(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2010/4646 E. , 2010/5008 K. MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında temyize konu olan 101 ada 365 parsel sayılı 11858,49 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek ma…
**(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2010/4646 E. , 2010/5008 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında temyize konu olan 101 ada 365 parsel sayılı 11858,49 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacılar ... ve müşterekleri tarafından davalılar aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan elatmanın önlenmesi davası davaya konu olan parsel hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde çekişmeli parsel tutanağı ile dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli 101 ada 365 parsel sayılı taşınmazın malikinin Sivas 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2001/27 Esas, 2002/514 Karar sayılı veraset ilamında belirtilen muris ... olduğunun tespitine ve bu şahış adına tesciline, malik hanesinin bu şekilde tayinine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece dava ve temyize konu olan 101 ada 365 parsel sayılı taşınmazın davacıların dayanağını oluşturan tapu kaydı kapsamında kaldığı kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmiş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. 101 ada 365 parsel sayılı taşınmaz, tüm yönlerden halen davalı olduğu anlaşılan 101 ada 370 parsel sayılı mera taşınmazının sınırları içinde kalmaktadır. Davacıların dayanağını oluşturan tapu kaydı Mart 1292 tarih 488 numaralı kayıttan gelmekte olup 5 dönüm (=4595 m2) miktarındadır. Tapu kaydı "yol ve büyük dere ve ... ve belen" sınırları itibariyle değişebilir sınırlıdır. Çekişmeli taşınmazın miktarı ise 11.858,49 m2'dir. Mahkemece yöntemince kayıt uygulaması yapılarak tapu kaydına yöntemince kapsam tayin edilmeden ve tapu kaydının miktar fazlası olan bölümleri üzerinde davacılar yararına edinme koşullarının oluşup oluşmadığı tartışılmadan karar verilmiştir. Eksik araştırma, inceleme ve uygulama ile karar verilemez. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için, komşu köylerde oturan ve davada yararı bulunmayan elverdiğince yaşlı kişiler arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu, tarafların aynı şekilde bildirecekleri tanıkları, üç kişiden oluşacak ziraatçı bilirkişi kurulu ve uzman fen bilirkişi hazır olduğu halde mahallinde yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte davacıların dayanağını oluşturan tapu kaydı 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca yöntemince mahalline uygulanmaya çalışılmalı; özellikle, tapunun tesis tarihi itibariyle "yol" "büyük dere", "depo" "belen" sınırlarının tespitine çalışılmalı; bilinemeyen sınırlar yönünden taraflara tanık dinletme olanağı tanınmalıdır. Uygulamada bir kaydınçekişmeli taşınmaza uyduğunun kabul edilebilmesi için mevkii ve üç sınırının uyması gereği gözetilmelidir. Tapu kaydında okunan sınırların değişebilir olması ile çekişmeli taşınmazın eylemli olarak 370 parsel sayılı mera parselinin içinde kalması nedeniyle tapu kaydının çekişmeli taşınmaza uyduğunun anlaşılması halinde sabit sınırından itibaren tapu kaydına miktarı kadar (4595 m2) kapsam tayin edilmelidir. Tayin edilen tapu kaydı miktarından, miktar fazlası olarak ayrılacak bölüm yönünden yöntemince mera araştırması yapılmalı; yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından bu bölümün öncesinde ne olduğu, ortamalı mera olup olmadığı, kim tarafından hangi tarihten beri ne şekilde kullanıldığı sorulup saptanmalıdır. Davacıların ikinci keşif tutanağına geçen beyanları ile kullanımlarının kadastro tespit tarihinden sonra başladığını bildirmeleri nedeniyle adlarına edinme koşullarının oluşup oluşmayacağı tartışılıp değerlendirilmelidir. Gerektiğinde bu davanın, komşu 370 parsel sayılı taşınmazın derdest davası ile birleştirilmesi gereği üzerinde durulmalıdır. Keşfe katılacak ziraatçı bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmazın tarımsal niteliğini bildirir özellikle dayanak tapu kayıt miktar fazlası olarak tespit edilerek bölümünün mera mı tarım arazisi mi olduğunu irdeler, çekişmeli bölümün komşu mera parselinden nasıl ayrıldığını, arada doğal veya yapay ayırıcı unsur niteliğinde sınır olup olmadığını açıklar, gerektiğinde çekişmeli bölümün değişik yönlerden çekilecek fotoğrafları ile desteklenmiş ve komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı değerlendirmeyi içerir ayrıntılı rapor alınmalıdır. Keşfe katılacak fen bilirkişisinden keşif ve uygulamayı izleyip denetlemeye olanak verir, gösterilen sınırlar işaretlenmiş ve tapu kayıt uygulamasını açıklar ayrıntılı rapor alınmalı; bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek, ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Hüküm kurulurken, çekişmeli taşınmaza ait tutanağın malik hanesi açık olarak Kadastro Mahkemesine devredilmiş olması ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 30. maddesi uyarınca re'sen malik araştırması yapılmasının zorunlu olması nedeniyle, tapu kayıtları üzerinde inceleme yaptırılıp uzman tapucu bilirkişiden pay sahiplerini ve pay oranlarını bildirir şekilde rapor alınarak, gerçek hak sahipleri gözetilmeli ve adlarına tescile karar verilmelidir. Hazine vekilininin temiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 14.07.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.