9. Hukuk Dairesi 2025/5718 E. , 2025/9136 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/871 E., 2025/835 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 21. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/829 E., 2022/609 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Davacı vekili tarafından temyiz inceleme…
9. Hukuk Dairesi 2025/5718 E. , 2025/9136 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/871 E., 2025/835 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 21. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/829 E., 2022/609 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Davacı vekili tarafından temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 25.11.2025 Salı günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir. Duruşma günü davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... geldiler Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde 03.09.2018-09.09.2019 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı ve geçerli bir neden olmadan sonlandırıldığını, Şirket ortağı ve yöneticisi tarafından imzalanmış yazılı iş teklifinde aylık net 25.000,00 TL ücret ve 6 ay ile sınırlı aylık net 18.000,00 TL ek ödemeden başka prim ödemesinin taahhüt edildiğini, ücret ve ek ödemelerin yapıldığını ancak primlerin ödenmediğini belirterek prim alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 03.09.2018 tarihinde işe başladığını, Şirket üst yönetiminin kendisiyle 07.08.20 19... .09.2019 tarihlerinde gerçekleştirdiği görüşmelerde varılan mutabakat üzerine 09.09.2019 tarihi itibarıyla iş sözleşmesinin feshedildiğini, davacıya sunulan iş teklifinin 24.05.2018 tarihli olduğunu, davacı ile düzenlenen iş sözleşmesinin 03.09.2018 tarihli olduğunu, daha yeni olan iş sözleşmesinin esas alınması gerektiğini, iş sözleşmesinde iş teklifine atıfta bulunulmadığını, iş teklifindeki ilk 6 ay aylık net 18.000,00 TL destek ücretinin kendisine Şirket tarafından değil, iş teklifinin sahibi Şirket ortağı tarafından ödendiğini, 03.09.2018 tarihli sözleşmede davacıya iş koşulu olarak açıkça bir prim taahhüdü olmadığını, davacıya bu kapsamda hiç ödeme yapılmadığını, davacının iş koşulu olarak primi ispat etmesi gerektiğini, davacının prim talebinin iş teklifindeki koşullara uygun olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 24.05.2018 tarihli İş Teklifi Özel Şartlar metninde; "İşveren tarafından Çalışana aylık olarak 25.000 TL net maaş ödenecektir. Çalışan, bir destek ücreti alma hakkına sahiptir. Destek ücreti çalışanın istihdam edildiği tarihten itibaren ilk 6 ay için ödenecektir. Destek ücreti Başarı priminden mahsup edilmeyecek, tenzil edilmeyecektir. (Başarı primi aşağıda tanımlanmaktadır.) Aylık destek ücreti tutarı net 18.000 TL'dir. 2019-2020 bütçe yılı sonunda Operasyonel hedeflere ulaşılması halinde, Çalışan bir Başarı primine hak kazanacaktır. Başarı priminin brüt tutarı, Giyim iş kolunun İşletme Değeri x 0.0025'dir. (İşletme Değeri çarpı 0.0025) Başarı primi, yıllık sınırlamalar kapsamında avans olarak çekilebilecektir. Avans çekme limiti tutarı, 2017-18'in tahmini FAVÖK"ü ve işbu sözleşme için 90 M £ (Milyon GBP) olan işletme değeri esas alınarak tespit edilen 225.000 GBP'dir. Avans çekilmesine istihdamın 6. ayından sonra izin verilecektir. 225.000 £'un (Brüt 225.000 GBP) 6. ila 12. ay arasında aylık *420'si, 13. ila 18. ay arasında 9622.5'i ve 19. ila 24. ay arasında 9022.5'i avans olarak kullamılabilecektir. Başarı primi bakiyesi, istihdamın 30. ayında ödenecektir. 2019-2020 için Hedeflenen İşletme Değeri * 5 M £'a ulaşılması halinde, brüt başarı primi, Giyim iş kolunun İşletme değeri x 0.0030 olarak hesaplanacaktır. (İşletme Değeri çarpı 0.0030) 2019-2020 hedefi olarak hedeflenen giyim iş kolu İşletme değerine ulaşılamaması halii primi planı, bir sonraki yılın iş planına ilişkin olarak 1 yıllığına uzatılabilecektir. Sözleşmenin işveren tarafından feshi halinde, çalışan tarafından destek ücreti veya çalışan tarafından başarı priminden kullanılan avans tutarı talep edilmeyecektir. Çalışanın sözleşmesinin görevi suüstimal sebebiyle feshi halinde, işveren tarafından çalışana başarı primi bakiyesi ödenmeyecektir. Sözleşme, taraflarca 3 ay önceden ihbarda bulunulması suretiyle fesih edilebilecektir. İşbu sözleşmenin ihbar süresi içerisinde fesih edilmesi halinde, başarı primi ödemesinden herhangi bir avans çekilmesi söz konusu olmayacak ve çalışana başarı primi bakiyesi ödenmeyecektir. Faaliyette bulunabilmek üzere çalışan tarafından gerekli izinlerin alınması gerekmekte olup, bu husustaki açık görev sorumluluğu karşılıklı olarak kabul edilmişti İşveren tarafından, çalışan tarafından işbu sözleşmeye konu iş kolu ile çatışmayacak başka şirketlerin hisselerine sahip olunmasına izin verilmektedir." şeklinde hükümlerin yer aldığı, 02.11.2018 imza tarihli belirsiz süreli sözleşmesinde ücretin 25.000,00 TL olarak belirlendiği, 18.000,00 TL destek ücreti ve davaya konu prim ücreti ile ilgili detaylandırma ya yer verilmediği, davacının el yazısı ile "Yapılan ve yapılacak diğer sözleşmeler bu sözleşmeye ektir." notu düşerek sözleşmeyi imzalandığı anlaşılmakla birlikte davacının yapılan iş teklifine dayalı olarak işbu davayı açtığı, açıklaması yapılan iş teklifi hükümlerinin sözleşmenin eki niteliğinde ve sözleşmeye dâhil kabul edilemeyeceği, prim alacağına hak kazanılmasının da şarta bağlı olduğu, davacının herhangi bir prim alacağına hak kazanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasında imzalanan 02.11.2018 tarihli belirsiz süreli sözleşmede 25.000,00 TL ücret ve 18.000,00 TL destek ücreti üzerinde anlaşmaya varıldığı, İlk Derece Mahkemesinin iş teklifi hükümlerinin sözleşmenin eki niteliğinde sayılamayacağı yönündeki değerlendirmesinin isabetli olduğu, davacının prim alacağına hak kazandığını ispat edemediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesinin istinaf nedenlerine ilişkin açıklama içermediğini, dosyadaki belgeler ve tanık beyanlarının tartışılmadığını, 2. İş sözleşmesinin davalının iş teklifinin müvekkili davacı tarafından kabul edilmesi ile kurulduğunu, buna göre davacının mevcut çalıştığı işyerinden ayrıldığını, 3. Davacının işe başlamasından 2 ay sonra matbu bir iş sözleşmesi iletildiğini, bu sözleşmedeki bazı hususların iş teklifine uygun olmaması üzerine bazı hükümlerin üzerinin çizildiğini ve yok hükmünde olduğuna dair şerh düşüldüğünü, prim ödemesinin bu sözleşmeye eklenmesini istemesi üzerine işverenin bu ödemelerin yer alması hâlinde diğer çalışanlar tarafından öğrenileceğini, bu ödemelerin diğer çalışanlar tarafından bilinmesinin istenmediğinin belirtildiğini, davacının bu isteği kabul etmediğini ve 02.11.2018 tarihli iş sözleşmesine "Yapılan ve yapılacak diğer sözleşmeler bu sözleşmeye ektir." ifadesini ekleyerek 24.05.2018 tarihli teklifte yer alan koşulların da sözleşmenin eki olduğunu belirtmek istediğini, 4. İş sözleşmesi imzalandıktan sonra dahi teklifte yer alan 18.000,00 TL tutarındaki ödemeye iş sözleşmesinde yer almamasına rağmen devam edildiğini, bu durumun davalı tarafça da ikrar edildiğini, davalı tarafça teklifte belirtilen ücretin ve yine iş sözleşmesinde düzenlenmemiş olan huzur hakkının davacıya ödenmiş olmasının iş teklifinin taraflarca kabul edilen sözleşme niteliği kazandığını açıkça ortaya koyduğunu, 5. Dava konusu ödemenin niteliğinin ek ücret/ikramiye olduğunu, esas amacının davacının sabit gelirini artırmak olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; taraflar arasındaki hangi sözleşmenin geçerli olduğu ve buna bağlı olarak davacının dava konusu alacağa hak kazanıp kazanmadığı noktalarındadır. İlk Derece Mahkemesince, 02.11.2018 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesinde davaya konu prim ücreti ile ilgili hükme yer verilmediği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir. Ne var ki bu gerekçe dosya içeriğine uygun düşmemiştir. Dosya kapsamına davacı tarafından sunulan 24.05.2018 tarihli "İş Teklifi Özel Şartlar" başlıklı sözleşmede, işveren tarafından çalışana 25.000,00 TL ücret ödeneceği, çalışanın destek ücreti alma hakkına sahip olduğu, destek ücretinin çalışanın istihdam edildiği tarihten itibaren ilk 6 ay için ödeneceği, başarı priminden mahsup edilmeyeceği belirtilmiş olup ayrıca başarı primi adı altında bir prime ilişkin düzenlemelerin de bulunduğu anlaşılmaktadır. Yine taraflar arasında 02.11.2018 tarihli "Belirsiz Süreli İş Sözleşmesi" başlıklı iş sözleşmesinin düzenlendiği, bu sözleşmede destek primi ve başarı primine ilişkin düzenlemelerin bulunmadığı, sözleşmedeki bazı hükümlerin üstünün çizildiği, davacı tarafından sözleşmeye "Yapılan ve yapılacak diğer sözleşmeler bu sözleşmeye ektir." şerhinin düşüldüğü görülmektedir. Buna göre davacının dava konusu alacak talebi bakımından, dosya kapsamında mevcut iki sözleşme değerlendirilmek suretiyle bir sonuca gidilmelidir. Dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeler ile tanık beyanları dikkate alındığında; davacının davalı Şirkette çalışmadan önce başka bir Şirkette çalıştığı, davalı Şirket tarafından daha iyi çalışma koşulları ile transfer edildiği, 24.05.2018 tarihli sözleşmede yer alan destek primine dair hükme uygun olarak davacıya destek primi ödendiği sabittir. Buna göre taraflarca 24.05.2018 tarihli sözleşmenin fiilen uygulandığı uyuşmazlık konusu değildir. Somut olayda; 24.05.2018 tarihli sözleşmede başarı primine yer verilmiş, diğer sözleşmede ise 24.05.2018 tarihli sözleşmede yer alan başarı primine ilişkin hükmü ortadan kaldıran veya uygulanmasını engelleyen herhangi bir hükme yer verilmemiştir. Ayrıca davacının 02.11.2018 tarihli sözleşmeye yapılan ve yapılacak sözleşmelerin bu sözleşmenin eki olduğu yönündeki şerhi de dikkate alındığında, başarı primi düzenlemesinin geçerli olduğunun kabulü gerekir. İş ilişkisi devam ederken, 24.05.2018 tarihli sözleşmenin destek primine ilişkin hükmünün fiilen uygulanmış olması da bu sonucu teyit etmektedir. Hâl böyle olunca davacının 24.05.2018 tarihli sözleşmede öngörülen başarı primi talebinin değerlendirilmesine bir engel bulunmadığı açıktır. İlk Derece Mahkemesince taraflar arasındaki başarı primi alacağına ilişkin düzenleme bakımından değerlendirme yapılarak sonuca gidilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile talebin reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Davacı yararına takdir edilen 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.