T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/741 - 2026/754 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/741 KARAR NO : 2026/754 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 26/01/2026 (G.K.) - 16/02/2026 (EK Karar) NUMARASI : 2026/55 Esas - 2026/108 Karar DAVACI : VİG MAKİNA SAN…
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/741 - 2026/754 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/741 KARAR NO : 2026/754 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 26/01/2026 (G.K.) - 16/02/2026 (EK Karar) NUMARASI : 2026/55 Esas - 2026/108 Karar DAVACI : VİG MAKİNA SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : PERLİTE PRİVATE JOİNSTOCK COMPANY - ... VEKİLİ : Av. ... DAVA TÜRÜ : Yargılanmanın Yenilenmesi DAVA TARİHİ : 22/01/2026 KARAR TARİHİ : 24/04/2026 KR. YAZIM TARİHİ : 24/04/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; yargılamanın yenilenmesi talep edilen Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'nin 2023/502 E. - 2024/1789 K. sayılı dosyasıyla yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüne karar verildiğini, işbu karara karşı taraflarınca temyiz kanun yoluna başvurulduğunu; Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2025/1091 Esas, 2025/6598 Karar sayılı dosyasıyla, "Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı" düşüncesiyle Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın onanmasına kesin olarak karar verildiğini, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2025/1091 Esas, 2025/6598 Karar sayılı dosyasıyla verilen kararda karşı oy bulunduğunu, bahsi geçen karşı oy ve yargılamanın yenilenmesi talep edilen dava dosyası incelendiğinde de anlaşılacağı üzere; dosyada en temel çözülmesi gereken konunun 3.000.000,00 EURO ödemenin taraflar arasındaki hangi sözleşmeye istinaden olduğunu, bu kapsamda, konuyu aydınlatabilmek adına, yargılama sırasında müvekkil tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgeye, Yargıtay tarafından karar verildikten sonra ulaşıldığını, hal böyleyken, işbu dilekçe ile HMK'nun 374 Vd maddeleri gereğince yargılamanın yenilenmesini talep etme zorunluluğunun hasıl olduğunu, Yargıtay tarafından karar verildikten sonra, Halk Bankası tarafından hazırlanarak müvekkiline teslim edilen 21.01.2026 tarihli yeni bir yazı bulunduğunu, işbu yazıyla görüleceği üzere; 3.000.000-EURO bedelli, 08.12.2010 düzenleme tarihli ve 01.06.2011 tarihine kadar süreli teminat mektubu, teminat mektubunun verildiği Halk Bankasınca da detaylı olarak izah edildiği üzere; Pars Aluman şirketi ile yapılan 15.05.2010 tarihli sözleşmeye istinaden verildiğini, dosya kapsamıyla, davacı tarafından 01/06/2011 tarihinden teminat mektubuna istinaden yapılan 3.000.000-EURO ödemenin Pars Aluman şirketi ile yapılan 15/05/2010 tarihli sözleşmeye ilişkin olduğunun da sabit olduğunu, nitekim 3.000.000-EURO bedelli ödemenin dekontunda açıkça NW... mektup numaralı teminat mektubunda istinaden ödeme yapıldığının açıkça yazdığını, anılan belgenin incelenmesiyle, "3.000.000,00- EURO ödemenin taraflar arasındaki hangi sözlemeye istinaden olduğu" hususu da kesin olarak çözülmediğini, bu belgeyle yeniden yargılama yapıldığında, davacı aleyhine verilen kararın içeriğinin farklılaşacağı ve davanın müvekkili lehine sonuçlanacağının açık olduğunu, asla karşı tarafın müvekkilden alacaklı olduğunun ve müvekkil şirketin borçlu sıfatına haiz olduğunun kabulü anlamına gelmemekle birlikte; karşı taraf Gebze İcra Müdürlüğü'nün 2025/1003 E. Sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, Gebze İcra Müdürlüğü'nün 2025/1003 Esas sayılı dosyasında, yargılama devam ederken, müvekkil tarafından 207.400.000,00-TL'lik teminat mektubu sunulduğunu bu sebeple; yargılamanın yenilenmesi sebeplerinin kabul edilerek; Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'nin 2023/502 E. - 2024/1789 K. Kararı hakkında HMK 374 vd maddeleri uyarınca yargılamanın yenilenmesine, karşı tarafça açılan davanın (Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/763 E. - 2022/927 K.) reddine, davacı bakımından sonradan telafi edilemeyecek zararların doğmasının önlenmesi amacıyla, HMK'nun 381. Maddesi uyarınca öncelikle Gebze İcra Müdürlüğü'nün 2025/1003 E. Sayılı dosyasına yer alan 207.300.000,00-TL'lik teminatın HMK'nun 381. maddesi uyarınca teminat olarak sayılmasına ve bu kapsamda davacıdan yeniden teminat talep edilmeksizin Gebze İcra Müdürlüğü'nün 2025/1003 E. sayılı dosyasının infazının/karşı tarafa ödeme yapılmasının durdurulmasına, mahkeme aksi kanaatte ise mahkemenizce takdir edilecek teminat karşılığında Gebze İcra Müdürlüğü'nün 2025/1003 E. sayılı dosyasının infazının/karşı tarafa ödeme yapılmasının durdurulmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından 2021/763 E. 2022/927 K. sayısı ile verilen karar taraflarınca istinaf edilerek Sakarya Bölge Adiye Mahkemesine gönderildiğini, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'nin 2023/502 E. 2014/1789 K. Sayılı kararının müvekkili şirket lehine sonuçlanarak istinaf başvurularının kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurulmasına karar verildiğini, Sakarya Bölge Adliyesi 7. Hukuk Dairesi tarafından ilk derece mahkemesi kararı kaldırılıp, yeniden karar verildiği için ve bu kararın niteliği hüküm olduğundan yargılamanın iadesi kapsamında yapılacak müracaatların muhatabının ilk derece mahkemesi olan Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi değil, kararı veren Sakarya Bölge Adliyesi olduğunu, bu sebeple dosyanın görevsizlik ve yetkisizlik sebebiyle Sakarya Bölge Adliyesi Mahkemesine gönderilmesi gerektiğini, bu hususta emsal karar niteliğinde olan Yargıtay 5. Hukuk Dairesi'nin 2021/8009 Esas ve 2021/14027 Sayılı kararını sunduklarını, değinlen kanun hükmü ışığında yargılamanın iadesini içeren dilekçenin, yargılamanın yenilenmesi talebine dayanak kararı veren Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesince incelenip karara bağlanması gerekmekte olup, uyuşmazlığın Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesince görülüp sonuçlandırılması gerektiğini, Sakarya Böge Adliyesi 7. Hukuk Dairesi tarafından verilen söz konusu karar yasaya ve usule tamamen uygun olup, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2025/1091 E. ve 2025/ 6598 K. Sayısı ile bu kararın onandığını, usul, yasa ve hakkaniyete uygun şekilde karar verilerek adaletin tecelli ettiğini, yargılamanın tüm aşamaları bitmiş ve karar onanınca davacı tarafından davalının parasını almasının önüne geçmek için 21.01.2026 tarihinde bankadan aldıkları bir yazıyla sayın mahkemede haksız ve hukuki dayanaktan yoksun işbu davayı açtıklarını, dolayısıyla yargılamanın iadesi koşullarının oluşmadığını, davalarının somut-kesin delillerle ispatlandığından ve yargılama sürecinde tüm deliller incelenerek hüküm verilip kesinleştiğinden; söz konusu belge delillerin değerlendirmesi açısından davacının yargılamada kendisine üstünlük sağlayacağı bir belge de olmadığını ayrıca davacının kesinleşen davadaki iddialarıyla aynı iddialarda bulunduğunu ve bunların kesinleşen davanın tekrarı niteliğinde olduğunu bu sebeple; HMK 375. Maddesinde belirtilen yargılama yenilenmesi sebepleri oluşmadığından, ortada elde olmayan nedenlerle şimdiye kadar elde edilememiş bir yeni delil bulunmadığından haksız ve hukuka aykırı talepleri ihtiva eden davanın reddine, ilamların icrasının sürüncemede bırakılmasına ve müvekkili şirketin uzun süredir devam eden mağduriyetinin devamına yol açacak infazın-ödeme yapılmasının durdurulması talebinin reddine, aksi kanaat halinde davalı şirketin kesinleşmiş ilama dayanan alacağının tüm ferileriyle beraber teminat altına alınmasına , karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ...1-6100 sayılı HMK'nın 2. maddesi uyarınca davaya bakma görevi Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'ne ait olduğundan Mahkememizin görevsizliğine, davanın HMK'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE, 2-Karar kesinleştiğinde ve süresi içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın yetkili ve görevli Sakarya Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'ne gönderilmesine, 3-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin, görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'ne gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğine, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine, 4-HMK 331/2 maddesi uyarınca davaya başka bir mahkemede devam olunacağından yargılama giderlerine bu aşamada hükmedilmemesine, 5-İhtiyati tedbir talebinin KABULÜNE, % 25 nakit teminat veya kesin/süresiz banka teminat mektubu karşılığında yalnızca icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi için ihtiyati tedbir konulmasına, davacı tarafından teminat yatırıldığına dair makbuz mahkememize ibraz edildiği takdirde İcra Müdürlüğü'ne müzekkere yazılmasına, teminat yatırıldığında, ihtiyati tedbir kararından bir suretin talep eden vekiline verilmesine ... " karar verilmiştir. İhtiyati tedbir kararına itiraz eden davalı vekili sunmış olduğu dilekçesi ile; görevsizlik kararı veren mahkemenin, ihtiyati tedbir talebini de reddetmesi gerektiğini, görevsizlik veya yetkisizlik kararı veren mahkeme bu kararı ile dosyadan el çekmiş olduğundan artık bu aşamadan sonra tedbir talebi hakkında değerlendirme yapması ihtiyati tedbir kararı vermesi mümkün olmayacağını, mahkeme tarafından davacı tarafından tedbir talepli açılan yargılamanın iadesi davasında davaya bakma görevi Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesine ait olduğundan; Mahkemenin Görevsizliğine Davanın 114/1-C ve 115/2 maddeleri gereğince usulden reddine karar verildiğini, bu kararın haklı ve yerinde bir karar olduğunu, ancak HMK 390. maddesinin kesin ve emredici nitelikte olduğunu, ihtiyati tedbir dava açıldıktan sonra asıl davanın görüldüğü mahkemeden istenmesi gerektiğini, Mahkeme tarafından resen dikkate alınması gerektiğini, zira ihtiyati tedbir talep edildiğinde, öncelikle uyuşmazlıkta mahkemenin görevli ve yetkili olup olmadığı hususunun incelenmesi gerektiğini, görevsiz ve yetkisiz bir mahkemeden ihtiyati tedbir talep edilmesi halinde, mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına ve resen usulden reddedilmesine de karar verilmesi gerektiğini, ancak sayın mahkeme tarafından mahkemenin görevsiz olduğuna karar verildikten sonra ihtiyati tedbir talebinin de reddedilmesi gerekirken, varsa da kaldırılması gerekirken, görevsizlik kararıyla birlikte ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verildiğini, sayın mahkeme tarafından verilen tedbir kararı doğrultusunda bu icra dosyasında teminat mektubunun paraya çevrilerek davalı şirkete ödenmemesine yönelik karar gereğince; davalı şirket açısından telafisi mümkün olmayan zararlar doğduğunu, bu karar kaldırılmadığı takdirde, davalı şirket açısından telafisi mümkün olmayan zararların da devam edeceğini ve davalı şirketin çok ciddi mağduriyet yaşayacağını, davacının dava dosyasında bu teminat mektubunun 15.05.2010 tarihli dava dışı Pars şirketi ile Vig şirketi arasındaki sözleşme için verildiğini iddia etmesi ve teminat mektubunda ve yapılan ödemelerde hiçbir şekilde üçüncü bir şirketten bahsedilmemesi bankanın bilgi yazısında teminat mektubunun iddia edilen 15.05.2010 tarihli bu sözleşmeyi garanti ettiğini belirtmesi kendilerinin tanzim ettiği teminat mektubunun içeriğine aykırı olduğunu, tüm yargılama süreçleri bittiği halde, deliller incelenerek haklılığı Yargıtay tarafından da onaylanarak karar kesinleştiği halde, hükmü etkileyecek hiçbir niteliği olmayan bu banka bilgi yazısı adı altında bir belgeyle bu kararlar baltalanmaya çalışıldığını, davacının kötüniyetli olarak davalının parasını almasını engellemeye çalıştığını, mahkemenin ihtiyati tedbir kararına itirazımızın kabulüne, görevsizlik ve tedbir kararının şartları oluşmadığından ivedi olarak ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına ve yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece 16/02/2026 tarihli ek karar ile; " ... 1-İhtiyati tedbire karşı yapılan itirazının REDDİNE, ... " karar verilmiştir. Gerekçeli karara karşı davacı vekili, ek karara karşı ise davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin görevsizlik kabulü, yenilemenin pratikte “dosya üzerinden” ele alınabileceği varsayımına dayandığını, oysa yenileme kapsamında toplanması zorunlu deliller; bankadan tam teminat/kredi dosyası ve iç yazışmalar, SWIFT/ödeme kayıtları; yabancı ülke makamlarından defter-mutabakat ve sicil belgeleri; lojistik-navlun-konşimento-liman kayıtları; gümrük belgeleri; tedarikçi teknik dokümanlar; bunların doğrulanması için bilirkişi incelemeleri gibi yoğun delil ikamesi gerektirdiğini, bu kapsamlı tahkikat, usul tekniği itibarıyla ilk derece mahkemesinde yürütülmeye elverişli olduğunu ve yenileme talebinin esasıyla doğrudan bağlantılı olduğunu beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili ek karara ilişkin istinaf dilekçesinde özetle; görevsizlik veya yetkisizlik kararı veren mahkeme bu kararı ile dosyadan el çekmiş olduğundan artık bu aşamadan sonra tedbir talebi hakkında değerlendirme yapması ihtiyati tedbir kararı vermesi mümkün olmayacağını, yargılamanın iadesi koşulları oluşmadığını, davanın somut-kesin delillerle ispatlandığından ve yargılama sürecinde tüm deliller incelenerek hüküm verilip kesinleştiğinden; söz konusu belge delillerin değerlendirmesi açısından davacının yargılamada kendisine üstünlük sağlayacağı bir belge de olmadığını, ayrıca davacı kesinleşen davadaki iddialarıyla aynı iddialarda bulunmuştur ve bunlar kesinleşen davanın tekrarı niteliğinde olduğunu beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; söz konusu tedbir kararı; davalı şirketin uzun yıllardır tahsil edemediği haklı alacağının tahsilini daha fazla geciktirmekte; yapılan ödemelerden sonra geçen zaman içerisinde ve devamında yıllardır süren yargılama aşamaları neticesinde, davalı şirket haklı alacağından uzun süredir mahrum kalmış olup, bu durum davalı şirket açısından ciddi bir mağduriyet yarattığını, bu mağduriyetin davalı şirketin nakit akışını sekteye uğratmış olup şirketin ticari hayatını sürdürmede büyük zorluklara sebep olduğunu beyan ile; davacı tarafın istinaf istemlerinin reddine, karar verilmesini, talep ederiz. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafın, ilk derece mahkemesinin verdiği ihtiyati tedbir kararına yönelik istinaf başvurusu da maddi ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu beyan ile; davalı tarafın istinaf istemlerinin reddine, karar verilmesini, talep ederiz. DELİLLER: Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/01/2026 Tarih - 2026/55 Esas - 2026/108 Karar sayılı kararı ile 16/02/2026 tarihli ek kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; yargılanmanın yenilenmesi istemine ilişkindir. Talep; ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince 26/01/2026 tarihli gerekçeli karar ile mahkemenin görevsizliğine ve ihtiyati tedbir talebinin kabulüne dair karar verildiğini, davalı vekilince ihtiyati tedbir yönünden itirazda bulunulması üzerine 16/02/2026 tarihli ek karar ile ihtiyati tedbire itirazın reddine karar verildiği ve gerekçeli karara karşı davacı vekili, ek karara karşı ise davalı vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. İlk derece mahkemesince verilen 26/01/2026 tarihli gerekçeli karar ile 16/02/2026 tarihinde verilen ek kararların ayrı ayrı istinaf edilmesine rağmen, tek bir istinaf formu düzenlendiği ve dosyanın bu şekilde istinaf incelemesine gönderildiği görülmekle; Dosya düzeni ve incelemenin sağlıklı yapılabilmesi bakımından, istinaf başvurusuna konu her bir karar için ayrı ayrı istinaf formu düzenlenmesi gerektiği, ek karara ilişkin bir istinaf formu düzenlenmediği anlaşıldığından ek karara ilişkin ayrıca istinaf formu düzenlendikten sonra dosyanın Dairemize geri gönderilmesi için 6100 sayılı HMK'nın 352. maddesi gereğince; dosyanın ilk derece mahkemesine geri çevrilmesine, karar vermek gerekmiştir. Asıl karara yönelik istinaf incelemesinde ise; Ön sorun olarak yapılan incelemede; ilk derece mahkemesince dairemizin görevli olduğundan bahisle verilen görevsizlik kararının hangi kanun yoluna tabi olduğu ve dairemizce incelenip incelenemeyeceği değerlendirildiğinde; 6100 sayılı HMK'nın 362/1-c bendinde "Yargı çevresi içinde bulunan ilk derece mahkemelerinin görev ve yetkisi hakkında verilen kararlar ile yargı yeri belirlenmesine ilişkin kararlar"ın temyiz edilemeyen kararlar arasında sayılması ve aksine açık bir düzenlemenin de bulunmaması, görevsizlik kararı veren mahkemenin dairemizin yargı çevresi içerisinde bulunması nedeniyle eldeki istinaf istemine konu görevsizlik kararı yönünden temyiz yolunun kapalı olduğu sonucuna varılmıştır. Yine 6100 sayılı HMK'nın 20-23, ve 341 vd. maddelerinde eldeki uyuşmazlık gibi bir durumda dairemizin istinaf incelemesi yapmasına engel bir düzenleme bulunmadığından, dosyanın da dairemize istinaf istemi ile gelmesi nedeniyle dairemizce istinaf incelemesi yapılmasına karar verilmiştir. Dairemiz önüne gelen uyuşmazlık, eldeki yargılamanın iadesi talebinde ilk derece mahkemesinin görevli olup olmadığı noktasındadır. Yargılanmanın iadesine konu dava dosyasının incelenmesinde; Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 01/12/2022 tarih, 2021/763 E., 2022/927 K. Sayılı kararının istinafı üzerine Dairemizin 06/12/2024 tarih, 2023/502 E., 2024/1789 K. Sayılı kararı ile kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurulmasına karar verildiği, kararın temyizi üzerine Yargıtay 11. HD'nin 04/11/2025 tarih, 2025/1091 E., 2025/6598 K. Sayılı kararı ile dairemiz kararının onanarak kesinleştiği anlaşılmaktadır. 6100 sayılı HMK'nın İnceleyecek mahkeme ve teminat başlıklı 378. maddesinin 1. fıkrası; "(1) Yargılamanın iadesi talebini içeren dilekçe, kararı veren mahkemece incelenir." şeklindedir. Bu hükümde belirtilen "kararı veren mahkemece" kavramından anlaşılması gereken infaz edilecek hükmü veren mahkemedir. Bu anlamda, ilk derece mahkemesi kararının istinaf dairesince kaldırılıp yeniden hüküm verildiği durumlarda kararı veren mahkeme istinaf dairesi olup yargılamanın iadesinde de bu daire görevli hale gelecektir. Yargıtay içtihatları da bu yöndedir (Yargıtay 5. HD'nin 02/03/2026 tarih, 2025/14222 E., 2026/3643 K.; Yargıtay 5. HD'nin 29/11/2021 tarih, 2021/8009 E., 2021/14027 K.). Bu durumda ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan istinaf isteminin reddi gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle; görevsizlik kararı yönünden, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine, ek karara yönelik istinaf istemi yönünden dosyanın geri çevrilmesine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-16/02/2026 tarihli Ek karara ilişkin olarak 6100 sayılı HMK'nın 352. maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 2-6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; Davacının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken harç peşin alındığından, yeniden alınmasına yer olmadığına, 4-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına, 5-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden taraf üzerinde bırakılmasına, 6-İstinaf eden tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine, 7-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 8-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 9-Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.24/04/2026 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*