(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2007/993 E. , 2007/1461 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında 239 ada 26 parsel sayılı 5476 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... oğlu ... mirasçıları adına tespit edilmiştir.
**(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2007/993 E. , 2007/1461 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında 239 ada 26 parsel sayılı 5476 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... oğlu ... mirasçıları adına tespit edilmiştir. ...'ın, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak açtığı davada tutanağa vaki itirazlar hakkında karar verilmeden tutanak aslının gönderilmiş olması nedeniyle komisyonca karar verilmek üzere mahkemenin görevsizliğine ve tutanağın Kadastro Müdürlüğüne iadesine karar verilmiş, komisyon kararının tebliği üzerine de yasal süresi içerisinde davacı ..., taşınmazın 2/5 hissesini satın aldığı iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine ve çekişmeli parselin tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece davacı vekilinin kesin mehil gereklerini yerine getirmediğinden bahisle Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 163.maddesi uyarınca davanın reddine dair hüküm kurulmuş ise de, bu kabul dosya içeriğine uygun bulunmamaktadır. 4.3.2005 tarihli celse ara kararı uyarınca tebligat yapılamayan davalılara masrafı davacıdan alınarak ilanen tebligat yapılması için davacı vekiline kesin mehil verildiğine dair muhtıra çıkarılmış, muhtıra 23.3.2005 günü tebliğ edilmiştir. Davacı vekili 31.3.2005 tarihli dilekçesi ile müvekkilinin eşinin hasta olması nedeniyle tedavi için Ankara'da bulunduğundan şu an için ilanen tebligat ücretini yatıramayacaklarını bildiren mazeret dilekçesi sunmuş, 3.5.2005 günlü tahsilat makbuzu ile bildirilen ilanen tebligat ücretini yatırmıştır. Müteakip celse davacı vekili mazeretleri nedeniyle masrafın geç yatırıldığını belirtmesine rağmen mazeret hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiştir. Esasen mahkemece kendilerine dava dilekçesi tebliğ edilemeyen davalıların kimler olduğu açıkca gösterilmemiş, adres araştırması yeterince yapılmadan ilanen tebliğe karar verilmiştir. Bu itibarla kesin mehil verilmiş olması da doğru bulunmamaktadır. Yine kısa kararda sadece davanın reddi ile yetinilmesi, gerekçeli kararda tescile, harç ve yargılama giderlerine dair hüküm kurulması da isabetsiz olduğu gibi kabule göre de davanın esastan değil usulden reddine karar verilmesi gerekirdi. Temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 30.4.2007 gününde oy birliği ile karar verildi. ...