T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/484 Esas KARAR NO : 2025/1762 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 23/11/2021 NUMARASI : 2020/375 Esas, 2021/1038 Karar DAVA: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 25/12/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; sigortalı…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/484 Esas KARAR NO : 2025/1762 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 23/11/2021 NUMARASI : 2020/375 Esas, 2021/1038 Karar DAVA: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 25/12/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; sigortalı iş yerinde 07.04.2018 tarihinde meydana gelen hırsızlık olayında davalı şirket ile davalı çalışanının kusurlu olduğu iddiasıyla sigorta şirketinin İşyeri Poliçesi gereğince sigortalısına yaptığı 22.05.2018 tarihinde 75.810,00 TL ödemeye istinaden halefiyet ilkesi gereğince zarar bedelinin rücuen davalılardan tahsili için 75.810,00 TL asıl alacak ve 10.692,32 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 86.502,32 TL üzerinden 07.03.2019 tarihinde takip başlatıldığını, takibe davalılar tarafından haksız yere itiraz edildiğini, davalı şirketin takip tarihinden sonra dava tarihinden önce 27.09.2019 tarihinde 87.555,00 TL davacıya ödeme yaptığını, bu ödeme düşüldükten sonra 25.400,00 TL üzerinden Küçükçekmece 1. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin devamına ve davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı güvenlik şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; takip dosyasında ödeme emrine itiraz edildiğini, daha sonra davacı tarafın talep ettiği toplam hasar miktarının 27/09/2019 tarihinde icra dosyasının kapak hesabı çıkartılarak 87.555,00 TL ödendiğini, davacının kötü niyetli olarak haricen tahsil ettiği miktarı icra dosyasına bildirmediğini, icra faizinin ve masraflarının artmasına sebebiyet verdiğini, davanın kabulünün sebepsiz zenginleşmeye yol açacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin alt işveren ... ... ... Eğitim ve Danışmanlık Hiz. Ltd. Şti. şirketinin elemanı olarak dava dışı asıl işveren ... Ayakkabıcılık’ta ... görevlisi pozisyonunda çalıştığını, dava dışı asıl işveren ile davalı şirket arasında güvenlik hizmeti alım sözleşmesi olduğunu, zarar gören dava dışı ... Ayakkabıcılık ile diğer davalı ... ... arasındaki anlaşma ve rücu hükümlerinin hiç bir şekilde müvekkilini bağlamadığını, sigortacıların rücu etme hakkını sadece meydana gelen zarardan sorumlulara karşı kullanabilme imkanı olduğunu, dolayısıyla sorumluluk isnat edilemeyen hallerde meydana gelen hırsızlıktan kaynaklı zararların ... hizmetini sağlayan yükleniciden talep edilmesinin mümkün olmadığını, sigortalı firmanın 7200 m2'lik bir alanda faaliyet gösterdiğini, bu alanın oldukça büyük olduğunu, korunması için ciddi güvenlik önlemlerinin alınması gerektiğini, ... Hizmet Sözleşmesi"nin 4. maddesinde "... ... San. A.Ş. Yönetiminin talep ettiği haftanın 7 günü 24 saat 2 (iki) güvenlik görevlisi ile..." korunacağının yazılı olduğunu, belli bir noktada yeterli güvenlik önlemi talep etmediğini, böylesine büyük bir alanı korumak için sadece 2 adet güvenlik görevlisinin yeterli olduğunu düşündüğünü, hizmet alımında ucuza kaçtığı için hırsızlığın gerçekleşmesinde dava dışı sigortalı şirketin payının oldukça büyük olduğunu, dosyaya sunulan fotoğraflardan depo kapısının oldukça eski bir kilidinin olduğunu, dışarıdan da sadece 1 adet asma kilit asıldığını, fazla zorlamaya dahi gerek olmadan kapının kolayca açılabileceğinin belli olduğunu, depo içerisinde her hangi bir alarm sistemi bulunmadığını, iş merkezinin 06:30'da açıldığını, davacının yaşanan hırsızlık olayını sanki hiç beklenmedik bir saatte yaşanmış gibi lanse etmeye çalıştığını, müvekkilinin 07:40 da gelen araçtan şüphelenmediği için görevini yapmadığının belirtilmesinin doğru olmadığını, iş yeri sahibini ve polisi ayrı ayrı müvekkilinin aradığının dosyadaki beyanlarla sabit olduğunu, müvekkilinin içeri giren aracın yukarı aşağı gidip gelmesi üzerine araçtan şüphelenerek aracın plakasını kayıt altına aldığını, aracın ayrıldığı depo kapısına hızlıca intikal ettiğini, müvekkilinden içeri giren her araçtan şüphelenmesi beklenmişse de müvekkilinin 6 katlı ve 7200 m2'lik bir binada bulunan 2 adet güvenlik görevlisinden biri olduğunu, müvekkilinden bu alana girip çıkan tüm araç ve kişilerden şüphelenmesinin beklenmemesi gerektiğini, müvekkilinin bu olaydan sonra işten çıkartıldığını, dolayısı ile müvekkilinin de mağdur edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; TBK'nun 66. maddesi uyarınca, bir işletmede adam çalıştıran, işletmenin çalışma düzenini zararın doğmasını önlemeye elverişli olduğunu ispat etmedikçe, o işletmenin faaliyetleri dolayısı ile sebep olunan zararı gidermekle yükümlü olduğu, bu nedenle meydana gelen hasardan sorumlu olduğu, davacı sigorta şirketinin meydana gelen zarar nedeni ile yapmış olduğu ödeme dolayısı ile TTK 1472. maddesi gereğince halefiyet hakkını kazandığı, davalı şirketinin 27/09/2019 tarihinde davacı sigorta şirketine 87.555,00 TL ödeme yaptığının davacının kabulünde olduğu, davalı şirket tarafından da dosyaya ödeme yapıldığına dair deliller ibraz edildiği, davalı şirket tarafından davacıya ödeme yapıldığı tarih itibariyle İcra Müdürlüğünden kapak hesabı istenilmiş olup, İcra Müdürlüğü dosyasından ödeme tarihi 27/09/2019'a ilişkin hesaplatılan kapak hesabında bakiye borç miktarının 112.376,22 TL olduğu tespit edidiği, borçlularca icra takibine yapılan ödemelerin öncelikle asıl alacağın faiz, masraf ve ferilerinden mahsup edileceği, bu sebeple davalı şirketin ödeme yaptığı tarihte davacının 24.821,22 TL asıl alacağının halen ödenmediği, davacının bu nedenle davasını açmakta haklı olduğu, alacağın yargılamayı gerektirmesi, ödenmesi gerekli gerçek zarar miktarının bilirkişilerce hesaplandığı gözetilerek alacağın likit olmaması dikkate alınarak davacının icra inkar tazminatının reddi gerektiği, davacının sigortalısının işyerinde gerçekleşen hırsızlık olayına ilişkin haksız fiilden kaynaklı zararı aralarındaki sigorta ilişkisi gereği karşıladığı, TTK 1472. Maddesi gereği sigortalısının haklarına halef olduğu, davalı şirketin ve çalışanı diğer davalı olan ...'nın %100 oranında kusurlu olduğu, davalı şirketin de TBK 66. maddesi gereği bu zarardan sorumlu olduğu, davalıların gerçekleşen 75.810,00 TL'lik zarardan birlikte müşterek müteselsil sorumlu oldukları, her ne kadar icra takibi 75.870,00 TL asıl alacak, 10.692,32 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 86.502,32 TL üzerinden başlatılmış olsa da, davalı şirketin 27/09/2019 tarihinde yaptığı ödemenin öncelikle asıl alacağın ferilerinden mahsup edilmesi gerektiği ilkesi karşısında davacının ödeme tarihi itibariyle halen 24.821,22 TL alacağının devam ettiğinin anlaşıldığı, dava tarihi itibariyle davalıdan taleple bağlılık ilkesi gereği 24.500,00 TL rücuen tazmine dayalı alacağının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalıların Küçükçekmece 1. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 24.500,00 TL asıl alacak üzerinden aynı koşullarda devamına, alacağın likit olmaması nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı ... vekili istinaf nedenleri olarak; iş yeri risk analizi raporu dosyaya celp edilmeden karar verildiğini, iş yerinin 8 kişiyle korunmasına onay verilmesine rağmen iş yerinin 2 kişi ile korunduğunu, gece ve gündüz vardiyası olarak bir kişinin çalıştığını, dosyaya sunulan fotoğraflardan depo kapısının oldukça eski bir kilidinin bulunduğunun görüldüğünü, dışarıdan da sadece bir adet asma kilit asıldığını, fazla zorlamaya gerek kalmadan kapının kolayca açılabileceğini, depo içerisinde alarm sisteminin olmadığını, iş merkezinin 06:30 da açıldığını, müvekkilinin 07:40 ta gelen araç için şüphelenmediği yönündeki davacı beyanının kabul edilemeyeceğini, müvekkilinin araçtan şüphelenmesi üzerine aracın plakasını kayıt altına aldığını, depo kapısına hızlıca intikal ettiğini, müvekkilin 6 katlı 7.200 m2 lik binada iki güvenlik görevlisinden biri olduğunu, üzerine düşen görevi yerine getirdiğini, müvekkiline %100 kusur atfının bu nedenlerle hatalı olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, iş yeri poliçesi gereğince iş yerinde meydana gelen hırsızlık nedeniyle davacı sigorta şirketi tarafından emtia hasar bedelinin sigortalısına ödenmesi üzerine olayda kusurlu oldukları iddiasıyla davalı güvenlik şirketi ile çalışanından ödenen bedelin rücuen tazmini için başlatılan takibe vaki itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup karar davalı ... tarafından kusur oranı yönünden istinaf edilmiştir.İstinafa konu uyuşmazlık, davalının hırsızlık olayının meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 6102 sayılı TTK'nun 1472 maddesinde halefiyet düzenlenmiştir. Maddede, sigortacının sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği ifade edilmiştir. Sigortalının tazminat alacağının hukuki temelinin haksız eylemden, kanundan veya sözleşmeden kaynaklanmış olması arasında hiçbir fark yoktur. TTK 1472. maddeden kaynaklanan halefiyet hakkı sigortacıya, zarar sorumlusundan, sigortalısına ödediği sigorta bedeli kadar talep hakkı ve bunun doğal sonucu olarak da zarar sorumlusuna karşı dava hakkını sağlamaktadır. Bu dava türüne doktrin ve uygulamada sigortacının rücu davası adı verilmektedir. Halefiyete dayalı olan rücu davasında, esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. Her tazminat davasında olduğu gibi, sigortacının açtığı rücu davasında da davalının kusurunu ve zararı ispat etmek davacı sigortacıya düşer. Halefiyete dayalı sigorta rücu davasında sigortacı halefiyet hukuki ilişkisi sebebiyle ancak selefinin sahip olduğu haklara sahip olur. Sigortacı halefiyete dayanarak rücu davasını zarar sorumlusu aleyhine yönelttiğine göre, sigortalının zarar sorumlusuna karşı açacağı tazminat davasında sigortalı neyi ispat etmesi gerekiyorsa, sigortacıda bu davada onu ispat etmekle yükümlüdür.Eksper raporunda; iş yeri güvenlik kapısının açık olduğu, açık kapıdan hırsızlığa konu aracın giriş yaptığı, çalışanın aracı fark ettiği, ancak ilk anda aracın olduğu bölgeye gitmediği, güvenlik kulübesine girdiği, hırsızların aracı depo yerine yaklaştırdıkları, güvenlik kamerasının yönünü değiştirdikleri, bu şekilde kameranın depo giriş kapısını gösterdiği, hırsızların elinde levye benzeri aletle kapıyı açmaya başladıkları, kapıyı kanırtarak açtıkları, depoya giriş kapısı açıldıktan sonra hırsızların tekrar kameraya müdahale ettikleri, araç çıkarken güvenlik görevlisinin kulübeden çıkış yaptığı, güvenlik görevlisinin araç çıkarken aracın içindekilerle konuştuktan sonra aracın uzaklaştığının görüldüğü, yapılan incelemede depo giriş kapısı kilit dilinin yerinden çıkartıldığı, demir kapı üzerinde kanırtma izlerinin olduğu, resmi makam tutanakları ve kamera görüntülerine göre hasarın beyan edildiği şekilde meydana geldiği, hasarın yakin nedeninin hırsızlık olduğu ve poliçe teminatı kapsamında olduğu, emtia hırsızlık teminatının poliçede 2.500.000,00 TL olduğu, hasar bedelinin 75.810,00 TL olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.Dava dışı iş merkezi maliki ile davalı güvenlik şirketi arasında 22.07.2016 tarihinde güvenlik hizmeti sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin birer yıllık dönemlerle yenilendiği, hırsızlık tarihinde sözleşmenin yürürlükte olduğu, dava konusu riziko adresinin iş merkezi maliki şirketten davacı sigortalısı tarafından kiralandığı, 07.04.2018 tarihli olay yeri inceleme tutanağına göre, depo giriş demir kapının kilidinin kırıldığının tespit edildiği, iş yerim paket poliçesinin 08.09.2017-2018 tarihleri arasında geçerli olduğu, 07.04.2018 tarihinde hırsızlığın poliçe teminatı süresi içerisinde meydana geldiği, emtia hırsızlık teminatının 2,5 milyon TL olduğu, davacı sigorta şirketi tarafından 22.05.2018 tarihinde 75.810,00 TL sigortalısına ödeme yapıldığı, davacı sigorta şirketi tarafından hasar bedeli ödendikten sonra halefiyete dayalı olarak zararın rücuen tazmini için davalılar aleyhine 07.03.2019 tarihinde icra takibine başlanıldığı, ödeme emrine karşı davalı şirketin 26.03.2019 tarihinde ve davalı çalışanın 24.01.2020 tarihinde itiraz edildiği, ödeme emrine itirazın davacıya tebliğ edildiğine dair bir belgeye dosyada rastlanılmadığından itirazın iptali davasının yasal süresinde açıldığı anlaşılmıştır. Davalı şirketin takip tarihinden sonra ve dava tarihinden önce 27.09.2019 tarihinde 87.555,00 TL davacıya ödeme yaptığı, davacının da bu ödemeyi düştükten sonra 25.400,00 TL tazminat bedeli üzerinden iş bu itirazın iptali davasını açtığı, mahkemece de ödeme tarihi itibariyle icra dosyasından kapak hesabı dosyaya celp edilerek davacı tarafından dava değeri olarak gösterilen 25.400,00 TL bedel talebinin yerinde olduğu ve alınan bilirkişi raporunda davalıların %100 kusurlu olduğu yönündeki tespitin yerinde olduğu değerlendirilerek davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin 25.400,00 TL bedel üzerinden takip talebindeki şartlarla aynen devamına, icra inkar tazminatının şartları oluşmadığından reddine karar verilmiş olup karar davalı ... tarafından kusur oranına itiraz edilerek istinaf edilmiştir. 26.11.2020 tarihli il emniyet müdürlüğü cevabi yazısında; iş merkezi malikinin ... izni olduğu, olay tarihine en yakın 22.06.2016 tarihli ... komisyon kararına göre ... şirketlerinden hizmet satın alınmak suretiyle 4 kişilik ... personeli kadrosu tahsis edilmesine karar verildiği, ancak dava dışı iş yeri maliki ile davalı güvenlik şirketi arasında imzalanan güvenlik sözleşmesinde 7gün/24 saat esasına göre 2 güvenlik personelinin istihdam edildiği görülmüştür.İcra dosyası cevabi yazısına göre, 27.09.2019 tarihli icra dosyası kapak hesabına göre toplam borç tutarının 108.481,42 TL ve karar tarihi 23.11.2021 tarihi itibariyle icra dosyası kapak hesabına göre ise toplam borç miktarının 134.812,30 TL olduğu bildirilmiştir. 19.08.2021 tarihli bilirkişi raporunda; hırsızların 34 HC 9859 plakalı gri renkli minibüs ile iş yeri deposuna açık olan kapıdan rahatlıkla giriş yaptığı, bu esnada adı geçen ... görevlisinin iş yeri içinde değişik yerlerde dolaştığı, ancak olayı zamanında fark edemediği, şahıslar çıktıktan sonra depoyu kontrol ettiği ve olayı ilgililere haber ettiği; Meydana gelen olayda davalı ... görevlisi ...’nın görev esnasında hizmet sebebiyle ihmal derecesinde kusurlu olduğu, alınması gereken tedbirlerden dava dışı sigortalı işyeri sahibi ... .... Hizm.Turizm ve Dış. Tic. A.Ş. ile işyerinin korunması için “... Hizmet Sözleşmesi” imzalayan davalı ... ... ... Kor. ve Eğit. Ltd. Şti.’nin müşterek sorumlulukları olacağı, davalı güvenlik şirketinin çalışanı olan ... görevlisi ...’nın mevcut şartlara göre tedbir almadığı, görev esnasında hizmet sebebiyle ihmal derecesinde kusurlu olduğu, anılan yerde adı geçen görevlinin çalıştıranı ve işvereni olan davalı ... ... ... Kor. ve Eğit. Ltd. Şti.’nin de çalıştırdığı personelinin davranışlarından ve kusurlarından sorumlu olduğu, iş yerinde görevli olan ... görevlisi ...’nın bu görevini yaparken, iş yerine gelen kişilere uygulanan güvenlik uygulamasını yeteri kadar ve etkin şekilde uygulamadığı, bu sayede hırsızlık yapan kişilerin geldikleri minibüs ile giriş kapısından kontrolsüzce geçtikleri, iş yeri deposu önüne geldikleri, bu esnada yanlarına gelen adı geçen görevliyle konuştukları, depoya kolaylıkla girdikleri ve hırsızlık olayını gerçekleştirip normal şekilde çıktıkları, işyerinden çıkarken de aynı görevli ile konuştukları, olay anında görevli olan ... görevlisi ...’nın görevinde yetersiz kaldığı, görevini ihmal ettiği, hırsızlık olayının meydana gelmesinde “hizmet sebebiyle” ağır kusurlu olduğu, belirtilen görevlinin işvereni ve işyerinin güvenliğinden dolayısıyla işyerinin içinde bulunan sigortalı dava dışı “... ... Hizm. Turizm ve Dış. Tic. A.Ş.’nin kiracı olarak faaliyet gösterdiği deponun güvenliğinden de sorumlu olan davalı ... ... ... Kor. ve Eğit. Ltd. Şti.’nin personelinin hizmetlerinden sorumlu ve kusurlu olduğu, çünkü, davalı ... ... ... Kor. ve Eğit. Ltd. Şti.’nin personelinin “... Hizmet Sözleşmesi” ile 5188 Sayılı Özel Güv. Hiz. Dair Kanun’un güvenlik personeline tanıdığı yetkiler çerçevesinde kalmak kaydıyla AVM içindeki huzur ve sükuneti bozucu her türlü hal ve harekete müsaade etmemek, işyerine giriş çıkış yapan araçları kontrol etmek, şüpheli gördüğü şahısları işyeri dışına çıkarmak, gerekirse böyle şahısların üst aramalarını yapmak ve suç unsuru herhangi bir durumla karşılaştığında ilgili şahısları alıkoymak ve güvenlik birimlerine haber vermek.” kuralını ihlal ettiği, sigortalı işyeri deposunda meydana gelen hırsızlık olayını bertaraf edemediği, açıklanan sebepler ile güvenlik zafiyeti oluşturulduğu ve görev esnasında hırsızlık olayının gerçekleşmesi nedeniyle “%100 oranında asli kusurlu” olduğu, sigortalı dava dışı “... ... Hizm.Turizm ve Dış. Tic. A.Ş.’nin eşyalarının etrafı güvenlik ile tedbir alınmış depo içinde kilitli olduğu, herhangi bir kusur bilgisine rastlanmadığı ve “tamamen kusursuz” olduğu, somut olayda, sigortalıya ait hırsızlık olayının meydana geldiği depoda, alarmın olmaması, kilidinin levye ile kolayca kırılabilecek şekilde basit bir kilit olması başta olmak üzere işyerinde zararın meydana gelmesini önlemeye elverişli hâle getirmediği sabit olduğundan somut olaydaki hırsızlık olayında bu açıdan sorumluluğu bulunduğu, davalılardan ... ... ... Kor. ve Eğit. Ltd. Şti. nin diğer davalı olan çalışanı ...’nın, görevini ifa ederken gerekli ihtimamı göstermediği sabit olduğundan TBK 66. madde kapsamında adam çalıştıranın kusursuz sorumluluğu kapsamında da sorumluluğu bulunduğu, davalı taraf TBK m.66/2. fıkra kapsamında gerekli özeni gösterdiğini ispatlayamadığından zarardan sorumlu olduğu, davalılardan ...’nın görevini ifa ederken gerekli ihtimamı göstermediğinden kusurlu olduğu davacının davalılara TTK 1472. Madde gereği rücu hakkı bulunduğu, uyuşmazlık konusu poliçede, poliçenin riziko tarihini kapsadığı, hırsızlık emtiası için 2.500.000 TL teminat verildiği, emtia hırsızlığı için muafiyet klozu olmadığı, somut olayda ex-gratia (hatır ödemesi) olmadığı için TTK 1472. madde kapsamında davacının davalılara kusuru oranında rücu hakkı olduğu, bu çerçevede, davacının dava dışı sigortalısına ödediği 75.810,00 TL’nin piyasa rayiç bedeli ile uyumlu olduğu, davalılardan ... ... ... Kor. ve Eğit. Ltd. Şti.’nin davacıya yapmış olduğu ödemenin mahsubu ile bakiyeden sorumluluğunun devam ettiği yönünde görüş bildirilmiştir.Davalı çalışanın ilk başta aracın hangi iş yerine geldiğini kontrol ettikten sonra plakasını da alarak sigortalı iş yerine gerekli bildirimde bulunması gerekirken bu kontrolü ve haber verme işini yerine getirmediği, ikinci kez şüpheli aracın yanına gittiğinde de şüpheli şahısların depocuyu bekliyoruz beyanından sonra daha detaylı sorular sorarak sigortalı iş yerine yine bildirim yapmadığı, araç çıkarken aracı durdurmasına rağmen şüpheli şahısların kimlik bilgilerini almadığı tespit edilmekle iş yerine gelen kişilere uygulanan güvenlik uygulamasını yeteri kadar ve etkin şekilde uygulamadığından %50 oranında kusurlu olduğu anlaşılmıştır.Dava dışı sigortalının da, dava konusu depoya alarm sistemi taktırmaması ve kilidinin levye ile kolayca kırılabilecek şekilde basit bir kilit olması gibi nedenler gözetildiğinde sigortalının bu tip önlemleri almaması nedeniyle işyerinde zararın meydana gelmesini önlemeye yarayan önlemleri tam olarak almadığı anlaşılmakla olayda %25 oranında ortak kusurunun bulunduğu kanaatine varılmıştır. Dava dışı iş yeri malikinin iş merkezinin korunması için 4 ... görevlisi çalıştırması gerekmesine rağmen 2 ... görevlisi çalıştırması nedeniyle iş merkezinin eklentileriyle birlikte büyüklüğü gözetildiğinde davalı güvenlik şirketinin bu hususu sigortalıya bildirmesi gerektiği ve davalı çalışanına etkin denetim yaparak gerekli talimatları vermesi gerektiği halde davalı güvenlik şirketinin etkin denetim ve gözetim ile alınması gerekli tüm güvenlik önlemlerini alınmadığından olayda %75 oranında kusurlu olduğu anlaşılmıştır.Sigortalıya ait deponun giriş kapısının demir olduğu, depo kapısının kilitli bulunduğu, kilidin zorlanarak açıldığı gözetildiğinde olayın hırsızlık teminatı kapsamında kaldığı, hasar bedelinin kadri marufunda olduğu ve poliçe teminat bedeli içerisinde kaldığı alınan teknik raporlardan anlaşılmıştır.Davalı güvenlik şirketi çalışanın ihmali davranışıyla hırsızlık olayının meydana gelmesinde haksız fiil hükümlerine kusuru oranında sorumlu olacağı dikkate alınarak mahkemece belirlenen miktar yönünden bir istinaf sebebi de ileri sürülmediği gözetilerek yapılan değerlendirmede; davalı güvenlik şirketinin davalı çalışanının da kusuruyla birlikte olayda %75 oranında kusurlu olduğu, davalı çalışanın da %75 oranındaki kusurun %50 sinden teknik raporda belirtilen sebeplerle sorumlu olacağı kanaatine varılmakla davalı çalışan vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisine, hükmün bütünlüğü de gözetilerek, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla, davanın davalı şirket yönünden kabulü ile davalı şirketin Küçükçekmece 1. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin davalı şirket yönünden 24.500,00 TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki koşullarla aynen devamına, davanın davalı ...yönünden kısmen kabulü ile davalı şirketin Küçükçekmece 1. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin davalı ...yönünden 9.187,50 TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki koşullarla aynen devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak likid ve belirlenebilir olmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle; davalı ...vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı ...vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen nedenlerle KABULÜ ile, Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/375 Esas, 2021/1038 Karar sayılı ve 23/11/2021 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b.2 bendi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE, hükmün bütünlüğü gözetilerek istinaf sebepleriyle sınırlı yapılan inceleme neticesinde kesinleşen hususlar dikkate alınarak usuli kazanılmış haklara riayet edilerek tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla; 2-a)Davanın davalı şirket yönünden KABULÜ ile davalı şirketin Küçükçekmece 1. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin davalı şirket yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla 24.500,00 TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki koşullarla aynen devamına, b)Davanın davalı ...yönünden KISMEN KABULÜ ile davalı ...Küçükçekmece 1. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin davalı ...yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla 9.187,50 TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki koşullarla aynen devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, c)Alacak likit ve belirlenebilir olmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, d)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 Sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 1.673,60 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.619,20 TL'nin (607,20 TL sinden davalı ...'nın sorumlu olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA, e)Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 54,40 TL başvurma harcı ve 54,40 TL peşin harç olmak üzere toplam 108,80 TL'nin (40,80 TL'sinden davalı ...'nın sorumlu olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, f)Davacı tarafından yapılan toplam 2.629,00 TL yargılama giderinin (985,87 TL'sinden davalı ...'nın sorumlu olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, g)Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, ğ)Davacı yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT. gereğince 5.100,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak alınarak davacıya VERİLMESİNE, (istinaf kanun yoluna başvuran davalı aleyhine hüküm kurulamayacağından) h)Davalı ...yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AÜTT m.13/3 gereğince hesaplanan 9.187,50 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'ya VERİLMESİNE, i)6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin (495,00 TL'sinden davalı ...'nın sorumlu olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, İstinaf Giderleri Yönünden 3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan davalı ...tarafından yatırılan 418,25 TL harcın mahsubu ile bakiye 197,15 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Davalı ...tarafından peşin yatırılan 638,95 TL istinaf harçları ile 80,00 TL masraf olmak üzere toplam 718,95 TL'nin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, 5-6100 sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının kararın tebliğ gideri karşılandıktan sonra artan kısmın yatıran tarafa İADESİNE, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b.2 bendi ile aynı kanunun 362/1a Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi. 25/12/2025