesi 2016/16323 E. , 2020/3124 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Davacı ..., ... İli ... İlçesi ... Köyü (yeni ... Mahallesi) çalışma alanında bulunan ve kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmaz hakkında satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyet…
**16. Hukuk Dairesi 2016/16323 E. , 2020/3124 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Davacı ..., ... İli ... İlçesi ... Köyü (yeni ... Mahallesi) çalışma alanında bulunan ve kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmaz hakkında satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, dava konusu tescil harici taşınmazı 05.09.1985 tarihli senetle ... isimli kişiden satın aldığını, öncesinde bu kişinin, satın aldıktan sonra da kendisinin uzun yıllar zilyet olduğunu belirterek, taşınmazın adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, davacının dava konusu taşınmazı bir başka şahıstan satın aldığının beyan edildiği, gayrimenkul satışının resmi şekilde yapılması gerektiği ancak davacının dava konusu taşınmazı satın aldığına dair resmi satış sözleşmesi sunmadığı, ayrıca ziraat ve mülk bilirkişi raporunda taşınmazın arsa vasfında olduğu, keşif sırasında üzerinde herhangi bir tarımsal ürün ekili olmadığı, üzerinde halihazırda yapı bulunduğu, dava konusu taşınmazın tarım arazisi vasfında olmadığı şeklindeki değerlendirmelerine göre davanın reddi gerektiği gerekçesiyle hüküm kurulmuştur. Dava, kadastro sırasında tescil harici bırakılan taşınmazın satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tescili istemine ilişkindir. Tapuda kayıtlı olmayan taşınmazların satışı resmi şekil şartına bağlı olmayıp, mülkiyetin nakli zilyetliğin devri suretiyle gerçekleştiğinden mahkeme gerekçesi yerinde olmadığı gibi, TMK'nın 713/1 ve Kadastro Kanunu’nun 14 ve 17. maddeleri gereğince yapılan inceleme ve araştırma da hüküm kurmaya elverişli bulunmamaktadır. Kadastro sırasında tespit harici bırakılan yerler için açılan tescil davalarında 4721 sayılı TMK'nın 713/3. maddesi uyarınca husumetin, yasal hasım konumunda olan Hazine ile ilgili kamu tüzel kişiliği olarak taşınmaz köy sınırları içerisinde ise köy tüzel kişiliğine, belediye sınırları içerisinde ise ilgili Belediye Başkanlığına yöneltilmesi zorunludur. Somut olayda, dava, sadece Hazine hasım gösterilerek açılmış olup, dava konusu taşınmazın bağlı bulunduğu ... Belediye Başkanlığı’nın da ilgili kamu tüzel kişisi olarak davada yer alması gerektiği Mahkemece gözden kaçırılmıştır. Bu nedenle davada taraf teşkilinin sağlandığından söz edilemez. Oysa ki, taraf teşkilinin sağlanması dava şartlarından olup, bu koşul yerine getirilmeden davanın esasına girilmesi hukuken mümkün bulunmamaktadır. Ayrıca, dava konusu tescil harici yer hakkında 4721 sayılı TMK'nın 713/4-5. maddeleri gereğince gerekli yerel ve gazete ilanlarının yapılması gerekmekte olup, mahkemece bu ilanların da yapılmadığı anlaşılmaktadır.