T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1397 KARAR NO : 2025/1899 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/155 KARAR NO : 2025/457 KARAR TARİHİ : 22/05/2025 DAVANIN KONUSU : Tazminat DAİRE KARAR TARİHİ : 17/10/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 17/10/2025 İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/05/2025 Tarih ve 2020/155 Esas 2025/457 Ka…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1397 KARAR NO : 2025/1899 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/155 KARAR NO : 2025/457 KARAR TARİHİ : 22/05/2025 DAVANIN KONUSU : Tazminat DAİRE KARAR TARİHİ : 17/10/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 17/10/2025 İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/05/2025 Tarih ve 2020/155 Esas 2025/457 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü. İSTEM: Davacı avukatı tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; 31.10.2005 tarihinde ... plakalı kamyonla, davacının içinde yolcu olarak bulunduğu ... plakalı aracın çarpışması sonunda meydana gelen trafik kazasında ağır yaralandığını ve 40 gün komada kaldığını, travmatik beyin hasarı geçirdiğini, tedavisinin devam etmesine rağmen iyileşemediğini, Manisa 1.Sulh Ceza Mahkemesinin 2007/445 Esas sayılı dosyasında maluliyet oranının %45 olarak tespit edildiğini, yoğun tedavisi için çok fazla harcama yaptığını, müvekkilinin 14.09.2005-14.09.2006 tarihlerini kapsar biçimde davalı sigorta şirketine ferdi kaza sigorta poliçesi tanzim ettirdiğini, sigorta teminatının 200.000,00 TL olduğunu ileri sürerek 200.00,00 TL tazminatın davalıdan kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. YANIT : Davalı avukatı tarafından verilen yanıt dilekçesinde özetle; TTK madde 1268 uyarınca "...sigorta mukavelesinden doğan bütün mutalebeler, iki yılda zamanaşımına uğrar..."dava konu olayda kazanın 31/10/2005 tarihinde gerçekleştiği, davanın ise 2010 senesinde açıldığı dikkate alındığında, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığının sabit olup davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının TTK m.1292 uyarınca Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları m.13 yarınca davalı ile yaptığı görüşmede riziko ihbarında bulunmadığından sigorta poliçesi tahtında davalıdan talep edebileceği herhangi bir tazminat bulunmadığını, dava tarihi itibariyle de muaccel bir alacak bulunmadığı dikkate alındığında davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, davacı vekilinin dava dilekçesinde de ikrar ettiği üzere davacı derhal veya ne kazadan iki sene zarfında malul olmuş ne de davacıya ait kesinleşmiş bir maluliyet tespiti bulunmadığını dolayısıyla Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları madde 8 ile düzenlenen maluliyet şartları gerçekleşmediğinden maluliyet ididasına istinaden müvekkilinden harhangi bir talepte bulunmasının da mümkün olmayacağını, davacı tarafın kaza tarihinden itibaren faiz istemesinin de hukuka aykırı olup reddi gerektiğini, bu davanın açılmasına müvekkili sebebiyet vermediğinden davanın zaman aşımı nedeniyle reddine, tazminat miktarının tespiti için bilirkişi raporu alınmasına, haksız ve kötü niyetli davanın reddine, kötüniyetli olarak dava açıldığı için davacının HUMK m.421/1 uyarınca müvekkilinin dava tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari ücreti tarifesi uyarınca avuatlık ücreti olarak ödemiş olduğu bedelin tamamını şirkete ödemesine, kötü niyetli olarak açmış olduğu için davacının ayrıca Humk m.422 de öngörülen para cezasını ödemeye mahkum edilmesine ve yargılama giderleri ile birlikte avukatlık ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile 100.000-TL tazminatın davalı sigorta şirketinden dava tarihi olan 01/11/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ferdi kaza poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine dair karar verilmiştir. İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN: Davacı ve davalı vekili istinaf talebinde bulunmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı avukatı tarafından verilen istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde özetle; -DEÜ ATK raporunda davacının kaza sonrası işlev bozukluğu oranı hesaplamasında yalnızca Beyin- Sinir Hastalıkları ile Ruh Sağlığı ABD tarafından yapılan değerlendirme hesaba katılmış olup, davacının fiziksel bozuklukları hesaplamaya katılmadığını, %50 oranında indirim hukuka aykırılık teşkil ettiğini beyanla kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı avukatı tarafından verilen istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde özetle; -ferdi kaza poliçesi kapsamında davadan önce bir ihbarda bulunulmamıştır. -maluliyet raporunun poliçe genel şartlarına, TTK'ye ve yargıtay içtihatlarına aykırı şekilde hazırlanmış olup kabulü mümkün değilken kabul edildiğini, -bozmadan önce ferdi kaza poliçesine uygun şekilde hazırlanan maluliyet ve 24/04/2019 tarihli aktüer raporu doğrultusunda kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava , ferdi sigorta poliçesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesiyle; 31.10.2005 tarihinde .... plakalı kamyonla, müvekkilinin içinde yolcu olarak bulunduğu .... plakalı aracın çarpışması sonunda meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin ağır yaralandığını ve 40 gün komada kaldığını, travmatik beyin hasarı geçirdiğini, tedavisinin devam etmesine rağmen iyileşemediğini, Manisa 1.Sulh Ceza Mahkemesinin 2007/445 Esas sayılı dosyasında maluliyet oranının %45 olarak tespit edildiğini, yoğun tedavisi için çok fazla harcama yaptığını, müvekkilinin 14.09.2005-14.09.2006 tarihlerini kapsar biçimde davalı sigorta şirketine ferdi kaza sigortası yaptırdığını beyanla sigorta teminatının 200.000,00 TL olduğunu ileri sürerek 200.00,00 TL tazminatın davalıdan kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili ise; davanın zaman aşımına uğradığını, Kara yolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigorta Poliçesi Genel Şartlarında yer alan hükümler uyarınca davacının maluliyetinin bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. Davalı .... AŞ tarafından, davacı için düzenlenen 1486253 sayılı poliçenin 14.09.2005-2006 tarihleri arasında geçerli olduğu, kaza sonucu vefat halinde 200.000 TL, kaza sonucu sakatlık halinde 200.000 TL bedelli teminat limiti bulunduğu görülmüştür. Dosya kapsamından, 31/10/2005 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu .... plakalı araç ile ... plakalı aracın karışmış olduğu trafik kazası sonucunda davacının yaralandığı, davaya konu trafik kazasına ilişkin ceza yargılamasının yapıldığı Manisa 1.Sulh Ceza Mahkemesinin 2007/445 Esas, 2008/80 Karar sayılı dosyasında ... plakalı araç sürücüsü ...'ın kazanın oluşumunda tam ve asli kusurlu olduğunun belirlendiği, mahkemece 07/02/2008 tarihinde anılı araç sürücüsünün 5237 Sayılı TCK nın 89/1.maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 21/03/2008 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Davaya konu olayda, her ne kadar sigorta poliçesinin adı Hayat Sigorta Poliçesi ise de, Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları 1.madde de de açıklandığı üzere ani ve harici bir hadisenin tesiri ile sigortalının iradesi dışında cismani bir arızaya maruz kaldığı, somut olayın kaza olduğu dikkate alındığında, ödenebilecek sigorta teminatı bakımından eldeki davada Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları dikkate alınmalıdır. Davacının maluliyetinin tespiti bakımından yerel mahkemeye sunulan ve 9 Eylül Üniversitesi Hastanesinden alınan 16/10/2024 tarihli raporda, Kara yolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigorta Poliçesi Genel Şartlarında yer alan hükümler ve arazlar kapsamında 8/b maddesine göre davacının maluliyetinin %50 olarak hesaplandığı, sigortacı bilirkişiden alınan 27/03/2025 tarihli raporda ise davacının davalıdan poliçeye dayalı olarak 100.000-TL talepte bulunabileceğinin belirtildiği, her iki raporun da hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olması karşısında yerel mahkemece hükme esas alınmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, bu haliyle davanın kısmen kabulüne, davadan önce davalı sigorta şirketine başvuru bulunmadığından dosyada bu yönde bir başvuru evrakı da yer almadığından hüküm altına tazminata dava tarihinden itibaren talep ile bağlı kalınarak yasal faiz hükmedilmiş olmasının da usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, davacı ve davalı vekilince bildirilen tüm istinaf taleplerinin 6100 sayılı HMK 353/(1)-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı reddi gerekmiş ve dairemizce aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/05/2025 Tarih ve 2020/155 Esas 2025/457 Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun olduğundan davacı ve davalı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK 353/(1)-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, İstinaf talebinde bulunan davacı tarafından alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davacı tarafından yatırılan 1.708,00 TL'den fazla yatan 1.092,60 TL'nin karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, İstinaf talebinde bulunan davalı tarafından alınması gereken 6.831,00 TL istinaf karar harcından davalı tarafından yatırılan 1.708,00 TL'nin mahsubu ile kalan 5.123,00 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, İstinaf yargılama giderlerinin tarafların kendi üzerinde bırakılmasına, İlişkin, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde temyiz yolu açık olmak üzere 17/10/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.