TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 29/06/2021 NUMARASI : 2019/683 Esas, 2021/600 Karar DAVANIN KONUSU: Alacak KARAR TARİHİ : 24/09/2025 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme son…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/2941 KARAR NO : 2025/972 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 29/06/2021 NUMARASI : 2019/683 Esas, 2021/600 Karar DAVANIN KONUSU: Alacak KARAR TARİHİ : 24/09/2025 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Dava, kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklı alacak talebine ilişkin olup, mahkemece davacı vekilinin davasının davalı yönünden kısmen kabulüne dair verilen karara taraf vekili istinaf talebinde bulunulmuştur. Davacı vekili; davacının, davalı ... ve dava dışı (tefrik edilen) ... şirketi ile 2005-2015 yılları arasında 10 yıl boyunca reklam, tanıtım ve belgesel filmleri konusunda birlikte çalıştıklarını, davacının davalı adına yapılan bu filmlerin yapımcısı ve üreticisi olduğunu, dava dışı (tefrik edilen) ... şirketinin davalı ... namına ajans görevini üstlendiğini ve davalı ... şirketinin; üretilen reklam filmlerinin esas alıcısı olduğunu, filmleri ürettiren, her türlü siparişi veren, onaylayan ve kullanan durumunda olduğunu, davalı ... şirketinin davacıya yaptığı veya yapacağı ödemeleri ... şirketi üzerinden yaptığını, üretilen filmlerin faturalarını Ekonomi Bakanlığına sunan ve ... - ... destek ödemelerini bizzat alan şirketin davalı ... şirketi olduğunu, faturaların ... şirketi üzerinden kesildiğini, devletten tahsil edilen ödemelerin davacıya ... şirketi üzerinden ödendiğini, son zamanlarda davacıya yapılması gereken ödemelerin aksadığını ve uzun süredir ödeme yapılmadığını, halbuki ... programı dahilinde davalı ... şirketinin davacı adına ödemeleri bakanlıktan aldığını, fakat davacı şirketin ... şirketine ödemelerin akıbetini sorduğunda davalı ... şirketinden ödeme alamadıkları için davacıya ödeme yapamadıklarını, bunun üzerine davacının davalı ... şirketine 06.11.2017 tarihli ihtar çektiğini, ihtarname içeriğinde davacıya ödemelerin yapılmasının istendiği ve davacının ürettiği içeriklerin teliflerinin ödenmemesi nedeniyle tanıtım filmlerinin durdurulmasının yer aldığı, davalı ...'nun ise 17.11.2017 tarihli ihtarname ile davacıya verdiği cevapta 642.683,33TL'lik alacakla ilgili olarak tüm ödemelerin ... şirketine ödendiğini, davacı ile davalı arasında kamu desteği ödemelerinin de temelini teşkil eden mecburi sözleşmeler imzalandığını, bu sözleşmelerin Ege İhracatçılar Birliğinde kayıt altına alındığını, tarafların sözleşmeye itiraz etmediklerini, dava dışı (tefrik edilen) ... şirketinin aslında davalı ... şirketinin paravan bir şirketi olduğunu, nihayetinde davacıya yapılması gereken ödemelerin yapılmadığı gerekçesiyle fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulduğu belirtilerek 642.683,33TL'ye ulaşan alacak için şimdilik 45.000,00TL'sinin temerrüt tarihi olan 18.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek faiz ile ödenmesini talep ve dava etmiştir.Dava Dışı (Tefrik Edilen davalı) ... vekili; müvekkil şirket ile diğer davalı ... ve davacı ... Yapım Şirketi arasında çeşitli sözleşmeler imzalandığını, müvekkil şirketinin herhangi bir borcu bulunmadığını, dava öncesinde davacının kendilerine 14.08.2017 tarihli ihtarname çektiğini, sonrasında Kuşadası 3. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasından kendileri aleyhine davacı tarafından hiçbir belgeye dayanmaksızın icra takibi başlatıldığını, müvekkil şirket tarafından icra takibine tüm borç yönünden itiraz edildiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşmelerde tahkim şartının yazılı ve geçerli şekilde hüküm altına alındığını ve bu sebeple davacının öncelikle tahkim yoluna başvurması gerektiğini, bu yönüyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir borç ilişkisi olsaydı dahi iddia edilen alacağın zaman aşımına uğradığını, müvekkil şirketin, reklam veren diğer davalı ... şirketine davacının hazırladığı film vb. eserlerin nihai kalitesini taahhüt ettiğini, diğer davalı ... şirketi adına yapılan işlerin karşılığında davacıya tüm ödemelerin yapıldığını, banka hesapları incelendiğinde bu hususun görüleceğini, davacının teslim etmediği ve eksik bıraktığı işlerin bedelini tahsil etmek istediğini, eksik ve teslim edilmeyen işlerin dava dışı başka şirketlere yaptırılmak zorunda kalındığını, davacının fatura içeriğindeki işleri yaptığını ve teslim ettiğini ispatlaması gerektiğini, faturalarda yer alan işlere ilişki diğer davalı ... şiketinin Tuqquality kapsamında herhangi bir devlet desteği almadığını, dolayısıyla davalı müvekkil şirketin herhangi bir ödeme almadığını, davacının paravan şirket benzetmesinin mesnetsiz olduğunu, davalı müvekkil şirketin diğer davalı ... şirketine bağlı bir şirket olmadığını ve tamamen bağımsız bir şirket olduğunu belirterek , davanın reddini talep etmiştir.Davalı ... vekili; davacının vakıaları ileri sürerken bu vakıaları hangi delillerle ispat edeceğini belirtmediğini, taraflar arasında 10 yıldır süregelen ticari ilişkilerine istinaden kesilen faturaların gelişigüzel şekilde delil olarak sunulduğunu, ibraz edilen faturaların iddia edilen alacak miktarının altında kaldığını, ispat yükünün davacıda olduğunu, davacının kısmi dava açmakta hukuki yararının olmadığını, eksik harcın tamamlatılması gerektiğini, davacının ihtarına verilen cevapta müvekkil şirketin herhangi bir borcunun bulunmadığının belirtildiğini, müvekkil şirketin diğer şirket ...'e karşı tüm yükümlülüklerini yerine getirdiği için müvekkil şirket yönünden pasif husumet yokluğundan davanın usulden reddinin gerektiğini, davacı ile davalı müvekkil şirketin aralarında doğrudan ticari bir ilişki bulunmadığını, davalı müvekkil şirketin ... şirketine ürün siparişi verdiğini ve hazırlanan reklam filmlerinin belirli bedel karşılığında yayımlandığını, taraflar arasında akdedilen sözleşmeye göre davalı müvekkil şirketin filmlere ilişkin bedelleri ... şirketine ödediğini ve davacı şirket lehine davalı müvekkil şirketin herhangi bir yükümlülük altına girmediğini, mali hakların devrine dair yapılan sözleşmenin 9. maddesi gereği davacı şirkete ödeme yapmakla yükümlü olan şirketin diğer davalı ... firması olduğunu, davacı şirketin bu sebeple kestiği faturaları ... şirketi adına düzenlediğini, söz konusu durumun tarafların ticari defter ve belgeleri ile sabit olduğunu, yayımlanan reklam filmleri için belirlenen ücretin ajans şirketi olan ...'e ödenmeden yayım hakkının elde edilemeyeceğini, ... şirketi ile davalı müvekkil şirket arasında herhangi bir alacak olmadığına dair mutabakatname imzalandığını, müvekkil şirketin ... Destek Programı kapsamında bir şirket olduğunu, ... şirketi tarafından tanzim edilen faturaların Ege İhracatçı Birlikleri'ne sunulduğu ve bu kapsamda bakanlık desteğinden yararlanılabildiğini, ... tarafından kesilen 18 faturadan sadece 7 tanesinin destekten yarar sağladığını, neticede bu desteğin 179.600TL + KDV'lik bedel olduğunu, bu sebeple davacı yanca sunulan tüm faturalar için Devlet desteği alındığı iddiasının doğru olmadığını, davalı müvekkil şirketin sözleşmede yer alan tüm edimleri yerine getirdiğini ve davacıya karşı herhangi bir yükümlülüğü olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece; ilk olarak davalılardan ... şirketinin cevap dilekçesinde ileri sürdüğü tahkim itirazı kabul edildiği , ... şirketi yönünden dosya tefrik edilerek diğer davanın tahkim şartı sebebiyle usulden reddine karar verildiği , böylece yargılamaya davalı ... şirketi ile davacı ... Yapım arasında devam olunduğu , eldeki dava yönünden mahkemece; davanın taraflar arasındaki sözleşme kapsamında oluşan alacağın tahsili amacı ile açılan alacak davası olduğu, alınan bilirkişi kök raporunda; bazı faturalar için teşvikten yararlanıldığı bazıları için ise teşvikten yararlanılmadığı, taraflar arasında kurulan sözleşme dahilinde gerçekleştirilen tanıtım faaliyetleri çerçevesinde ... tanıtım şirketinin fatura düzenlediği ve ... şirketinin ... şirketine ödeme yaptığının anlaşıldığı, bilirkişi raporuna göre; davalı ... şirketinin 2011-2012-2013 ve 2014 yıllarında toplam 277.977,96TL destek teşviki aldığı, 31.12.2016 tarihi itibari ile ... şirketinin davalı ... şirketinden 601,80TL alacak bakiyesi bulunduğuna ve iki şirket arasında tanzim edilen tüm faturaların ödemesinin yapılmış olduğuna ilişkin mutabakat sağlandığı, davalı ...'na ait ...ve ...i Bankalarına ait hesap hareketlerinin dosyada bulunmamasından dolayı karşılaştırmaların yapılamadığı, davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğu, tarafların yasal defterleri ve muavin kayıtları dosyaya ibraz edilmediğinden cari hesapların ve yasal defterlerin örtüşüp örtüşmediğinin belirlenememesinden dolayı faturalar kaynaklı alacak olup olmadığının tespit edilemediği, bunun üzerine mahkemece ek rapor talep edildiği, alınan ek rapora göre; davacının incelenen 2014 yılına ait ticari defterlerinin açılış onamasının yaptırıldığı fakat yevmiye defterinin tasdikinin yaptırılmamış olduğu, davacının defteri kebir ve envanter defterini ibraz etmediği, 2015-2016-2017 yılı yevmiye defteri, defteri kebir ve envanter defterinin açılış onamasının yasal süresi içerisinde yaptırıldığı fakat yevmiye defterinin kapanış tasdikinin yaptırılmadığı, 2018 yılı yevmiye ve envanter defterinin açılış onamasının yasal süresi içinde yaptırıldığı fakat yevmiye defterinin kapanış tasdikinin yaptırılmadığı, 2019 yılı yevmiye envanter defterinin açılış onamasının yasal süresi içinde yapıldığı, defterlerin ise kapanış onamasının yaptırılmadığı, aynı yıla ait defteri kebir defterinin ibraz edilmediği, 2014 yılı yasal defterlerinde davacı şirketin ... şirketinden 1.463.877,94TL alacaklı gözüktüğü, ibraz edilen cari hesap hareketleri ile 2014 yılı yasal defter ve kayıtların sadece fatura bazında uyumlu olduğu fakat tahsilat tutarları ve 31.12.2014 tarihi itibari ile 2015 yılına devredilen alacak bakiyesi yönünden uyumlu olmadığı, ... şirketinden alacak bakiyesi olarak ibraz edilen 210.160,62TL'nin cari hesap hareketlerinde yer almadığı, hesap ekstresinde 2014 yılından 2015 yılına devreden alacağın 838.483,95TL olmasına rağmen yevmiye defteri kayıtlarında davacının 1.463.877,94TL alacaklı gözüktüğü, davacının 2014 yılından 2015 yılına devreden alacağında 766.931,32TL fark olduğu ve yasal defterleri ile bire bir örtüşmediği 2018 yılı defterlerine göre davacının ... şirketinden 31.12.2018 tarihi itibari ile 973.923,95TL alacaklı olduğu, 2019 yılı yasal defterlerinde ise davacının davalı ... şirketinden 31.12.2019 tarihi itibari ile 973.923,95TL alacaklı olduğu ve dolayısıyla dava tarihi olan 12.02.2018 tarihi itibariye usulüne uygun tutulmamış defterlere göre davacının ... şirketinden 973.923,95TL alacaklı gözüktüğü, davacının 06.11.2017 tarihli ihtarname ile 642.683,33TL alacağın davalı ... şirketinden talep edildiği, davacının 2013 yılında ... şirketi adına tanzim ettiği 7 adet toplam 219.480TL değerindeki faturaların davacının 2013 yılı yasal defter kayıtlarını ibraz etmemiş olması sebebi ile bu faturaların defter kayıtlarında tespitinin yapılamadığı gibi tüm hususların bilirkişi raporunda incelendiği, HMK 222 kapsamında açılış ve kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtlarının sahibi aleyhine delil olabileceği, Somut olayda davacının defterlerinin açılış tasdiklerinn yasaya uygun yapıldığı fakat kapanış tasdiklerinin yapılmadığı, dolayısıyla defter kayıtlarının davacı lehine delil olamayacağı, kaldı ki davacının ticari defterlerine göre davacının davalı ... şirketinden alacaklı gözükmediği, davacının, adına fatura tanzim ettiği ve tefrik edilmiş olan dava dışı ... şirketinden alacaklı olduğuna dair borç kaydettiği, ispat yükü üzerinde olan davacının , davalı ... firmasından alacaklı olduğunu davada ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Davacı vekili istinafında; dava konusu uyuşmazlığın hukuki olduğunu , ticari defter incelemesinin esasla ilgili olmadığını, davacının üretici, davalı ...'nun ise davacı tarafından üretilen ürünlerin tüketicisi olduğunu, tefrik edilen ... şirketinin davalı ...'nun muhasebesel işlerini yapan şirket olduğunu, bu sebeple davalının müştereken ve müteselsilen davacıya karşı sorumlu olduğunu, davalı ...'nun ... şirketini öne sürerek bir şekilde piyasaya olan borçlarından kaçınma yolu olarak TMK 2 kapsamında hileli davranışta bulunduğunu, davacının ürettiği içeriklerin davalı ... tarafından halen kullanılmasının davalıyı borç ilişkisinin tarafı haline getirdiğini, ihtilafın tamamen davalının müşterek ve müteselsil sorumluluğu ile ilgili olması gerekirken ticari defterlerin kapanış tasdiklerinin yapılmamasının davanın reddi sebebi olamayacağını belirterek , yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Uyuşmazlık, eser sözleşmeden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup , davacı yüklenici, davalı ... firması ise iş sahibidir. Davacı vekili dava dilekçesinde , davalı firma ... için 2005 ten itibaren 10 yıl boyunca reklam ve tanıtım belgeseli ürettiğini , davası tefrik edilen davalı ... şirketinin davalı ... şirketinin ajansı olduğunu , davalı ... şirketinin ödemeleri ... şirketine yaptığını , ... şirketinin de davacıya yaptığını , davalı ... şirketinin 642.683,33 TL. borcu olduğunu , davalı ... firması ve davası tefrik olan ... şirketinden şimdilik 45.000,00 TL.'sinin tahsilini talep etmiştir.Tefrik edilen davalı ... firması vekili , davacıya tüm ödemelerin yapıldığını , müvekkilinin borcu bulunmadığını , müvekkilinin yükümlülüğünün davacının hazırladığı işlerin nihai kalitesini taahhüt ettiğini , davacının eksik işlerinin başkasına yaptırıldığını , tahkim şartı olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalı ... firması vekili , davacının ispatla yükümlü olduğunu , tefrik edilen davalı ... firmasına karşı yükümlülüklerini müvekkilinin yerine getirdiğini , film bedellerini ... firmasına ödediğini , ...'e ürün siparişi verdiğini , davacı ile ticari ilişkisi bulunmadığını , davacı lehine müvekkilinin yükümlülüğü bulunmadığını ,sözleşmenin 9. Maddesine göre tefrik edilen davalı ... firmasının ödemelerle yükümlü olduğunu , davacının bu sebeple ... firmasına faturaları düzenlediğini , ... ile davalı müvekkil arasında borç bulunmadığına dair mutabakat olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.Yerel mahkeme , dosyada alınan kök ve ek raporu dayanak alarak , davacının davalı ... şirketine faturaları kestiğini , defterlerinde tefrik edilen ... firmasından alacaklı göründüğünü , ticari defterlerde davacının davalıdan alacaklı görünmediğini , davacının davalı ... şirketinden alacaklı olduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.Taraflar arasındaki sözleşmeler yazılı olmakla birlikte tarafların sözleşme ilişkisine herhangi bir itirazı bulunmamaktadır.Taraflar arasındaki yazılı sözleşmenin 1. maddesinde ,reklam veren reklam filminin yapım ve yayın giderlerini ve bunlar üzerinden belli bir komisyonu reklam ajansına ödediği sürece filmin yayın hakkını elde edn kuruluşu ifade ettiği , 9. maddesinde , sözleşme konusu reklam filminin yapımı ile eser sahibinin mali haklarının ve bağlantılı komşu haklarının devri karşılığında , ajansın yapımcıya 46.000,00 TL.+%18 KDV ödeyeceği düzenlenmiştir. Bu düzenleme ödemenin tefrik edilen ... firmasınca yapılacağı anlaşılmaktadır. Dosya kapsamına sunulan faturalardan davacı tarafından faturaların tefrik edilen davalı ... şirketine kesildiği anlaşılmaktadır. Bütün bu hususlar bir arada değerlendirildiğinde davacı yüklenicinin ajans adına filmi gerçekleştirdiği , tefrik edilen davalı ... ajansı filmin kaliteli üretimini üstlendiği , bu sebeple davacının faturaları ... firması adına kestiği görülmüştür. Davalı ... firması ile davalı ... firması arasında ajans sözleşmesi olduğu dosyaya sunulan sözleşmeden anlaşılmaktadır.Dosya kapsamında 26.01.2017 tarihli mutabakat metni sunulduğu bu metinde davalı ... firması ile tefrik edilen davalı ... firması arasında 31.12.2016 tarihi itibariyle 601.80 TL. alacakta mutabık oldukları anlaşılmaktadır.Tefrik edilen davalı ... firması davacıya gönderdiği Kuşadası 4. Noterliğinin 21 Ağustos 2017 tarih ve ... yevmiyeli ihtarı ile davacının ihtarına cevap vererek davacının 642.683,33 TL. borcu kabul etmediğini davacıya bildirmiştir.17.05.2021 tarihli Ek Bilirkişi raporunda , davacının usulüne uygun olmayan defterlerinde tefrik edilen davalı ... şirketinden 12.2.2018 dava tarihi itibariyle 973.923,95 TL. alacaklı gözüktüğünü , davalı ...'ndan gerek davada gerek ihtarında 642.683,33 TL. alacak talep ettiğini belirtmiştir.Davacı taraf , davalı ... şirketinden eser sözleşmesi gereğince alacaklı olduğunu ispatlamakla yükümlüdür. Tarafların arasındaki sözleşmede ödemelerin ajans olan ... tarafından yapılacağı ve reklam veren davalı ...'nun , reklam filminin yapım ve yayın giderlerini ve bunlar üzerinden belli bir komisyonu reklam ajansına ödediği sürece filmin yayın hakkını elde edeceği taraflar arsında kabul edildiğinden , davacı vekilinin davalıların müteselsilen sorumlu olduğuna dair istinaf talebi kabul edilmemiştir. Yerel mahkemenin kararı , dosya kapsamına , sözleşmelere , bilirkişi raporlarına uygun olduğundan davacı vekilinin tüm istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1 - İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/06/2021 tarih ve 2019/683 Esas, 2021/600 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2 - Alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 556,10 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3 - Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4 - İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 24/09/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.