807 Hakemli Araştırma Makalesi/Peer - Reviewed Research Article 6102 SAYILI TÜRK TİCARET KANUNU UYARINCA SORUMLULUK SİGORTALARINDA SİGORTACININ BORÇ VE YÜKÜMLÜLÜKLERİ Debts and Obligations of the Insurer in Liabılıty Insurances According to the Turkish Commercial Code Numbered 6102 Dr. Yunus Alhan* ÖZET Sorumluluk sigortaları, sigorta ettirenin üçüncü kişilere karşı sorumluluğuna yol açan olaylar sonucu malvarlığının azalması riziko- sunu güvence altına alan zarar sigortasının bir
807 Hakemli Araştırma Makalesi/Peer - Reviewed Research Article 6102 SAYILI TÜRK TİCARET KANUNU UYARINCA SORUMLULUK SİGORTALARINDA SİGORTACININ BORÇ VE YÜKÜMLÜLÜKLERİ Debts and Obligations of the Insurer in Liabılıty Insurances According to the Turkish Commercial Code Numbered 6102 Dr. Yunus Alhan* ÖZET Sorumluluk sigortaları, sigorta ettirenin üçüncü kişilere karşı sorumluluğuna yol açan olaylar sonucu malvarlığının azalması riziko- sunu güvence altına alan zarar sigortasının bir türüdür. Her sigorta gibi sorumluluk sigortası bir sigorta sözleşmesinin varlığını gerektir- mektedir. Sigorta sözleşmesinde tarafların birtakım borç ve yükümlü- lükleri söz konusudur. Türk Ticaret Kanunu Sigorta Hukuku başlıklı Altıncı Kitabı’nın Birinci Kısmında sigortacı için birtakım borç ve yü- kümlülükler öngörmüştür. Bununla birlikte kanun, Sigorta Türlerine İlişkin Özel Hükümler başlıklı İkinci Kısmında sigortacı için sorumlu- luk sigortalarına özgü borç ve yükümlülükler öngörmüştür. Sigortacı- nın Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenen borç ve yükümlülükleri; * Akdeniz Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Deniz Hukuku Anabilim Dalı, E-posta: ***@***.***; ORCID ID: 0000-0002-6145-2591. Makale Geliş Tarihi: 30.01.2023 Makale Kabul Tarihi: 22.05.2023 ⇛ Atıf Şekli: Yunus Alhan, “6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu Uyarınca Sorumluluk Sigortasında Sigortacının Borç ve Yükümlülükleri”, Erciyes Üniversitesi Hukuk Fa- kültesi Dergisi, 18/2 (2023): 807-855. ⇛ Bu eser Creative Commons Atıf-Gayri Ticari 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslan- mıştır. Yunus ALHAN / ERÜHFD, C. XVIII, S.2, (2023) 808 sigorta himayesi sağlama, sigortacıyı aydınlatma sigorta poliçesi ver- me, hukuki koruma sağlama yardımda bulunma, zarar görenin doğ- rudan talebi halinde bu talebi değerlendirme olarak ifade edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Sorumluluk Sigortaları, Sigorta Sözleş- mesi, Türk Ticaret Kanunu, Borç, Yükümlülük ABSTRACT Liability insurance is a type of loss insurance that secures the risk of loss of assets as a result of events that lead to the insurer's liability to third parties. Like any insurance, liability insurance requi- res the existence of an insurance contract. In the insurance contract, the parties have debts and obligations. The Turkish Commercial Code stipulates a number of obligations and liabilities for the insurer in the First Part of the Sixth Book titled Insurance Law. However, the law stipulates specific obligations and liabilities in liability insurances for the insurer in the Second Part titled Special Provisions on Types of Insurance. The debts and obligations of the insurer regulated in the Turkish Commercial Code are expressed as providing insurance pro- tection, disclosing the insurer, issuing insurance policies, providing legal protection, providing assistance, and evaluating this request in case of direct request of the injured party. Keywords: Liability Insurance, Insurance Contract, Turkish Commercial Code, Debt, Obligation GİRİŞ İnsanların günlük hayattaki faaliyetleri, meslekleri icabı yük- lendikleri sorumluluklar, ticaret hayatının içerisinde barındırdığı za- rar tehlikeleri, insanoğlunu bu tür eylem ve işlemlerden göreceği menfi ekonomik sonuçlardan korunma ihtiyacına sevk etmiştir1. Kişi- 1 Bu hususu gerçekleştirecek olan mekanizma sigorta olarak adlandırılmakta- dır/nitelendirilmektedir. Toplumu tehdit ederek zarara yol açan tehlikelerin so- nuçları, sigorta mekanizması sayesinde geniş bir kesime dağıtılmış olur. Bkz. Mehmet Bahtiyar, “Sigorta Poliçesi Özel Koşulları, Genel Koşullardan Ayırdedil- mesi ve Bazı Sorunlar”, içinde Ali Bozer’e Armağan, ed. Yaşar Karayalçın, (Ankara: 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu Uyarınca Sorumluluk Sigortasında Sigortacının Borç ve Yükümlülükleri 809 lerin bu hususu tek başına başarmaları oldukça güç olduğundan, hu- kuki sorumluluklar nedeniyle sigorta ettirenin mal varlığında ortaya çıkan pasifleri bertaraf etmeye yönelik, aynı zamanda sigorta ettireni, kendisine yöneltilen haksız taleplere karşı, ödenecek prim karşılığın- da koruyan sorumluluk sigortasının ortaya çıkmasını ve gelişmesini zorunlu hale getirmiştir2. Sorumluluk sigortası diğer sigorta türlerine nazaran daha geç ortaya çıkmıştır3. Sorumluluğu doğuran olayların çeşitliliği ve sorum- luluk hukukundaki güncellemelere4 paralel olarak değişmeye ve ge- lişmeye devam etmektedir5. Sorumluluk sigortalarının daha geç ge- lişmesinin altında, sigortalının kendi davranışı nedeni ile doğacak sorumluluğunu sigorta ettirmesinin, ahlaka ve kamu düzenine aykırı görülmesinin yanı sıra bu sigorta ile insanların daha dikkatsiz dav- Bankacılık ve Ticaret Hukuku Araştırma Enstitüsü Yayınları,1998), 89; İnci Deniz Kaner, Sigorta Hukuku, 2. Baskıdan Tıpkı 3. Baskı (İstanbul: Filiz Kitabevi, 2018), 1. 2 Rayegan Kender, “Mesuliyet Sigortasının Mahiyet ve Türleri”, içinde Teori ve Uygu- lama Açısından Mesuliyet Sigortaları III. Sigorta Semineri, ed. Sigorta Hukuku Türk Derneği, (İstanbul: 4-7 Nisan 1977), s. 1 vd.; Işıl Ulaş, Uygulamalı Zarar Si- gortaları Hukuku (Ankara: Turhan Kitabevi, 2012), 763; Kemal Şenocak, Mesleki Sorumluluk Sigortası (Ankara: Turhan Kitabevi, 2000), 14. 3 Sorumluluk sigortalarının 1825’te Fransa’da, Automedon Sigorta Şirketi tarafın- dan, yük arabası sürücülerinin at ve yük arabasıyla sebebiyet verdikleri zararlar- dan doğan sorumluluklarına karşı teminat verilmek suretiyle uygulandığı; yine Fransa’da 1844-1845 yıllarında donatanın, kaptan tarafından üçüncü kişilere ve- rilen zararlara karşı teminat verilmek suretiyle uygulandığını görmekteyiz. Bkz. Şenocak, Mesleki Sorumluluk Sigortası, 12. 4 Sigorta hukukunun gelişimi esnasında bağımsız bir sigorta dalı olarak sorumluluk sigortaları diğer sigorta türlerine göre daha geç ortaya çıkmıştır. Bu durumun te- mel nedeni bu alanda kabul edilen yeni sorumluluk türleri ve bunların sigorta hu- kukuna yansımasıdır. Bkz. Ergun Özsunay ve Murat Dural “Sorumluluk Kavra- mındaki Değişiklikler Karşısında Sigorta”. Sigorta Hukuku Dergisi, 3/1 (1986): 36-37; Kender, “Mesuliyet Sigortasının Mahiyeti ve Türleri”, 7; Aynur Yongalık, Çevre Sorumluluk Sigortası, (Ankara: Banka ve Ticaret Hukuku Araştırma Ensti- tüsü Yayınları,1998), 8-9. 5 Samim Ünan, İsteğe Bağlı Genel Sorumluluk Sigortasında Riziko, (İstanbul: Beta Yayınları, 1998), 2-3; Ali Bozer, Sigorta Hukuku Genel Hükümler Bazı Sigorta Tür- leri, (Ankara: Banka ve Ticaret Hukuku Araştırma Enstitüsü Yayınları, 2004), 129- 130; Şenocak, Mesleki Sorumluluk Sigortası,3-14; Yongalık, Çevre Sorumluluk Si- gortası, 9. Yunus ALHAN / ERÜHFD, C. XVIII, S.2, (2023) 810 ranmalarına sebebiyet verileceği ve kamu yararının6 korunamayacağı düşüncesi yatmaktadır7. Sorumluluk sigortalarına karşı olan görüş- lerde, bu sigortaların bireyleri daha dikkatsiz davranmaya yönelttiği hususunda gerçeklik payı olmakla beraber, sorumsuz davranışlar karşısında gerekli korumanın sağlanması ihtiyacı ve gereği bu sigorta- ların oluşumunda ağır basmıştır8. Türk hukukunda ise sorumluluk sigortaları ilk kez 1827 tarihli Türk Ticaret Kanunu’nda yer almıştır. Bu kanunda yer alan m. 980 ve m. 981 hükümleri yangın kaynaklı sorumluluk sigortasını, m. 1003 hükmü kaza sorumluluk sigortasını, m. 1011 hükmü ise hırsızlık so- rumluluk sigortasını düzenlemiştir9. 6762 sayılı mülga Türk Ticaret Kanunu (E-TTK), 1827 tarihli TTK’nın sorumluluk sigortasına ilişkin hükümlerini sadeleştirme cihetine gitmiştir10. 6102 sayılı Türk Tica- ret Kanunu (TTK) ise sorumluluk sigortasını çağın gereklerine uygun olarak ayrı bir başlık altında düzenleyerek gelişim sürecini devam ettirmiştir. Sorumluluk sigortalarını düzenleyen TTK m. 1473 hükmünde “Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, si- gorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder.” ifadesiyle her sorumluluk sigortasının geçerli bir si- gorta sözleşmesi gerektirdiğinin altını çizmiştir11. Her sözleşmede 6 Günümüzde, özellikle gelişmiş ülkelerde, sorumluluk sigortalarının yaygın olarak uygulandığı, hatta pek çok hukuki sorumluluğun sigortalanmasının kamu yararı düşüncesi ile zorunlu hale getirildiği bilinmektedir. Aksi yönde bkz. Zihni Meteza- de, “Sorumluluk Sigortaları”. Sigorta Hukuku Dergisi, Özel Sayı (2008): 145-146. 7 Şenocak, Mesleki Sorumluluk Sigortası, 15-16. 8 Metezade, “Sorumluluk Sigortaları”, 145-146; Şenocak, Mesleki Sorumluluk Sigor- tası,16. 9 Şenocak, Mesleki Sorumluluk Sigortası, 17. 10 Şenocak, Mesleki Sorumluluk Sigortası, 17. 11 “Zira sigorta sözleşmesi, sigorta ilişkinin ortaya çıkması için ön koşuldur. Bir sigorta sözleşmesi kurulmadan, sigorta meydana gelmez.” Bkz. Samim Ünan, Türk Ticaret Kanunu Şerhi-Sigorta Şerhi Cilt I, (İstanbul: On iki Levha Yayıncılık, 2016), 3. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu Uyarınca Sorumluluk Sigortasında Sigortacının Borç ve Yükümlülükleri 811 olduğu gibi sigorta sözleşmesinde de bu sözleşmenin tarafları için borç ve yükümlülükler öngörülmüştür. Sorumluluk sigortalarında da sigortacının borç ve yükümlülükleri TTK’da düzenlenmiştir. Çalışma- da sigortacının TTK’da düzenlenen borç ve yükümlülükleri incelen- miştir. I. SORUMLULUK SİGORTASI KAVRAMI VE ÖZELLİKLERİ Sorumluluk sigortası, sigorta ettirenin sorumluluğundan kay- naklanan ve miktarı belirsiz olan tazminatları ödemekten kurtulmak adına miktarı belirli olan sigorta primini ödeyerek, sigorta sözleşme- sinin teminat sağladığı süreler içerisinde karşılaşabileceği tazminat taleplerinin teminat altına alınmasını amaçlayan, sonradan ortaya çıkarak sigorta ettirenin mali yapısını sarsacak hatta ekonomik mah- vına sebep olabilecek olaylardan sigorta ettireni korumayı amaçlayan bir sigorta türüdür12. Sorumluluk sigortaları, sigorta ettirenin üçün- cü kişilere karşı sorumluluğuna yol açan olaylar sonucu malvarlığının azalması rizikosunu güvence altına alır13. Sorumluluk sigortaları zarar sigortalarının bir türünü teşkil eder14. Zarar sigortalarında rizikonun gerçekleşmesi ile sigorta etti- renin malvarlığında meydana gelen eksilme karşılanmaktadır15. So- rumluluk sigortalarında da sigorta ettirenin malvarlığında iradesi 12 Albert H. Mowbray ve Ralph H. Blanchard, Insurance Its Theory and Practice in the United States, (New York: Mc-Graw Hill Book Company Fifth Edition, 1937), 174 -175; Alan I. Widis, Insurance Materials on Fundamentals Principles, Legal Doctrines and Regulatory Acts, (Minnesota, West Publishing Co, 1989), 332 ,718; John, F. Dobbyn, Insurance Law in a Nutshell, (Minnesota, West Publishing Co Third Edition, 1986), 43. 13 Sorumluluk sigortaları sigorta ettirenin sorumluluğunu ortadan kaldırmayıp sadece malvarlığını azaltıcı fiillere karşı korumaktadır. Bkz. Kender, “Mesuliyet Si- gortasının Mahiyet ve Türleri”, 1 vd.; Reşat Atabek, Sigorta Hukuku, (İstanbul: Duygu Matbaası, 1950), 405; Ottto Schmidt, Principles of European Insurance Contract Law (PEICL), (Munich: Sellier European Law Publishers GmbH, 2009), 33. 14 Rayegan Kender, Türkiye’de Hususi Sigorta Hukuku, (İstanbul: On iki Levha Ya- yıncılık, 2017), 228. 15 Şenocak, Mesleki Sorumluluk Sigortası, 18; Ulaş, Uygulamalı Zarar Sigortaları Hukuku, 650. Yunus ALHAN / ERÜHFD, C. XVIII, S.2, (2023) 812 dışında meydana gelebilecek eksilmelerin karşılanması16 temel amaç olduğundan, zarar sigortalarına ilişkin hükümler kural olarak sorum- luluk sigortalarında da uygulanır17. Sorumluluk sigortalarında rizi- konun gerçekleşmesi halinde bu rizikodan zarar gören üçüncü kişile- rin gördükleri zararlar sigorta limiti dâhilinde karşılanır. Bahse konu sigorta türünde hayat sigortalarının aksine, sigorta poliçesinde ka- rarlaştırılan sigorta bedelinin tamamının ödenmesi gerekmemekte- dir18. Bu durum zarar sigortalarının hayat sigortalarının üst başlığı olan meblağ sigortalarından ayıran en önemli unsurdur19. Zengin- leşme yasağı prensibi olarak ifade edilen bu kavram, sigortacının söz- leşmede kararlaştırılan maktu bedeli değil, ortaya çıkan zararı karşı- laması esasına dayanmaktadır20. Sorumluluk sigortasında sigorta konusunun “mal” olmaması21 ve mal sigortalarından22 farklı olarak, sorumluluk sigortasında mal- varlığının pasif kısmının23 sigorta güvencesi altına alınması amaçlan- 16 Kender, Hususi Sigorta Hukuku, 229. 17 Schmidt, Principles of European Insurance Contract Law (PEICL), 33. 18 Rauf Karasu, “6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Sorumluluk Sigortalarına İlişkin Hükümlerinin Değerlendirilmesi”. İnönü Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 6/4 (2016): 686. 19 Mertol Can, Mesleki Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’na Genel Bir Bakış, (An- kara: Banka ve Ticaret Hukuku Araştırma Enstitüsü Yayınları, 2006), 8; Samim Ünan, Hayat Sigortası Sözleşmesi, (İstanbul: Beta Yayınevi, 1998), 172. 20 Şenocak, Mesleki Sorumluluk Sigortası, 18 vd.; Ünan, İsteğe Bağlı Genel Sorumlu- luk Sigortasında Riziko, 17. 21 Malvarlığı sigortalarında, sigorta ettirenin malvarlığı, rizikonun ortaya çıkaracağı sonuçlara karşı himaye altına alınmaktadır. Zira sorumluluk sigortalarında rizi- konun konusu sigorta ettirenin malvarlığıdır. Bkz. Ünan, İsteğe Bağlı Genel So- rumluluk Sigortasında Riziko, 13. 22 Şebnem Uralcan, Temel Sigorta Bilgileri ve Sigorta Sektörünün Yapısal Analizi, (İstanbul: Beta Yayınevi, 2004), 21. 23 Gerçekleşen riziko, sigorta ettirenin malvarlığının aktifinde bir azalmaya sebep oluyor veya aktifinin artmasına engel oluyorsa, bu şekilde oluşan zararın karşı- lanmasına yönelik olarak yapılan sigortalar aktif zarar sigortası olarak adlandı- rılmaktadır. Zarar, malvarlığına pasif eklenmesi veya malvarlığında var olan pasi- fin artması şeklinde ortaya çıkıyorsa, bu tip sigortalar “pasif zarar sigortası” ola- rak adlandırılmaktadır. Bkz. Bozer, Sigorta Hukuku Genel Hükümler Bazı Sigorta Türleri, 131, 132, 134; Kender, Hususi Sigorta Hukuku, 222 vd., Şenocak, Mesleki Sorumluluk Sigortası, 60. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu Uyarınca Sorumluluk Sigortasında Sigortacının Borç ve Yükümlülükleri 813 dığından, mal/zarar sigortalarına ilişkin bütün hükümler bu sigorta türünde aynen uygulanamaz24. Sorumluluk sigortalarında güvence altına alınan idari veya ce- zai anlamda bir sorumluluk değil özel hukuk sorumluluğudur25. Nite- kim TTK’da bu minvalde bir sorumluluk öngörmüştür26. Sorumluluk sigortaları ile ilgili sigorta ettirenin üçüncü kişiye karşı hukuki koru- ma giderlerinin sigortacı tarafından karşılanması ve bu giderler için avans vermesine ilişkin TTK’nın m. 1474 hükmünde, sigorta ettirenin üçüncü kişiye karşı hukuki yönden korunmasının sigortacı tarafından üstlenilmesi ve aksi halde sigortalı aleyhine kesinleşen tazminatı ödenmesine ilişkin TTK m. 1476 hükmünde ve tazminat ödeyen si- gortacının sigorta ettirene halef olmasına ilişkin TTK m. 1481 hük- münde sorumluluk sigortalarında teminat altına alınanın, üçüncü kişilerin değil sigorta ettirenin sorumluluğu olduğu görmekteyiz27. 24 Ancak zarar sigortalarına ilişkin düzenlemelerin ilke olarak sorumluluk sigortalarına da uygulanabileceği düşünülebilirse de sorumluluk sigortaları eşya varlığının pasif kısmının sigorta güvencesi altına alma amacı taşıyan düzenlemeler olduğundan, eşya sigortalarına ilişkin tüm hükümlerin bu tür sigortalara aynen uygulanması mümkün olmayacaktır. Örneğin, zarar sigortalarına ilişkin eksik ve aşkın sigorta ilkelerinin sorumluluk sigortalarına uygulanabilmesi olanaksızdır. Öte yandan, zarar sigortalarına ilişkin düzenlemeler arasında yer alan çifte sigorta yasağının bu tür sigortalara da uygulanması mümkündür. Bkz. Kemal Şenocak, “Türk Ticaret Kanunu’nun Eşya Sigortasına İlişkin Hükümlerinin Sorumluluk Sigortalarına Uygulanabilirliği”. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 58/1 (2009): 190. 25 Ünan, sorumluluğu, “bir kişiye başvurulabilmesi ve/veya ona yaptırım uygulan- ması olanağı” olarak tanımlamaktadır. Bkz. Ünan, İsteğe Bağlı Genel Sorumluluk Sigortasında Riziko, 8. Eren ise sorumluluğu, “borcun yaptırımı”; “edimini ifa et- meyen borçlunun malvarlığının devlet organları aracılığıyla alacaklının el koyma- sına tabi tutulması”; “borçlunun, edimin ifası için alacaklıya karşı malvarlığıyla sorumlu olması” şeklinde tanımlamıştır. Bkz. Fikret Eren, Borçlar Hukuku Genel Hükümler 24. Baskı, (Ankara: Yetkin Yayınları, 2019), 86. 26 TTK m. 1473 hükmü uyarınca, “Sigortacı sorumluluk sigortası ile sözleşmede aksi- ne hüküm yoksa sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder”. 27 TTK m. 1478 hükmünün gerekçesinde bu durum açıkça görülmektedir: “Söz ko- nusu madde ile zarar gören üçüncü kişinin doğrudan doğruya sigortacıya talep kar- şı talep ve dava hakkı düzenlenmiştir. 6762 sayılı Kanunun 1310 uncu maddesinde Yunus ALHAN / ERÜHFD, C. XVIII, S.2, (2023) 814 II. SORUMLULUK SİGORTASINDA SİGORTACI KAVRAMI Sigorta Sözleşmelerinde Bilgilendirmeye İlişkin Yönetmeliğin (SSBİY) m.4/1-f hükmü, sigortacıyı, “belirli bir prim karşılığında sigor- ta sözleşmesi ile risk üstlenen kişi” olarak tanımlamıştır. Doktrinde ise sigortacı, sigorta ettiren tarafından ödenmesi öngörülen prim karşılı- ğında rizikoyu taşıma yükümlülüğü altına giren kişi olarak nitelendi- rilmiştir28. Sigortacının, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu (SK) m. 3 hük- münce, bir ticaret şirketi olarak Türkiye’de kurulması ve faaliyet gös- termesi gerekmekte olup, bunu gerçekleştirebilmek için ise SK m. 4 uyarınca teşkilatlanma ve mali güce sahip olma koşullarını yerine getirmesi icap etmektedir. Tüm bu gereklilikleri yerine getirdikten sonra SK m. 5, 6 ve 7 hükümleri uyarınca, sigortacının, usulüne uygun olarak ruhsat alması ve devam eden süreçte bu ruhsatın verilmesine ilişkin şartları kaybetmemesi lazım gelmektedir. sadece yangın dolayısıyla sorumluluk sigortaları ile ilgili olarak doğrudan doğruya dava hakkı düzenlenmiştir. Ancak, söz konusu Kanun dışında da, özellikle zorunlu sorumluluk sigortalarında, doğrudan doğruya talep ve dava hakkı kanunlarla (Ka- rayolları Trafik Kanununda ve Borçlar Kanununda olduğu gibi) ya da genel şartlar- la kabul edilmiştir. Sorumluluk sigortalarında asıl amaç her ne kadar sigortalının üçüncü kişiye vermiş olduğu zarar nedeniyle ödeyeceği tazminata bağlı olarak eşya varlığında meydana gelen azalmanın telafisi de, bunun yan sonucu zarar görenin de bir an önce zararının giderilmesini ve sigortalının ödeme güçsüzlüğüne karşı üçün- cü kişilerin korunmasıdır. Ayrıca, zarar görenin doğrudan doğruya sigortacıya baş- vurması da zarar veren durumundaki sigortalıyı rahatlatıcı bir etki yaratacak ve si- gortalının da sorumluluk sigortası ile sağlanmak istediği amaca daha kolay ulaş- masını sağlayacaktır. Fakat getirilen düzenleme hiçbir şekilde sorumluluk sigorta- sını üçüncü kişi lehine sözleşme durumuna sokmaz. Zira halen menfaati sigorta edi- len bizzat sigortalının kendisidir”. 28 Mowbray ve Blanchard, Insurance Its Theory and Practice in the United States, 130; Ulaş, Uygulamalı Zarar Sigortaları Hukuku, 16; İsmail Doğanay, Türk Ticaret Kanunu Şerhi Üçüncü Cilt- Madde 816- 1475 4. Bası, (Ankara: Beta Yayınevi, 2004), 964; Haydar Arseven, Sigorta Hukuku, Ana Prensipler, Genel Hükümler Yenilenmiş 2. Baskı, (İstanbul: Beta Yayınları, 1991), 96; Mertol Can, Türk Özel Si- gorta Hukuku, (Ankara: İmaj Yayınevi, 2018), 225; Merih Kemal Omağ, “Özel Si- gorta Hukukunda Muafiyet Klozları”. MÜHFHAD, Doç. Dr. Mehmet Somer’in Anısı- na Armağan Özel Sayı (2006): 533; Bozer, Sigorta Hukuku Genel Hükümler Bazı Sigorta Türleri, 32; Atabek, Sigorta Hukuku, 16; Kender, Hususi Sigorta Hukuku, 230; Huriye Kubilay, Uygulamalı Özel Sigorta Hukuku, (İzmir: Barış Yayınları Fa- külteler Kitabevi, 2003), 34; Mertol Can, Sigorta Sözleşmesinin Tabi Olduğu Hu- kuki Esaslar, (Ankara: İmaj Yayınevi, 2012), 12-13. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu Uyarınca Sorumluluk Sigortasında Sigortacının Borç ve Yükümlülükleri 815 Sigortacılık alanında faaliyet gösterebilmek için öngörülen mali gücün hukuk dünyasındaki yansıması, sigortacılık ile ilgili faali- yet gösterecek süjelerin TTK kapsamında anonim şirket veya koope- ratif şeklinde kurulması ve faaliyet göstermek istediği her bir sigorta türü için Sigortacılık ve Özel Emeklilik Denetleme ve Düzenleme Ku- rumundan (SEDDK) ruhsat almasıdır29. Eğer bir şirketin ruhsat al- mamış veya aldığı halde gereklilikleri yerine getirmediğinden ötürü ruhsatı elinden alınmış ise şirketin bu durumu bilinerek yapılan sigor- ta sözleşmesine Türk Borçlar Kanunu (BK)’nun kumar ve bahise iliş- kin hükümleri uygulanır30. Daha açık bir ifadeyle, sigorta sözleşme- sinden doğan borçlar eksik borç özelliği taşır, talep edilebilir ama dava edilemez. Bu hüküm kanaatimizce dar yorumlanmalı ve sigorta şirketinin bu durumunu bilmeyen ya da bilmesi gerekmeyen kişiler TTK kapsamındaki korumadan yararlanmalıdır. 29 47 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile ruhsat verme yetkisi T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı Hazine Müsteşarlığı’ndan alınıp, Sigortacılık ve Özel Emeklilik Denetleme ve Düzenleme Kurumuna verilmiştir. SK m.5 uyarınca alınan ruhsatlar, ticaret siciline tescil ve Ticaret Sicil Gazetesi ile Türkiye çapında dağıtımı yapılan ve tiraj bakımından ilk on sırada yer alan günlük gazetelerden ikisinde ilan ettiri- lir. Bkz. Zehra Öğüz Şeker, “5684 sayılı Sigortacılık Kanununun Sigorta Şirketleri- nin Kuruluşu ve Ruhsatnameye İlişkin Esaslarının Değerlendirilmesi”. Terazi Hukuk Dergisi, 2/13 (2007): 51 vd. Türkiye’de 2018 itibarıyla 60’ı sigorta, 2'si reasürans olmak üzere 62 şirket bulunmaktadır. Şirketlerin 4’ü hayat, 18’i hayat/emeklilik, 38'si hayat-dışı şirkettir. Bkz. (Erişim Tarihi: 14.03.2020), https://www.tsb.org.tr/turkiyedesigortacılik.aspx?pageID=439. 30 TTK m. 1401/2 hükmü uyarınca, “Ruhsatsız bir şirket ile onun bu durumunu bile- rek yapılan sigorta sözleşmeleri hakkında Türk Borçlar Kanununun 604 ve 605 inci maddeleri uygulanır. Türkiye’de yerleşik olmayan sigorta şirketleriyle kurulan si- gorta sözleşmelerinde bu hüküm uygulanmaz”. BK m. 604 hükmü gereğince, “Ku- mar ve bahisten doğan alacak hakkında dava açılamaz ve takip yapılamaz. Kumar veya bahis için bilerek verilen avanslar ve ödünç ̧ paralar ile kumar ve bahis niteli- ğinde oldukları takdirde, borsada işlem gören eşyaların, yabancı paraların ve kıy- metli evrakın fiyat farkı esası üzerine yapılan vadeli satışlar hakkında da aynı hü- küm uygulanır.” BK m. 605 hükmünce, “Kumar oynayan veya bahse giren kişi tara- fından imzalanmış ̧ adi borç ̧ veya kambiyo senedi üçüncü bir kişiye devredilmiş̧ olsa bile, hiçbir kimse bunlara dayanarak dava açamaz ve takip yapamaz. Kıymetli ev- rakın iyiniyetli üçüncü kişilere sağladığı haklar saklıdır. Kumar ve bahis borcu için isteyerek yapılan ödemeler geri alınamaz. Ancak, kumar veya bahsin usulüne göre yürütülmesi beklenmedik olayla veya diğer tarafın fiiliyle engellenmişse ya da diğer taraf kumar veya bahse hile karıştırmışsa, isteyerek yapılan ödeme geri alınabilir.” Yunus ALHAN / ERÜHFD, C. XVIII, S.2, (2023) 816 Yerli şirketlerin yanı sıra yabancı sigorta şirketlerinin de Ba- kanlar Kurulu’nun belirlediği usul ve esaslar çerçevesinde Türkiye’de sigortacılık yapabileceği, SK m. 3/5 hükmünde düzenleme alanı bul- muştur31. Nitekim SK m. 2 uyarınca sigorta şirketi ile kastedilen, Tür- kiye’de kurulmuş sigorta şirketi veya yurt dışında kurulmuş sigorta şirketinin Türkiye’deki teşkilatıdır32. III. SORUMLULUK SİGORTASINDA SİGORTACININ BORÇ VE YÜKÜMLÜLÜKLERİ A. Borç, Yükümlülük ve Külfet Kavramları 1. Genel Olarak Sorumluluk sigortası diğer sigortalar gibi bir sözleşmeyle ku- rulur33. Bu halde sorumluluk sigortası sözleşmesi karşılıklı, tam iki tarafa borç yükleyen, rızai34 tarafların kişisel özelliklerinin önemli 31 Bakanlar Kurulu’nun 2007/12467 sayılı, “Sigortacılık Sektöründeki Uluslararası Faaliyetlere İlişkin Karar” başlıklı kararı ile yabancı sigorta şirketlerinin Türki- ye’de ancak şube açmak suretiyle çalışabilecekleri düzenlenmiştir. Bkz. (Erişim Tarihi: 15.06.2021), https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2007/08/20070803-1.htm 32 Mehmet Sinan Cebe, Uygulamalı Sigorta Hukuku, (Ankara: Adalet Yayınevi, 2018), 5. 33 BK m.1 hükmü uyarınca; sözleşmelere ilişkin genel kural gereği tarafların iradelerini karşılıklı ve birbirine uygun olarak açıklamalarıyla sözleşme kurulmuş olur ve bu irade açıklaması açık veya örtülü olabilir. Nitekim TTK 1405’de sigortacının kendisine yapılan öneriyi otuz gün içinde reddetmeyerek susmasını örtülü kabul olarak düzenlemiştir. Bkz. Rayegan Kender, “Sigorta Mukavelesinin Akdedilmesi ve Şartları”, içinde I. Ticaret Hukuku ve Yargıtay Kararları Sempozyumu Bildiriler-Tartışmalar, (Ankara, 6-7 Ocak 1984), 41; Mehmet Özdamar, “Sigortacının Sorumluluğu ile İlgili Gelişmeler (Sigortacının Aydınlatma Yükümlülüğünden Doğan Sorumluluğu) Sorumluk ve Tazminat Hukuku Sempozyumu 2009”, (Erişim Tarihi: 13.11.2019), http://webftp.gazi.edu.tr/hukuk/sorumluluk/s_20.pdf. 34 “Sigorta sözleşmesi, sigortacının sigorta poliçesi verme yükümlülüğü dolayısıyla bir ayni sözleşme olarak nitelendirilmemelidir. Zira ayni sözleşmede, sözleşmenin kuru- labilmesi için karşı tarafa bir şeyin nakli gerekirken sigorta sözleşmesinde, sigorta poliçesi, sözleşmenin kurulmasını takiben oluşturulmakta ve sigorta ettirene veril- mektedir. Nitekim sigorta poliçesi, kurulmuş olan sigorta sözleşmesine ilişkin bilgi- 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu Uyarınca Sorumluluk Sigortasında Sigortacının Borç ve Yükümlülükleri 817 olduğu, azami iyiniyet gerektiren, devamlı ilişkiler meydana getiren, tesadüfî buna karşın, şarta bağlı olmayan bir sözleşmedir35. Her söz- leşmede olduğu gibi sorumluluk sigortası sözleşmesinde de tarafların karşılıklı olarak yerine getirmeleri gereken borç, yükümlülük ve kül- fetleri vardır. Bu sebeple sigorta sözleşmesi açısından da borç, yü- kümlülük ve külfet kavramlarının izahı gerekmektedir. 2. Borç Kavramı Borç kavramına kanun koyucunun bu kavramların bilindiği varsayımının sonucu olarak BK’da yer verilmediğini görmekteyiz36. Borç alacaklının borçludan istemeye yetkili olduğu, borçlunun da ye- rine getirmek zorunda olduğu tek bir edim ya da alacak hakkından ibaret olan hukuki ilişki olarak tanımlanmaktadır37. Borç ilişkisi dokt- rinde geniş anlamda ve dar anlamda olmak üzere ikiye ayrılmakta olup38, bu tanım dar anlamda borç ilişkisi olarak ifade edilmektedir39. Borç ve dar anlamda borç ilişkisi kavramlarının yanı sıra “dar anlam- leri içeren bir belgedir.” Bkz. Bozer, Sigorta Hukuku Genel Hükümler Bazı Sigorta Türleri, 42-44. 35 Serdar Demirci, “Noter Mesleki Sorumluluk Sigortası”. Türkiye Noterler Birliği Dergisi, 1/2 :(2014): 152. 36 Eren, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 21; Sefa Reisoğlu, Türk Borçlar Hukuku Genel Hükümler, (İstanbul: Beta Yayınevi, 2012), 33. 37 Eren, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 21; Şahin Akıncı, Borçlar Hukuku Bilgisi Genel Hükümler Onuncu Baskı, (Konya: Sayram Yayınları, 2017), 19; Şener Akyol, Borçlar Hukuku Genel Hükümleri I, (İstanbul: Filiz Kitabevi, 1995), 11;, Andreas Furrer, Markus- Muller Chen ve Bilgehan Çetiner, Borçlar Hukuku Genel Hüküm- ler, İstanbul: On iki Levha Yayıncılık, 2021), 18; M. Kemal Oğuzman ve Turgut Öz, Borçlar Hukuku Genel Hükümler C.1 Gözden Geçirilmiş 14. Bası, (İstanbul: Vedat Kitapçılık, 2016), 3; “Satış sözleşmesinin yapılması ile satıcı ve alıcı arasında doğan hukuki ilişki bir borç ilişkisidir. Bu borç ilişkisine dayanarak, satıcı alıcıdan semenin ödenmesini isteyebileceği gibi, alıcı da satıcıdan şeyin kendisine teslim edilmesini ve mülkiyetin geçirilmesini talep edebilir.” Bkz. Necip Kocayusufpaşaoğlu, Hüseyin Hatemi, Rona Serozan ve Abdülkadir Arpacı, Borçlar Hukukuna Giriş Hukuki İş- lem Sözleşme, 2010 tarihli 5. Bası’dan 6. Tıpkı Bası, (İstanbul: Filiz Kitabevi, 2014), 5. 38 Eren, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 21. 39 Eren, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 21; Akıncı, Borçlar Hukuku Bilgisi Genel Hükümler, 19; Oğuzman ve Öz, Borçlar Hukuku Genel Hükümler C.1, 3. Yunus ALHAN / ERÜHFD, C. XVIII, S.2, (2023) 818 da borç” kavramı söz konusudur. Bundan kasıt sadece para borçları- dır40. Borç ilişkisinin geniş anlamda ve dar anlamda borç şeklinde ikiye ayrılmasının temel sebebi, borç ilişkisinin tek bir alacak hakkı veya tek bir edimden ibaret olan “borç” kavramından daha geniş bir kavram olarak görülmesi, daha fazla alacak hakkı ile bazı ikincil hak- ları ve borçları içermesidir41. Zira haksız fiillerden doğan tazminat alacağı, bağışlama sözü verme ve faizsiz ödünç sözleşmesi gibi tek bir alacak ve borçtan ibaret bir borç ilişkisi istisna niteliğindedir42. Borç ilişkisinin içerdiği alacak hakları asıl alacak hakkı ile yan alacak hakları olarak nitelendirilebilir43. İkincil haklar ise defi hakkı ve inşai haklar (yenilik doğurucu haklar) olarak ifade edilebilir44. Borç ilişkisinde “fesih”, “geri alma”, “iptal”, “dönme” ve “seçimlik haklar” yenilik doğuran hakları; “ödemezlik defi” ile “zamanaşımı defi” de defi haklarını ifade etmektedir45. Borç ilişkisinin içerdiği borçlar ise asli edim yükümlülüğü manasını karşılayan asıl borç (temel borç), yan 40 Eren, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 21. 41 Akıncı, Borçlar Hukuku Bilgisi Genel Hükümler, 19; Eren, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 22; Akyol, Borçlar Hukuku Genel Hükümleri I, 12; “Borç ve borç ilişkisi kavramlarının değişik anlamlarda kullanılması, Roma Hukukunda borç ilişkisi (ob- ligatio) dar anlamda kullanılırken, Alman hukukunda borç ilişkisi (Schuldverhältnis) deyiminin geniş anlamda kullanılmasından ileri gelmektedir.” Bkz. Oğuzman ve Öz, Borçlar Hukuku Genel Hükümler C.1, 3; “şu halde geniş an- lamda borç ilişkisi çeşitli dar anlamda borçlar meydana getirebilen bir kaynak daha iyisi Alman Hukukçusu Siber’in deyimi ile bir uzviyet olarak nitelenebilir. Bir borç ilişkisine dayanarak doğan çeşitli dar anlamda borçlar, adeta bu kaynağın meyvele- ri gibidir.” Bkz. Kocayusufpaşaoğlu, Hatemi, Serozan ve Arpacı, Borçlar Hukukuna Giriş, 6. 42 Eren, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 22. 43 “Basit bir satım sözleşmesinde dahi satıcı, sattığı malı sözleşmeye uygun olarak teslim edebilmek için önce bu malı temin etmek, ayrıca teslim edinceye kadar koru- mak zorundadır. Satıcı için bu yükümlülükler bir yan yükümlülüktür. Satıcı, malla ilgili gerekli bilgileri alıcıya vermelidir. Aydınlatma yükümlülüğü adı verilen bu yü- kümlülük de bir yan yükümlülüktür.” Bkz. Akıncı, Borçlar Hukuku Bilgisi Genel Hü- kümler, 19 44 Eren, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 21; Akıncı, Borçlar Hukuku Bilgisi Genel Hükümler, 19. 45 Eren, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 23; Kocayusufpaşaoğlu, Hatemi, Serozan ve Arpacı, Borçlar Hukukuna Giriş, 7. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu Uyarınca Sorumluluk Sigortasında Sigortacının Borç ve Yükümlülükleri 819 edim yükümlüğü şeklinde ifade edilen yan borç ve koruma yükümlü- lüğü ile ifaya yardımcı yükümlülükler olarak belirtilen yan yükümlü- lüklerdir46. Bu yan yükümlülükler edimin borca uygun, tam ve gereği gibi ifasına yardımcı nitelikteki yükümlülükler olarak ifade edilebi- lir47. Tüm bu açıklamalardan hareketle geniş anlamda borç ilişkisi alacaklı ve borçlu arasında kurulan ve asli edim olan alacak hakkının dışında, birtakım tali hakları, yan edim yükümlülüklerini ve yan yü- kümlülükleri içeren hukuki ilişki olarak nitelendirilebilir48. Borç (dar anlamda borç ilişkisi) ve geniş anlamda borç ilişkisi arasındaki farklılıklar dikkate alınarak sigorta hukukunda sigortacı- nın borcu kavramının ne olduğu açıklanmalıdır49. Sorumluluk sigorta- sı sözleşmesinde sigorta ettiren ve sigortacı birbirlerine karşı iki ayrı edimi borçlanmakta ve iki ayrı alacak hakkının sahibi bulunmakta- dır50. Burada borçlanılan edimler, sigorta ettirenin prim ödemesi ve sigortacının sigorta himayesi sağlamasıdır. Ancak bu borç ilişkisi sa- dece prim ödemekten ve sigorta himayesi sağlamaktan ibaret değil- dir. Bunların yanında yan edim yükümlülükleri ve yan yükümlülükler de söz konusudur. O halde sigortacının sigorta himayesi sağlama bor- cu ve sigorta ettirenin prim ödeme borcu sigorta sözleşmesinde taraf- 46 Eren, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 21; Akıncı, Borçlar Hukuku Bilgisi Genel Hükümler, 19; Akyol, Borçlar Hukuku Genel Hükümleri I, 13; Oğuzman ve Öz, Borçlar Hukuku Genel Hükümler C.1, 4-5. 47 Eren, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 21. 48 Akıncı, Borçlar Hukuku Bilgisi Genel Hükümler, 20. 49 Bu iki kavram arasında öncelikle içerik yönünden farklılıklar bulunmaktadır. Borç tek bir edimi ifade ederken borç ilişkisi daha geniş bir içeriğe sahiptir ve birden fazla edimi içermektedir. Bazı durumlarda borç ilişkisi önce doğduğu halde borç daha sonra doğabilir. Örneğin kira sözleşmesinde kiracı oturulan ayın sonunda kira parasını ödeyecekse, borç ilişkisi kira sözleşmesinin yapılmasıyla doğduğu halde, kira bedelini ödeme borcu bir ay sonra doğmaktadır. Borç ve borç ilişkisi aynı anda sona erebileceği gibi farklı zamanlarda da sona erebilir. Örneğin kiracı mart ayının sonunda kira bedelini ödemişse, o aya ilişkin kira borcu sona erer. Ancak borç ilişkisi devam etmektedir. Bununla birlikte, borç; ifa, ibra, yenileme, takas, ifa imkânsızlığı, alacaklı ve borçlu sıfatlarının birleşmesi gibi sebeplerle so- na ererken, borç ilişkisi fesih, feshi ihbar, dönme, iptal, geri alma gibi sebeplerle sona erecektir. Bkz. Eren, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 24 vd.; Akıncı, Borçlar Hukuku Bilgisi Genel Hükümler, 20. 50 Eren, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 31. Yunus ALHAN / ERÜHFD, C. XVIII, S.2, (2023) 820 ların asıl borçları olarak ifade edilebilir. Asıl borçtan da kasıt, sözleş- meden doğan borç ilişkilerinde öncelikle borç ilişkisinin varlığını or- taya koyan, sözleşmenin tipini ve niteliğini açıklayan, sözleşmenin birinci derecedeki içeriğini oluşturan edim olan asli edim yükümlülü- ğüdür (Hauptleistungspflicht)51. Ancak yukarıda zikrettiğimiz üzere; geniş anlamda borç ilişkisinde asli edim gibi sözleşmenin esaslı un- surlarını oluşturmayan, bu sebeple o denli öneme haiz olmayan, an- cak asli edim yükümlülüğüne yardımcı olan yan edim yükümlülükleri (Nebenleistungspflicht) ve asli veya yan edim yükümlülüklerine bağlı olup, bunlara aykırılık halinde bağımsız bir ifa davasının açılamayaca- ğı sadece bunlara uyulmamış olması neticesinde zarar ortaya çıktıysa tazminat davası açılabileceği dürüstlük kuralı ve özen gösterme bor- cundan kaynaklanan yan yükümlülükler (Nebenpflichten) de söz ko- nusudur52. Bu açıklamalardan hareketle her ne kadar kanun koyucu TTK’da aşağıda bahsedeceğimiz üzere sigorta ettirenin külfetlerini hatalı bir biçimde yükümlülük olarak değerlendirmiş olup, sigorta ettiren açı- sından yanlış bir isimlendirme yapmış olsa da sigortacı açısından “Si- gortacının Borç ve Yükümlülükleri” başlığı altında “rizikoyu taşıma”, “aydınlatma”, “sigorta poliçesi verme” hususlarının yükümlülük “gi- derleri ödeme” ve “tazminat ödeme” hususlarının borç olarak isim- lendirilmesi yerindedir. Kanunda giderleri ödeme borcu ve tazminat ödeme borcu ifadeleri dar anlamda borç kavramını karşılamaktadır. Sigortacının rizikoyu taşıması, sigorta ettireni aydınlatması, sigorta poliçesi vermesi, geniş anlamda borç ilişkisi içerisinde yükümlülük kapsamında değerlendirilebilecektir. 3. Yükümlülük Kavramı Geniş anlamda borç ilişkisi asli edim yükümlülüğünü, yan edim yükümlülüğünü ve yan yükümlülükleri içermektedir. 51 Ahmet Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku, 20. Bası, (Ankara: Turhan Kitapevi, 2016), 29; Eren, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 32; Kocayusufpaşaoğlu, Hatemi, Serozan ve Arpacı, Borçlar Hukukuna Giriş, 7. 52 Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku, 30-32. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu Uyarınca Sorumluluk Sigortasında Sigortacının Borç ve Yükümlülükleri 821 Sözleşmenin esaslı unsurunu oluşturan, sözleşmenin tipini ve türünü belirleyen, karşılıklı olarak taraflara borç yükleyen sözleşme- lerde alacak hakkının özünü teşkil eden, borçlunun birinci derecedeki yükümlülükleri asli edim yükümlülükleridir53. Sigorta sözleşmesinde sigortacının rizikoyu taşıma yükümlülüğü, hukuki koruma yükümlü- lüğü, zarar görenin talebi halinde bu talebi değerlendirme yükümlü- lüğü bu kapsamda değerlendirilebilir. Kanun, sözleşme veya dürüstlük kuralından doğan, asli edime bağlı ancak asli edime oranla ikincil nitelikte olan ve asli edimin yeri- ne getirilmesine hizmet eden yükümlülüklere yan edim yükümlülüğü denir54. Yan edim yükümlülükleri asli edim olmadan var olamayacak- ları halde asli edimden bağımsız bir dava konusu olabilirler55. Sigorta sözleşmesinde sigortacının sigorta poliçesi verme yükümlülüğü yan edim yükümlülüğü niteliğindedir. Kaynağını Türk Medeni Kanunu (MK) m. 2’de düzenlenen dü- rüstlük kuralından56 alan doktrinde diğer davranış yükümlülükleri (weitere Verhaltenspflichten) veya özen gösterme yükümlülükleri (Sorgfaltspflichten) olarak anılan, asli edim yükümlülüklerine bağlı olan, bağımsız bir varlığa sahip olmaması sebebiyle, yükümlülüğe uyulmaması halinde aynen ifası dava edilemeyip, sadece tazminat davası olanağı sağlayan yükümlülüklerdir57. Yan yükümlülükler ifaya yardımcı yan yükümlülükler ve koruyucu yan yükümlülükler şeklinde ikiye ayrılmaktadır58. İfaya yardımcı yan yükümlülükler asli edimin gereği gibi yerine getirilmesinde yardımcı olan yükümlülükler olarak, koruyucu yükümlülükler de, asli edimin ifasıyla ilgili olmayan, alacak- 53 Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku, 29; Sefa Er, “Sigortacının Aydınlatma Yükümlülüğü”, (Yayımlanmamış Doktora Tezi, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi 2022), 5. 54 Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku, 30-31. 55 Eren, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 34-35. 56 Ayrıntılı bilgi için bkz. Nami Barlas, “Dürüstlük Kuralının ve Hakkın Kötüye Kulla- nılması Yasağının Alman Medeni Kanunundaki Düzenleme Tarzı ve Eleştirisi”. İs- tanbul Hukuk Fakültesi Mecmuası, 55/3 (1997): 191. 57 Eren, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 37 vd.; Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku, 31; Er, “Sigortacının Aydınlatma Yükümlülüğü”, 7. 58 Eren, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 37; Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku, 31. Yunus ALHAN / ERÜHFD, C. XVIII, S.2, (2023) 822 lının edim menfaati dışında kalan diğer menfaatlerinin korunmasına hizmet eden yükümlülükler olarak ifade edilebilir59. Bir sözleşme sebebiyle tarafların birbirini aydınlatması ve bilgi vermesi koruyucu yan yükümlülükler kapsamında değerlendirilir60. Sigorta sözleşme- sinde sigortacının aydınlatma yükümlülüğü bağımlı ve ifası talep edi- lemeyen; ancak ihlâli hâlinde tazminata konu olabilen bir yan yüküm- lülüktür61. 4. Külfet Kavramı İlk defa sigorta hukukunda kullanılan sözleşme taraflarından biri- sinin yerine getirmediği takdirde, diğerinin ortaya çıkan zararın taz- minini isteyebileceği yükümlülüklerin aksine, hukuk düzeni tarafın- dan hak talep edecek kişinin hukuki yararı için yerine getirmesi ge- rekli olan, diğer bir deyişle bu davranışı yerine getirmemesi halinde bir hakkı kazanamama veya kazandığı bir hakkı kaybetme sonucu doğuran davranışa külfet62 (Obliegenheit) denir63. Külfet kavramı doktrinde yükümlülük olarak da ifade edilmektedir64. Esasen bu ifade külfet kavramının hukuki niteliğini değiştirici nitelikte olmayıp, külfet ile borç ilişkisinin ayrımının yapılması maksadıyla yapılmıştır65. An- cak biz çalışmada yükümlülüğe borç ilişkisinin içerisinde yer verdi- ğimiz için külfet kavramını kullanmaktayız. Külfetin, yükümlülükten en önemli farkı yerine getirilmemesi halinde karşı taraf zarar görse dahi herhangi bir talepte bulunamaması, sadece bu külfeti yerine ge- tirmeyen kişinin bazı hakları kazanamayacağı veya sahip olduğu hak- 59 Eren, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 38, 41; Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku, 31. 60 Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku, 31. 61 Er, “Sigortacının Aydınlatma Yükümlülüğü”, 7. 62 “Öğretide külfet kavramı yerine “görev”, “ödev”, “yükümlülük”, “mükellefiyet”, “yü- küm”, “yüklenti” ve “gerekli davranış” gibi çeşitli kavramlar kullanılmaktadır.” Bkz. Er, “Sigortacının Aydınlatma Yükümlülüğü”, 21. 63 Nejat Aday, Özel Hukukta Yüklenti Kavramı ve Sonuçları, (İstanbul: Beta Yayınları, 2000), 8,123; Eren, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 45; Kılıçoğlu, Borçlar Huku- ku, 32. 64 Şaban Kayıhan ve Özcan Gürkaynak, Türk Özel Sigorta Hukuku Dersleri Gözden Geçirilmiş 6. Baskı, (İstanbul: Umuttepe Yayınları, 2021), 184. 65 Kayıhan ve Gürkaynak, Türk Özel Sigorta Hukuku Dersleri, 184 vd. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu Uyarınca Sorumluluk Sigortasında Sigortacının Borç ve Yükümlülükleri 823 ları kaybedeceğidir66. Sigorta hukukunda sigorta ettirenin sözleşme öncesi bilgilendirme, rizikonun ağırlaştırılmaması, riziko gerçekleşti- ğinde bilgi verilmesi, gerçekleşen riziko ile ilgili bilgi ve belgelerin aktarılması gibi öyle davranışları vardır ki bunları yapmadığı takdirde bir hakkı kazanamaz veya hakkı kaybeder67. Bu davranışlar TTK ’da yükümlülük olarak nitelendirilmiş olsa da hukuki nitelik itibarıyla külfet kavramına isabet etmektedir. B. Sigortacının Sigorta Poliçesi Verme Yükümlülüğü Sorumluluk sigortalarında sigorta sözleşmesi herhangi bir şekle bağlı olmadığından hem sözleşmenin varlığı hem de tarafların sahip olduğu borç ve yükümlülüklerin ispatı poliçe sayesinde müm- kün olabilmektedir. Poliçe yapılan sigortanın sorumluluk sigortası olup olmadığı, hangi tür sorumluluk sigortası olduğu hususunda bü- yük kolaylık sağlamaktadır68. Sigorta poliçesi TTK’da özel olarak dü- zenlenmiş, E-TTK’dan farklı olarak poliçenin emre, nama veya hamile yazılı olarak düzenlenebilecek bir kıymetli evrak olması görüşü terk edilerek69 HMK m. 288 uyarınca sigorta sözleşmesini ispat için önem arz eden bir belge70 olduğu belirtilmiştir71. Poliçenin, sözleşmenin sigortacı veya yetkili acente tarafından yapılmasından itibaren en geç 24 saat içinde sigorta ettirene verilmesi gerekir. Sigorta brokeri veya sigortacı nam ve hesabına sözleşme yapma yetkisi olmayan aracı 66 İnci Deniz Kaner,“Zarar Sigortalarında Sigorta Ettirenin Tehlike ile ilgili Görevle- ri”. İÜHFM, 54/1-4 (1994): 308; Kender, Hususi Sigorta Hukuku, 272; Samim Ünan, “2011 Tarihli Türk Ticaret Kanunu’nda Sigorta Ettirenin Görevleri”, içinde Ticaret Hukuku ve Yargıtay Kararları Sempozyumu 25 ed. Murat Gürel, (Ankara: Banka ve Ticaret Hukuku Araştırma Enstitüsü Yayınları, 2012), 51. 67 Ünan, “2011 Tarihli Türk Ticaret Kanunu’nda Sigorta Ettirenin Görevleri”, 47; Kerim Atamer, “Yeni Türk Ticaret Kanunu Uyarınca Zarar Sigortaları”na Giriş”. Banka ve Ticaret Hukuku Dergisi, 27/1 (2011): 50. 68 Robert Merkin ve Jenny Steele, Insurance and the Law of the Obligations, (United Kingdom: Oxford University Press, 2013), 44-45. 69 Bkz. Reha Poroy ve Ünal Tekinalp, Kıymetli Evrak Hukuku Esasları, (İstanbul: Arıkan Yayınları, 2005), 5. 70 Baki Kuru, Ramazan Arslan ve Ejder Yılmaz, Medeni Usul Hukuku Değiştirilmiş 20. Baskı, (Ankara: Yetkin Yayınları, 2009), 357. 71 Ünan, İsteğe Bağlı Genel Sorumluluk Sigortasında Riziko, 172. Yunus ALHAN / ERÜHFD, C. XVIII, S.2, (2023) 824 acentenin sözleşme yapması gibi bazı hallerde ise poliçenin 15 gün içinde imzalanıp sigorta ettirene verilmesi gerektiği TTK’da hüküm altına alınmıştır72. Kanun, bu hususun yerine getirilmemesi duru- munda ortaya çıkacak zararlardan, aksi kararlaştırılamaz bir şekilde sigortacının sorumlu olacağını ve söz konusu zararlardan ötürü sigor- tacıdan tazminat talep edilebileceğini hükme bağlamıştır73. Poliçenin sigorta ettiren tarafından kaybı halinde sigorta ettiren, masrafları kendisine ait olmak üzere poliçenin kendisine yeniden verilmesini talep edebilecek, poliçenin hiç verilmediği durumlarda ise ispat yükü genel hükümlere tabi olacaktır. Poliçenin, 6502 sayılı Tüketicinin Ko- runması Hakkında Kanun (TKHK)’da74 ifade edildiği gibi rahat ve ko- lay okunacak biçimde düzenlenmesi gerektiği TTK’da da belirtilerek, içeriğe ilişkin bir çerçeve çizmekle yetinilmiştir75. Poliçe, sözleşmeyi ispata yarayan bir belge olduğundan ve poliçede yer almayan husus- lar genel hükümlere göre çözüleceğinden, E-TTK’da yer alan, sigorta- cının ve sigorta ettirenin ve varsa sigortadan faydalanan kimsenin ad 72 Ulaş, Uygulamalı Zarar Sigortaları Hukuku, 972; Kaner, Sigorta Hukuku, 15. 73 Ünan, İsteğe Bağlı Genel Sorumluluk Sigortasında Riziko, 166; Kaner, Sigorta Hukuku, 15; Cebe, Uygulamalı Sigorta Hukuku, 5 vd. 74 TKHK m. 3/l hükmünde, sigorta sözleşmelerinin tüketici işlemi olduğu ifade edil- miştir. 75 “Türk Ticaret Kanunu’nun 1425. maddesine göre sigorta poliçesi genel ve varsa özel şartları içerir. Yeni Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Genel şartlar C.10. maddesi ile 12/8/2003 tarihli ve 25197 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Karayol- ları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları yürürlükten kaldırılmıştır. Yeni genel şartlar C.11 maddesine göre genel şartlar yürürlük tarihi olan 01.06.2015 tarihinden sonra akdedilmiş sözleşmelere uygulanacaktır. Bunun doğal sonucu olarak artık eski genel şartların, yeni genel şartların yürürlük tarihin- den sonra düzenlenen poliçelerde uygulanma imkanı bulunmamaktadır.” Bkz. Yarg.17.H.D.,E: 2018/1316, K: 2019/12413, K.T: 24.12.2019, (Erişim Tarihi: 26.03.2021), https://legalbank.net/belge/y-17-hd-e-2016-15390-k-2019-2351-t- 04-03-2019/3471683/TTK+1423; “Benzer hükme 6102 sayılı TTK’nın 1425. mad- desinde de yer verilmiş ve sigorta poliçesinin tarafların haklarını, temerrüde ilişkin hükümleri ile genel ve varsa özel şartları içereceği, rahat ve kolay okunacak biçimde düzenleneceği, poliçenin ve zeyilnamenin eklerinin içeriği teklifnameden veya ka- rarlaştırılan hükümlerden farklıysa, anılan belgelerde yer alıp teklifnameden deği- şik olan ve sigorta ettirenin, sigortalının ve lehtarın aleyhine öngörülmüş bulunan hükümler geçersiz olacağı vurgulanmıştır.” Yarg. H.G.K, E: 2020/38, K: 2022/335, K.T: 16.03.2022, (Erişim Tarihi: 10.01.2021), https://legalbank.net/belge/y-hgk- e-2020-38-k-2022-335-t-16-03-2022/4402460/TTK+1425. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu Uyarınca Sorumluluk Sigortasında Sigortacının Borç ve Yükümlülükleri 825 ve soyadı, ticari unvanı ve ikametgâhı, sigortanın konusu, sigortacının üstüne aldığı rizikolarla bunların başlayacağı ve son bulacağı an, si- gorta bedeli, primin tutarı ile ödeme zamanı ve yeri, sigortacının üs- tüne aldığı rizikoların hukuki mahiyetlerinin tayinine yarayacak bü- tün haller ve tanzim tarihi poliçede bulunmalıdır76. C. Sigortacının Sigorta Himayesi Sağlama Borcu 1. Rizikoyu Taşıma Yükümlülüğü Sorumluluk sigortası sözleşmesinde sigorta ettirenin prim ödeme borcunun karşılığı sigortacının sigorta himayesi sağlama bor- cudur77. Rizikoyu taşıma yükümlülüğü, rizikonun gerçekleşmesine bağlı olmayıp sigorta sözleşmesinin maddi ve şekli anlamda başlama- sıyla78 vücut bulan79, riziko gerçekleşmeden önce statik halde bulu- nan, soyut bir muhteva arz eden80 bir yükümlülüktür. Sigortacının, sigorta himayesi sağlama borcuna ilişkin riziko gerçekleşmeden ön- ceki pasif dönemi rizikoyu taşıma yükümlülüğü, rizikonun gerçekleş- mesinden sonraki aktif dönem sigorta tazminatını veya bedelini öde- me yükümlülüğü olarak ifade edilebilir. Riziko, gerçekleşip gerçek- leşmeyeceği belirsiz ve taraf iradelerinden bağımsız bir kavram olma- sıdır. Riziko, sözleşmenin esaslı unsurlarından biridir ve diğer sorum- luluk sigortalarında olduğu gibi sigorta konusu menfaate yönelik her türlü zararın tazmini namümkün olduğundan tereddüte yer vermeye- cek şekilde ne olduğunun açıklanması, nelerin riziko kapsamına girip girmediğinin81 belirlenmesi önemlidir82. Nitekim TTK m. 1409’da si- 76 Kender, Hususi Sigorta Hukuku, 192-193; Atabek, Sigorta Hukuku, 14; Arseven, Sigorta Hukuku, 154. 77 Kender, Hususi Sigorta Hukuku, 311. 78 Ali, Bozer, “Mal Sigortasında Akdin Yürürlük Tarihini ve Sigortacının Mes’uliyetinin Başlangıcını Tayin Eden Sigorta Mukavelesi Hükümleri”. BATİDER, 1/1 (1961): 225. 79 Ünan, İsteğe Bağlı Genel Sorumluluk Sigortasında Riziko, 25; Can, Sigorta Sözleş- mesinin Tabi Olduğu Hukuki Esaslar, 91. 80 Kender, Hususi Sigorta Hukuku, 311. 81 SK m. 11/4 hükmü gereğince, “Sigorta sözleşmelerinde kapsam dahiline alınmış olan riskler haricinde, kapsam dışı bırakılmış riskler açıkça belirtilir. Belirtilmemiş olan riskler teminat kapsamında sayılır.” Ayrıca bkz. Dursun Saat, Makine Kırılma- Yunus ALHAN / ERÜHFD, C. XVIII, S.2, (2023) 826 gorta sözleşmesinde rizikonun tanımı ve teminatın kapsamı konu- sunda herhangi bir belirsizlik durumunda sorumluluğun sigortacıya ait olduğu belirtilmiştir. 2. Sigortacının Hukuki Yardımları ve Hukuki Koruma Yü- kümlülüğü Sigortacının sigorta himayesi sağlama borcunun bir diğer gö- rünümü sigorta ettirene yöneltilebilecek haklı ve haksız taleplere karşı sigorta ettireni koruma yükümlülüğüdür83. Üçüncü kişi, sigorta ettirene bir talep ileri sürüp, bu talebi sigorta ettiren sigortacıya ilet- tiğinde veya doğrudan sigortacıya talepte bulunduğunda, sigortacı üçüncü kişinin bu talebini, kendisinin sorumluluğunu doğuran bir olayın gerçekleşip gerçekleşmediği minvalinde değerlendirecektir84. Yapacağı inceleme neticesinde talepleri haklı veya haksız olarak nite- lendirerek, haksız talepleri bertaraf edecek, haklı talepleri de karşıla- yacaktır85. Diğer bir deyişle, sorumluluk sigortaları sadece haklı taz- minat değil, aynı zamanda haksız tazminat taleplerine karşı hukuki himaye sağlamaktadır86. Sigorta sözleşmesine göre talebe yol açan sı Sigortasında Riziko, (İstanbul: Oniki Levha Yayıncılık, 2017), 45; Yongalık, Çev- re Sorumluluk Sigortası, 158; Şenocak, Mesleki Sorumluluk Sigortası, 172; Yaşar Karayalçın, Taşıma Sigortalarında All Risks (Bütün Riskler) Klozu, içinde Sorumlu- luk ve Sigorta Hukuku Bakımından Eşya Taşıma Sempozyumu ed. Sigorta Hukuku Derneği, (Ankara: 26-27 Ocak 1984), 215; Widis, Insurance Materials on Funda- mentals Principles, Legal Doctrines and Regulatory Acts, 19; Edwin W. Patterson ve William F.Young, Cases and Materials on The Law of Insurance Fourth Edition, (Brooklyn: Foundation Press, 1961), 302-303. 82 Mustafa Çeker, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’na Göre Sigorta Hukuku 21. Bas- kı, (Adana: Karahan Kitabevi, 2020), 56; Kender, Hususi Sigorta Hukuku, 315; Ünan, İsteğe Bağlı Genel Sorumluluk Sigortasında Riziko, 24. 83 Ünan, İsteğe Bağlı Genel Sorumluluk Sigortasında Riziko, 25. 84 Şenocak, Mesleki Sorumluluk Sigortası, 161-162. 85 Knut Höra, Münchener Anwaltshandbuch Versicherungsrecht- § 11 Trans- portversicherung ( MAH VersR/ Gercke/Gerhard, Höra § 11) 4.Auflage, (München: C.H. BECK, 2017), 228; Mowbray ve Blanchard, Insurance Its Theory and Practice in the United States, 176-177; Widis, Insurance Materials on Fundamentals Prin- ciples, Legal Doctrines and Regulatory Acts, 802 vd.; Dobbyn, Insurance Law in a Nutshell, 257 vd. 86 Jürgen Veith, Jürgen Gräfe ve Yvonne Gebert, Der Versicherungsprozess (Hoeft Stefan § 8 Transportversicherung) 2. Auflage, (Baden: Nomos, 2015), 55. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu Uyarınca Sorumluluk Sigortasında Sigortacının Borç ve Yükümlülükleri 827 veya yol açabilecek olan bir riziko durumunda sigorta ettiren, sigorta şirketinin önceden verilmiş yazılı bir rızası olmadan sorumluluk ka- bul etmemeli, ödeme yapmamalı veya ödeme yapmaya girişmemeli ya da herhangi bir taahhütte bulunmamalıdır. Sigortacının her türlü talebi karşılaması mümkün olmadığın- dan, bu taleplerin haksız olduğu kanaatini haiz olursa, sigorta ettirene karşı hukuki himaye sağlama yükümlülüğünü yerine getirir. Bu husus TTK m. 1474/1’de de düzenleme alanı bulmuştur. Söz konusu mad- dede, talebe ilişkin makul giderlerin sigortacı tarafından karşılanaca- ğı, rizikonun gerçekleşmesi halinde sigortacının ödemekle yükümlü olduğu, taraflarca kararlaştırılan sigorta poliçesinde gösterilen azami miktar olarak ifade ettiğimiz sigorta bedelini87 aşan giderlerin ödene- bilmesi için sözleşmede hüküm bulunması gerektiği ifade edilmiştir. Ayrıca, sigortacının sigorta ettirenin istemi üzerine giderler için avans vermek zorunda olduğu belirtilmiştir. Bu bağlamda hukuki koruma başlıklı TTK m. 1474 hükmünü ayrıntılı olarak inceleyecek olursak, birinci fıkrada sigorta ettiren aleyhine bir talepte bulunulduğunda, sigortacı bu talebin sigorta teminatı kapsamında bir talep olduğuna88 ve bu talebin haksız olduğuna kanaat getirirse talebin sonuçsuz kal- masına yönelik birtakım iş ve işlemlerde bulunacaktır. Sigortacı, bun- larla ilgili talepte bulunan kişi ile hukuki ilişkilerin yürütülmesi esası- na dayanan yargılama giderleri ve yargılama dışı giderleri karşılaya- caktır89. Teminat gösterilmesi veya tevdi yolu ile icranın geri bıraktı- rılması mümkün ise teminat ve tevdi giderleri, icra takibine itiraz, delil tespiti, ihtiyati haciz gibi işlemlerin makul giderleri sigortacı ta- rafından karşılanacaktır90. Aynı maddenin ikinci fıkrasında düzenle- 87 Emeric Fischer ve Peter Nash Swisher, Principles of Insurance Law Second Editi- ton, (San Francisco: Matthew Bender, 2000), 741; Kender, Hususi Sigorta Hukuku, 356. 88 Yaşar Karayalçın, “Sorumluluk Sigortaları”. Sigorta Hukuku Dergisi, 2/1-2 (1984): 31. 89 Yargılama giderleri, yargılama etkinliğine bağlı olarak ortaya çıkan; vekâlet ücreti, bilirkişi ücreti, yargılama harçları gibi masraflar iken, yargılama dışı giderler ise uzman görüşü gibi yargılama etkinliğinin dışında ortaya çıkan masraflardır. Bkz. Kuru, Arslan ve Yılmaz, Medeni Usul Hukuku, 740. 90 Ünan, Sigorta Şerhi Cilt I, 44 vd. Yunus ALHAN / ERÜHFD, C. XVIII, S.2, (2023) 828 nen avans verme yükümlülüğü ise bir sonraki paragrafta değineceği- miz sigortacının yardımları başlıklı TTK m. 1476 hükmünün uygula- nacağı dönemden önceki yapılan giderler için söz konusudur. Bu dö- nemde, sigortacı sigorta ettirene hukuki himaye sağlamanın gereği olarak sigorta ettireni haksız taleplerden korumak için sigorta ettiren ile birlikte hareket ederek gerekli yardımlarda bulunabilir. Hukuki koruma yükümlülüğü, TTK m. 1486/3 uyarınca sigorta ettiren lehine emredicidir. Dolayısıyla sigortacının makul giderleri veya avans öde- me borçları sözleşmeyle kaldırılamaz. Buna karşılık sigortacının, yal- nızca makul giderleri değil, sigorta ettirenin yaptığı gereksiz harcama- lar dâhil olmak üzere her türlü giderleri karşılamasına ilişkin bir hü- küm geçerli olacaktır. Sigortacının riziko gerçekleşmeden önce statik halde bulunan rizikoyu taşıma yükümlülüğü riziko gerçekleştiğinde dinamik hale gelmekte ve sigorta tazminatını ödeme yükümlülüğü olarak karşımıza çıkmaktadır91. Riziko gerçekleştikten sonra zarar görenin sigorta ettirene yönelik talepte bulunması durumunda m. 1476 hükmü devreye gire- cektir. Bu hüküm, zarar görenin talebini öğrenen sigortacıya, tüm giderler ve sorumluluk kendi hesabına olmak üzere sigorta ettiren adına hukuki süreci üstlenerek yönetme92 ve savunmaya yardımda bulunmayı üstlenme hakkı tanımaktadır. Bunun için de sigortacı zarar görenin talebi kendisine bildirildikten sonra en geç beş gün içinde nasıl hareket edeceğine karar verip, kararını sigorta ettirene bildir- mekle yükümlüdür. Eğer sigortacı 5 gün içinde kararını bildirmez veya hukuki süreci yönetmeyi uygun görmez ise sigorta ettiren aley- hine kesinleşen tazminatı ödeyecektir. Görüldüğü üzere, sigorta taz- minatını ödeme borcu da belirli aşamaların tüketilmesini gerektiren 91 Zehra Şeker Öğüz, “Sigorta Sözleşmesinin Hukukî Niteliği Üzerine”, içinde Prof. Dr M Kemal Oğuzman’a Armağan, (İstanbul: Beta Yayınevi, 2000), 1044. 92 Sigortacının üstlenmede bulunması sigorta ettiren adına savunmanın yürütülme- sini, bu hususta bütün kararların alınması ile uygulanmasını ve mahkemeye inti- kal eden ihtilaflarda avukat tayinini de içermektedir. Bkz. Samim Ünan, “Türk Ti- caret Kanunu Taslağı’nın Sigorta Hukuku Başlıklı Altıncı Kitabı Hakkında Düşün- celer”. Sigorta Hukuku Dergisi, Özel Sayı (2005): 163. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu Uyarınca Sorumluluk Sigortasında Sigortacının Borç ve Yükümlülükleri 829 bir borçtur. Riziko gerçekleştikten sonra, sigorta ettiren tarafından yapılan bildirim ile sigortacı, ilk önce, rizikonun niteliği ve kapsamı itibarıyla sigorta himayesi kapsamında olup olmadığını araştıracak, ortaya çıkan zarar ile hukuki sorumluluğu üstlenip üstlenmeyeceğine karar verirken savunma için zorunlu işlemleri sigorta ettiren lehine yerine getirecektir. Hukuki sorumluluğu üstlenmeye karar verirse sigorta ettirenin hak ve menfaatlerini gözeterek sigorta ettiren ile birlikte hareket edecektir. Kanun gereği, sigortacı hukuksal süreci üstlenerek sigorta ettiren adına hareket etme yetkisi kazanmaktadır. Bu yetki kapsamında sigortacı, ortaya çıkan zararın gerçek nedeni ve miktarı konusunda tespit yapabilmesi için sözleşmenin tarafı duru- mundaki sigorta ettirene ve zarar görene başvurabilecek, onlardan bilgi ve belge isteyebilecektir93. Rizikonun veya tazminatın belirlen- mesine yönelik çalışmalar sigortacının lehine olduğundan dolayı bu çalışmalar sırasında yapılan masrafların sigortacı tarafından karşı- lanması kaçınılmazdır94. Zarar görenin tazminat talebine ilişkin huku- ki sürecin sigortacı tarafından yürütülmesi özellikle aşırı uzmanlık ve masraf gerektiren hususlarda, sigorta şirketlerinin mali gücü ile orga- nizasyon şeması dikkate alındığında, ihtilaf konusu sorunu saptamak, bizzat kendi hasar eksperleri ile zararı tespit etmek, ortaya çıkan za- rarın miktarını, nedenlerini ve niteliklerini belirlemek, avukat ata- mak, delilleri toplamak gibi konularda bilgi ve yeteneği sınırlı olan sigorta ettirene oranla oldukça avantajlıdır. Kanun koyucu, sigortacıya seçimlik bir hak tanımıştır. Sigorta- cı, hiçbir işleme karışmadan hukuksal sürecin tamamlanmasını bekle- yip, sürecin sonunda sigorta ettireni tazminat ödemekle yükümlü 93 Gerekçeler için bkz. TBMM Dönem 23. Yasama Yılı 2. Sayısı: 96, s. 447-448 (m. 1479). Bu hüküm Alman VVG (Sigorta Akti Kanunu) kökenli sorumluluk sigortası düzenlemesidir. TTK m. 1476 c. 1 ve 2 hükmü, VVG § 158 d.f.3 ile c.3 ise VVG § 158. e.f.1. ile benzemektedir. Ancak kaynak kanunda yalnızca zorunlu sorumluluk sigortaları için geçerli bir hükümdür. 94 TTK m. 1426/1 hükmünce, “Sigortacı, sigorta ettiren, sigortalı ve lehtar tarafın- dan, rizikonun, tazminatın veya bedel ödeme borcunun kapsamının belirlenmesi amacıyla yapılan makul giderleri, bunlar faydasız kalmış olsalar bile, ödemek zo- rundadır.” TTK m. 1448/3 hükmü ise “Sigortacı sigorta ettirenin birinci fıkra gere- ğince yaptığı makul giderleri, bunlar faydasız kalmış olsalar bile, sigorta tazmina- tından veya bedelinden ayrı olarak tazmin etmekle yükümlüdür.” Yunus ALHAN / ERÜHFD, C. XVIII, S.2, (2023) 830 tutan mahkeme kararı kesinleşirse sigorta bedelini aşmamak kaydıyla sigorta tazminatını ödeyebileceği gibi, hukuki süreci üstlenmesinin akabinde kesinleşen mahkeme kararı üzerine de tazminat ödeyebile- cektir95. Sigortacının, TTK m. 1476/1 uyarınca işlemleri yürütmeyece- ğini sigorta ettirene bildirdiği veya sessiz kaldığı durumlarda, sigorta ettiren, kendisine yöneltilen talepleri tek başına bertaraf etmeye çalı- şacağından, tazminat ödeme borcu öngören mahkeme kararı kesinleş- tiğinde, sigortacı sadece bu borcu yerine getirmekle yükümlü olur. Bununla birlikte, TTK m. 1476/4 gereğince, sigorta ettiren ile zarar gören kişinin sigorta güvencesini kötüye kullanmasını önlemek için sigorta ettiren ile zarar gören kişi arasında yapılacak bir sulh sözleş- mesinin sigortacıya karşı geçerli olabilmesi için sigortacının onayı şart koşulmuştur96. Sorumluluk sigortalarında, sigorta tazminatının aynen ödene- ceğine dair bir anlaşma yapılması, TTK m. 1427’de bu konuda bir zo- runluluk öngörülmemesi nedeniyle mümkün olsa da sorumluluk si- gortaları, zarar sigortalarının bir türü olduğundan dolayı sigorta taz- 95 Samim Ünan, Zorunlu Hekim Sorumluluğu Sigortası, Genel Şartlar Şerhi, 53, (Eri- şim Tarihi: 12.04.2020), http://samimunan.com/wp- content/uploads/2016/01/Zorunlu-Hekim-Sorumlulu%C4%9Fu- Sigortas%C4%B1.pdf 96 Sigorta ettiren tarafından akdedilen sulhlar sigortacıya bildirildikten itibaren 15 gün içinde itiraza konu olmamışlarsa bağlayıcı olacaklardır. Onay vermesi için si- gortacıya 15 günlük süre tanınmıştır. Sigortacı bu süre içinde sessiz kalırsa veya onay vermediğini bildirirse, sulh sözleşmesi, sigortalı ile zarar gören arasında hü- küm doğurmaya devam edecektir. Ancak ne zarar gören ne de sigortalı ödeme yaptıktan sonra sigortacıya başvuracaktır. Sigortacının haklı olmayan sebeplerle sulha onay vermekten kaçınması halinde, bu kural işlemeyecek ve sigortacı öde- me yapmak zorunda kalacaktır. Bkz. İlknur Uluğ Cicim, “Sorumluluk Sigortasında Sigortacının, Sigortacıya Yöneltilen Tazminat Talebine İlişkin Yükümlülük, Hak ve Yetkileri (TTK m. 1476, 1479, 1480, 1481)”, Akdeniz Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 3/2 (2013): 16. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu Uyarınca Sorumluluk Sigortasında Sigortacının Borç ve Yükümlülükleri 831 minatı, sigorta bedelini aşmamak kaydıyla gerçekleşen zararla orantı- lı şekilde nakdi olarak karşılanacaktır97. Sigorta tazminatı ödeme borcunun ne zaman muaccel hale ge- leceği noktasında TTK m. 1475 ve m. 1427 düzenlemeleri yol gösterici niteliktedir. Sorumluluk sigortalarında sigorta ettiren, sorumluluğunu gerektirecek olayları 10 gün içinde, kendisine yöneltilen talepleri ise sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa derhal sigortacıya bildirir. Bu durumda sigortacı, rizikonun gerçekleşmesiyle birlikte ve rizikoyla ilgili belgelerin kendisine verilmesinden itibaren araştırmalara başlar. Sigorta tazminatının muaccel olması, bu araştırmaların bitimine bağ- lanmıştır. Sürenin zarar gören aleyhine uzamaması için TTK m. 1427 göndermesiyle m. 1446 uyarınca yapılacak ihbardan 45 gün sonra tazminatın muaccel olacağı, eğer sigortacıya yüklenemeyen bir ku- surdan dolayı inceleme gecikmiş ise sürenin işlemeyeceği öngörül- müştür98. Araştırmalar, m. 1446’ya göre yapılacak ihbardan başlaya- rak üç ay içinde tamamlanamamışsa; sigortacı, tazminattan veya be- delden mahsup edilmek üzere, tarafların mutabakatı veya anlaşmazlık hâlinde mahkemece yaptırılacak ön ekspertiz sonucuna göre süratle tespit edilecek hasar miktarının veya bedelinin en az yüzde ellisini avans olarak öder99. Sigorta tazminatının ve söz konusu avansın ne- rede ödeneceği ile ilgili TTK’nın sigortalara ilişkin genel hükümlerin- de veya sorumluluk sigortalarına ilişkin özel hükümlerinde bir düzen- leme bulunmadığı için bu ödemeler para ödemesi şeklinde gerçekleş- tirildiğinden genel kural gereği BK m. 89 hükmüne gidilecek, öncelikle tarafların iradelerine bakılarak, ifa yeri ile ilgili açık ya da örtülü bir belirleme yapılmaması durumunda, para borçlarında ödeme zama- nında sigorta ettirenin yerleşim yeri ifa yeri olacaktır. 97 Werner Lücke in Jürgen Prölss ve Anton Martin: Versicherungvertraggesetz (Be- arbeiter in Prölls/ Martin),31 Überarbeite Auflage,(München: C.H. BECK, 2021), 2- 8. 98 Kaner, Sigorta Hukuku, 17. 99 Kaner, Sigorta Hukuku, 18. Yunus ALHAN / ERÜHFD, C. XVIII, S.2, (2023) 832 3. Zarar Görenin Doğrudan Talebi Halide Bu Talebi Değer- lendirme Yükümlülüğü Doğrudan dava hakkı, zarar görenin, zararını sigorta ettirene karşı dava açıp, talep edebilmesine olanak sağlayan, kanun koyucu- nun zarar gören üçüncü şahsı ve sigorta ettireni korumak100, bu kişi- ler arasındaki menfaati dengelemek için ihdas etmiş olduğu bir ku- rumdur101. “Direktanspruch” (Doğrudan Talep) ifadesiyle VVG §115’de vücut bulan bu kavram102, Karayolları Trafik Kanunu (KTK) m. 97’de “Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı” başlığı altında düzenlen- miştir. Kanun koyucu TTK m. 1478’de “zarar görenin uğradığı zararı sigortacıdan isteyebileceği” lafzıyla, yerine getirilmesi başkasından istenilen şey, meram, talep103 anlamında istek kavramını kullanmış- ken, madde başlığında doğrudan dava hakkı kavramına yer vermiş, bu durum çelişki oluşturmuştur. Kanaatimizce VVG’deki doğrudan talep kavramı Türk hukukunda da tercih edilmeli, taleplerin sadece dava yolu ile değil dava dışı yollarla da ileri sürülebilmesine olanak tanın- malıdır104. Doğrudan dava hakkı, E-TTK m. 1310’da105 yangın zararları için öngörülmüş sorumluluk sigortalarında kabul edilmekteydi. Yargı- 100 Kemal Şenocak, “Karayolları Trafik Kanunu’na Göre Mağdurun Doğrudan Doğruya Sigortacı Karşısındaki Alacak Hakkı”. BATİDER, 25/ 4 (2009): 278. 101 İlknur Uluğ Cicim ve Nurdan Korkmaz, “Sorumluluk Sigortalarında Zarar Görenin Sigortacı Aleyhine Açtığı Davanın Medenî Usul Hukukuna Ait Bazı Hükümler Ba- kımından İncelenmesi”. Akdeniz Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 10/1 (2020): 54. 102 Klimke in Prölss/Martin, Versicherungsvertragsgesetz, 1; Langheid in Theo Lang- heid, Roland Rixecker, Jens Gal, , Joachim Grote, Jens Muschner, Versicherungs- vertragsgesetz (Bearbeiter in Langheid/Rixecker) 7. Auflage , (München: C.H. Beck, 2022), 1-5. 103 (Erişim Tarihi: 24.04.2021), https://sozluk.gov.tr/. 104 Birgül Sopacı Öztuna, “Türk ve Alman Hukukunda Yeni Düzenlemeler Işığında Sorumluluk Sigortasında Doğrudan Talep Hakkı”. BATİDER, 27/2 (2011): 27; Ecehan Yeşilova Aras, Sorumluluk Sigortalarında Zarar Görenin Doğrudan Dava Hakkı (TTK m. 1478), (Ankara: Yetkin Yayınları, 2013), 17. 105 6762 Sayılı TTK m. 1310 hükmünce, “Yukarıki maddede yazılı hallerde, sigortacı- nın sigorta ettirene karşı ödemeye mecbur olduğu tazminatı tahsil salâhiyeti mun- hasıran sigorta ettiren kimsenin kendisine karşı mesul olduğu şahsa ait olup sigorta 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu Uyarınca Sorumluluk Sigortasında Sigortacının Borç ve Yükümlülükleri 833 tay ise sorumluluk sigortalarında genel olarak zarar gören üçüncü kişinin doğrudan dava açma hakkı olduğunu kabul etmekteydi. Yargı- tay’ın içtihat yolu ile benimsemiş olduğu bu hak, 6102 sayılı TTK’nın m. 1478. düzenlemesi ile yasal temele kavuşmuştur. Zorunlu sorumlu- luk sigortasının başlıca amacı, belirli zarar giderimi taleplerine karşı yalnızca sorumlu kişilerin korunması olmayıp, üçüncü kişi durumun- daki zarar görenlerin korunmasıdır. Zorunlu sorumluluk sigortala- rında kabul edilen doğrudan dava hakkını ihtiyari mali sorumluluk sigortaları için uygulayan yargı kararları olmakla birlikte, kanaatimiz- ce bu sigortalar açısından da doğrudan dava hakkının işletilebilmesi için kanun hükmüne dayanılması gerekmektedir106. Sigortacının, zarar görenin doğrudan talebi halinde zararı tazmin etmek gibi bir yükümlülüğü TTK m. 1478 hükmü gereği bu- lunmamaktadır. Madde hükmü, sadece zarar görenin sigortacıya karşı böyle bir talepte bulunabileceğini ifade etmektedir. Dolayısıyla sigor- tacı, bu talebin haklı veya haksız olup olmadığını araştıracak; haklı ise sigorta tazminatını ödeyecek, haksız ise bu talebi bertaraf edecektir. “Zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazmi- nat öder.” şeklinde TTK m.1473’de yer alan ifade, sigortacının, zarar görenin doğrudan başvurusu halinde sigorta tazminatını hemen ifa edeceği biçiminde yorumlanamaz. Öncelikle bu talebin haklı olması gerekir. Bu talep haklı olsa bile sigorta ettirenin bu talebi davaya se- bebiyet verilmeden sigortacı tarafından hemen karşılanamayabilir. Bu kararı verecek olan sigortacı dava sonunda faiz sigorta bedelini aşsa dahi zarar görenin zararını tazmin edecektir107. Ancak “temerrüd fai- zinin olay tarihinden itibaren işletilmesinin söz konusu olduğu bir zarar için, zarar görenin zamanaşımının dolmasına çok yakın sürede tazmi- nat talep etmesi durumunda, talebin bu kadar gelmesine ve yıllar içinde ettiren kimsenin alacaklıları bu tazminattan faydalanamazlar. Sigorta ettirenin kendisine karşı mesul olduğu şahıs sigortacıdan tazminatın tamamını alamamış ise kalan kısımdan dolayı yangın sebebiyle kendisine karşı mesul olan kimseye müra- caat hakkı mahfuzdur.” 106 Rayegan Kender, “Motorlu Kara Nakil Vasıtalarının İhtiyari Mali Mesuliyet Sigor- tasında Zarar Gören Şahıs Türk Hukukunda Sigortacıya Karşı Doğrudan Doğruya Dava Hakkına Sahip midir?”, İÜHFM, 39/1-4 (1974): 239 vd. 107 Aras, Sorumluluk Sigortalarında Zarar Görenin Doğrudan Dava Hakkı, 100. Yunus ALHAN / ERÜHFD, C. XVIII, S.2, (2023) 834 faizin büyümesine sigortacının müdahale etmesi mümkün olmadığın- dan108” sigortacı kendi iradesi dışında gelişen bu olaydan mesul değil- dir, faiz sigorta bedelini aşsa dahi zarar, sigorta bedeli dâhilinde karşı- lanacaktır109. D. Sigortacının Sigorta Ettireni Aydınlatma Yükümlülüğü Aydınlatma, E-TTK’da yer verilmeyen ancak özellikle sorumlu- luk sigortaları açısından sigorta sözleşmelerinin ve sigortacılık uygu- lamalarının temel bir özelliği olarak, sigorta sözleşmesinin tam iki tarafa borç yükleyen bir sözleşme olmasından dolayı hem sigortacı hem de sigorta ettiren açısından geçerli olan, temelinde MK m. 2’de düzenleme alanı bulan dürüstlük kuralının ve sözleşme taraflarının özen borcunun110 yer aldığı bir ilkedir111. Sigorta sözleşmeleri bakımından E-TTK’da bu yönde bir dü- zenlemenin bulunmaması, doktrinde bu ilkenin bilgilendirme olarak değerlendirilmesine yol açmışsa da bir sorunun ya da bir kavramın tüm içerimleriyle açıklanması olarak ifade edebileceğimiz aydınlatma, bilginin nakledilmesi anlamına gelen bilgilendirmeden112 farklı bir kavram olup, bilginin nakledilmesinin yanı sıra, iletilen hususları an- laşılabilir kılabilmek için karşı tarafa açıklanmasını da içermekte- 108 Aras, Sorumluluk Sigortalarında Zarar Görenin Doğrudan Dava Hakkı, 100. 109 Aras, Sorumluluk Sigortalarında Zarar Görenin Doğrudan Dava Hakkı, 100. 110 Özen borcu, tarafların sözleşmeye yönelik davranışlarında, sözleşme sonrası, sözleşmeden kaynaklanan edimlerini yerine getirirken, diğer bir deyişle, kişinin hukuki iş ve işlemlerde bulunurken, olağandan daha fazla bir dikkat ve çaba gös- termesi gerekliliğidir. Bkz. Veysel Başpınar, Vekilin (Avukatın, Hekimin, Mimarın, Bankanın) Özen Borcundan Doğan Sorumluluğu, (Ankara:Yetkin Yayınları, 2004), 124. 111 Merih Kemal Omağ, “Sigortacı Açısından Sigorta Sözleşmesinin Hükümleri”, içinde Prof. Dr. Fahiman Tekil’e Armağan, İstanbul: MÜ Hukuk Fakültesi Yayınları, 2003), 28; Fırat Öztan, Sigorta Akdinin İnikadında İhbar Mükellefiyeti, (Ankara: Banka ve Ticaret Hukuku Araştırma Enstitüsü Yayınları, 1965), 91; Kaner, Sigorta Hukuku, 11. 112 Emine Yazıcıoğlu, “Sigortacının Bilgilendirme Aydınlatma Yükümlülüğü”, içinde Sigorta Hukuku Sempozyumları, ed. Samim Ünan/Emine Yazıcıoğlu, (İstanbul: On İki Levha Yayınları, 2018), 392. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu Uyarınca Sorumluluk Sigortasında Sigortacının Borç ve Yükümlülükleri 835 dir113. “Sigortacının bilgilendirme yükümlülüğü” ifadesinin kullanıldı- ğı SK m.11/3 hükmü ve bu hükme binaen hazırlanıp yürürlüğe konu- lan SSBİY’in yanı sıra, Sigortacılık Kapsamında Değerlendirilecek Faa- liyetlere, Tüketici Lehine Yapılan Sigorta Sözleşmeleri İle Mesafeli Akdedilen Sigorta Sözleşmelerine İlişkin Yönetmelik ( Mesafeli Sigor- ta Sözleşmeleri Yönetmeliği- MSSY), Özel Sağlık Sigortaları Yönetme- liği (ÖSSY), Bireysel Emeklilik Sistemi Yönetmeliği (BESY) ve TKHK m. 49 ve m. 84 hükümlerine binaen hazırlanıp yürürlüğe konulan Finan- sal Hizmetler Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliğinde (FHMSY) de aynı ifade kullanılmıştır114. Kanun koyucunun TTK’da aydınlatma lafzını kullanmayı tercih etmesi yerinde olmakla birlikte; TTK m. 1423 hükmünde “sigortacının aydınlatma yükümlülüğü” SSBİY’deki “sigortacının bilgilendirme yü- kümlülüğünden” kapsam itibarıyla farklı değildir115. Bununla birlikte, söz konusu yükümlülüğün ihlali halinde TTK, SSBİY’den farklı bir dü- zenleme getirmektedir116. Sorumluluk sigortalarında taraflar, birbirlerine ilişkin bilgiler, rizikonun niteliği, gerçekleşme anı, himaye kapsamı, teminat dışı ka- lan haller gibi sözleşmeye şeklini verecek hususlar noktasında söz- leşmenin kurulmasından önce birbirlerini aydınlatmakla yükümlü- dürler117. Bu durum sigorta ettiren açısından sözleşmenin kurulması 113 2008 tarihli Alman VVG § 6 sigortacının danışmanlık görevine yer vermişken § 7 aydınlatma görevini düzenlemiş ve bunun normal bir bilgilendirmeden farklı ola- rak, sigorta ile ilgili objektif bilgileri anlaşılabilir bir biçimde, sigorta ettirenin iyi bilgilendirilmiş bir karar verebilmesi için sigorta ettirene açıklamak olarak be- lirtmiştir. Bkz. Rudy in Prölss ve Martin, Versicherungsvertragsgesetz VVG § 7 In- formation desVersicherungsnehmers, 1. 114 Yazıcıoğlu, “Sigortacının Bilgilendirme Aydınlatma Yükümlülüğü”, 393-394. 115 Yazıcıoğlu, “Sigortacının Bilgilendirme Aydınlatma Yükümlülüğü”, 394. 116 Öte yandan SSBİY ve TTK’da tüketici olan-olmayan sigorta ettiren, sigortalı ve lehtar ayrımı yapılmaksızın hemen her konuda emredici hükümlerle sigorta etti- ren, sigortalı ve lehtar lehine düzenleme getirilmiş iken, TKHK ve FHİMSY düzen- lemesi kapsamına sigorta sözleşmelerinin de alınmış olması da uygulanacak kural belirsizliği yaratan ayrı bir düzenleme sorunudur. Bkz. Yazıcıoğlu, “Sigortacının Bilgilendirme Aydınlatma Yükümlülüğü”, 398. 117 Bu durum VVG § 6 ile karıştırılmamalıdır. Burada temel amaç, sigorta ettirenin, sunulan sigorta teminatının kendisi için ne anlama geldiği ve ne anlama geldiği Yunus ALHAN / ERÜHFD, C. XVIII, S.2, (2023) 836 aşamasındaki beyan yükümlülüğü, sigortacı açısından da sözleşme öncesi aydınlatma yükümlülüğü kavramları ile ifade edilmektedir. Sigorta sözleşmeleri teknik bilgi gerektirmektedir. Bu sebeple TKHK’da tüketici olarak kabul edilen, yeterli bilgi ve tecrübeye sahip olmaması sebebiyle sözleşmenin zayıf tarafı olarak nitelendirebilecek sigorta ettiren, sözleşme öncesinde sözleşmeyi yapıp yapmayacağı veya hangi şartlarda yapacağı ile ilgili sigortacı tarafından aydınlatıl- malıdır118. Sigortacının aydınlatma yükümlülüğü sözleşme öncesi ile sınırlı olmayıp, sigorta sözleşmesi süresince ortaya çıkan değişiklik ve gelişmelerin karşı tarafa açıklanmasını da kapsar119. Sigorta ettiren açısından da bu durum sözleşme süresi içerisinde beyan yükümlülüğü ve rizikonun gerçekleşmesinden sonra beyan yükümlülüğü olarak ifade edilmektedir. Sigortacının aydınlatma yükümlülüğü, TTK m. 1423’te hükme bağlanmıştır. Anılan hüküm, sigorta şirketlerinin, sözleşme akdedil- meden önce sigorta ettirenleri, sözleşmeye uygulanacak kanun, sigor- talıların şikâyetlerine ilişkin düzenlemeler ve dava haklarına ilişkin hususlarda bilgilendirmesi gerektiğini öngörmektedir. Sigorta ettireni konusunda kapsamlı ve anlaşılır bilgiler temelinde kendi görüşünü oluşturabil- mesidir. Theo Langheid ve Manfred Wandt, Münchener Kommentar zum VVG 2. Auflage VVG § 7 Information des Versicherungsnehmers, (München: Verlag C.H. Beck, 2016), 1-2; Mehmet Özdamar, Sigortacının Sözleşme Öncesi Aydınlatma Yü- kümlülüğü, (Ankara: Yetkin Yayınları, 2009), 171 vd.; Schimkowski in Wifried Rüffer, Dirk Halbach, Peter Schimikowski, Versicherungsvertragsgesetz (Bearbe- titer in Rüffer/Halbach/Schimikowski) 4.Auflage, (Baden: Nomos, 2019), 1. 118 Langheid ve Wandt, Münchener Kommentar zum VVG-VVG § 7 Information des Versicherungsnehmers, 1, Omağ, “Sigortacı Açısından Sigorta Sözleşmesinin Hükümleri”, 26; Özdamar, “Sigortacının Sorumluluğu ile İlgili Gelişmeler (Sigortacının Aydınlatma Yükümlülüğünden Doğan Sorumluluğu) Sorumluk ve Tazminat Hukuku Sempozyumu 2009”, 408-409, (Erişim Tarihi: 13.11.2019), http://webftp.gazi.edu.tr/hukuk/sorumluluk/s_20.pdf. 409-410; Emine Yazıcıoğlu, “Sigortacının Bilgilendirme Yükümlülüğü”, içinde Türk-Alman Anonim Şirketler ve Sermaye Piyasası Hukuku’nda ve Sigorta Hukuku’nda Güncel Gelişmeler Sempozyumları (Malatya-Kayseri: İnönü Üniversitesi Yayınları, 19-20 Haziran 2014), 200. 119 Schimkowski in Rüffer, Halbach ve Schimikowski, Versicherungsvertragsgesetz VVG § 7 Information desVersicherungsnehmers, 3; Rudy in Prölss ve Martin, Ver- sicherungsvertragsgesetz VVG § 7 Information desVersicherungsnehmers, 3-4; Omağ, “Sigortacı Açısından Sigorta Sözleşmesinin Hükümleri”, 27; Ünan, İsteğe Bağlı Genel Sorumluluk Sigortasında Riziko, 194. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu Uyarınca Sorumluluk Sigortasında Sigortacının Borç ve Yükümlülükleri 837 bilgilendirme yükümlülüğüne ilişkin Avrupa Birliği Direktifinde120 olduğu gibi TTK’da tüm sigorta aracıları için yükümlülük öngörme- miştir. Bu direktife paralel bir şekilde sigortacı ve acentesinin sigorta ettireni aydınlatma yükümlülüğünü haiz olduğunu belirtmiştir121. 01.01.2008 tarihinde yürürlüğe girmiş olan Alman Sigorta Sözleşmesi Kanunu (Versicherungsvertragsgesetz) § 7’de sigorta ettirenin bilgi- lendirilmesi hususunu düzenlemiştir. Bu hükme dayanılarak çıkartı- lan Sigorta Sözleşmelerinde Bilgilendirme Yükümlülüğü Hakkında Yönetmelik (VerordnungüberInformationpflichtenbeiVersicherungs- verträgen - VVGO) ile ayrıntılı olarak bu konu düzenlenmiştir122. Bu yönetmeliğin gerekçesinde, çıkış amacının Avrupa Parlamentosu’nun Direktiflerine uyum sağlama olduğu ifade edilmiştir123. 120 İrem Aral Erdeleklioğlu, “6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu ve Sigortacılık Mevzua- tı Uyarınca Sigortacının Aydınlatma Yükümlülüğü”. MÜHFHAD, 18/1 (2012), 386; Zeynep Tunca, “Sigorta Aracılığına İlişkin 2002 92 EC sayılı Avrupa Parlementosu ve Konsey Yönergesinin Türk Hukukuna Yansımaları ve Yönerge ile ilgili Güncel Gelişmeler”. Yaşar Üniversitesi Elektronik Dergisi, 8/Özel (2013): 2617 vd.; Söz konusu yönerge için detaylı bilgi bkz. (Erişim Tarihi: 02.04.2020), https://eur- lex.europa.eu/legal-content/EN/TXT/?uri=CELEX%3A32002L0092. 121 “Sigorta sözleşmeleri her iki tarafa hak ve yükümlülükler yükleyen, karşılıklılık güven ve iyi niyet esasına dayalı olarak kurulan sözleşmelerdir. Bu kapsamda bakıl- dığında TTK’nın 1423. maddesinin 1. fıkrasında; sigortacı ve acentesinin, sözleşme kurulmadan önce inceleme için gerekli süre tanınmak şartıyla sözleşmeye ilişkin bü- tün bilgileri, sigortalının sözleşme kapsamında haklarını, sigortalının özel olarak dikkat etmesi gereken hükümleri, gelişmelere bağlı bildirim yükümlülüklerini sigor- ta ettirene yazılı olarak bildirmesi ve poliçeden bağımsız olarak sözleşme süresince sigorta ilişkisi bakımından önemli sayılabilecek olayları ve gelişmeleri sigortalıya yazılı olarak açıklaması gerekmektedir. Maddenin 2. fıkrasında ise anılan yükümlü- lüğe aykırı davranmanın sonuçları düzenlenmiştir. Bu yükümlülüğe aykırı davranı- larak aydınlatma açıklamasının verilmemesi hâlinde, sigorta ettirenin sözleşmenin yapılmasına on dört gün içinde itiraz etme hakkı vardır. Sigorta ettiren sözleşmenin yapılmasına bu on dört günlük süre içinde itiraz etmemiş ise sözleşme poliçede yazı- lı şartlarla yapılmış olur. Aydınlatma açıklamasının verildiğini ispat yükü sigortacı- dadır”. Bkz. Yarg. H.G.K, E: 2020/38 K: 2022 /335 K.T: 16.03.2022, (Erişim Tarihi: 10.01.2021), https://legalbank.net/belge/y-hgk-e-2020-38-k-2022-335-t-16-03- 2022/4402460/TTK+1425. 122 Langheid ve Wandt, Münchener Kommentar zum VVG VVG § 7 Information des Versicherungsnehmers, 1. 123 Rudy in Prölss ve Martin, Versicherungsvertragsgesetz VVG § 7 Information des Versicherungsnehmers 24-25; Langheid ve Wandt, Münchener Kommentar zum VVG VVG § 7 Information des Versicherungsnehmers, 4-5. Yunus ALHAN / ERÜHFD, C. XVIII, S.2, (2023) 838 Sigortacı ve acentesi sözleşmenin kurulmasından önce; kendi- siyle sigorta sözleşmesi akdetmek isteyen sigorta ettiren adayına veya nasıl acente bu işlemi sigortacı adına yapabiliyorsa sigorta ettiren adayı yerine yetkili kişiye -ki bu durum genelde temsilci vasıtasıyla mümkün olmaktadır-124 gerekli inceleme süresi de tanınmak şartıyla kurulacak sigorta sözleşmesine ilişkin tüm bilgileri, sigorta ettirenin haklarını, özel olarak dikkat etmesi gereken hükümleri yazılı olarak bildirecektir. Sözleşme kurulduktan sonra da poliçeden bağımsız ola- rak sözleşme süresince sigorta ilişkisi bakımından önemli sayılabile- cek olayları ve gelişmeleri yazılı olarak bildirir125. T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlanan Hazine Müsteşar- lığına sigorta ettireni bilgilendirme açıklamasının şeklini ve içeriğini belirleme yetkisi TTK m. 1423/3’te yeni düzenlemeler ile birlikte ta- nınmıştır. Bu durum SK’nın m.11/3 hükmü ile desteklendiğinden, sigortacının aydınlatma yükümlülüğü konusunda SSBİY dikkate alın- malı, TTK hükümleri bu yönetmelik ile birlikte değerlendirilmelidir. Aydınlatmanın sigortacı ve acentesi tarafından yapılacağı, si- gorta sözleşmesinin kurulmasından önce hazırlanan sözleşmeyle ilgili tüm önemli noktaların yer aldığı bilgilendirme formunun sigorta etti- ren adayına imza karşılığında verileceği SSBİY’de belirtilmiştir126. Bilgilendirme formu, sigorta ettirenin beyan yükümlülüğünü düzen- leyen TTK m. 1346’nın farklı bir görünümüdür. Söz konusu hüküm, sigortacının sigorta ettirene, cevaplaması için sorular içeren bir liste vermesi durumunda sunulan listede yer alan sorular dışında kalan hususlara ilişkin olarak sigorta ettirenin bir hususu kötüniyetle sak- lamış olması durumu hariç, sigorta ettirene sorumluluk yükleneme- yeceğini ifade etmektedir. Hükmün ikinci fıkrası ise aydınlatmanın bununla sınırlı olmadığını, sigortacının dilerse başka sorular da sora- 124 Rudy in Prölss ve Martin, Versicherungsvertragsgesetz VVG § 7 Information des Versicherungsnehmers 5; Langheid ve Wandt, Münchener Kommentar zum VVG VVG § 7 Information des Versicherungsnehmers, 8-10; Özdamar, Sigortacının Söz- leşme Öncesi Aydınlatma Yükümlülüğü, 130. 125 Rudy in Prölss ve Martin, Versicherungsvertragsgesetz VVG § 7 Information des- Versicherungsnehmers, 6. 126 Ulaş, Uygulamalı Zarar Sigortaları Hukuku, 60-61. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu Uyarınca Sorumluluk Sigortasında Sigortacının Borç ve Yükümlülükleri 839 bileceğini belirtmiştir127. Nitekim sözleşme öncesi aydınlatma yüküm- lülüğünü bilgilendirme formu ile sınırlamak, sigortacının dürüstlük ilkeleri çerçevesinde; sözleşmenin müzakeresi, kurulması sırasında sigorta ettirene sigortayla ilgili teknik konularda yardımcı olmak, ya- pılacak veya yapılmış sigortacılık işleminin özellikleri ve sözleşmeye konu sigorta teminatı ile sigortanın işleyişi hakkında gerekli her türlü bilgiyi sözlü ve yazılı olarak sağlamak ve sigorta ettireni yanıltıcı her türlü hâl ve davranıştan kaçınmak zorunda olduğunu belirten SSBİY m. 5 hükmü uyarınca mümkün değildir128. Sözleşme öncesi aydınlatmanın TTK uyarınca yazılı bir şekilde yerine getirilmesi gerektiği açık olsa da yönetmelik sözlü olarak yapı- labileceğini de belirtmiştir129. SEDDK tarafından çıkarılan 2022/14 sayılı Sigorta Sözleşmelerinde Bilgilendirmeye İlişkin Yönetmeliğin Uygulanması Hakkında Genelge m. 2 düzenlemesi yazılılık şartı ara- mış, ancak sözleşmeye taraf olmak isteyenlere sözlü bilgilendirme yapılabileceğini belirtmiştir130. Kanaatimizce, TTK’nın nispi emredici nitelikteki m. 1423 hükmündeki yazılı bildirim şartı, TTK m. 1452/3 127 Rudy in Prölss ve Martin, Versicherungsvertragsgesetz VVG § 7 Information des- Versicherungsnehmers, 6. 128 SSBİY m. 5/4 hükmünce, “Sigortacı, dürüstlük ilkeleri çerçevesinde; sigorta ettire- ne, sigortayla ilgili teknik konularda yardımcı olmak, yapılacak veya yapılmış sigor- tacılık işleminin özellikleri ve sözleşmeye konu sigorta teminatı ile sigortanın işleyişi hakkında gerekli her türlü bilgiyi sağlamak ve sigorta ettireni yanıltıcı her türlü hâl ve davranıştan kaçınmak zorundadır.” 129 SSBİY m. 5/1 hükmüne göre, “Sigortacının bilgilendirme yükümlülüğü, sigortacı tarafından sigorta ettirene ve sigorta sözleşmesine taraf olmak isteyen kişilere sözlü ve yazılı şekilde yerine getirilir. Bilgilendirmenin yazılı olarak yapılması esastır.” 130 2022/14 sayılı Genelge m. 2 hükmünce, “Sigorta sözleşmesi kurulmadan önce gerekli inceleme süresi de tanınmak şartıyla sözleşmeye taraf olmak isteyen ve talep edilmesi halinde sigortadan faydalanacak diğer kişilere sigortanın kapsamı, işleyişi ve tazminat ödeme kurallarına ilişkin özet bilgilendirme metninin verilmesi zorun- ludur. Tarafların fiziki olarak karşı karşıya gelerek akdettiği sigorta sözleşmelerin- de sigortacının sadece sözlü olarak bilgilendirme yapması mümkün değildir. Ancak sözleşmeye taraf olmak isteyen kişilere bilgilendirme metninde yer alan önemli hu- suslara ilişkin sözlü bilgilendirme yapılır. Sözlü bilgilendirme kapsamında sunulan bilgiler ile bilgilendirme metninde yer alan bilgilerin uyumlu olması gerekir. Sözlü bilgilendirme ile bilgilendirme metni arasında uyumsuzluk olduğu durumlarda, bil- gilendirme metninde yer alan bilgiler geçerli sayılır. Sözlü bilgilendirmenin bilgilen- dirme metninden farklı yapıldığının iddia edilmesi durumunda ispata ilişkin genel hükümler uygulanır.” Yunus ALHAN / ERÜHFD, C. XVIII, S.2, (2023) 840 uyarınca sigorta ettiren aleyhine değiştirilemeyeceğinden SSBİY’deki ve ilgili genelgedeki sözlü bildirim istisnası geçerli değildir131. Bununla birlikte, sözleşme öncesi bilgilendirme, sigorta etti- ren bilgilendirmeden feragat ederse veya o andaki hal ve şartlar mü- sait olmazsa, sözleşme kurulduktan sonra da hemen gerçekleştirilebi- lir132. Sözleşmenin kurulmasından sonraki aydınlatma yükümlülü- ğünü düzenleyen SSBİY m. 10 hükmünün uygulanabilmesi için TTK’da olduğu gibi sigorta ettiren ile sigorta sözleşmesinden yararlanacak kişileri doğrudan etkileyebilecek değişiklik ve yeniliklerin olması ge- rekmektedir133. Sözleşme süresi içerisindeki aydınlatma yükümlülü- ğünün ilgili gelişme veya değişiklik meydana geldiği tarihten itibaren ne kadar süre içerisinde yapılması gerektiğine ilişkin TTK’da bir hü- küm bulunmamakla birlikte SSBİY m. 10’da yer alan “Sigortacı, söz- leşmeye konu sigortaya ilişkin mevzuatta meydana gelen değişiklikler başta olmak üzere; iflâs veya tasfiyesini, ilgili branşlarda yapılan ruhsat iptallerini, tüm branşlarda sözleşme yapma yetkisinin kaldırıldığını ve sigorta sözleşmesinin devamı sırasında ortaya çıkabilecek, sigorta etti- ren ile sigorta sözleşmesinden yararlanacak kimselerin hak, borç ve yükümlülüklerini doğrudan etkileyebilecek nitelikteki her türlü değişik- lik ve gelişmeyi, sigorta ettirene veya sözleşmeden menfaat sağlayacak kişilere, en geç on iş günü içinde bildirir.” ifadesiyle 10 günlük süre öngörülmüştür. Söz konusu bilgilendirmenin Bakanlıkça uygun gö- rülmesi halinde basın ve yayın kuruluşları vasıtasıyla yerine getirile- bileceği SSBİY m. 11/1 hükmünde belirtilmiştir. Bununla birlikte, SSBİY m. 12’ye göre, “Sigortacı, sigorta ettiren veya sigorta sözleşme- sinden menfaat sağlayanlar tarafından yazılı veya elektronik iletişim araçlarıyla kendisine yöneltilen sigortaya ilişkin şikâyetlerle, sözleşme- 131 Aynı yönde bkz. Kübra Yetiş Şamlı, “Sigortacının Aydınlatma Yükümlülüğünü Düzenleyen TTK m. 1423 Hükmüne İlişkin Bazı Değerlendirmeler”. MÜHFHAD, 22/3 (2016), 2990-2991. 132 Langheid ve Wandt, Münchener Kommentar zum VVG VVG § 7 Information des Versicherungsnehmers, 7. 133 Mehmet Özdamar, “Sigortacının Sözleşmenin Kurulmasından Sonraki Aydınlatma Yükümlülüğü” içinde Prof. Dr. Fırat Öztan’a Armağan C. II, (Ankara:2010), 1692. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu Uyarınca Sorumluluk Sigortasında Sigortacının Borç ve Yükümlülükleri 841 ye bağlı olarak yapılacak ödemeler de dâhil olmak üzere sözleşmeye ilişkin her türlü bilgi taleplerini, başvurunun kendisine ulaşmasından itibaren onbeş iş günü içinde cevaplandırmak zorundadır.” Aydınlatma yükümlülüğünün ihlal edilmesi iki şekilde karşı- mıza çıkmaktadır. İlk olarak, sigortacı veya acentesinin sözleşmenin öncesinde ya da sonrasında önemli ve gerekli bilgileri sigorta ettirene vermemesi olarak ifade edeceğimiz yükümlülüğün hiç yerine getiril- memesi, ikinci olarak da sigortacı veya acentesinin eksik, yanlış bilgi- lendirmede bulunması ya da zamanında bilgilendirmede bulunmama- sı olarak ifade edeceğimiz yükümlülüğün gereği gibi yerine getiril- memesidir134. Kanaatimizce, SSBİY m.7’de gereği gibi yerine getirmeme hali için öngörülen yaptırımın daha ağır nitelikte olan yükümlülüğün hiç yerine getirilmemesi hali için öngörülmemesi bir eksiklik değildir. Daha az önem arz eden duruma ilişkin yaptırımların daha çok önemli olan duruma uygulanabileceğini söylemekte mahzur yoktur. Bu se- beple sigorta ettiren, aydınlatma yükümlülüğünün hiç yerine getiril- memesi ve gereği gibi yerine getirilmemesi durumlarında sigorta söz- leşmesini feshedebileceği gibi, zarara uğraması halinde bunun tazmi- nini de talep edebilecektir. İlgili madde her ne kadar bu hallerin 134 Sigortacının sigorta sözleşmesinin kurulmasından önce sigorta ettirene hiçbir bilgi vermemesi sigorta sözleşmesinin kurulmasından sonra ise değişiklik ve ge- lişmeleri bildirmemesi olarak ifade ettiğimiz aydınlatma yükümlülüğünün hiç ye- rine getirilmemesi hali bununla sınırlı olmayıp sigortacının bilgilendirmeyi TTK ve SSBİY’e aykırı olarak sözlü yaptığı veya bilgilendirme formunun imzalanıp si- gorta ettirene verilmesinden sonra sözleşmenin başka şartlarda yapıldığı ve bu şartları sigortacının ispat edemediği durumları da kapsar. Sigortacının sigorta sözleşmesi kurulmadan önce gerçeğe aykırılık içeren, sözleşme ile ilgili önemli noktaları içermeyen bilgileri aktarması veya zamanında aktarması gereken bilgi- leri aktarmaması olarak nitelendireceğimiz yükümlülüğünün yerine getirilmeme- si hali bununla sınırlı olmayıp, sigorta ettirenin sözleşme ile ilgili açık ve net bir fikre sahip olmaması sonucunu doğuran fazla bilgi ve gereksiz bilgi verilmesi ha- lini de kapsar. SSBİY’in m. 10 hükmünde öngörülen, sözleşmeye konu sigortaya ilişkin değişiklik, meydana gelmesinden itibaren 10 iş günü içinde sigorta ettirene bildirilmeli olarak ifade edilen bu süreye uyulmaması, bu yükümlülüğün gereği gibi ifa edilmediği anlamına gelecek ve yükümlülüğün ihlaline bağlanan sonuçla- rın ortaya çıkmasına neden olabilecektir. Bkz. Özdamar, “Sigortacının Sözleşme- nin Kurulmasından Sonraki Aydınlatma Yükümlülüğü”, 1694 vd. Yunus ALHAN / ERÜHFD, C. XVIII, S.2, (2023) 842 oluşmasının yanında bu durumların sigorta ettirenin kararına etkili olmasını kümülatif şart olarak arasa da kanaatimizce, sigorta ettireni korumak amaçlı bu husus dar yorumlanmalı, mümkün olduğunca sigorta ettirenin beyanı esas alınmalıdır. Esasen zararı tazmin hakkı, sözleşme kurulmadan önce MK m. 2 kapsamında135, taraflardan biri- nin sözleşme müzakereleri sırasında yükümlülüklerine aykırı davra- narak açıklaması gereken hususları açıklamama, yanlış veya eksik bilgi verme, zamanında bilgi vermeme gibi sebeplerle karşı tarafı za- rara uğratması sonucu kusurlu davranan tarafın, diğer tarafın zararını tazmin etmesi esasına dayanan culpa in contrahendo136 sorumluluğu- nun, sözleşme kurulduktan sonra ise BK m. 96 bağlamında akdi so- rumluluğun137 yönetmeliğe aktarılmış halidir. Yönetmelik, fesih ifade- sini kullanarak sözleşmenin ileriye etkili olarak sona ereceğini ifade etmiştir. Kanun ise bu iki durum için farklı bir yaptırım öngörmüş; si- gorta ettirenin, sözleşmenin kurulmasından önceki veya sözleşme süresi içindeki aydınlatma yükümlülüğünü hiç ya da gereği gibi ifa etmediği durumlarda138, sigorta ettirene sözleşmenin akdedilmesine 135 Dürüstlük kuralı sözleşmelerde uygulanan genel bir yükümlülük olup, bu çerçeve- de sigorta ettiren kendisince bilinen ve önemli görülen hususları sigortacıya bil- dirmekle mükelleftir. Alman hukukunda kabul edilen bu dürüstlük esası, kanaa- timizce TTK’da da uygulama alanı bulmuştur. Bildirim yükümlülüğü de bu kap- samda değerlendirilmiştir bkz. Zehra Şeker Öğüz, Türk Ticaret Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu Tasarısına Göre Sigorta Sözleşmelerinde Sözleşme Öncesi İhbar Görevi, (İstanbul: Filiz Kitabevi, 2010), 25 vd. 136 Culpa in Contrahendo, sözleşme görüşlerini yürüten kişilerin, kusurlu davranışla- rından doğan zararları karşılamakla mükellef olmasını izah eden kavramdır. Bkz. Ünan, İsteğe Bağlı Genel Sorumluluk Sigortasında Riziko,162; Öğüz, Türk Ticaret Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu Tasarısına Göre Sigorta Sözleşmelerinde Sözleş- me Öncesi İhbar Görevi, 24. 137 Omağ, Sigortacı Açısından Sigorta Sözleşmesinin Hükümleri, 28. 138 “Düzenlemede aydınlatma açıklamasının verilmemesinden söz edilmiştir. Bu ifade, aydınlatmanın eksik veya yanlış yapılması hâlinde bunun sonuçlarının öngörülme- diği belirtilerek eleştirilmiş ve geniş yorumlanması gerektiği haklı olarak ifade edilmiştir. Kanaatimizce burada esas olan, aydınlatma yükümlülüğünün herhangi bir şekilde ihlal edilmiş olup olmadığıdır. Dolayısıyla aydınlatma açıklamasının hiç yapılmamasının yanı sıra, gereği gibi yapılmaması ve zamanında yapılmaması hâl- leri de bu kapsamda yer alır.” Bkz. Şamlı, “Sigortacının Aydınlatma Yükümlülüğü- nü Düzenleyen TTK m. 1423 Hükmüne İlişkin Bazı Değerlendirmeler”, 2991. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu Uyarınca Sorumluluk Sigortasında Sigortacının Borç ve Yükümlülükleri 843 14 gün içinde itiraz hakkı tanımış, itiraz etmediği takdirde, sözleşme- nin poliçede yazılı şartlarla yapılmış olacağını m. 1423 hükmünde düzenleme altına almıştır139. Kanaatimizce, ilgili hüküm, itiraz hakkı- nın nasıl ve hangi şartlarda kullanılacağı veya kullanıldığı durumlarda hangi sonuçların doğacağı, sözleşmenin geçerliliğinin ne olacağı konu- larında sigorta ettiren aleyhine belirsizlikler içermektedir140. Bu 139 TTK bu hususu VVG hükümlerine paralel bir şekilde düzenlemiş, AVB (Sigorta Genel Şartları) uyarınca bu süre; hayat sigortalarında 30 gün, diğer sigortalarda 14 gündür. Bkz, Langheid ve Wandt, Münchener Kommentar zum VVG VVG § 7 In- formation des Versicherungsnehmers, 6; “6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1423 maddesine göre sigortacı, sigorta sözleşmesine ilişkin tüm bilgileri, sigortalı- nın haklarını, sigortalının özel olarak dikkat etmesi gereken hükümleri, gelişmelere bağlı bildirim yükümlülüklerinden oluşan aydınlatma yükümlülüğünü sigortalıya karşı yerine getirmese dahi sigortalı, sözleşmenin yapılmasına 14 gün içinde itiraz etmemiş ise sözleşme poliçede yazılı şartlar ve poliçenin ayrılmaz bir parçası olan genel şartlar kapsamında yapılmış olur. Somut olayda, mahkemece, her ne kadar; matbu olarak düzenlenmiş bilgilendirmeye yönelik açıklamaların açıkça Türk Tica- ret Kanunu'nun 1423. maddesine, kredinin kullanıldığı tarihte yürürlükte bulunan bireysel kredilerle bağlantılı sigortalar uygulama esasları yönetmeliği'nin 6. mad- desi ile tüketicinin bilgilendirilmesi ve aydınlatılması yükümlülüğüne aykırılık teşkil ettiği, davalı sigorta şirketinin bu yükümlülüğünü yerine getirdiğini ispat edemedi- ği, düzenlenen standart şablonların ve formların tüketici aleyhine haksız şart ve ba- tıl olduğu değerlendirilmesi yapılmış ise de; yukarıda açıklanan hukuki düzenleme- ler dikkate alındığında sigortalı murisin, sözleşmenin yapılmasına 14 gün içinde iti- raz etmediği sözleşmenin poliçede yazılı şartlar ve poliçenin ayrılmaz bir parçası olan genel şartlar kapsamında yapılmış olduğunun kabulü gerektiği açıktır Taraflar arasında geçerli bir sigorta sözleşmesinin kurulduğunun kabulünden sonra ise; TTK ve Hayat Sigorta Sözleşmesi Genel Şartları hükümleri uyarınca beyan yükümlülüğü ihlal durumunun irdelenmesi zaruridir.” Bkz. Yarg. 17. H.D., E: 2020/741 K: 2020 /5696 K.T: 15.10.2020, (Erişim Tarihi: 24.02.2021), https://legalbank.net/belge/y-17-hd-e-2020-741-k-2020-5696-t-15-10- 2020/4103941/TTK+1423; “Kaldı ki 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1423 maddesine göre sigortacı, sigorta sözleşmesine ilişkin tüm bilgileri, sigortalının hak- larını, sigortalının özel olarak dikkat etmesi gereken hükümleri, gelişmelere bağlı bildirim yükümlülüklerinden oluşan aydınlatma yükümlülüğünü sigortalıya karşı yerine getirmese dahi sigortalı, sözleşmenin yapılmasına 14 gün içinde itiraz etme- miş ise sözleşme poliçede yazılı şartlar ve poliçenin ayrılmaz bir parçası olan genel şartlar kapsamında yapılmış olur.” Bkz. Yarg. 17. H.D., E: 2018/1316 K: 2019 /12413 K.T: 24.12.2019, (Erişim Tarihi: 26.03.2021), https://legalbank.net/belge/y-17-hd-e-2018-1316-k-2019-12413-t-24-12- 2019/3653594/TTK+1423. 140 Rayegan Kender ,“Türk Ticaret Kanunu Taslağı’nın Sigorta Hukukuna İlişkin Hü- kümleri Hakkında Düşünceler”. Sigorta Hukuku Dergisi, Özel Sayı (2005): 14; Ünan, “Türk Ticaret Kanunu Taslağı’nın Sigorta Hukuku Başlıklı Altıncı Kitabı Hakkında Düşünceler”, 124; “Ancak Bu hüküm; sadece sözleşme öncesi bilgilendir- me yükümlülüğünün ihlali hakkında düzenleme getirilip, sözleşme süresince bilgi- Yunus ALHAN / ERÜHFD, C. XVIII, S.2, (2023) 844 sebepten ötürü doktrinde farklı görüşler mevcuttur. Ünan’a göre, buradaki itiraz kavramı sözleşmeyi geriye etkili olarak ortadan kaldırma anlamına gelmektedir141. Özdamar’a göre, itirazın sözleşmeyi ileriye etkili olarak sona erdirme veya poliçede yazılı şartların değiştirilmesi anlamına gelip gelmeyeceği noktasında, kanun, sigorta ettirene bir seçim hakkı tanımaktadır142. Ayhan/ Çağlar/ Özdamar’a göre, sigorta ettirenin itirazının dönme, cayma veya fesih mahiyetinde olmadığını, VVG’de düzenlendiği üzere, itirazın kabul edilmesi halinde sigorta ettirene geri alma hakkının tanınması gerektiğini savunmuşlardır143. Yazıcıoğlu /Şeker Öğüz’e göre, itiraza bağlanacak sonucun itirazın içeriğine göre belirleneceğini ifade etmiştir144. Sigorta ettirenin sözleşmenin yapılmasına itiraz etmesi durumunda bu itirazın fesih veya cayma olarak kabul edilmesi gerektiği; sözleşmenin yapılmasına değil de bilgilendirilmediği bir veya birden fazla sözleşme koşuluna itiraz etmesi durumunda; sigortacının gecikmeksizin itiraza cevap vermemesi veya itirazın lendirme yükümlülüğü öngörülmesine rağmen, bunun ihlali hakkında bir düzenle- me getirilmemiş olması, sözleşme öncesi yükümlülüğün ihlali bakımından yükümlü- lüğün hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesi hakkında düzenleme getirilmemiş olması; TTK m.1425/2 hükmünde ‘‘…poliçe ve zeyilnamenin eklerinin içeriği teklif- nameden veya kararlaştırılan hükümlerden farklıysa, teklifnameden değişik olan ve sigorta ettireni, sigortalının ve lehtarın aleyhine öngörülmüş bulunan hükümler ge- çersizdir.’’ Denilmesine rağmen, sigorta ettirenin sözleşme yapılmasına değil, söz- leşmenin belirli bazı hüküm veya hükümlerine itiraz etme imkânı verilmemiş olma- sı; sigorta ettirene tanınan itiraz hakkının anlamının belirsiz olması; sigorta ettire- nin süresinde itiraz etmemesi hakkında bir düzenleme getirilmiş; fakat süresinde itiraz etmesi halinde bunun anlamı ve sonucunun düzenlenmemiş olması; sigorta et- tirenin 14 günlük itiraz süresinin ne zaman işlemeye başlayacağının belirtilmemiş olması sebebiyle eksik, yetersiz, anlamı belirsiz, muhtemelen TTK’nın Sigorta Huku- ku Kitabı’nın en sorunlu maddesidir.” Bkz. Yazıcıoğlu, “Sigortacının Bilgilendirme Aydınlatma Yükümlülüğü”, 409-410. 141 Ünan, Sigorta Hukuku Şerhi Cilt I, 239. 142 Mehmet Özdamar, “6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu Bağlamında Sözleşme Öncesi Aydınlatma Yükümlülüğünü İhlal Eden Sigortacıya Uygulanacak Yaptırım Soru- nu”. İÜHFM Prof. Dr. Ersin Çamoğlu’na Armağan, 71/2 (2013): 356; Hacı Kara, Si- gorta Hukuku Güncellenmiş ve Genişletilmiş 2. Baskı, (İstanbul: On İki Levha Ya- yınevi, 2021), 210. 143 Rıza Ayhan, Hayrettin Çağlar, Mehmet Özdamar, Sigorta Hukuku Ders Kitabı, (Ankara: Yetkin Yayınları, 2019), 211. 144 Emine Yazıcıoğlu ve Zehra Şeker Öğüz, Sigorta Hukuku Gözden Geçirilmiş 3. Bas- kı, (İstanbul: Filiz Kitabevi, 2020), 115. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu Uyarınca Sorumluluk Sigortasında Sigortacının Borç ve Yükümlülükleri 845 haksız olduğu cevabını vermesiyle birlikte sigorta ettirenin hiç ya da gereği gibi bilgilendirilmediği hususu sözleşme yapma iradesi etkilemiş ise SSBİY m.7’deki seçimlik haklarını kullanabilecektir145. Kara, itiraz kelimesinin fesih, cayma ve iptal anlamına gelmediğini, sözleşmenin içeriğine ve kapsamına yönelik bir itiraz şeklinde anlaşılması gerektiğini ileri sürmüş, bu itirazın yapılması sayesinde sigortacının SSBİY ile düzenlenen haklarını kullanabileceğini belirtmiştir146. Şamlı ise TTK m. 1423 hükmünde düzenlenen yaptırımın, BK m. 39’daki147 iptal hakkı olduğunu ileri sürmüştür. Yazara göre, sözleşme ile bağlı olmadığını bildirme hakkı doktrinde “iptal hakkı” olarak isimlendirilmekte, bu durumda sözleşme iptal edilinceye kadar askıda geçerlilik durumu söz konusudur148. Kanaatimizce, doktrinde de ifade edildiği üzere, TTK m. 1423’ün sigortacının aydınlatma yükümlülüğü kapsamında tek hüküm olarak uygulanması beklenemez. Eksik bırakılan hususlarda SSBİY hükümlerinin uygulanmasında bu düzenlemeler arasında bir uyumsuzluk söz konusu olmadığından herhangi bir mahzur yoktur149. Aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirilmesi gereken azami süre, sigortacının sözleşmenin devamı sırasında aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirmemesinin hukuki sonucu gibi hususlarda SSBİY hükümlerine başvurulabilmelidir150. 145 Yazıcıoğlu, “Sigortacının Bilgilendirme Aydınlatma Yükümlülüğü”, 413. 146 Kara, Sigorta Hukuku, 214. 147 BK m. 39 hükmü uyarınca, yanılma, aldatma veya korkutma sonucunda sözleşme yapan taraf, yanılma veya aldatmayı öğrendiği ya da korkutulmanın etkisinin ortadan kalktığı andan başlayarak 1 yıl içinde sözleşme ile bağlı olmadığını bildirmezse sözleşmeyi onamış sayılır. 148 Şamlı, “Sigortacının Aydınlatma Yükümlülüğünü Düzenleyen TTK m. 1423 Hük- müne İlişkin Bazı Değerlendirmeler” 2995. 149 Şamlı, “Sigortacının Aydınlatma Yükümlülüğünü Düzenleyen TTK m. 1423 Hük- müne İlişkin Bazı Değerlendirmeler”, 3000. 150 Şamlı, “Sigortacının Aydınlatma Yükümlülüğünü Düzenleyen TTK m. 1423 Hük- müne İlişkin Bazı Değerlendirmeler”3000-3002. Yunus ALHAN / ERÜHFD, C. XVIII, S.2, (2023) 846 SONUÇ Sigorta sözleşmesi, sigorta ettirenin sigorta primlerini ödediği bunun karşılığında sigortacının sigorta süresi boyunca ortaya çıkabi- lecek rizikolara karşı sigorta ettireni korumayı taahhüt ettiği sürekli edim içeren sinallagmatik bir sözleşmedir Bu sözleşmede sigorta etti- renin tek edimi primi ödemek, sigortacının da tek edimi rizikoyu ta- şımak değildir. Sigorta ettiren sigorta süresi boyunca rizikoyu ağırlaş- tıramaz rizikoya etki eden bir sebep varsa bunu derhal sigortacıya bildirmekle yükümlüdür. Sigortacı da hakeza riziko ile ilgili değişiklik- lerde sigorta ettireni bildirmekle yükümlüdür. Bu durum en önemli yansıması azami iyi niyet prensibidir. Sorumluluk sigortası kurulur- ken taraflar önemli hususlarda iyiniyetli olarak birbirlerini bilgilen- dirmeli ve sözleşme süresi içerisinde de bu hususu sürdürmelilerdir Sorumluluk sigortaları, sigorta ettirenin üçüncü kişilere karşı sorumluluğuna yol açan olaylar sonucu malvarlığının azalması riziko- sunu güvence altına alan zarar sigortasının bir türüdür. Sorumluluk sigortası, sigorta ettireninin kusurlu veya kusursuz sorumluluğunu malvarlığındaki aktifin azalması veya pasifin artması tehlikesini ön- lemeyi amaçlayan, aynı zamanda üçüncü kişilerin uğramış olduğu zararları toplumsal fayda ilkesi sebebiyle tazmin etmeyi amaçlayan nev’i şahsına münhasır bir sigorta türü olsa da her sigorta gibi sorum- luluk sigortası bir sigorta sözleşmesinin varlığını gerektirmektedir. Sigorta sözleşmesinde tarafların birtakım borç ve yükümlülükleri söz konusudur. TTK sorumluluk sigortasında sigortacının borç ve yükümlü- lüklerini, sorumluluk sigortalarını düzenleyen TTK m.1473 vd. be- lirtmiştir. TTK m.1473’te sigorta himayesi sağlama, TTK.1474’te hu- kuki koruma sağlama, TTK m.1476’da yardımda bulunma, TTK m.1478’te zarar görenin doğrudan talebi halinde bu talebi değerlen- dirme olarak müşahede ettiğimiz bu borç ve yükümlülüklerinin yanı sıra sigortacının TTK m.1485’in atfıyla; TTK m.1423’teki sigortacıyı aydınlatma TTK m.1424’te sigorta poliçesi verme yükümlülükleri de bulunmaktadır. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu Uyarınca Sorumluluk Sigortasında Sigortacının Borç ve Yükümlülükleri 847 Çalışmada sigortacının TTK’da düzenlenen borç ve yükümlü- lükleri ele alınmış, ayrıntılı bir şekilde değerlendirilmiştir. YAZAR BEYANI Mali Des- tek/Teşekkür Beyanı: Bulunmamaktadır. Yazarların Katkıları Eserin tamamı yazar tarafından kaleme alınmış- tır. Çıkar Çatışma- sı/Ortak Çıkar Beyanı Yazar tarafından herhangi bir çıkar çatışması veya ortak çıkar beyan edilmemiştir. Etik Kurul Onayı: Gerekmemektedir. KAYNAKÇA Aday, Nejat. Özel Hukukta Yüklenti Kavramı ve Sonuçları. İstanbul: Beta Yayınları, 2000. Akıncı, Şahin. Borçlar Hukuku Bilgisi Genel Hükümler Onuncu Baskı. Konya: Sayram Yayınları, 2017. Akyol, Şener. Borçlar Hukuku Genel Hükümleri I. İstanbul: Filiz Kita- bevi,1995. Aras Yeşilova, Ecehan. Sorumluluk Sigortalarında Zarar Görenin Doğ- rudan Dava Hakkı (TTK m. 1478). Ankara: Yetkin Yayınla- rı,2013. Arseven Haydar. Sigorta Hukuku Ana Prensipler, Genel Hükümler Yenilenmiş 2. Baskı. İstanbul: Beta Yayınları, 1991. Atabek, Reşat. Sigorta Hukuku. İstanbul: Duygu Matbaası,1950. Atamer, Kerim. “Yeni Türk Ticaret Kanunu Uyarınca Zarar Sigortala- rı”na Giriş”. Banka ve Ticaret Hukuku Dergisi. 27/1 (2011): 21- 106. Yunus ALHAN / ERÜHFD, C. XVIII, S.2, (2023) 848 Ayhan, Rıza, Hayrettin Çağlar ve Özdamar Mehmet. Sigorta Hukuku Ders Kitabi 2. Baskı. Ankara: Yetkin Yayınları, 2019. Bahtiyar, Mehmet, “Sigorta Poliçesi Özel Koşulları, Genel Koşullardan Ayırdedilmesi ve Bazı Sorunlar”, İçinde Prof. Dr. Ali Bozer'e Ar- mağan, (Ed. Yaşar Karayalçın), 133-148. Ankara: Bankacılık ve Ticaret Hukuku Araştırma Enstitüsü Yayınları, 1998. Barlas, Nami. “Dürüstlük Kuralının ve Hakkın Kötüye Kullanılması Yasağının Alman Medeni Kanunundaki Düzenleme Tarzı ve Eleştirisi”. İÜHFM. 55/3 (1997): 191-208. Başpınar, Veysel. Vekilin (Avukatın, Hekimin, Mimarın, Bankanın) Özen Borcundan Doğan Sorumluluğu. Ankara: Yetkin Yayınları, 2004. Bozer, Ali, Sigorta Hukuku Genel Hükümler Bazı Sigorta Türleri. An- kara: Banka ve Ticaret Hukuku Araştırma Enstitüsü Yayınları, 2004. Bozer, Ali. “Mal Sigortasında Akdin Yürürlük Tarihini ve Sigortacının Mes’uliyetinin Başlangıcını Tayin Eden Sigorta Mukavelesi Hü- kümleri”. BATİDER. 1/1 (1961): 213-225. Can, Mertol. Mesleki Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’na Genel Bir Bakış. Ankara: Banka ve Ticaret Hukuku Araştırma Enstitüsü, Yayınları,2006. Can, Mertol. Sigorta Sözleşmesinin Tabi Olduğu Hukuki Esaslar. An- kara: İmaj Yayınevi, 2012. Can, Mertol. Türk Özel Sigorta Hukuku. Ankara: İmaj Yayınevi, 2018. Cebe, Mehmet Sinan. Uygulamalı Sigorta Hukuku. Ankara: Adalet Ya- yınevi,2018. Cicim, Uluğ İlknur ve Korkmaz, Nurdan. “Sorumluluk Sigortalarında Zarar Görenin Sigortacı Aleyhine Açtığı Davanın Medenî Usul Hukukuna Ait Bazı Hükümler Bakımından İncelenmesi”. Akde- niz Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi. 10/1(2020): 53-93. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu Uyarınca Sorumluluk Sigortasında Sigortacının Borç ve Yükümlülükleri 849 Cicim, Uluğ, İlknur.“Sorumluluk Sigortasında Sigortacının, Sigortacıya Yöneltilen Tazminat Talebine İlişkin Yükümlülük, Hak ve Yetki- leri (TTK m. 1476, 1479, 1480, 1481)”. Akdeniz Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi. 3/2 (2013):11-23. Çeker Mustafa. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununa Göre Sigorta Hu- kuku 21. Baskı. Adana: Karahan Kitabevi, 2020). Demirci, Serdar. ‘‘Noter Mesleki Sorumluluk Sigortası’’. Türkiye No- terler Birliği Dergisi. 1/2 (2014): 125-160. Dobbyn, John, F. Insurance Law ın a Nutshell Third Edition. Minneso- ta: West Publishnig Co, 1986. Doğanay, İsmail. Türk Ticaret Kanunu Şerhi Üçüncü Cilt- Madde 816- 1475 4. Bası. Ankara: Beta Yayınevi, 2004. Erdeleklioglu, Aral İrem. “6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu ve Sigorta- cılık Mevzuatı Uyarınca Sigortacının Aydınlatma Yükümlülüğü”. MÜHFHAD. 18/1 (2012): 383-402. Er, Sefa. “Sigortacının Aydınlatma Yükümlülüğü”, Yayımlanmamış Doktora Tezi. Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi, 2022. Eren, Fikret. Borçlar Hukuku Genel Hükümler 23. Baskı. Ankara: Yet- kin Yayınları, 2019. Fischer, Emeric ve Peter Nash Swisher. Principles of Insurance Law Second Edititon. San Francisco: Matthew Bender, 2000. Furrer ,Andreas, Markus-Muller Chen ve Bilgehan Çetiner. Borçlar Hukuku Genel Hükümler, İstanbul: On iki Levha Yayıncılık, 2021. Höra, Knut. Münchener Anwaltshandbuch Versicherungsrecht 4.Auflage. München: C.H. BECK, 2017. Kayıhan, Şaban ve Özcan Gürkaynak. Türk Özel Sigorta Hukuku Ders- leri Gözden Geçirilmiş 6. Baskı. İstanbul: Umuttepe Yayınları, 2021. Yunus ALHAN / ERÜHFD, C. XVIII, S.2, (2023) 850 Kaner, Deniz İnci. Sigorta Hukuku 2. Baskıdan Tıpkı 3. Baskı. İstanbul: Filiz Kitabevi, 2018. Kaner, İnci, Deniz. “Zarar Sigortalarında Sigorta Ettirenin Tehlike ile İlgili Görevleri”. İÜHFM. 54/1-4 (1994): 303-319. Kara, Hacı. Sigorta Hukuku Güncellenmiş ve Genişletilmiş 2. Baskı. İstanbul: On İki Levha Yayınevi, 2021. Karasu, Rauf. ‘’6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Sorumluluk Si- gortalarına İlişkin Hükümlerinin Değerlendirilmesi’. İnönü Üni- versitesi Fakültesi Dergisi. 6/4 (2016): 683-706. Karayalçın, Yaşar. “Sorumluluk Sigortaları”. Sigorta Hukuku Dergisi. 2/1-2(1984): 31-68. Karayalçın, Yaşar. Taşıma Sigortalarında All Risks (Bütün Riskler) Klozu. İçinde Sorumluluk ve Sigorta Hukuku Bakımından Eşya Taşıma Sempozyumu, ed. Sigorta Hukuku Derneği, 199-225. Ankara: 26-27 Ocak 1984. Kender, Rayegan. “Mesuliyet Sigortasının Mahiyet ve Türleri”. İçinde Teori ve Uygulama Açısından Mesuliyet Sigortaları III. Sigorta Semineri, ed. Sigorta Hukuku Türk Derneği, 1-15. İstanbul: 4-7 Nisan 1977. Kender, Rayegan. “Motorlu Kara Nakil Vasıtalarının İhtiyari Mali Me- suliyet Sigortasında Zarar Gören Şahıs Türk Hukukunda Sigor- tacıya Karşı Doğrudan Doğruya Dava Hakkına Sahip midir?”. İÜHFM. 39/1/4 (1974): 203-220. Kender, Rayegan. “Türk Ticaret Kanunu Taslağı’nın Sigorta Hukukuna İlişkin Hükümleri Hakkında Düşünceler”. Sigorta Hukuku Dergi- si. Özel Sayı (2005): 7-28. Kender, Rayegan. Türkiye’de Hususi Sigorta Hukuku. İstanbul: On iki Levha Yayıncılık, 2017. Kılıçoğlu, M. Ahmet. Borçlar Hukuku 20. Bası. Ankara: Turhan Kitabe- vi, 2016. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu Uyarınca Sorumluluk Sigortasında Sigortacının Borç ve Yükümlülükleri 851 Kocayusufpaşaoğlu, Necip vd. Borçlar Hukukuna Giriş Hukuki İşlem Sözleşme 2010 tarihli 5. Bası’dan 6. Tıpkı Bası. İstanbul: Filiz Ki- tabevi, 2014. Kubilay, Huriye. Uygulamalı Özel Sigorta Hukuku. İzmir: Barış Yayın- ları Fakülteler Kitabevi, 2003. Kuru, Baki, Ramazan Arslan ve Ejder Yılmaz. Medeni Usul Hukuku Değiştirilmiş 20. Baskı. Ankara: Yetkin Yayınları, 2009. Langheid, Theo vd. Versicherungsvertragsgesetz 7. Auflage (Bearbei- ter in Langheid/Rixecker). München: C.H. Beck, 2022. Langheid, Theo ve Manfred Wandt. Münchener Kommentar zum VVG 2 Auflage. München: Verlag C.H. Beck, 2016. Merkin, Robert ve Jenny Steele. Insurance and the Law of the Obliga- tions. United Kingdom: Oxford University Press, 2013. Metezade, Zihni. “Sorumluluk Sigortaları”. Sigorta Hukuku Dergisi. Özel Sayı (2008). Mowbray, Albert, H. ve Ralph H, Blanchard. Insurance Its Theory and Practice in the United States Fifth Edition, New York: Mc-Graw Hill Book Company, 1937. Oğuzman, M. Kemal ve Turgut Öz. Borçlar Hukuku Genel Hükümler C.1 Gözden Geçirilmiş 14. Bası. İstanbul: Vedat Kitapçılık, 2016. Omağ, Merih Kemal: “Özel Sigorta Hukukunda Muafiyet Klozları”. MÜHFHAD Doç. Dr. Mehmet Somer’in Anısına Armağan. Özel Sayı (2006): 529-541. Omağ, Merih Kemal: “Sigortacı Açısından Sigorta Sözleşmesinin Hü- kümleri”. İçinde Prof. Dr. Fahiman Tekil’e Armağan, 25-41. İs- tanbul: MÜ Hukuk Fakültesi Yayınları, 2003. Öğüz Şeker, Zehra. Türk Ticaret Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu Ta- sarısına Göre Sigorta Sözleşmelerinde Sözleşme Öncesi İhbar Görevi. İstanbul: Filiz Kitabevi, 2010. Yunus ALHAN / ERÜHFD, C. XVIII, S.2, (2023) 852 Öğüz, Şeker, Zehra: “5684 sayılı Sigortacılık Kanununun Sigorta Şir- ketlerinin Kuruluşu ve Ruhsatnameye İlişkin Esaslarının Değer- lendirilmesi”. Terazi Hukuk Dergisi. 2/13 (2007): 45-56. Öğüz, Şeker Zehra. “Sigorta Sözleşmesinin Hukukî Niteliği Üzerine”. İçinde Prof. Dr M Kemal Oğuzman’a Armağan, 1043-1061. İs- tanbul: Beta Yayınevi, 2000. Özdamar Mehmet, “6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu Bağlamında Söz- leşme Öncesi Aydınlatma Yükümlülüğünü İhlal Eden Sigortacıya Uygulanacak Yaptırım Sorunu”. İÜHFM Prof. Dr. Ersin Çamoğ- lu’na Armağan, 71/2 (2013): 347-360. Özdamar, Mehmet: “Sigortacının Sözleşmenin Kurulmasından Sonraki Aydınlatma Yükümlülüğü”. İçinde Prof. Dr. Fırat Öztan’a Arma- ğan C. II, 1677-1707. Ankara: 2010. Özdamar, Mehmet. Sigortacının Sözleşme Öncesi Aydınlatma Yüküm- lülüğü. Ankara: Yetkin Yayınları, 2009. Özdamar Mehmet. “Sigortacının Sorumluluğu ile İlgili Gelişmeler (Si- gortacının Aydınlatma Yükümlülüğünden Doğan Sorumluluğu) Sorumluk ve Tazminat Hukuku Sempozyumu 2009”, (Erişim Tarihi: 13.11.2019), http://webftp.gazi.edu.tr/hukuk/sorumluluk/s_20.pdf. Özsunay, Ergun/ Dural, Murat. “Sorumluluk Kavramındaki Değişiklik- ler Karşısında Sigorta”. Sigorta Hukuku Dergisi. 3/1 (1986). Öztan, Fırat. Sigorta Akdinin İnikadında İhbar Mükellefiyeti. Ankara: Banka ve Ticaret Hukuku Araştırma Enstitüsü Yayınları, 1965. Patterson, Edwin W., ve William, F. Young. Cases and Materials on The Law of Insurance Fourth Edition. Brooklyn: Foundation Press, 1961. Poroy, Reha ve Ünal Tekinalp. Kıymetli Evrak Hukuku Esasları, İstan- bul: Arıkan Yayınları, 2005. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu Uyarınca Sorumluluk Sigortasında Sigortacının Borç ve Yükümlülükleri 853 Prölss, Jürgen ve Anton Martin. Versicherungvertraggesetz (Bearbei- ter in Prölls/ Martin) 31 Überarbeite Auflage. München: C.H. BECK, 2021. Reisoğlu Sefa. Türk Borçlar Hukuku Genel Hükümler. İstanbul: Beta Yayınevi, 2012. Rüffer, Wifried, Dirk Halbach, ve Peter Schimikowski. Versicherungs- vertragsgesetz (Bearbetiter in Rüffer/Halbach/Schimikowski) 4.Auflage. Baden: Nomos, 2019. Saat, Dursun. Makine Kırılması Sigortasında Riziko. İstanbul: Oniki Levha Yayıncılık, 2017. Schmidt, Ottto. Principles of European Insurance Contract Law (PE- ICL). Munich: Sellier European Law Publishers GmbH, 2009. Şamlı, Yetiş, Kübra. “Sigortacının Aydınlatma Yükümlülüğünü Düzen- leyen TTK m. 1423 Hükmüne İlişkin Bazı Değerlendirmeler”. MÜHFHAD. 22/3 (2016): 2977 – 3004. Öztuna Sopacı, Birgül. “Türk ve Alman Hukukunda Yeni Düzenlemeler Işığında Sorumluluk Sigortasında Doğrudan Talep Hakkı”. BA- TİDER. 27/ 2 (2011) :15-50. Şenocak, Kemal. Mesleki Sorumluluk Sigortası. Ankara: Turhan Kita- bevi, 2000. Şenocak, Kemal. “Karayolları Trafik Kanunu’na Göre Mağdurun Doğ- rudan Doğruya Sigortacı Karşısındaki Alacak Hakkı”. BATİDER. 25/ 4 (2009): 277-294. Şenocak, Kemal. “Türk Ticaret Kanunu’nun Eşya Sigortasına İlişkin Hükümlerinin Sorumluluk Sigortalarına Uygulanabilirliği”. An- kara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi. 58/1 (2009): 189- 230. Tunca, Zeynep. “Sigorta Aracılığına İlişkin 2002 92 EC sayılı Avrupa Parlementosu ve Konsey Yönergesinin Türk Hukukuna Yansı- maları ve Yönerge ile ilgili Güncel Gelişmeler”. Yaşar Üniversite- si Elektronik Dergisi. 8/Özel (2013): 2617-2672. Yunus ALHAN / ERÜHFD, C. XVIII, S.2, (2023) 854 Ulaş, Işıl. Uygulamalı Zarar Sigortaları Hukuku, Genel Hükümler Eşya ve Sorumluluk Sigortaları 8 Bası. Ankara: Turhan Kitabevi, 2012. Uralcan, Şebnem. Temel Sigorta Bilgileri ve Sigorta Sektörünün Yapı- sal Analizi. İstanbul: Beta Yayınları, 2004. Ünan, Samim. İsteğe Bağlı Genel Sorumluluk Sigortasında Riziko. İs- tanbul: Beta Yayınları, 1998. Ünan, Samim. Hayat Sigortası Sözleşmesi. İstanbul: Beta Yayınevi, 1998. Ünan, Samim. “Türk Ticaret Kanunu Taslağı’nın Sigorta Hukuku Baş- lıklı Altıncı Kitabı Hakkında Düşünceler”. Sigorta Hukuku Dergi- si. Özel Sayı (2005): 109-196. Ünan, Samim. Türk Ticaret Kanunu Şerhi-Sigorta Şerhi Cilt I, İstanbul: On iki Levha Yayıncılık, 2016. Samim Ünan, Zorunlu Hekim Sorumluluğu Sigortası, Genel Şartlar Şerhi, (Erişim Tarihi: 12.04.2020), http://samimunan.com/wp- content/uploads/2016/01/Zorunlu-Hekim- Sorumlulu%C4%9Fu-Sigortas%C4%B1.pdf Ünan, Samim. “2011 Tarihli Türk Ticaret Kanunu’nda Sigorta Ettire- nin Görevleri”. İçinde Ticaret Hukuku ve Yargıtay Kararları Sempozyumu ed. Murat Gürel, 49-84. Ankara: Banka ve Ticaret Hukuku Araştırma Enstitüsü Yayınları, 2012. Veith Jürgen, Jürgen Gräfe ve Yvonne Gebert. Der Versicherungspro- zess, (Hoeft Stefan § 8 Transportversicherung) 2. Auflage. Ba- den: Nomos, 2015. Widis, Alan I. Insurance Materials on Fundamentals Principles, Legal Doctrines and Regulatory Acts. Minnesota: West Publishing Co, 1989. Yazıcıoğlu, Emine ve Zehra Şeker Öğüz. Sigorta Hukuku Gözden Geçi- rilmiş 3. Baskı. İstanbul: Filiz Kitabevi 2020. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu Uyarınca Sorumluluk Sigortasında Sigortacının Borç ve Yükümlülükleri 855 Yazıcıoğlu, Emine. “Sigortacının Bilgilendirme Aydınlatma Yükümlü- lüğü”. İçinde Sigorta Hukuku Sempozyumları, ed. Samim Ünan/Emine Yazıcıoğlu, 391-462. İstanbul: On İki Levha Yayın- ları, 2018. Yazıcıoğlu, Emine. “Sigortacının Bilgilendirme Yükümlülüğü”. İçinde Türk-Alman Anonim Şirketler ve Sermaye Piyasası Hukuku’nda ve Sigorta Hukuku’nda Güncel Gelişmeler Sempozyumları, 193- 220. Malatya-Kayseri: İnönü Üniversitesi Yayınları, 19-20 Hazi- ran 2014. Yongalık, Aynur. Çevre Sorumluluk Sigortası. Ankara: Banka ve Tica- ret Hukuku Araştırma Enstitüsü Yayınları, 1998.