TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2021/1580 KARAR NO : 2025/1737 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 08/04/2021 NUMARASI : 2018/877 (E) - 2021/418 (K) DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 25/11/2025 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 2…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2021/1580 KARAR NO : 2025/1737 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 08/04/2021 NUMARASI : 2018/877 (E) - 2021/418 (K) DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 25/11/2025 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 26/12/2016 tarihinde, müvekkilinin eşi ... ...'in idaresindeki ... plakalı araç ile davalı nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu ... ...'in hayatını kaybettiğini, davacı eş ile oğlu ...'nın müteveffanın desteğinden yoksun kaldıklarını, Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile müvekkili için 30.000 TL, oğlu için 30.000 TL destekten yoksun kalma/maddi tazminat talebinde bulunduklarını, Sigorta Tahkim Komisyonunca alınan aktüerya bilirkişi raporunda müvekkilinin alabileceği tazminatın 71.319 TL olarak hesaplandığını, müvekkiline yapılan ödemelerin peşin sermaye değerinin SGK'den gelmesinin gecikmesi ve tahkim süresinin dolmuş olması sebebiyle ıslah yapamadan Sigorta Tahkim Komisyonunun taleple bağlı kalarak müvekkili için 30.000 TL tazminata karar verdiğini, 41.391 TL'nin ise karar dışı kaldığını, müvekkilinin bilirkişice hesaplanan ancak karar dışı kalan 41.319 TL tazminat alacağının tahsili amacı ile davalı aleyhine İstanbul Anadolu 9. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile davalı aleyhine %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin 27/04/2018 tarihli işlemle 73.009,22 TL, 18/05/2018 tarihli işlemle 77.670,61 TL ve 20/06/2018 tarihli işlemle 1.985,20 TL destekten yoksun kalanlara tazminat ödemesi yaparak sorumluluğunu yerine getirdiğini ve ibra edildiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; "1-Davanın kısmen kabulüne, Davalının İstanbul Anadolu 9. İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 41.319,00 TL asıl alacak ve 4.635,65 TL işlemiş faiz yönünden takibin (davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limitleriyle sınırlı olmak üzere) aynen devamına, 2-Davacı tarafça talep edilen tazminat şartlarının oluşmaması (alacağın yargılamayı gerektirmesi) sebebiyle reddine" karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili ve davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava konusu edilen miktarın daha önce Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından tespit olunduğunu, mahkemece dava konusunun yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle icra inkar tazminatının reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bu yönüyle kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından yapılan ödemenin güncellenmiş halinin hesaplanan tazminattan düşülmesi gerekirken yapılan ödemenin faiz güncellemesi yapılmadan tazminattan düşülmesi ve bu hesaplama uyarınca hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, TRH 2010 yaşam tablosuna göre yapılan hesaplama uyarınca hüküm kurulması gerektiğini, hesaplama yapılırken 1.8 teknik faizin uygulanması gerektiğini, PMF 1931 tablosu ile yapılan hesaplamanın kabulünün mümkün olmadığını, davacı tarafından kötü niyetli bir şekilde ıslah yapılmayarak ilgili tahkim dosyasının temyiz kesinlik sınırının altında bırakılarak karar verildiğini, konu başvurudaki bakiye taleplerin kabul edilmesinin başvurucu tarafın kötü niyetinin korunması anlamına geleceğini, tüm hukuki süreç ve başvurularda hakkın kullanılmasında iyi niyetin esas olduğunu, bu sebeple davanın reddi gerektiğini, huzurdaki başvurunun Sigorta Tahkim Komisyonunun 2020.E.55530 sayılı dosyası ile tarafları, konusu ve dava sebebi aynı olduğundan kesin hüküm nedeniyle başvurunun reddi gerektiğini, davacı tarafın müterafik kusurunun dikkate alınması gerektiğini, davacının imzasız maaş bordroları uyarınca bilirkişinin hesaplama yapmasının hukuka uygun olmadığını, davayı kabul etmemekle birlikte asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, müteveffanın anne ve babasının hayatta olup olmadığının gözetilmediğini, talepte bulunmasalar dahi tüm destekten yoksun kalanların payları hesaba katılmaksızın yalnızca talepte bulunanlar için hesaplama yapıldığından davacıların payının olması gerekenin üzerinde hesaplandığını, anne ve baba sağ ise yahut davacılar dışında hak sahibi kimse bulunuyor ise bunlar yönünden de hesap yapılmak üzere dosyanın hesap bilirkişisine ek rapor için gönderilmesi gerekirken hüküm kurulmasının hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatının (Sigorta Tahkim Komisyonunca alınan bilirkişi raporunda tespit edilen bakiye destekten yoksun kalma tazminatının) tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.Dosyanın incelenmesinde, alacaklı (davacı) ... ... tarafından borçlu (davalı) ... Sigorta Şirketi hakkında 41.319 TL asıl alacak, 4.635,65 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 45.954,65 TL alacak için İstanbul Anadolu 9. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığı, itiraz üzerine takibin durduğu, eldeki davanın süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Dosyada bulunan Sigorta Tahkim Komisyonu dosyasına ilişkin CD'nin incelenmesinde; başvuran (... ... kendi adına asaleten, ... ...’e velayeten) vekili tarafından dava konusu icra takibinden önce 19/07/2017 tarihinde, Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde davalı ... Sigorta Şirketi aleyhine davalıya ZMSS poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün tam kusuru ile ... plakalı aracın 26/12/2016 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu, başvuranların desteği ... ...’in vefatı nedeniyle eş ... ... için 30.000 TL, oğlu ... ... için 30.000 TL olmak üzere, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik toplam 60.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının poliçe kapsamında tahsili isteminde bulunduğu, Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan bilirkişi kök ve ek raporlarında SGK tarafından yapılan ödemenin tenzil edilmesinden sonra bakiye destekten yoksun kalma tazminatının davacı ... ... için 71.319 TL ve oğlu ... ... için 18.897 TL olmak üzere toplam 90.216 TL olduğunun tespit edildiği, Hakem Heyetince başvuranların destek tazminatlarını eş ... ... yönünden talebe bağlık ilkesi gereği tam, oğlu ... ... yönünden kısmen kabulüne karar vererek, ... ... İçin 30.000 TL, ... ... için 18.897 TL destek tazminatının 01/02/2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ... Sigorta Şirketinden tahsiline karar verildiği, taraf vekillerinin itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetinin 27/03/2018 tarih 2018/İHK-2271 Karar sayılı kararı ile başvuran ve davalı sigorta şirketi vekilleri tarafından yapılan itirazların reddine kesin olmak üzere karar verilmiştir. 1-Davalı vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesi; Davacı tarafından Sigorta Tahkim Komisyonunda talep edilen 30.000 TL destekten yoksun kalma tazminatı dışındaki bakiye destekten yoksun kalma tazminatını talep ettiği somut davada kesin hükmün varlığından söz edilemeyeceğinden davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.İlk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporunda; kazanın oluşumunda davalıya sigortalı aracın sürücüsü ...'ın %100 oranında kusurlu olduğu, davacının murisi sürücü ... ...'in olayda kusursuz olduğu tespit edilmiş olup dosya içeriği itibarıyla desteğin müterafik kusur olarak değerlendirilebilecek nitelikte eylemi kanıtlanmadığından müterafik kusur indirimi yapılmamasında isabetsizlik bulunmamaktadır.Hükme esas alınan aktüerya ek raporunda; müteveffaya ait son 3 aya ait ücret bordroları incelenerek gelirinin asgari ücretin 1,23 katı olduğu kabul edilmek suretiyle dava dışı anne ve babaya ayrılmak suretiyle Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından alınan aktüerya rapor tarihi (23/12/2017) itibarıyla PMF 1931 yaşam tablosu ve TRH 2010 yaşam tablosuna göre seçenekli hesaplama yapılmış, buna göre Yargıtayın güncel kararları gereğince TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant formülüne göre (teknik faiz uygulanmadan) yapılan hesaplama uyarınca, 76.003,81 TL destekten yoksun kalma zararını davalı sigorta şirketinden talep edebileceği, 30.000 TL'sinin ödendiği, bakiye maddi zararının 46.003,81 TL olduğu, 23/12/2017 itibarıyla ve PMF 1931 yaşam tablosuna göre 87.233,79 TL destekten yoksun kalma zararını davalı sigorta şirketinden talep edebileceği, 30.000 TL'sinin ödendiği, bakiye maddi zararının 47.233,79 TL olduğu tespit edilmiş, davaya konu icra takibinde talep edilen asıl alacağın (41.391 TL) her iki yaşam tablosuna göre hesaplanan bakiye maddi zarardan daha az olduğu, İlk Derece Mahkemesinin kararında dosya içeriği ile usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı vekilinin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. 2-Davacı vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesi; Davacının uğradığı destek zararının belirli (likit) olmadığı dikkate alındığında davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmolunmamasında isabetsizlik görülmemiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine, 2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 784,79 TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 169,39 TL'nin davacıya iadesine, 3-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 3.139,16 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 784,79 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.354,37 TL istinaf karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 4-Davacının ve davalının istinaf başvuruları nedeniyle sarf ettikleri yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, 5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 6-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.25/11/2025