9. Hukuk Dairesi 2025/10025 E. , 2026/378 K. "" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1779 E., 2025/2419 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 29. İş Mahkemesi SAYISI : 2025/9 E., 2025/94 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinl…
9. Hukuk Dairesi 2025/10025 E. , 2026/378 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1779 E., 2025/2419 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 29. İş Mahkemesi SAYISI : 2025/9 E., 2025/94 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirketin yurt dışı şantiyelerinde çalıştığını, net ücretinin Amerikan doları (USD) olarak belirlendiğini, sigorta primlerinin gerçek ücret üzerinden yatırılmadığını, üç öğün yemek ve barınmanın davalı tarafından karşılandığını, davacının haftanın 6 günü 07.00-18.00 arasında ve haftada en az 4 gün de 22.00'ye kadar, ayda en az 2 hafta tatilinde ayrıca tüm dinî, resmî, ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığını ancak ücretlerinin ödenmediğini, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız olarak feshedilmesine rağmen ihbar tazminatı ile kıdem tazminatının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının USD cinsinden faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; öncelikle zamanaşımı def'i, hak düşürücü süre, görev, yetki ve derdestlik itirazlarında bulunduklarını; davacının, davalı Şirket tarafından yürütülen projelerde çalıştığını, davacının çalıştığı süre boyunca aylık sözleşmede yazılı tutarda Suudi Arabistan riyali (...) üzerinden ücret aldığını, davacının iş sözleşmesinin iş yoğunluğunun azalması ve davacının hizmetine ihtiyaç kalmaması nedeniyle kıdem ve ihbar tazminatları ödenerek feshedildiğini, davacının çalıştığı süre boyunca varsa fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının ödendiğini, bordroların ihtirazı kayıt ileri sürülmeden imzalandığını, iş sözleşmesinde ücretin hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ile fazla çalışmayı da kapsayacak şekilde belirlendiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının ... üzerinden belirlenen ücretle çalıştığı, davalı vekilinin cevap dilekçesinde çalışılan ülke hukukunun uygulanmasına ilişkin itirazı olmadığı gibi ön inceleme duruşmasında da bu itiraz ileri sürülmediğinden Türk hukukunun uygulanması gerektiği, iş sözleşmesi davalı işveren tarafından haksız olarak feshedildiğinden davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, fesihten sonra ödenen kıdem tazminatının mahsubu gerektiği, davacının fazla çalışma yaptığı, dinî bayramların 1 günü hariç ulusal bayram ve genel tatil günleri ile ayda 2 hafta tatilinde çalıştığına ilişkin iddiasının ispatlandığı ve ödenmeyen ücret alacaklarının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının yaptığı fazla çalışma ücretinin aylık ücrete dâhil olmadığını, 2. İmzalı bordrolarda 7,5 saat yerine 8 saate bölünerek yanlış hesaplanan fark fazla çalışma ücretinin hesaplanması gerektiğini, 3. Ücret konusunda USD üzerinden anlaşıldığını, davalının ödeme yaparken USD para birimininden ... para birimine çevirerek ödediğini, 4. İbraname adı altında imzalatılan belgenin geçerli olmadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının ücretinin miktarı ile para birimi, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ispatı, hesaplanması ve karşılığının ödenip ödenmediğine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş ve çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır. Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkân dâhilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez. İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazı kaydının bulunması hâlinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazı kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı hâlde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda ise işçinin ihtirazı kayıt ileri sürmesi beklenemeyeceğinden, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının her türlü delil ile ispatı mümkündür. Somut uyuşmazlıkta; İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan 04.02.2025 tarihli bilirkişi ek raporunda davacının fazla çalışma ücreti alacağı Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararında yer alan hususlar dikkate alınarak tanık beyanlarına göre belirlenmiş ve imzalı bordrolarda fazla çalışma ücreti tahakkuku bulunan aylar dışlanarak sonuca varılmıştır. Ancak fazla çalışma ücreti tahakkuku bulunan imzalı bordrolarda günlük ücret 7,5 saat yerine 8 saate bölünmek suretiyle saat ücretleri eksik hesaplanmış olup, bu şekilde davacının fazla çalışma ücreti tahakkuku bulunan dönemler yönünden fark fazla çalışma ücreti alacağının hesaplanması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır. 3. Diğer taraftan dosya kapsamında yer alan "Kıdem Tazminatı Bordrosu ve İbraname" başlıklı belgede ödendiği belirtilen kıdem tazminatı miktarı, hesaplanan kıdem tazminatından mahsup edilerek sonuca varılmıştır. Söz konusu ödemeye ilişkin banka aracılığıyla yapılmış herhangi bir ödeme belgesinin dosya kapsamına yansımamış olması karşısında bu belgedeki miktarın hesaplamalarda değerlendirilmesi hatalıdır. Gerekirse davacı asılın bu belgelere yönelik beyanı alınmalı, varılacak sonuca göre söz konusu alacağın mevcudiyeti ve miktarı yönünden yeniden değerlendirme yapılarak sonuca gidilmelidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.