T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2024/615 Esas KARAR NO:2025/663 DAVA:Alacak DAVA TARİHİ:06/01/2010 KARAR TARİHİ :09/10/2025 Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... AŞ. Marmaris Şubesindeki hesapta bulunan 246.423,40.TL'sini banka yetkilileri ve şube çalışanlarının, kendisi gibi pekçok müşteride, yanıltıcı beyanları ve hileli davranışları ile olu…
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2024/615 Esas KARAR NO:2025/663 DAVA:Alacak DAVA TARİHİ:06/01/2010 KARAR TARİHİ :09/10/2025 Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... AŞ. Marmaris Şubesindeki hesapta bulunan 246.423,40.TL'sini banka yetkilileri ve şube çalışanlarının, kendisi gibi pekçok müşteride, yanıltıcı beyanları ve hileli davranışları ile oluşturdukları güven sonucunda KKTC 'de bulunan ... ... ... Ltd hesabına aktarılmış gibi işlem yapıldığını, paranın ... A.Ş güvencesinde olduğu söylenerek ... A.Ş cüzdanına benzer bir hesap cüzdanı verildiğini, daha sonra 22.12.l999 tarihinde ... A.Ş. 'nin yönetim ve denetimine el konulduğunu, sözkonusu paranın bankadan geriye alınamadığını, bankaya güvenilerek paraya yatırılmış olmasına rağmen ... ve ...'nin üzerlerine düşen denetim sorumluluğunu yerine getirmemeleri nedeniyle müvekkilinin dolandırılmış olduğunu, bankanın ve ... Grubuna ait şirketlerin hakim hissedarı konumundaki davalı ... ...'in haksız fiil ve suç teşkil eden davranışları sonucunda müşterilerden toplanan bu paraların esasen yurtdışına gönderilmeyip ... Holding AŞ 'ne aktarıldığını, tüm davalıların müvekkiline karşı sorumlu olduklarını, konu ile ilgili ceza yargılamasının da devam ettiğini öne sürerek, müvekkilince bankaya yatırılan 246.423,40.TL'nin bankaya yatırıldığı 26.11.l999 tarihinden itibaren mevduata uygulanan azami faiz oranları ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu alacak ile müvekkili kurumun bir ilgisi bulunmadığını, bu nedenle davanın öncelikle husumet yönünden reddi gerektiğini, müvekkili kurum aleyhine açılacak davaların İdari Yargı'da görülmesi gerektiğini, müvekkili yönünden Ankara mahkemelerinin yetkili olduğunu, paranın yatırıldığı belirtilen ... Bankasının ayrı bir tüzel kişiliği bulunduğunu ve paranın oradan talep edilmesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ve ... ... vekilinin cevap dilekçesi ile; ...'nin ancak yasal mevzuat gereğince sigorta kapsamındaki mevduat sahiplerine ödeme yapabildiğini, ... Bankasına yatırılan mevduatın sigorta kapsamında olmadığını, bu nedenle davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, olayda bir ve beş yıllık zamanaşımı sürelerinin geçtiğini, ... aleyhindeki davanın İdari Yargı yerinde görülmesi gerektiğini, davacının kendi serbest iradesi ile parasını ... Bankasına yatırdığını, bu nedenle müvekkilerinden paranın iadesini talep edemeyeceğini, davacının ayrı tüzel kişiliği olan ve parasını yatırdığı ... Bankasından talepte bulunması gerektiğini, ...Ağır Ceza Mahkemesinde konu ile ilgili devam eden yargılamada müvekkilinin suçtan zarar gören konumunda olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ... vekili de davanın usul ve esas yönünden reddini talep etmiştir. Davalı ... Holding A.Ş.'ne yapılan tebligata rağmen davaya cevap verilmemiştir. Mahkememizce deliller toplanmıştır. İddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının hesabındaki paranın davalı banka nezdinde kaldığı, dava dışı Yurt Security ... Ltd.'den paranın tahsil edilme imkanının bulunmadığı gerekçesiyle, davalı müflis ... ... İflas İdaresi hakkındaki davanın takip edilmemesi nedeniyle açılmamış sayılmasına, ... hakkındaki davanın husumet yokluğundan reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kabulü ile 246.000,42 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir. Mahkememizin 28/12/2011 tarihli kararı davalı ... ... A.Ş ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 22.01.2013 tarih ve 2013/1360 Karar sayılı ilamı ile ; " 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacıya ait mevduatın davacının talimatı ile ... bankasına gönderilmesi nedeniyle davada taraflar arasında mevduat ilişkisinin bulunmaması ve bu itibarla da davada Bankacılık Kanunu'nun 10. maddesinin uygulanmasının mümkün olmamasına göre mahkemenin zamanaşımı def'inin reddine ilişkin gerekçesi yerinde değil ise de davalının sorumluluğunun BK’nun 41, 55 ve TTK’nun 336. maddelerinden kaynaklanması ve davacının zararının parasını ... bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren doğması nedeniyle zamanaşımı süresinin bu tarihten başlayacak olmasından ötürü davalı ... ... A.Ş ve borcu üstlenen ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. 2-Ancak, davacı tarafından ...’ye de husumet yöneltilerek dava açılmış olmasına rağmen mahkemece ... yönünden borcu üstlenen sıfatıyla dava kabul edildiği halde davalı sıfatıyla hakkındaki dava yönünden olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. 3-Ayrıca,uyuşmazlık konusu hesabın açılmasını teşvik eden ... A.Ş’nin 22.12.1999 tarihinde ...’ye devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise ... A.Ş ile devren birleştirildiği, yine ... ile ... A.Ş(sonraki unvanı ... ...) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli hisse devir sözleşmesi ile külli halefiyet prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir alan bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm yükümlülükten ve bunlara ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava, takip ve benzer işlemlerin sonuçlarından ...’nin sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, ...’nin uyuşmazlık konusu borcu üstlendiği, davacı alacağının, esasen Fona devredilen ... A.Ş’nin işlemi olduğu, somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın ve bunun borcunu üstlenen ...’nin 5411 sayılı Kanun’un 140. maddesi uyarınca harçtan muaf bulunduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir. Bununla birlikte, davacı tarafından 246.423,40 TL nin tahsili için dava açılmış olup, mahkemece 246.000,42 TL’ye hükmedildiği, buna göre 422,98 TL yönünden davanın kısmen reddedildiği gözönüne alındığında reddedilen miktar yönünden mümeyyiz davalılar yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, bu hususta karar verilmemesi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir." gerekçeleriyle mahkememiz kararı ... A.Ş ve ... yararına belirtilen kısımlar yönünden bozullmuştur. Mahkememizce birinci Yargıtay bozma ilamına uyulmuştur. Müflis davalı ... ... İflas Masası , ... Holding A.Ş. ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu hakkındaki mahkememizin 28.12.2011 tarih ,...Esas - ... Karar sayılı kararı kesinleşmiş olduğundan bu davalılar yönünden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. Mahkememizin 28.12.2011 tarihli kararının 3 nolu hüküm kısmında davalılardan ... yönünden de hüküm kurulduğu açıktır. Ayrıca karar gerekçesinden ... 'nun , ... A.Ş. 'nin halefi sıfatıyla da sorumlu olduğu vurgulanmıştır. Hem davalı sıfatı ile hem de borcu üstlenen sıfatıyla davacıya karşı sorumludur. Sonuçta borçtan sorumluluğu tartışmasız olduğuna göre , bozma sebebi olarak gösterilen hususun bu davada ayrıntılı olarak tartışılmasında hukuki yarar bulunmadığı düşünülmektedir. Ancak Yargıtay bozma ilamı kapsamından , davalılar ... ... A.Ş. ve ... hakkındaki davanın 246.000,42.TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmesi gerekmekle birlikte , ... ... A.Ş. yönünden de borcun ... tarafından üstlenildiği anlaşılmakla, daha önce aleyhinde hüküm kurulan ... Holding A.Ş ile tahsilde tekerrür etmemek üzere 246.000,42.TL 'nin 26.11.1999 tarihinden itibaren işletilecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte ... 'den tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmaktadır. Borcu ... üstlenmiş olmakla ve ayrıca davalı ... ... A.Ş. 'nin ( eski ... A.Ş.) ... ile yaptığı 09.08.2001 tarihli Hisse Devir Sözleşmesi ile külli halefiyet prensipleri çerçevesinde bu davaya muhatap olduğu, Hisse Devir Sözleşmesinin 6.13.maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla , devralan bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğabilecek tüm yükümlülükten ve bunlara ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava , takip ve benzer işlemlerin sonuçlarından ...' nin sorumlu olacağının kararlaştırılmış olması da gözetilerek, ... 'nin yanında ... ... A.Ş. 'ninde harçtan sorumlu tutulmaması gerektiği anlaşılmakla mahkememizce bu sefer 10/02/2014 tarihli ... sayılı kararı verilmiştir. Bu kararında temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 01/06/2023 tarihli 2022/771 Esas 2023/3444 Karar sayılı kararı ile "Özetle YİBHGK'nın, 22.04.2022 tarihli ve .... sayılı kararı gereğince, mûdilerin ... alacaklarının tahsiline yönelik açtıkları davalarda zamanaşımının başlangıcının tespitinde ... hesabına aktarma tarihi esas alınarak, daha önceden temyiz incelemesinden geçmiş dosyalar bakımından içtihadı birleştirme kararının, usuli kazanılmış hakkın istisnalarından biri olduğu gözetilerek, zamanaşımına ilişen temyiz itirazları konusunda bir değerlendirme yapılması ve davalı tarafça zamanaşımı hususunda bir temyiz sebebi ileri sürülmemiş olsa dahi ferî müdahil tarafından temyiz nedeni olarak getirilmek kaydıyla davalı yönünden zamanaşımı incelemesinin yapılması, dava konusu olay bakımından ceza mahkemesince banka yöneticilerinin eyleminin dolandırıcılık olarak nitelendirildiği gözetilerek uzamış ceza zamanaşımı süresinin bu suça göre belirlenmesi ve uzamış ceza zamanaşımı süresinin 10 yıllık zamanaşımı süresinden kısa olması halinde her halükarda 10 yıllık zamanaşımı süresinin esas alınması, zamanaşımı durduran ve kesen sebeplerden davacı tarafça daha önce açılmış olan bir dava bulunması halinde zamanaşımı süresinin, o davanın kesinleşme tarihinden itibaren 10 yıl olarak kabul edilmesi gerekmektedir. Tüm bu açıklamalar ışığında somut uyuşmazlığa gelindiğinde, davacının bankaya 1999 yılında para yatırdığı ve aynı yıl paranın ... hesabına aktarıldığı, işbu davanın ise 2010 yılında 10 yıllık zamanaşımı süresinden sonra açıldığı, bu itibarla davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisinin doğru olmadığı anlaşıldığından mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin zamanaşımına ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı banka ve davalı ... yararına BOZULMASINA,"şeklindeki gerekçe ile ikinci kararımız da bozulmuştur. Bozmadan sonra yeniden yapılan yargılamada bozmaya uyulmuştur. Mahkememizin ... sayılı 28/12/2011 tarihli ilk kararında verilen karara karşı Müflis davalı ... ... İflas Masası , ... Holding A.Ş ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından temyiz yoluna gidilmediğinden ve bu karar kesinleştiğinden Müflis davalı ... ... İflas Masası , ... Holding A.Ş ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu hakkındaki mahkememizin 28.12.2011 tarih ve 2010 /10 Esas - 2011 / 495 Karar sayılı kararı kesinleşmiş olduğundan yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına kararı vermek gerekmiştir. Diğer davalılar ... ... ve ... hakkındaki davanın 01/06/2023 tarihli Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2022-771 Esas ve 2023-3444 Karar sayılı bozma ilamında da belirtildiği üzere davacının bankaya 1999 yılında para yatırdığı ve aynı yıl paranın ... hesabına aktarıldığı, iş bu davanın ise 2010 yılında on yıllık zamanaşımı süresinden sonra açıldığı anlaşıldığından zamanaşımı nedeniyle bu davalılara yönelik açılan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM;Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının müflis davalı ... ... iflas masası, ... Holding A.Ş ve ... hakkındaki mahkememizin 28/12/2011 tarih 2010-10 Esas ve 2011-495 Karar sayılı kararı kesinleşmiş olduğundan tekrar bu konuda HÜKÜM VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Davacının diğer davalılar ... ... ve ... hakkındaki davanın 01/06/2023 tarihli Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2022-771 Esas ve 2023-3444 Karar sayılı bozma ilamında da belirtildiği üzere davacının bankaya 1999 yılında para yatırdığı ve aynı yıl paranın ... hesabına aktarıldığı, iş bu davanın ise 2010 yılında on yıllık zamanaşımı süresinden sonra açıldığı anlaşıldığından zamanaşımı nedeniyle bu davalılara yönelik açılan davanın REDDİNE, 3-Mahkememizin ... Holding A.Ş yönünden kesinleşen hükmünde belirtilen 11.285,62.TL bakiye karar harcının anılan davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, (tahsilde tekerrür olmamak üzere) Davacının dava açılırken peşin yatırdığı 3.326,80.TL peşin nispi harç ve 15,60.TL başvuru harcı toplamı 3.342,40.TL 'nin davalı ... Holding A.Ş. 'den alınarak davacıya verilmesine, 4-Mahkememizin ... Holding A.Ş yönünden kesinleşen hükmünde belirtilen davacının aleyhine hüküm kurulan davalılar yönünden yaptığı yargılama giderleri toplamı 1.559,00.TL 'nin , davanın kabulü oranında hesaplanan 1.556,35.TL 'nin davalılar ... Holding A.Ş 'den tahsili ile davacıya ödenmesine, 5-Davacının bozma sonrası yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı ... ... tarafından sarf edilen 600,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak işbu davalıya verilmesine 7-Davalı ... tarafından sarf edilen 624,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak iş bu davalıya verilmesine, 8-Davanın kabul edilen miktarı üzerinden hesap ve takdir olunan ve davalı ... Holding A.Ş yönünden kesinleşen hükümde belirtilen 19.210,03.TL vekalet ücretinin ... Holding A.Ş. 'den tahsili ile davacıya verilmesine, 9-Vekille temsil olunan ... yönünden kesinleşen hükümde belirtilen 1.200,00.TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine, 10-Davalı ... ... ve ... yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE, 11-HMK'nın 333.maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ancak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgili tarafa veya vekile İADESİNE, Dair, davacı ve davalı ... ... ve ... vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde YARGITAY NEZDİNDE TEMYİZ YOLU açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 09/10/2025 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...