T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1508 - 2025/1949 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1508 KARAR NO : 2025/1949 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 30/06/2025 Tarihli Ara Karar NUMARASI : 2025/321 Esas DAVACI : ... (T.C. NO:...) - ... VEKİLİ : Av....…
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1508 - 2025/1949 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1508 KARAR NO : 2025/1949 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 30/06/2025 Tarihli Ara Karar NUMARASI : 2025/321 Esas DAVACI : ... (T.C. NO:...) - ... VEKİLİ : Av.... - ... DAVALI : ...- ... VEKİLİ : Av. ...- ... DAVA TÜRÜ : Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali) TALEP : İhtiyati Tedbir DAVA TARİHİ : 28/03/2025 KARAR TARİHİ : 19/11/2025 KR. YAZIM TARİHİ : 24/11/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; işbu davanın, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu uyarınca kooperatif genel kurul kararlarının iptali talepli bir dava olup; görevli mahkemenin, kooperatif merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davalı kooperatifin merkez adresi Kocaeli ili Dilovası ilçesi sınırlarında bulunması ve Kooperatif Ana Sözleşmesi’nin 39. maddesi de bu yetkiyi açıkça düzenlenmesi sebebiyle davanın Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinde açıldığını, davacının, davalı kooperatifin kurucu ortaklarından olup, 250 ve 772 numaralı iki ayrı ortaklık payının yasal sahibi olduğunu, 03.03.2025 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların, Kooperatifler Kanunu’na, Kooperatif Ana Sözleşmesi’ne, Anayasa’ya ve davacının ortaklık haklarına açıkça aykırılık teşkil ettiğini, bu sebeple söz konusu genel kurulu kararlarının iptali gerektiğini, Tasfiye Kararı Alınmaksızın Ferdileştirme Yapılmasına karar alınmasının hukuksuz olduğunu, kooperatifin tasfiyesi yönünde herhangi bir karar alınmadan, kooperatif taşınmazlarının ferdi mülkiyete konu edilmesi ve tapuların doğrudan ortaklara devri yönünde genel kurul kararı alındığını, bu kararın, Kooperatif Ana Sözleşmesi'nin 65. maddesine açıkça aykırı olduğunu: “Kooperatif tasfiye kararı almadıkça, parsellere ayrılarak arsa ya da hisselendirilerek arsa payı tapusu dağıtılamaz.” ayrıca, aynı genel kurul toplantısında (12. madde) kooperatifin faaliyetlerine devam etmesine de oybirliği ile karar verildiğini, Bu çelişkinin, ferdileştirmenin ancak tasfiye ile mümkün olabileceğini ortaya koymakta ve alınan kararın yok hükmünde olduğunu açıkça gösterdiğini, gündem Dışı Karar Alınması ve Usule Aykırı Genel Kurul Çağrısı yapılmasının iptal sebebi olduğunu, Genel kurul çağrısının, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 45. maddesi uyarınca taahhütlü mektupla ve ortaklara ulaşacak şekilde yapılması gerekirken bu husus dikkate alınmadığını, birçok ortağa ulaşım sağlanmadan toplantı yapıldığını, gündemde bulunmayan konuların (örneğin OSB’ye devir, gecikme faizi, aidat, borçsuzluk belgesi) toplantı esnasında karara bağlandığını, bu durumun hem şekil hem de esas bakımından alınan kararların iptalini gerektirdiğini, Bilanço ve Mali Tabloların Ortaklara Önceden Sunulmaması şekiline usule aykırı olduğunu, Kooperatif Malvarlığının OSB’ye Devri İçin Usulsüz karar alındığını ve yetki verildiğini, Yönetim Kuruluna Sınırsız ve Belirsiz Yetki Verilmesi açıkça kanuna nizama aykırılık teşkil ettiğini, Genel kurulda m² fiyatı dışında hiçbir sınır belirtilmeden, arsa alımı ve trampa gibi işlemler için sınırsız şekilde yetki verildiğini, bu durumun hem mali açıdan belirsizlik yaratmakta hem de Kooperatif Ana Sözleşmesi’nin 45. maddesine açıkça aykırılık teşkil ettiğini, bu husus dahi genel kurul kararlarının iptalini gerektirecek nitelikte olduğunu, kooperatifin amacıyla bağdaşmayan genel kurul kararları alındığını, Çağrı gündemi ile toplantı kararlarının uyumsuz ve çelişkili olduğunu, genel kurul kararlarının uygulanmasının telafisi güç zararlar doğuracağını 03.03.2025 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların, Kooperatif Ana Sözleşmesi’ne, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’na, Türk Medeni Kanunu’na ve Anayasa'nın mülkiyet hakkına ilişkin hükümlerine açıkça aykırı olduğunu, tasfiye kararı alınmaksızın ferdileştirme kararı verilmesi, gündem dışı kararlarla OSB’ye taşınmaz ve demirbaş devri için sınırsız yetkiler tanınması, mali tabloların ortaklara önceden sunulmaması, Kooperatifin faaliyetlerine devam kararıyla çelişen işlemlerle mülkiyetin devredilmek istenmesi gibi pek çok unsur hem şekil hem esas bakımından yokluk veya iptal nedeni olduğunu, söz konusu kararların, ortaklık haklarını ağır şekilde ihlal etmekte, kooperatifin tüzel kişilik yapısını ve malvarlığını tehlikeye atmakta, ayrıca üyelerin rızası olmaksızın taşınmazlarının devrine yol açacak hukuka aykırı sonuçlar doğurduğunu, bu sebeplerle genel kurul kararlarının iptali, mümkün değilse yok hükmünde olduğunun tespiti ve yargılamanın sağlıklı yürütülebilmesi ile telafisi güç zararların önlenmesi amacıyla dava konusu kararların tedbiren uygulanmasının durdurulması gerektiğini beyanla;03.03.2025 tarihli genel kurul toplantısında alınan tüm kararların iptaline, mahkemece uygun görülmediği takdirde söz konusu kararların yok hükmünde olduğunun tespitine, tapuların ferdileştirilmesi ve taşınmazların OSB’ye devri gibi işlemlerin uygulanmasının dava sonuna kadar ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : İlk derece mahkemesince 30/06/2025 tarihli ara karar ile; " ... Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine ... " karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yaklaşık ispat yükü yerine getirildiğini, mahkeme, dava dosyasındaki belgeleri değerlendirmediğini, . ihtiyati tedbirin gerekliliği, telafisi güç zarar riskiyle açıkça ortada olduğunu, geçici hukuki koruma talebinde somut deliller sunulduğunu beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı sadece ve sadece red oyu verdiği toplantı gündeminin 9. maddesi dışında hiç bir karara kaarşı red oyu vermediğini, red oyu verdiği karara karşı da muhalefet şerhini toplantı tutanağına yazdırmadığını, dolayısıyla muhalefet şerhi yazdırmadığından iptal davası açma hakkı olmadığını, genel kurul hazırlığı ve toplantısı mevzuata uygun olarak gerçekleştirilmiş olup davacının iddiaları haksız ve mesnetsiz olduğunu, beyan ile; davacı tarafın istinaf istemlerinin reddine, karar verilmesini, talep ederiz. DELİLLER: Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/321 Esas sayılı 30/06/2025 Tarihli Ara Kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir. Talep; ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince 30/06/2025 tarihli ara karar ile davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. Uyuşmazlık, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 98. maddesi uyarınca, 6102 sayılı TTK'nın 449. maddesi uyarınca davalı kooperatifin 01/03/2025 tarihli genel kurulunda alınan 3, 4, 5, 8, 9 ve 10 nolu kararlarının yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilir. İhtiyati tedbir, 6100 sayılı HMK'nın 389. vd. maddelerinde düzenlenmiştir. 6100 Sayılı HMK'nın 389. maddesinde; ''Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. 6100 Sayılı HMK'nın 390-(3) maddesinde; "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek" zorunda olduğu hüküm altına alınmıştır. Geçiçi hukuki koruma yargılamasını, asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. 6100 sayılı HMK'nın ihtiyati tedbirle ilgili 390. maddesinin gerekçesinde, geçici hukuki korumalarda ispat hususu üzerinde durulmuştur. Kanunda açıkça öngörülmemişse ya da işin niteliği gerekli kılmıyorsa, bir davada, normal bir yargılamada yaklaşık ispat değil, tam ispat aranır. Çünkü, hakim, mevcut ispat ve delil kuralları çerçevesinde, tarafların iddia ettiği bir vakıa konusunda tam bir kanaate varmadan o vakıayı doğru kabul edemez. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 53. maddesi; "Aşağıda yazılı kimseler kanuna, anasözleşme hükümlerine ve iyi niyet esaslarına aykırı olduğu iddiası ile Genel Kurul kararları aleyhine, toplantıyı kovalıyan günden başlamak üzere bir ay içinde, kooperatif merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemeye başvurabilirler. 1. Toplantıda hazır bulunup da kararlara aykırı kalarak keyfiyeti tutanağa geçirten veya oyunu kullanmasına haksız olarak müsaade edilmiyen yahut toplantıya çağrının usulü dairesinde yapılmadığını veyahut gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmediğini yahut da Genel Kurul toplantısına katılmaya yetkili olmıyan kimselerin karara katılmış bulunduklarını iddia eden pay sahipleri; 2. Yönetim Kurulu; 3. Kararların yerine getirilmesi Yönetim Kurulu üyeleri ile denetçilerin şahsi sorumluluklarını mucip olduğu takdirde bunların her biri;..." şeklindedir. Eldeki uyuşmazlıkta, kararlarının yürütülmesinin geri bırakılması için yaklaşık ispat koşulunun (HMK. m.390) oluşup oluşmadığının anılan hüküm (1163 s. KK. m.53) ve nisaplar yönünden incelenmesi gerektiği, bu kapsamda yapılan değerlendirmede; davacının 3, 4, 5, 8 ve 10. Maddelere ilişkin kararların oy birliği ile alındığı, davacının toplantıya katılarak olumlu oy kullandığı, 9. Madde yönünden ise olumsuz oy kullanmakla birlikte muhalefetini tutanağa yazdırmadığı, bu durumda 1163 s. Kooperatifler Kanunu'nun 53. maddesi ile nisaplar yönünden yaklaşık ispatın oluşmadığı anlaşılmaktadır. Diğer yandan, dava konusu gündem maddelerinden 9 ve 10. Maddelerinin ana sözleşmeye aykırılık yönünden yok hükmünde olup olmadığı ve buna göre yaklaşık ispat koşulunun oluşup oluşmadığının değerlendirilmesinde ise; anılan kararların şeklen ana sözleşmeye aykırı olduğu söylenebilir ise de, bunun yaptırımının yokluk olup olmadığının değerlendirilmesinin esas yargılamada yapılması gerektiği, anılan kararların ilgili bakanlığın talebiyle ve 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu gereğince alındığın savunulması, davacı dışındaki diğer ortakların bu kararlar kapsamında taşınmaz mülkiyetlerini iktisap etmek için gerekli işlemleri yapması da dikkate alındığında 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 23. maddesinde düzenlenen ortaklar arasındaki eşitlik ilkesi gereği bu aşamada anılan kararın yürütülmesinin geri bırakılması koşullarının oluşmadığı anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine, karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; Davacının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken harç peşin alındığından, yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yolu için yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-İstinaf eden davacı tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf eden davacıya iadesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 8-Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.19/11/2025 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*