T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/117 Esas KARAR NO : 2025/1324 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 04/11/2021 NUMARASI : 2019/211 Esas, 2021/822 Karar DAVANIN KONUSU: Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptali - Menfi Tespit KARAR TARİHİ: 16/10/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜN…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/117 Esas KARAR NO : 2025/1324 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 04/11/2021 NUMARASI : 2019/211 Esas, 2021/822 Karar DAVANIN KONUSU: Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptali - Menfi Tespit KARAR TARİHİ: 16/10/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin vefat eden eşi ....'in mirasçısı olarak davalı Kooperatifteki üyelik hakkını devraldığını ve 03.04.2018 tarihinde üyeliğinin gerçekleştiğini, müvekkilinin üyelik hakkı bulunmasına rağmen diğer üyelerin müvekkili yok sayarak anlaşma yaptıklarını, üyeliğin devamı sırasında davalı tarafından ihtarname gönderilerek 30.04.2018 tarihi itibariyle faiz dahil toplam 449.721,00 TL borcu bulunduğunu ve otuz gün içerisinde ödeme yapılmaması halinde müvekkilinin ihraç edileceğinin ihtar edildiğini, ilgili ihtarnameye borcun bulunmadığı ve var ise borcun detaylandırılması için cevap ve itirazlarda bulunduklarını, davalı kooperatif tarafından istenen bedelin detaylandırılmasının yapılmadığını ve borcun ödenmesine ilişkin yeniden ihtarname gönderdiklerini, son olarak davalı Kooperatif tarafından İstanbul 37. Noterliği 02.11.2018 tarihli ... yevmiye numarası ile müvekkilinin ortaklıktan çıkarıldığına ilişkin ihtarname gönderildiğini, bunun üzerine Eyüpsultan 11. Noterliği 06.12.2018 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname ile haksız istenen borç bildirimine ve ihraç işlemine süresinde itiraz ettiklerini, zira müvekkilin üyelik tarihi itibariyle aidat borcunun 55.419,00 TL olmasının hayatın olağan akışına ters olduğu gibi 394.302,00 TL gecikme faizi işlemesinin de mümkün olmadığını, faiz oranının fahiş olduğunu, yüksek rakamları bulan üyelik aidatlarının ve fahiş tutardaki gecikme faizinin müvekkilden talep edilmesinin kooperatifin amacına aykırı olduğunu, ayrıca her bir kooperatif üyesinin arazi karşılığında üyelik edindiğini ve herhangi bir aidat bedeli ödenmesi konusunda anlaşma yapılmadığını, öte yandan yönetim kurulunun ihraç kararına yönelik itirazlarının genel kurul tarafından değerlendirilmediğini, ihraç işlemine ilişkin 3 aylık sürede genel kurula sunulmak üzere itiraz ettiklerini ancak genel kurul tarafından bir toplantı yapılmadığını, yapılmış ise de müvekkilinin toplantıya çağrılmadığını işbu sebeple huzurdaki davayı ikame ettiklerini belirterek davalı Kooperatifce haksız olarak talep edilen 449.721,00 TL'nin ve üyelikten ihraç kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili tarafından cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından aidat ödeme yükümlülüğünün yerine getirilmediğini, bu sebeple davacı tarafa üç adet noter ihtarnamesi gönderdiklerini, gönderilen ihtarnamelere rağmen biriken aidat borcunun ödenmemesi üzerine Kooperatif yönetimi tarafından davacının 02.11.2018 tarihinde ihraç edildiğini ve ihtarnamenin davacıya gönderildiğini, ayrıca borç bildiriminin detayının da ihtarname ile davacıya gönderildiğini, ancak üç aylık yasal süre geçtikten sonra davanın açıldığını, süresinde açılmamış olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, öte yandan gerek davacının gerekse merhum eşinin 15 yılı aşkın süredir kooperatif üyeliğinden kaynaklanan aidat borçlarını ödemediklerini, aidat borcunun ödenmemesinin Kooperatif Kanununa göre ihraç sebebi olduğunu, diğer üyelerin aidat borçlarını düzenli olarak ödediklerini, faiz oranının fahiş olmadığını zira faiz oranının kanuna uygun olarak 2007 yılında genel kurul kararı ile belirlendiğini, tüm bu sebeplerle davacı tarafından açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; Kooperatifler Yasasının 16. Maddesi uyarınca kooperatif üyeliğinden çıkarılmaya yönetim kurulunca karar verilmesi halinde, kararın ilgiliye tebliğden itibaren 3 aylık süre içerisinde genel kurula itiraz edilebileceği ve itirazın yönetim kurulunca ilk toplanacak genel kurula sunulmasının yasal bir zorunluluk olduğunu, somut olayda davacının üyelikten çıkarılmaya ilişkin yönetim kurulu kararına karşı 3 aylık yasal sürede noter aracılığıyla itiraz ettiği ancak yönetim kurulunca itirazın genel kurula sunulmadığı dolayısıyla, üyelikten çıkarılmaya ilişkin dava konusu yönetim kurulu kararının yasaya aykırı olduğu anlaşılmakla kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali istemi yönünden talebin kabulüne karar verildiği; Menfi tespit istemi yönünden yapılan incelemede ise, bilirkişi kurulu raporuna atıfla müteveffanın ve mirasçısı davacının kooperatif üyeliğinden kaynaklı Temmuz 2007 dönemi öncesi aidat borcunun davalı tarafça, bu dönem sonrası aidat borcunun ödendiğinin davacı tarafça ispatlanamadığını, davalı kooperatif genel kurul kararıyla Temmuz 2007 dönemi sonrası aidatlara aylık %3 ve yıllık %36 faiz uygulanacağı kararlaştırılmış ise de, 3095 sayılı yasanın 1. Maddesi gereği uygulanması gereken faiz oranının %13,50 olduğu, bu kapsamda Temmuz 2007 ile dava tarihi arasındaki dönemdeki aidat borcunun 32.189,77 TL ana para ve 48.830,00 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 81.019,77 TL olduğu, bu miktarı aşan yönden davacının borçlu olduğunun davalı tarafça kanıtlanamadığı kanaatiyle davacının menfi tespit isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davalı vekili ve katılma yoluyla istinaf eden davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; Davacının vefat eden eşi ....'in mirasçısı sıfatıyla kooperatif üyelik hakkını borçları ile birlikte devraldığını, davacının kooperatif aidat ödeme yükümlülüğünü yerine getirmemesi üzerine üç adet ihtarname gönderildiğini, davacının buna rağmen borcunu ödemediğini, akabinde müvekkil kooperatif yönetim kurulunun genel kurulun vermiş olduğu yetkiye dayanarak davacıyı ihraç ettiğini, işbu ihraç sürecinin usulüne uygun olarak yapıldığını, 2018 yılı olağan genel kurul toplantısı tutanağında belirtildiği üzere genel kurulca yönetim kuruluna aidatlarını ödemeyen üyelerin ihraç edilmesine dair yetki verildiğini, davacının yasada belirtilen prosedüre uymayarak dava açtığını, ayrıca bilirkişi raporunda davacının müteveffa eşi ... ...'in 2007 yılı öncesinden gelen 4.580,00 TL aidat borcunun kaydının bulunmaması nedeniyle borcun görmezden gelindiğini, yine bilirkişi raporunda uygulanması gereken faiz oranının hatalı belirlendiğini, faiz hesaplamasının %18 üzerinden yapılması gerektiğini, tüm bu hususların bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde belirtildiğini ancak mahkemece dikkate alınmayarak karar verildiğini belirterek hukuka aykırı kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Katılma yoluyla istinaf eden davacı vekili istinaf nedenleri olarak; Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan hesaplamaların fahiş olduğunu, eksik ve hatalı bilirkişi raporuna göre karar verilmesinin hatalı olduğunu, müvekkilin eşinin yönetim kurulu başkanı olması sebebiyle aidat borcundan muaf olduğunu, dolayısıyla müvekkilinin 03.04.2018 tarihinden itibaren borçlardan sorumlu tutularak bu tarihe göre hesaplama yapılması gerektiğini, o dönemlerde kooperatifte muhasebeci olarak görev yapan tanığı dinletmek istemlerine rağmen yerel mahkemenin tanığı dinlemeden karar verdiğini, tanığın dinlenmesi suretiyle yeniden alınacak bilirkişi raporuna göre karar verilmesi gerektiğini, ayrıca 2018 öncesinde herhangi bir aidat borcu ve faizi ile ilgili müvekkilin temerrüde düşmediği bu sebeple de müvekkilin üyelik tarihi olan 13.04.2018 tarihine kadar yapılan hesaplamaya itiraz ettiklerini, Kooperatif tarafından talep edilen faiz oranlarının ise TBK 120 kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirterek menfi tespit yönünden verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini, yönetim kurulu kararının iptaline yönelik verilen kararın usul ve yasaya uygun olması sebebiyle de davalı vekili tarafın yapılan istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali ve davacının 449.721,00 TL tutarında borcunun bulunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davalı tarafından İstanbul 37. Noterliği 02.11.2018 tarihli ... yevmiye numarası ile davacının kooperatif üyeliğinden ihraç edildiğine ilişkin ihtarname gönderildiği, bunun üzerine davacı tarafından Eyüpsultan 11. Noterliği 06.12.2018 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname ile ihraç kararına itiraz edilerek 17.04.2019 tarihinde ihraç kararının iptali ve borcunun bulunmadığına için menfi tespit davasının açıldığı anlaşılmıştır Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davalı ve katılma yoluyla davacı hükmü istinaf etmiştir.İstinafa konu uyuşmazlık, kooperatif tarafından verilen üyelikten çıkarılma kararının usule ve hukuka uygun olup olmadığı, davacının davalıya aidat borcunun bulunup bulunmadığı ve miktarı, uygulanan faiz oranın fahiş olup olmadığı ve hükme esas alınan bilirkişi raporunun ve Mahkeme kararının yerinde olup olmadığına ilişkindir. 1.Davalı Kooperatif tarafından verilen üyelikten çıkarılma kararının iptali talebi yönünden yapılan incelemede ;Davalı vekili istinaf dilekçesinde, bilirkişi raporu ve gerekçeli karardaki, davacının bu itirazı neticesinde davacının 3 aylık hak düşürücü süresinin başlamadığı ve davanın süresinde açıldığı yönündeki tespitlere katılmadıklarını, zira davacının itirazını prosedüre uygun yapmadığını, davacının kooperatif yönetimine itiraz ettiğini, yasada belirtildiği gibi genel kurula itiraz etmediğini, genel kurula yapılan bir itiraz olmadığından ihraç kararının müteakip yapılan ilk genel kurulda gündeme gelmediğini ileri sürmüştür. Kooperatif ortaklığından çıkarılma esasları ve itiraz usulü 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 16. maddesinde düzenlenmiştir. Kanuna göre," kooperatif ortaklığından çıkarılmayı gerektiren sebepler anasözleşmede açıkça belirtilmelidir. Ortaklar anasözleşmede açıkça gösterilmeyen sebeplerle ortaklıktan çıkarılamazlar. Ortaklıktan çıkarılmaya ilişkin karar, yönetim kurulunun teklifi ile genel kurulca verilir. Ana sözleşme, çıkarılanın genel kurula başvurma hakkı saklı kalmak üzere, bu hususta yönetim kurulunu da yetkili kılabilir. Çıkarılma kararı gerekçeli olarak tutanağa geçirileceği gibi, ortaklar defterine de yazılır. Kararın onaylı örneği, çıkarılan ortağa tebliğ edilmek üzere, on gün içinde notere tevdi edilir. Bu ortak tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde itiraz davası açabilir. Tebliğ edilen karar, yönetim kurulunca verilmiş ise ortak, üç aylık süre içinde genel kurula da itiraz edebilir. Bu itiraz, ilk toplanacak genel kurula sunulmak üzere, yönetim kuruluna noter aracılığı ile tebliğ ettirilecek bir yazı ile yapılır. Genel kurula itiraz edildiği takdirde, yönetim kurulunun çıkarma kararı aleyhine itiraz davası açılamaz. İtiraz üzerine genel kurulca verilecek karara karşı itiraz davası hakkı saklıdır.Üç aylık süre içinde, genel kurula veya mahkemeye başvurmak suretiyle itiraz edilmeyen çıkarılma kararları kesinleşir. Haklarındaki çıkarma kararı kesinleşmeyen ortakların yerine yeni ortak alınamaz. Bu kişilerin ortaklık hak ve yükümlülükleri, çıkarılma kararı kesinleşinceye kadar devam eder." şeklindedir.Somut uyuşmazlıkta, davacının Kooperatiften çıkarılmasına ilişkin karar yönetim kurulunca alınmıştır. Davalı Kooperatif tarafından 18.04.2018 tarihinde İstanbul 37.Noterliği ... yevmiye numaralı birinci ihtarname ile davacıya 30 gün süre verilerek borcun ödenmesinin talep edildiği, yine 06.07.2018 tarihinde İstanbul 37.Noterliği ... yevmiye numaralı ikinci ihtarname ile davacıya 30 gün süre verilerek borcun ödenmesinin talep edildiği ve son olarak 20.09.2018 tarihinde İstanbul 37.Noterliği ... yevmiye numaralı üçüncü ihtarname ile borcun ödenmesinin talep edildiği görülmüştür. 02.11.2018 tarihinde toplam 449.721,00 TL tutarındaki borcun davacı tarafından ödenmediği belirtilerek İstanbul 37.Noterliği ... yevmiye numaralı ihtarname ile davacının kooperatif üyeliğinden çıkarılmasına ilişkin karar verilmiştir. Davacı tarafça Eyüpsultan 11.Noterliği aracılığıyla 06.12.2018 tarihinde davalı koperatife hitaben ihraç kararına itiraz ettiğini belirtir ihtarname gönderildiği ve davanın da 17.04.2019 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.Ortak, yönetim kurulu kararına karşı genel kurul nezdinde kararın kaldırılması veya mahkeme nezdinde itiraz davasını, kararın tebliğinden itibaren üç aylık hak düşürücü süre içinde açmalıdır. Ortaklıktan çıkarılmaya yönetim kurulu karar vermişse, çıkarılan ortak, kararın kaldırılması için genel kurula başvurabileceği gibi doğrudan Mahkemede itiraz davası da açabilir. Çıkarılma kararına karşı ortağın yapmış olduğu itiraz, yapılacak olan ilk genel kurul gündemine alınarak ayrı bir madde halinde görüşülür. Ortağın, itirazını genel kurul gündemine alınmaz, gündeme alınmasına rağmen bir karara bağlanmaz ya da reddederse, son çare olarak Mahkemeye itiraz davası açılabilir. Zira ortağın hukuki durumu belirsizliğe bırakılıp askıda bekletilmesi kabul edilemez. ( Kooperatifler Hukuku Mahmut Coşkun, 3. Baskı, sayfa 304-305) Dosya kapsamına sunulan 13.02.2020 tarihli genel kurul toplantı tutanağına göre, dava devam ederken genel kurulun bu ihtarnameyi itiraz olarak kabul ederek davacının genel kurul toplantısının 9. Maddesi ile kesin ihraç edilmesine oy birliği ile karar verildiği anlaşılmıştır. Bu durumda, dava tarihi itibariyle davacının itirazının yönetim kurulu tarafından genel kurula sunulmadığı ve genel kurulca itirazın değerlendirildiğine ilişkin bir genel kurul kararı bulunmadığından, davacının dava tarihi itibariyle dava açmakta hukuki yararının bulunduğu gibi 3 aylık hak düşürücü sürenin de başlamadığı kabul edilmiştir. Bununla birlikte, Kooperatifler Kanunu'nun 16. maddesinde açıkça belirtildiği üzere itirazın yönetim kuruluna noter aracılığıyla tebliğ ettirilecek bir yazı ile yapılacağı düzenlendiğinden, davalı vekilinin davacının itirazını prosedüre uygun yapmadığı, davacının kooperatif yönetimine itiraz ettiğini, yasada belirtildiği gibi genel kurula itiraz etmediği yönündeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.Diğer taraftan, her ne kadar Mahkemece itirazın yönetim kurulunca ilk toplanacak genel kurula sunulmasının yasal bir zorunluluk olduğu, yönetim kurulunca itirazın genel kurula sunulmadığından, üyelikten çıkarılmaya ilişkin dava konusu yönetim kurulu kararının yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile dava konu yönetim kurulu kararının iptaline karar verilmiş ise de, Mahkeme gerekçesinde belirtildiği şekilde itirazın genel kurula sunulmasının zorunlu olduğuna ilişkin yasal bir düzenleme bulunmamakla birlikte salt Yönetim kurulunca itirazın genel kurula sunulmaması yönetim kurulu kararının yasaya aykırı olduğu anlamına gelmeyecektir. Kooperatif ortaklığında üyelerin ortaklıktan çıkarılabilmeleri için gönderilen ihtarnamelerin usule uygun olarak düzenlenmesi ve tebliğ edilmesi gerekmektedir. Üyelikten ihraç için tebliğ edilen ihtarnamelerde, üyenin hangi ay için ne kadar borçlu olduğunun belirtilmesi, borcun ana para ve faiz miktarlarının da açık ve net olmak üzere anlaşılır olması aranmaktadır. Zira üyenin hangi ay için ne kadar borçlu olduğu açık bir şekilde belirtilmeden ve hangi aylara ait aidat borcunun istendiği hususu denetlenmeden üyenin usulüne uygun olmayan ihtarnamelerle temerrüde düştüğü kabul edilemez. Bu bilgiler ışığında, davalı Kooperatif tarafından gönderilen ihtarname içerikleri incelendiğinde, davacının hangi ay için ne kadar borçlu olduğunun belirtilmediği, borcun ana para ve faiz miktarlarının da açık ve net olmak üzere anlaşılır olmadığı, ihtarname içerik ve usullerinin yasa ve yargıtay içtihatlarına uygun olmadığı görülmüş, Mahkemece bu gerekçe ile yönetim kurulu kararının iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile karar verilmesi isabetli olmamıştır. Bu nedenlerle, yukarıda açıklanan gerekçe ile davacının davalı kooperatif üyeliğinden çıkarılmasına ilişkin davalı Kooperatifin 02.11.2018 tarih ve 5 nolu yönetim kurulu kararının iptaline karar vermek gerekmiştir. 2.Davacının borçlu olmadığının tespiti talebi yönünden yapılan incelemede ;Davalı Kooperatif tarafından gönderilen 02.11.2018 tarihinde İstanbul 37.Noterliği ... yevmiye numaralı ihbarname incelendiğinde davacının 55.419,00 TL ana para ve 394.302,00 TL gecikme faizi olmak üzere toplam 449.721,00 TL borçlu olduğu iddia edilmiştir. Davacı tarafından ise talep edilen tüm borca itiraz edildiği anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesinde alınan 18/05/2021 tarihli bilirkişi raporunun ilgili kısmında; "7. -...Kooperatif üyesinin ölümü ile ortaklık sıfatı sona ermektedir. Ancak anasözleşmede gösterilmesi şartıyla, ölen ortağın mirasçılarının, kooperatifte ortak olarak kalmaları da sağlanabilmektedir. Bu itibarla, ölen ortağın mirasçılarının ortaklığa kabulünden sonra, yeni ortak, o ortağın kooperatife karşı tüm borçlarından da aynı şekilde mesul olacaktır. Bu yükümlülüklerin ölümden önce doğmuş olması da sonucu değiştirmeyecektir. Örneğin, ölen ortağın ölümünden önce kooperatife karşı olan tüm anapara ve gecikme faizi borçları yeni ortak tarafından ödenecek, bu ortağa ait tüm haklar da yine yeni ortak tarafından kullanılabilecektir. Ölen ortaktan kalan borçları ödemeyen mirasçısı, ana sözleşmede belirtilen şekilde ödemeye davet edilmeli, mali yükümlülükleri yerine getirmediği takdirde ise ortaklıktan ihraç edilebilecektir.Davacı, davalı kooperatife başvurarak üyeliğe kabulünü ve kooperatif aidatlarını ve borçlarını gününde ödeyeceğini taahhüt ederek ortaklığa kabulünü Yönetim Kurulunun oluruna arz etmiştir. Davacı taraf, Yönetim Kurulu tarafından üyeliği kabul edildikten sonra kooperatif üyesi olmakla birlikte, ölen eşinin mirasçısı olması nedeni ile vefat eden eşinin tüm hak ve vecibelerinden yararlanır, sadece 13.04.2018 tarihinden itibaren doğan aidatlardan değil daha önce de üye olan eşinin ödemediği aidatlardan ve bunların faizlerinden de sorumlu olacağı tespit ve mütalaa edilmistir." şeklinde kanaatte bulunulmuştur.Yine aynı tarihli bilirkişi raporunda talep edilen aidat borçları hakkında yapılan değerlendirmede " ... Dosya kapsamındaki beyanlar ve vesaiklerine göre müteveffa ve davacıların kooperatife 2007 ve sonrasında herhangi bir ödeme yapmadıklarının belirlendiği...Diğer taraftan Temmuz 2007 sonrası aidatlara genel kurul kararında faiz oranının aylık %3 ve yıllık % 36 olarak belirlendiği... Tüm bu hususlar bir arada düşünüldüğünde uygulanması gereken faiz oranının 3095/1 e göre %9’ün %50 fazlası %13,50 olması gerektiği... " şeklinde belirtilerek davacının kooperatife dava tarihi itibariyle 48.830,00 TL ana para ve 32.189,77 TL faiz olmak üzere toplam 81.019,77 TL borcu bulunduğu yönünde hesaplama yapıldığı görülmüştür. (Her ne kadar bilirkişi raporunun sonuç kısmında 48.830,00 TL'nin faiz 32.189,77 TL'nin ana para olduğu ifade edilmişse de raporun tüm içeriği ve yapılan hesaplamalar dikkate alındığında 48.830,00 TL' nin ana para, 32.189,77 TL 'nin faiz olduğu ve raporun sonuç kısmında sehven maddi hata sonucu ana para yazılması gereken yere faiz, faiz yazılması gereken yere ana para yazıldığı anlaşılmıştır. )1163 sayılı Kooperatifler Kanunun 14. Maddesinde belirtildiği üzere, ortağın ölümü ile ortaklık sıfatı sona ermektedir. Anasözleşmede gösterilecek şartlarla ölen ortağın mirasçılarının kooperatifte ortak olarak kalmaları sağlanabilir. Yönetim kurulu, ortaklığı devralan kişinin ortaklık niteliklerini taşıması halinde bu kişiyi ortaklığa kabul eder.Somut olayda, davacının eşinin vefatı üzerine 03.04.2018 tarihinde " 1163 sayılı Kooperatifler Kanununa göre düzenlenmiş olan ... YAPI KOOPERATİFİ ana sözleşmesini okudum. İlgili Kanun ana sözleşmesi hükümlerine, Kooperatif Genel Kurulu ve Yönetim Kurulu kararlarına uymayı taahhüt ederek Kooperatifinize üye olan eşim ... vefat etmiştir. Bu nedenle ilişikte sunduğum belgeden anlaşıldığı gibi, oğlum ve kızım da beni vasi olarak görevlendirmişlerdir. Bu bağlamda kooperatifle ilgili gerekli işlemleri yürütmek amacıyla yukarıda kimlik ve iletişim bilgilerimi belirttiğimi, ayrıca kooperatif üyeliğinin adıma yapılmasını ve Kooperatife olan borçlarımı tarafıma tebliğ edilmesini aksi halde üyelik sorumluluklarımı ve Kooperatife karşı vecibelerimi yerine getirmediğim taktirde ilişiğimin kesilmesine itirazımın olmayacağını, Kooperatifin Başkan ve Yönetim Kurulu aleyhine çalışmaları engelleyici ve yıkıcı faaliyette bulunmayacağımı, Kooperatif aidatlarımı ve borçlarımı gününde ödeyeceğimi taahhüt ederek ortaklığa kabulümü Yönetim Kurulunun olurlarına arz ederim. " şeklindeki beyanıyla davalı kooperatife üyeliğinin kabulüne karar verilmesini talep ettiği ve davalı Kooperatif tarafından 18.04.2018 tarihinde gönderilen İstanbul 37. Noterliği ... yevmiye nolu ihtarname ile " 03.04.2018 tarihinde, ... YAPI KOOPERATİFİ'mize yaptığınız başvuru dilekçeniz yönetim kurulumuzca değerlendirilmiş ve kooperatifimize üyeliğiniz kabul edilmiştir. " şeklinde olup davacının Kooperatife üyeliğinin kabul edildiği görülmüştür. Ölümle birlikte mirasçılar terekedeki haklara ve borçlara iştirak halinde mülkiyet esaslarına göre malik olurlar. Mirasçıların terekesi elbirliği mülkiyetine tabi olduğundan tereke ile ilgili işlemleri yürütmek mirasçıların birlikte temsili veya miras şirketine temsilci atanması ile mümkündür. Somut olayda davacının vefat eden eşinin üyelik hakkını devralarak hak ve borçlardan sorumlu olduğu kabul edilmelidir. Davacı tarafından her ne kadar vefat eden eşinin aidat borçlarından muaf olduğu iddia edilmiş ise de dosya kapsamında bu hususa ilişkin yazılı bir delilin bulunmadığı görüldüğünden ileri sürülen bu iddiaya itibar edilememiştir.Diğer taraftan davacı vekili istinaf dilekçesinde, Kooperatif tarafından talep edilen faiz oranının TBK'nın 120.maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtilmiş, davalı ise istinaf dilekçesinde faiz oranının %18 olarak belirlenmesi gerektiğini ileri sürmüştür.Bilirkişi raporunda, davalı Kooperatif genel kurulunca aylık faizin % 3, yıllık faizin %36 oranında uygulanacağının kararlaştırıldığı belirtilmiştir. Somut olayda bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada somut davada uygulanması gereken faizin, 3095/1 sayılı yasaya göre yasal % 9 faizin % 50 fazlası % 13,50 olması gerektiğini belirtmiştir. Mahkemece, bilirkişi raporunda bu oran üzerinden yapılan hesaplamaya itibar edilerek karar verilmiştir.Yargıtay 6. HD. 19.09.2024 T. 2022/5237 E. 2024/2794 K. Sayılı ilamı; " Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 12.11.2021 tarihli, 2020/2 Esas, 2021/3 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararı gereğince; kooperatifler/yapı kooperatifleri 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında tacir sayılırlar. Türk Ticaret Kanunu'nun 8’inci maddesinin birinci fıkrasında, tarafların ticari işlerde faiz oranını serbestçe belirleyebileceği hükme bağlanmıştır. Türk Borçlar Kanunu'nun 88’inci maddesinin ikinci fıkrası ile 120’nci maddesinin ikinci fıkrası sadece adi işler bakımından emredicilik arz eder, anılan madde hükümleri ticari işler bakımından uygulanamaz. Kooperatifler, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında tacir sayıldığından (İBBGK. 12.11.2021.T. 2020/2 E; 2021/3 K.) ve taraflardan biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler diğer taraf içinde ticari iş sayılacağından (TTK.m.19) mahkemece kooperatif genel kurullarında kararlaştırılan faiz oranı dikkate alınarak karar verilmesi gerekir. (TTK.m.8/1)" şeklindedir.Yukarıda yer verilen Yargıtay kararında belirtildiği üzere, Kooperatiflerin, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında tacir sayıldığı (İBBGK. 12.11.2021.T. 2020/2 E; 2021/3 K.) ve taraflardan biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler diğer taraf içinde ticari iş sayılacağı (TTK.m.19) dikkate alınarak, mahkemece kooperatif genel kurullarında kararlaştırılan faiz oranı dikkate alınarak yapılan hesaplama ile karar verilmesi gerekirken 3095 sayılı Kanuna göre tespit edilen % 13.50 faiz oranı üzerinden yapılan hesaplama üzerinden karar verilmesi isabetli olmamıştır. Ancak davalı vekilinin, istinaf dilekçesinde, uygulanması gereken faiz oranının yıllık %18 faiz oranı olduğu yönündeki beyanı dikkate alındığında, somut olay bakımından, taleple bağlılık ilkesi gereğince uygulanması gereken faizin TBK nın 120. maddesi kapsamında yıllık %18 faiz oranı olduğunu kabul etmek gerekmiştir. Bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, Dairemizce, 18.05.2021 tarihli bilirkişi raporunun 11. ve 12. sayfasındaki tabloda yer alan veriler ve 30.06.2007 tarihi sonrasındaki aidat borçları dikkate alınarak dava tarihi itibariyle yıllık % 18 faiz oranı uygulanması sonucunda 42.331,74 TL işlemiş faiz alacağı hesap edilmiştir. Yukarıda açıklandığı üzere bilirkişi raporunda davacının davalıdan aidat borcundan kaynaklı 48.830,00 TL alacağı ile yıllık % 18 oranından Dairemizce hesaplanan 42.331,74 TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 91.161,74 TL'yi aşan miktar yönünden davacının Kooperatife borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile HMK'nun 353/1-b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında karar verilmesi görüşüyle dosya heyetin takdirine sunulur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen KABULÜ ile, İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/211 Esas, 2021/822 Karar sayılı ve 04/11/2021 tarihli kararının HMK'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE,3-Davanın KISMEN KABULÜ ile,4-a)Yönetim Kurulu Kararının iptali yönünden;b)Davacının, davalı Kooperatif üyeliğinden çıkartılmasına ilişkin davalı Kooperatifin 02/11/2018 tarih ve 5 nolu yönetim kurulu kararının İPTALİNE,c)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 44,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 571,00 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,d)Davacı tarafından yatırılan 44,40 TL peşin harç, 44,40 TL başvurma harcı, 3.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 133,40 TL tebligat giderlerinin toplamı 3.222,20 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,e)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AÜTT gereğince davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-a)Menfi Tespit istemi yönünden;b)Dava tarihi olan 17/04/2019 tarihi itibariyle davacının Kooperatif üyeliğinden kaynaklı olarak 48.830,00 TL ana para ve 42.331,74 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 91.161,74 TL'yi aşan miktar yönünden Kooperatife borçlu olmadığının TESPİTİNE,c)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 6.227,26 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,d)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AÜTT gereğince davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 30.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, e)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AÜTT gereğince davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 57.369,48 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, İstinaf Giderleri Yönünden6-Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan davacı tarafça peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 7-Davacı tarafından karşılanan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,8-Menfi Tespit istemi yönünden; Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harcın davalı tarafından peşin olarak yatırılan 6.296,50 TL harçtan mahsubu ile bakiye 5.681,10 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya İADESİNE,9-Davalı tarafından yapılan 40,00 TL istinaf yargılama gideri ile 777,50 TL istinaf harçları olmak üzere toplam 817,50 TL'nin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,10-Yönetim Kurulu Kararının iptali yönünden; Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan davalı tarafça peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10 TL harcın kaldırma gerekçesine göre davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 11-6100 sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının kararın tebliğ gideri karşılandıktan sonra artan kısmının yatıran tarafa İADESİNE,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.2 bendi ile aynı Kanunun 361.1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.16/10/2025