(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2010/1789 E. , 2010/6122 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında 110 ada 32 parsel sayılı 15.816,60 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar murisi
**(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2010/1789 E. , 2010/6122 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında 110 ada 32 parsel sayılı 15.816,60 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar murisi ...ve ... adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, yasal süresi içinde çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne ve çekişmeli taşınmazın fen bilirkişisi raporunda (A), (C) ve (D) harfleri ile gösterilen bölümlerinin mera olarak sınırlandırılmalarına, (B) harfi ile gösterilen bölümünün davalılar adlarına tesçiline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece; davalı taşınmazın fen bilirkişisi raporunda (B) harfi ile gösterilen bölümü üzerinde davalı taraf yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmazın davalı adına tesciline karar verilen (B) harfi ile gösterilen bölümü dışındaki bölümlerinin mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmiştir. Zirai bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazın 2-3 yıldır tarla olarak kullanıldığı, üzerindeki mera bitkisi olan keven otu ve çoban döşeği otu gibi çok yıllık bitkilerden (2-3 yıl öncesinde) 15-16 yıldır arazide tarım yapılmadığının anlaşıldığı, taşınmazın mera niteliğinde devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu belirtilmiştir. Ziraatçı bilirkişi raporu ile bilirkişi ve tanık beyanları arasında çelişki oluşmuştur. Bu çelişkinin giderilmesi için yerel bilirkişi ve tespit bilirkişisinin zilyetliğin varlığına dair beyanları ile ziraatçı bilirkişisi raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi için mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, komşu köylerde ikamet edip davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişi kurulu ve aynı yöntemle belirlenecek taraf tanıkları ve üç kişiden oluşacak ziraatçı bilirkişi kurulu da hazır olduğu halde keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında ziraat mühendisi kurulundan arazinin niteliği, toprak yapısı konusunda ayrıntılı ve gerekçeli bilgi alınmalı, taşınmazın nitelikleri kesin olarak saptanmalı, mahkeme gözlemi de keşif tutanağına yazılmalıdır. Taşınmazın başında yapılacak keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıklarından taşınmazın geçmişte kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı hususunda maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalıdır. Taşınmazın fotoğrafları çekilmeli, keşfi yapan hakim ve keşfe katılan fenni bilirkişi tarafından, fotoğrafların taşınmaza aidiyeti hususu tasdik edilmeli, fotoğraflar ile taşınmaz bölümleri arasında irtibat sağlayacak şekilde fenni bilirkişiden açıklamalı rapor istenilmelidir. Yargılama sırasında toplanan delillerin tutanağın edinme sebebi sütunundaki beyanlara aykırı düşmesi halinde tespit bilirkişilerinin tamamı tanık sıfatıyla dinlenilip aykırılığın giderilmesine çalışılmalıdır. Çekişmeli taşınmazın niteliği değerlendirilirken komşu parsellerin hukuki ve fiili nitelikleri üzerinde durulması gerektiği de düşünülmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 18.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.