T.C. TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1298 KARAR NO : 2025/1149 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ...ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : NUMARASI : ..../....... Esas sayılı derdest dosyada ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen 24/09/2025 tarihli karar DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVANIN KONUSU : Alacak (Hizmet Sözleşmesind…
T.C. TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1298 KARAR NO : 2025/1149 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ...ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : NUMARASI : ..../....... Esas sayılı derdest dosyada ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen 24/09/2025 tarihli karar DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVANIN KONUSU : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARAR YAZIM TARİHİ : İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında ......... tarihli teklif kapsamında yazılı, sözlü ve fiili ticari ilişki kurulduğunu, ödemesi yapılan işin teslim edilmediğini, davalıya ödenen 3.500.000,00-TL bulunduğunu ancak davalının borca aykırı davranarak vaat ettiği edimi yerine getirmediğini iddia ile ödenen 3.500.000,00-TL bedelin yasal faizi ile iadesine karar verilmesini; bunun yanı sıra davalıya teslim ettiklerini iddia ettiklerini reaktör ünitesi, reaktör motoru ve demir başların aynen iadesine karar verilmesini; davalının teslim süresini ihlal ettiği iddiası ile yeni reaktör yaptırılması nedeni ile oluşan zararının tazminini; üretimin durdurulması, davalıya teslim edilen emtianın iade edilmemesi nedeniyle uğranıldığı iddia olunan kar kaybını ve zararın tespitini; uğranılan her türlü zararın tazminini ve davalıya teslim edildiği iddia olunan taşınır mallar üzerindeki hukuki tasarrufların engellenmesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini alacağın tahsili için ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince "... davacının iddia ettiği reaktör ünitesinin mülkiyetinin kime ait olduğunun ve davalıya teslim edilip edilmediğinin belirlenebilmesinin iş bu aşamada anlaşılmasının mümkün olmadığı, yargılama sonucu belirlenebilecek zararın varlığı ve var ise miktarı noktasında hukuki tasarrufların engellenmesine yönelik talebin ölçülülük ilkesine uygun olmadığı, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme ile haklılık elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağına veya tamamen imkansız hale geleceğine veya geçilme nedeni ile bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesine kanaat verecek yaklaşık ispata kanaat getirilmemesi ..." gerekçesiyle "1-) Davacının ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE, 2-) Davacının harçlandırılmayan ihtiyati haciz talebinin değerlendirilmesine yer olmadığına..." karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davaya konu işe ilişkin olarak sözleşmenin onaylı sureti, ihtiyati tedbir talebine dayalı emtiaların mülkiyetine dair bilgi, belge ve delilleri ile sair belgeleri, Müvekkili Şirket'in zorunlu ticari defter ve kayıtlarını ........... tarihinde dava dosyasına sunduğunu, ancak delil dilekçesi dosyaya sunulmadan .......... tarihinde Yerel Mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddi kararı tesis edildiğini, dolayısıyla Yerel Mahkeme'nin sunulan delilleri yeterli inceleme yapmadan ihtiyati tedbir talebini reddettiğini, tensip zaptında delillerin sunulması için verilen sürenin henüz bitmeden ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildiğini, bu durumun hukuki dinlenilme hakkına aykırılık teşkil ettiğini, yeterli inceleme yapılmadan tesis edilen kararın istinaf incelemesi sonucu kaldırılmasını ve ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini ifade etmiş, dosyaya sunulan delillerin dava konusu emtiaların mülkiyetinin Müvekkili Şirket uhdesinde olduğunu ispatladığını ve 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ilgili maddelerine göre ihtiyati tedbir şartlarının oluştuğunu belirtmiş, yargılama süresi boyunca Müvekkili Şirketin mülkiyetinde bulunan ve davalıya imalat amacıyla teslim edilen kazan ve reaktör ile bunlara ilişkin demirbaşlar üzerinde üçüncü kişilere devrini, temlikini, ayni veya şahsi hak tesisi gibi tasarruflarını önlemek ve dava sonucunda verilecek kararın etkinliğini temin etmek amacıyla, bu mallar üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, fiilen davalı nezdinde bulunan demirbaşların yediemin deposuna alınmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: .......... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...../..... Esas sayılı dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: DAVA; ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. Taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan/olmayan hususlarla bunlara ilişkin delillerin tartışılması, ret ve üstün tutulma sebepleri, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebep şu şekildedir : İstinaf incelemesine konu karar başlığında; tarafların T.C. Kimlik/MERSİS/vergi numaraları ve adresleri ile taraf vekillerinin adreslerinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir. Kanun koyucu, düzenlemeler yaparken hukuk devleti ilkesinin bir gereği olan ölçülülük ilkesiyle bağlıdır. Bu ilke ise "elverişlilik", "gereklilik" ve "orantılılık" olmak üzere üç alt ilkeden oluşmaktadır. "Elverişlilik", başvurulan önlemin ulaşılmak istenen amaç için elverişli olmasını, "gereklilik" başvurulan önlemin ulaşılmak istenen amaç bakımından gerekli olmasını, "orantılılık" ise başvurulan önlem ve ulaşılmak istenen amaç arasında olması gereken ölçüyü ifade etmektedir. Bir kurala uyulmaması sebebiyle kanun koyucu tarafından öngörülen yaptırım ile ulaşılmak istenen amaç arasında da “ölçülülük ilkesi” gereğince makul bir dengenin bulunması zorunludur. İhtiyati tedbirin şartları; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık (dava) konusu hakkında ihtiyati tedbir karar verebilir. Haklı olma şartı; ihtiyati tedbir talep eden taraf, davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. 6100 sayılı HMK'nın 389 – 399.maddelerinde ihtiyati tedbir kararının usul ve esasları düzenlenmiş olup, bu yasal düzenlemeye göre; HMK m. 389- "(1) Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. (2) Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır." hükmü mevcuttur. Eldeki uyuşmazlıkta; dosya kapsamı ve HMK'nın uyuşmazlığa ilişkin maddeleri birlikte değerlendirildiğinde; davalıya teslim edilen reaktör ünitesinin iade edilmemesi ve ödemesi yapılan işin zamanında teslim edilmemesi sebebiyle uğranılan her türlü zararın tazmini ve davalıya teslim edilen taşınır mallar üzerindeki hukuki tasarrufların engellenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmekle, taraflar arasında görülen dava dosya içerikleri değerlendirilmesinin yargılamayı gerektirdiği, davalıda bulunduğu ve davacıya ait olduğu davalı cevap dilekçesinde kabul edilen mevcut reaktörü almasının önünde bir engel olmadığı da gözönüne alındığında talebinin reddine yönelik ilk derece mahkemesince verilen kararda usule ve esasa aykırılık bulunmamaktadır. Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; dayanılan bilgi ve belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre ilk derece Mahkemesinin kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre karar isabetli bulunmuş, davacıların tüm istinaf sebepleri yapılan inceleme neticesinde yerinde görülmemiş olmakla, davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davacının istinaf kanun yolu başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-)İstinaf kanun yoluna başvurma harcının Hazine'ye gelir kaydına, 3-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken harç peşin alındığından, yeniden alınmasına yer olmadığına, 4-)İstinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince esas hakkında verilecek nihai kararda göz önüne bulundurulmasına, 5-)İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra İlk Derece Mahkemesince istinaf edene iadesine, 6-)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-)6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara tebliğine, İlişkin; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. Başkan E-İmza Üye E-İmza Üye E-İmza Katip E-İmza ¸* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*