9. Hukuk Dairesi 2025/9231 E. , 2026/159 K. "" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1076 E., 2025/750 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 30. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/30 E., 2024/51 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince 18.06.2025 tarihli ek karar ile kararın miktar itibarıyla kesin olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiştir.…
9. Hukuk Dairesi 2025/9231 E. , 2026/159 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1076 E., 2025/750 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 30. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/30 E., 2024/51 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince 18.06.2025 tarihli ek karar ile kararın miktar itibarıyla kesin olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiştir. Ek karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosya içeriğine göre Bölge Adliye Mahkemesince reddedilen miktar dikkate alınarak temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiş ise de işçinin çalışma süresi, iddia edilen ücret, dava dilekçesi ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında verilen kararın kesinlik sınırının altında kaldığından söz edilemeyeceğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362/1-(a) hükmünde belirtilen miktar itibarıyla kesinlik sınırına bakılmaksızın temyizinin olanaklı bulunduğu kabul edilmelidir. Bu durumda temyiz dilekçesinin miktardan reddine ilişkin ek kararın hatalı olduğu anlaşılmakla; 18.06.2025 tarihli ek kararın bozularak ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekir. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda asıl karara yönelik temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işveren nezdinde 26.04.2016-26.10.2022 tarihleri arasında wireline operatörü olarak çalıştığını, davacının ağır koşullarda çalışması, bordro hileleri yapılması, bordroların gerçeği yansıtmaması, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarına dair alacaklarının ödenmemesi, kısa çalışma ödeneği döneminde usulsüz çalışmalar yaptırılması, yasak çalışma niteliğinde gece çalışmaları yaptırılması, işçilik haklarının ödenmemesi nedenleriyle iş sözleşmesinin davacı tarafından haklı olarak feshedildiğini, davacının en son ücretinin net 7.350,00 TL ve çalışma karşılığı ek ödeme olduğunu iddia ederek kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının en son aylık net 9.533,84 TL ücret aldığını, davacının bordrolarında ücretinin düşük gösterilmesinin söz konusu olmadığını, fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil çalışmaları yapılması hâlinde bu durumun bordrolara yansıtılarak zamlı ödeme yapıldığını, davacının iddialarının yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının fesih nedenlerini ispatlayamadığı ve çalışma ile dinlenme sürelerinden kaynaklanan alacakların ödendiği belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçelerinde; 1. Bordro hilesi bulunduğunu, değişik isimlerle gösterilen ödemelerin esasen ücret olduğunu, ücretin hatalı tespit edildiğini, 2. Çalışma ve dinlenme sürelerinden kaynaklanan alacakların ispat edildiğini, bunların reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, 3. Kıdem tazminatı talebinin kabul edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacı tarafından yapılan feshin haklı nedene dayanıp dayanmadığı ve buna göre kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığına, ücretin belirlenmesi ile talep edilen alacakların ispatına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Bölge Adliye Mahkemesince verilen 18.06.2025 tarihli ek kararın BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Ek karar yönünden alınan temyiz harcının istek hâlinde ek kararı temyiz edene iadesine, asıl karar yönünden aşağıda yazılı temyiz giderinin asıl kararı temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.