Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Kurum bünyesinde 2010 yılı Nisan ayında uzman yardımcısı unvanı ile işçi statüsünde çalışmaya başladığını, 2013 Kasım ayında uzman olarak atandığını, 2016 Ocak ayında ise Türkiye Yeterlilikler Çerçevesi Daire Başkanı olarak görevlendirildiğini, davalı Kurumca müvekkilinin ödenmesi gereken ücretinin 2017 yılından itibaren eksik ödendiğini ve 2020 yılı itibarıyla ilave tediye ödemelerinin yapılmadığını, müvekkilinin daire bas…
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; davanın belirsiz alacak davası olarak açılıp açılamayacağı noktasındadır. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.