T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:27/02/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:07/04/2022 DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit ve İstirdat GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:27/02/2026 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACILARI…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:27/02/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:07/04/2022 DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit ve İstirdat GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:27/02/2026 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACILARIN İDDİALARININ ÖZETİ: Davacılar vekili; müvekkili ... ile ...'in 14/10/2014 tarihinden itibaren ... Tur. San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin yetkilisi olarak görev yaptıklarını, şirketin ... unvanı altında cafe işletmeciliği yaptığını, müvekkili şirket ile ticari faaliyetine devam etmekte iken davalılardan ...'ın, ... ile birlikte hissedar oldukları şirkete ortak olmak istediğini, prensip olarak kabul edilen teklif çerçevesinde taraflarca 15/10/2015 tarihli sözleşmenin tanzim edildiğini, ancak sözleşmenin ...'ün katılmaması nedeni ile müvekkilleri ... ile ... tarafından imzalandığını, sözleşme şartları uyarınca müvekkilinin yetkilisi ve hissedarı olduğu diğer müvekkilli ... tarafından işletilen ... Bul. Bursa adresindeki ... işletmesinin hiçbir şekilde tanzim edilen yeni ortaklık sözleşmesi kapsamında olmayacağını, iş bu işletmenin tamamen ortaklar ... ve ... yedinde bulunacağını, ...'ın ise sadece ... Bursa'da açılması planlanan ... adlı cafede hak ve yetkileri olacağını, söz konusu işyerinin işletmeye açılabilmesi için gerekli giderlerin payları oranında ortaklar tarafından karşılanacağı kararlaştırılmış olup, ...'ün ortaklığa katılmsdığını, ...'a ait hisse payının ... tarafından üstlenildiğini ve işlemlerin ... ve ... tarafından yürütülerek ortaklığın hayata geçirildiğini, ...'ın anlaşma uyarınca üstüne düşen görevleri yerine getirdiğini, bir süre tarafların ortak olduğu şirket tarafından yürütülen işletmedeki payını ...'ın satmak istediğini, yapılan görüşmeler sonunda müvekkilinin 24/03/2017 tarihli genel kurul kararı ile şirket hissesini devir aldığını, taraflar arasında yapılan devir sözleşmesinde fiili hisse değerinin ...'ın şirketten almış olduğu bedellerin iadesi koşulu ile 201.000,00 TL olarak belirlendiğini, Antalya 15. İcra Müdürlüğü'nün ..., ... ve ... Esas sayılı dosyaları ile takip yapıldığını, iş bu takiplerin ardından ... tarafından 39.112,03 TL'nin şirket hesaplarında para çekerek zimmetine geçirdiğinin tespit edildiğini, şirkete iade etmesi gereken toplam 233.710,97 TL'nin ...'ın nezdine geçtiğini, yapılan ödemeler ile müvekkilinin davalıya hiçbir borcu kalmadığını beyanla takip dosyalarından borçlu olmadıklarının tespitinie iş bu dosyalara ödenen toplam 120.701,74 TL'nin istirdadına dava tarihinden itibaren Antalya 15. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının tedbiren durdurulmasına, ödeme tarihlerinden itibaren ticari faiz yürütülmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALILARIN SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalılar vekili; müvekkilinin 12 yıl bankacılık geçmişi olduğunu ve güven esasına dayalı bankacılık kariyeri boyunca milyonlarca liralık mevduat takibi, ödemesi yaptığını ve adının hiç bir adli vakıaya karışmadığını, davacılardan ...'ın yeni bir kafe açmak, zincir kafe oluşturmak suretiyle büyük bir yatırım yapacakları, şirket kuracakları, büyük paralar kazanacakları vaadi ile müvekkili ...'ı, diğer davalı şirket ...'a ortak olması amacıyla ikna ettiğini, ortaklık sözleşmesinin de taraflar arasındaki ilişkiyi açıkça gözler önüne serdiğini, Antalya 15. İcra ve İflas Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasında borçlunun ... , alacaklının ... olduğunu, anılan bu dosyadan tahsili talep edilen bedellerin davacı ...'ın da kabul ederek dosyaya sunmuş olduğu ortaklık sözleşmesi uyarınca davalı şirketin hesabına yatırılan hisse devir bedelleri olduğunu, davacıların kabul ederek imzaladıklarını beyan ettikleri ortaklık sözleşmesinin davalı müvekkillerinden ... tarafından hazırlandığını, sözleşme maddelerinden de anlaşıldığı üzere sözleşmenin, ...'ın Bursa'da bulunan ve davalı şirkete ait olan ... adı altındaki işletmesinin, 1.000.000,00-TL ve üzeri satış değeri oluşturacağı yönündeki hakikate aykırı beyanına istinaden düzenlendiğini, sözleşmenin davalılardan ... tarafından imzalandıktan sonra, sözleşmede adı geçen ...'e imzalatılmak üzere ... tarafından teslim alındığını, ...'ın bir daha sözleşmeleri ...'a getirmediği gibi, şirket hissesinin devrini de gerçekleştirmediğini, ayrıca dava dilekçesinde belirtilen, ...'ün ortaklığa katılmadığı iddiasının da asılsız olduğunu, anılan ortaklık sözleşmesinde ismi geçen ...'ün tanık sıfatıyla dinlenilmesi halinde sözleşmeler uyarınca açılan kafenin, açılması sürecindeki tüm takip, tadilat ve işlerinin ... tarafından yürütüldüğü, bu şahsın, şirkete ortak olarak alındığı konusunda ... tarafından kandırıldığının ispat edileceğini, davacının kabul ederek, delil olarak dayandığı sözleşme uyarınca, kafe açıldıktan sonra; davalı müvekkillerden ...'in, ... Şirketi'ne yapmış olduğu hisse ödemelerine karşılık olarak hisse devrinin yapılmasını ve imzalanan sözleşmenin bir örneğini davacı ...'dan talep ettiğini, davacı ...'ın bir süre sözleşmeleri getireceği beyanı ile müvekkilini oyaladığını, sonrasında ise dava dışı ...'ın sözleşmeleri imzalamadığını, hisse devrine yanaşmadığını beyan ettiğini, icra dosyası ile davalı şirketten tahsili talep edilen bedellerin, davacıların bedelini alarak devretmediği şirket hisselerine istinaden olduğunu, ayrıca davacı ...'ın yeni kurulacak şirket için davalı müvekkilinin yapmış olduğu ödemelerle finanse edilen tüm mal, malzeme, makine, teçhizat ve ekipmanların ... Şirketi adına faturalandırıp şirket aktiflerine kayıt ettiğini, sonrasında ise şirket aktiflerini, Vergi Usul Kanunu'na aykırı surette yetkilisi bulunduğu ... Araçlar Limited Şirketi'ne usulsüz olarak devrettiğini, davacı şirketin mali müşaviri olarak görev yapan ...'ın tanık olarak dinlenilmesi sonucu, davacının hukuka ve dürüstlük kurallarına aykırı tutum ve davranışlarının ispatlanacağını, nitekim ödemelerin yapıldığı banka olan ... Bankası'ndan celbedilecek transfer kayıtları ile de istirdadı talep edilen paranın hisse devrine istinaden yapıldığının açıkça anlaşılacağını, Antalya 15. İcra ve İflas Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasının ise 15.01.2017 tanzim 15.04.2017 vade tarihli51.000,00-TL bedelli senedin tahsili için başlatılmış olup; dosyada alacaklının ..., borçlunun ... olduğunu, davacının dava dilekçesinde ileriye sürdüğü hususların tamamının hakikate aykırı olup, kabul edilmemekle birlikte, kambiyo senedinin borç ikrarını havi belge olduğunu, anılan bonodan ötürü borçlu olunmadığı iddiasını yazılı belge ile ispat yükümlülüğünün davacıya ait olduğunu, Antalya 15. İcra ve İflas Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasının ... Bankası'na ait ... seri numaralı çeke ilişkin olup; borçlusunun ..., alacaklısının ... olduğunu, anılan çekin kambiyo niteliğini haiz olup borç ikrarını havi olduğunu, anılan çekten ötürü borçlu bulunmadığını yazılı belge ile ispat yükümlülüğünün davacı ...'a ait olduğunu, davacı ...'ın kötü niyetli olup hile ve desiseler ile müvekkillerinden haksız maddi kazanç elde etmeye çalıştığını, müvekkillerinin Türk Ticaret Kanunu ile İcra ve İflas Kanunu'na uygun surette alacaklarını tahsil etmiş olup; asılsız iddialara dayalı olarak açılan davanın reddi gerektiğini, ayrıca davacı ...'ın davalı müvekkillerinden ... hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayette bulunmuş olup; anılan soruşturma dosyalarının celbi halinde davacı ... tarafından sunulan şikayet dilekçelerindeki beyanlarla, işbu davadaki iddiaların birbiri ile çeliştiğini, kurgu temeller üzerine kurulan davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunun tespit edileceğini belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; "Antalya 15. İcra ve İflas Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasındaki borç yönünden değerlendirme: İş bu icra dosyasının 15.01.2017 tanzim, 15.04.2017 vade tarihli, 51.000,00-TL bedelli senedin tahsili için başlatıldığı; dosyada alacaklının davalı ..., borçlunun davacı ... olduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK 201.maddesinde "Senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler ikibinbeşyüz Türk Lirasından az bir miktara ait olsa bile tanıkla ispat olunamaz." düzenlemesi mevcuttur. Kambiyo senedi olan bono, kanunen emre yazılı bir kıymetli evraktır. Borçluya, borçlu olduğu edayı yerine getirmekten imtina etme yetkisini ifade eden def'iler emre yazılı kıymetli evrakta klasik olarak senet metninden anlaşılan def'iler, senetteki taahhüdün hükümsüzlüğüne ilişkin def'iler ve taraflar arasındaki ilişkiye dayalı şahsi def'iler olarak üç gruba ayrılmaktadır. Yazılı belge niteliğinde olan bonoya karşı ileri sürülebilecek bedelsizlik gibi kişisel def'ilerin kural olarak yazılı bir belge ile ispatı gerekmektedir. (YHGK. 12/10/2011 tarih ve E.2011/19-473, K.2011/607 sayılı kararı) Yukarıda belirtilen açıklamalar doğrultusunda yapılan değerlendirmede;6100 sayılı HMK'nın 200. maddesi uyarınca senede karşı senetle ispatın zorunlu olduğu, aynı kanunun 201.maddesi uyarıncada senede karşı tanıkla ispatı mümkün olmadığı, davalının senedine karşı iddianın da ancak yazılı belge ile ispatlanması gerektiği, davacı tarafından senedin bedelsiz kaldığına ilşkin herhangi bir yazılı belge sunulmadığı, dava dilekçesinde de açıkça yemin deliline dayanılmadığı anlaşıldığından davacı tarafın iş bu icra takibindeki borç nedeniyle davalıya karşı borçlu olmadığını ispat edemediği kanaatine varılmıştır. Antalya 15. İcra ve İflas Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasındaki borç yönünden değerlendirme: İş bu icra dosyasının ... Bankası şubesine ait ... seri numaralı çekine ilişkin olduğu, borçlusunun ..., alacaklısının ... olduğu anlaşılmıştır. Çek ödeme aracı olup, mevcut bir borcun tasfiyesi için düzenlendiğinin kabulü gerekir. Bu karinenin aksini ispat külfetin davacı tarafa aittir. Çek bedeli itibari ile davacının bu iddiasını yazılı delil ile ispatlaması gerekir. Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafın iddiasının çekin kayıtsız şartsız bir ödeme aracı olması nedeniyle yerinde olmadığı,6100 sayılı HMK'nun 200.maddesi uyarınca senede karşı senetle ispatın zorunlu olduğu, aynı kanunun 201.maddesi uyarıncada senede karşı tanıkla ispatı mümkün olmadığı, davalının senedine karşı iddianın da ancak yazılı belge ile ispatlanması gerektiği, davacı tarafından senedin bedelsiz kaldığına ilişkin herhangi bir yazılı belge sunulmadığı, dava dilekçesinde de açıkça yemin deliline dayanılmadığı anlaşıldığından davacı tarafın iş bu icra takibindeki borç nedeniyle davalıya karşı borçlu olmadığını ispat edemediği kanaatine varılmıştır. Antalya 15. İcra ve İflas Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasındaki borç yönünden değerlendirme: İş bu icra dosyasının borçlusunun ... , alacaklısının ... olduğu, anılan bu dosyadan tahsili ve iadesi talep edilen bedellerin, ortaklık sözleşmesi uyarınca, davacı şirketin hesabına yatırılan hisse devir bedelleri olduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık davalı tarafından davacı şirketin hesabına gönderilen, hisse devri bedeli açıklamalı bedellerin iadesinin gerekip gerekmediği, gönderilen paraların ikinci bir anlaşma gereği yeni kurulacak işletmenin harcamaları için harcanıp harcanmadığı noktalarında toplanmaktadır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesi: “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” hükmünü içermektedir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 187. maddesine göre de ispatın konusunu tarafların üzerinde anlaşamadıkları ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek çekişmeli vakıalar oluşturur ve bu vakıların ispatı için delil gösterilir. Kanun’un “İspat yükü” başlığını taşıyan 190. maddesinde de; “(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.”şeklinde düzenleme mevcuttur. Yukarıda belirtilen maddenin birinci fıkrasında, ispat yükünün belirlenmesine ilişkin temel kural vurgulanmıştır. Buna göre, bir vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükünü üzerinde taşıyacaktır. İkinci fıkrada ise karinelerin varlığı hâlinde ispat yükünün nasıl belirleneceği düzenlenmiştir. Bu noktada ispatla ilgili karine oluşturan hâllerden biri ve somut uyuşmazlıkta da tartışılması gereken asıl nokta olan “havale” ile ilgili açıklamada bulunmak yerinde olacaktır. Eldeki davaya konu havalenin gönderildiği tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 555 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olan havale hukuksal niteliği itibariyle bir ödeme vasıtasıdır. Başka bir anlatımla, havalenin, mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda yasal karine mevcuttur. Bu yasal karinenin tersini (havalenin borcun ödenmesinden başka bir amaçla yapıldığını) ileri süren havaleci (muhil), bu iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 25.03.2021 tarihli, 2017/(13)3-575 E., 2021/353 K.; 12.03.2003 tarihli, 2003/3-118 E., 2003/158 K. sayılı kararları). Yukarıdaki açıklamalar ışığında davalı tarafından davacı şirkete gönderilen paraların karine gereği mevcut bir borcun tasfiyesine yönelik olduğu ve ispat yükünün davalı tarafa düştüğü kanaatine varılmakla evvela davalı vekiline cevap dilekçesinde dayanmış oldukları yemin delili hatırlatılmış, davalı vekili yemin metnini hazırlamış ve davacı şirket yetkilisi ve aynı zamanda davacı asil konumundaki ... adına meşruhatlı yemin davetiyesi usulüne uygun tebliğ edilmiştir. 03/03/2022 tarihli 11. celse duruşmada davacı şirket yetkilisi yeminli beyanında " Antalya 15. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında davalı tarafça borçlu olduğum gerekçesi ile tarafımdan tahsil edilen para hisse devri sebebiyle tarafıma gönderilmiştir, bu para yetkilisi ve ortağı olduğu ... içeceğin ortaklığı için gönderilmiştir, fakat davalıya hisse devri yapılmamıştır, çünkü davalı sonradan ... İçeçeği bağlı kuracağımız ...'ya ortak olmak istedi, bu ortaklık sebebiyle ... adına krediler çekildi, bu kredi ödemeleri içinde davalı ... 'e bu paraları göndermiştir, davalı ...'ye ortak olmuştur, bahsettiğim üzere davalı ... İçeceğin ortağı olmamıştır. Davalının hisse devri bedeli açıklamalı gönderdiği paralar ...'nin harcamalarına gitmiştir, davalı ... içeceğe bu paraları göndermiştir, ... içecekten ...'nin harcamaları için bu para çıkmıştır, bu durum defterlerde ve hesaplarda kayıtlıdır." diyerek davalı tarafın bu paraları davacı ... Şirketinin hisse devri için gönderildiğini buna rağmen ortaklığın gerçekleştirilmediğini kabul etmiştir. Bu gönderilen paraların da davalının talebi üzerine yeni kurulacak kafenin harcamaları için kullanıldığını beyan etmiştir. Davacı tarafın yemin beyanından anlaşıldığı üzere davacı, karşı tarafın ileri sürdüğü maddi vakıanın varlığını (paranın hisse devri için gönderilmesini ve buna rağmen hisse devrinin gerçekleşmediğini) kabul etmekle birlikte, onun hukuki niteliğinin (vasfının) ileri sürülenden başka (gönderilen paranın ortak kurulan kafenin harcamaları için gönderilmesi) olduğunu bildirmek suretiyle gerekçeli inkarda (vasıflı ikrar) bulunmaktadır. Öğreti ve uygulamada kabul edildiği üzere vasıflı ikrar (gerekçeli inkar), bölünemeyen ikrarlardan olduğundan bu durumda ispat yükü davacıdadır. (Bkz. HGK.nun 12.3.2003 tarih, 2003/3-118 esas ve 2003/158 karar; 9.6.2004 tarih, 2004/4-362 esas ve 2004/347 sayılı kararları). İspat yükü kendisine düşen davacı şirket, ticari defterlerini süresinde ibraz etmediği gibi iddiasını ispata elverişli başkaca herhangi bir kesin delil de sunmamış, dava dilekçesinde de açıkça yemin deliline dayanmamıştır. Bu sebeplerle davacı taraf gönderilen paranın başka bir harcama için yapıldığı iddiasını ispat edememiştir. Davalı tarafından davacı şirkete gönderilen paranın hisse devri için gönderilmesine rağmen hisse devrinin gerçekleşmediği ve gönderilen bu paranın iadesi gerektiği anlaşıldığından iş bu icra takibindeki borç nedeniyle davacının davalıya karşı borçlu olmadığının tespiti istemine itibar edilmemiştir." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı, davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili ile dava dışı ...'in birlikte davacılardan ... Ltd. Şti.'nin hissedarı olduklarını, şirketin; ... Bulvarı / Bursa adresinde faaliyette bulunan ... işlettiğini, davalı ...'ın ortaklık çerçevesinde ... / Bursa adresinde açılacak olan ... marka cafe işletmesinin ortağı olmak istediğini, yapılan görüşmeler neticesinde ... tarafından tanzim edilen 15.10.2015 tarihli sözleşmenin müvekkili ... ve ... tarafından imzalandığını, ... Ltd. Şti.'nin diğer ortağı ... iş bu ortaklığa katılmadığından sözleşmenin kendisi tarafından imzalanmadığını, sözleşme hükümlerinin taraflarca kabul edildiğini, ... şirketinin diğer hissedarı ... tarafından ortaklığın kabul edilmemesi karşısında ortaklığın müvekkili ... ile davalı ... arasında gerçekleştirildiğini, müvekkilinin ...’e düşecek payı kendisinin aldığını, sözleşme öncesinde müvekkilince ...'de sözleşmede tarafların ortaklılığının ana nedeni olan ... adı ile oluşturulacak işyerinin ... Şirketi adına kiralandığını, anlaşma kapsamında yer alan söz konusu işletmenin faaliyete geçmesi için yapılması gereken dekorasyon ve malzeme alımına yönelik olarak davacı ... şirketinin hesaplarına 13.10.2015 tarihinde 25.000,00-TL, 28.10.2015 tarihinde 20.000,00-TL gönderdiğini, bu gönderilerin sözleşmenin 8 maddesinde yer alan tahmini yatırım bütçesinin 1/3'üne mahsuben yapıldığını, bu gönderinin davacının da ortak olduğu işletmede bizzat kendisi tarafından kullanıldığını, müvekkili ile ...'ın hasren kendi hesaplarına işletilecek ... semtinde bulunan ... adlı işyerini dekorasyonu tamamlanmış malzemeleri alınmış olarak 01.01.2016 tarihinde ... Ltd. Şti. adına işletmeye açtıklarını, diğer ortak ...'in ortaklığa katılmaması nedeni ile müvekkili ... ve davalı ... tarafından 03.03.2016 tarihinde ... Ltd. Şti.'nin taraflarca sözleşme şartlarına uygun şekilde kurulduğunu, şirkette müvekkilinin 2/3, davalının 1/3 oranında hissesinin bulunduğunu, ...'de bulunan ... adlı işyerinin taraflarca kurulan ... Ltd. Şti. nam ve hesabına 03.08.2016 tarihinden itibaren işletilmeye başlandığını, ... işletmesinin açılış giderlerinin taraflarca 1/3-2/3 oranında karşılanarak yapıldığını, bu giderlerin davalı ... tarafından tutularak nihayetinde tüm hesapların 05.08.2016 tarihli mail ile müvekkilinin şirket mailine gönderildiğini, bu listenin deliller kısmında ibraz edildiğini, bir süre sonra tarafların ortak olduğu şirket tarafından yürütülen işletmedeki payını ...'ın satmak istediğini, yapılan görüşmeler sonunda müvekkilinin resmi olarak Antalya 5. Noterliği'nin 20.02.2017 tarihli ve ... yevmiye nolu şirket pay devri sözleşmesi ve 24.03.2017 tarihli genel kurul kararı ile şirket hissesini devraldığını, devrin 21.04.2017 tarih ... sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayınlandığını, taraflar arasında yapılan devir sözleşmesinde fiili hisse değerinin ...’ın şirketten almış olduğu bedellerin iadesi koşulu ile 201.000,00-TL olarak belirlendiğini, hisse bedeline mahsuben ...'ın ...'a 100.000,00-TL nakit ile vade tarihleri yazılmayan 50.000,00-TL ve 51.000,00-TL tutarlı 2 adet bono verdiğini, bu devirlerin ve bonoların verilmesinden sonra karşı tarafın Isparta ilinde olan borçlarının ödenmesine yönelik olarak müvekkilinin yetkilisi olduğu ... Araçlar Ltd. Şti.'ye ait ... Bankası kredi kartı ile 11-13-Mart 2017 tarihleri arasında devir borcundan mahsup edilmek üzere 24.400,00-TL harcama yaptığını, müvekkilinin keşidecisi ... olan 01.04.2017 keşide tarihli 57.500,00-TL tutarlı çeki devir bedeline mahsup edilmek üzere karşı tarafa verdiğini ve 50.000-TL tutarlı bonoyu iade aldığını, bu işlemlere ilişkin olarak karşı tarafın 28.03.2017 tarihli ... başlıklı yazısı ile müvekkiline hesap durumunu whatsaap üzerinden mesaj olarak gönderdiğini, gönderilen mesajı müvekkilinin 10.04.2017 tarihinde savcılık makamında tespit ettirdiğini, mesaj içerisinde yer alan cam-balkon işlerini yapan firmaya 31.03.2017 tarihi itibariyle ödenmesi gereken ve ...’ın keşide ettiği 10.000,00-TL tutarlı çek ile ilgili olarak müvekkilinin 31.03.2017 tarihinde 10.000,00-TLyi ...’a gönderdiğini, söz konusu gönderim üzerine ...'ın 04.04.2017 tarihli whatsaap mesajı ile müvekkilinin devir nedeni ile borcunun 57.500,00 + 26.000,00-TL düştüğünü belirttiğini, mesajın müvekkilince Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'na 10.04.2018 tarihinde tespit ettirildiğini, ... şirketindeki hisselerin devrinden sonra ...'ın Antalya 15. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile müvekkilinin yetkilisi olduğu ... şirketi aleyhine 27.05.2017 tarihinde icra takibine giriştiğini, yine davalı ... şirket hissesinin devrine yönelik olarak verilen 51.000,00-TL bedelli bononun Antalya 15. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile takibe intikal ettirildiğini, hisse devir bedeline mahsuben müvekkilinin hamili olduğu 01.04.2017 keşide tarihli çeki davalı ...'in eşi ... üzerinden Antalya 15. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosya üzerinden takibe intikal ettirdiğini, yapılan haksız takipler ve fazla ödemelerden dolayı bu davanın ikame edildiğini, davada Hisse Devir Sözleşmesinin, davalı tarafından gönderilen ve ... işletmesinin imalat ve işletme giderlerini gösterir 05.08.2016 tarihli mail, davalı ... tarafından gönderilen whatsaap yazışmalarının dosyaya ibraz edildiğini, ibraz edilen belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yapıldığını, whatsaap mesajlarının davalı ... tarafından gönderildiğinin tespit edildiğini, 05.08.2016 tarihli mailin ise doğruluğunun veya yanlışlığının tespit edilemediği yönünde rapor alındığını, diğer yandan davaya verilen cevap ve beyanlarda dosyaya sunulan mail ve whatsaap mesaj kayıtlarının davalıya ait olmadığına dair en küçük bir beyanda bulunmadıklarını, Mahkemenin ret gerekçesinde her bir icra dosyasını ele alarak değerlendirme yaptığını, Mahkemenin Antalya 15. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas ve ... Esas sayılı dosyalarında ortak olarak HMK 200 vd. maddeleri uyarınca yazılı belge ile ispatlanması gerektiğini, Antalya 15. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında ise karinelerden yola çıkarak gönderilen havalenin borcun tasfiyesine yönelik olduğunu ve ispat yükünün davalıya ait olduğunu, bu nedenle yemin teklifinin yapılabileceğini belirttiğini, teklif edilen yeminde müvekkilinin paraların gönderildiğini ancak söz konusu gönderilen paraların taraflarca oluşturulan ... şirketi için harcandığını belirtmiş olmasına rağmen mahkemenin gönderilen bedellerin ... şirketinin hisse devir bedeline mahsuben gönderildiğini kabul ile davanın reddine karar verdiğini, kararın maddi olaya ve hukuka açıkça aykırı olduğunu, taraflar arasındaki ilişkinin ... /Bursa'da kurulacak ... adlı cafenin ortaklık ilişkisinden ibaret olduğunu, bu ilişkinin dışında taraflar arasında herhangi bir hukuki ilişki bulunmadığını, bu güne kadar davalı tarafından işbu ilişkinin dışında bir ilişkinin varlığının ne cevap dilekçesinde ne de beyanlarda ileri sürüldüğünü, bu ilişki çerçevesinde görüşmeler yapıldığını ve mutabık kalınan hususların 15.10.2015 tarihli sözleşme ile imza altına alındığını, söz konusu sözleşmenin halihazırda ticari faaliyetlerine devam eden ... Ltd. Şti.'nin yürütmekte olduğu ... ... Bulvarı/Bursa adresindeki işyerinde hiç bir şekilde davalının hak ve alacağının bulunmayacağını, işyerinin mevcut ortaklarca satılması veya devredilmesi halinde davalının haklarının olmayacağını, ortaklık ve hisse satımının .../Bursa işletmeye açılacak ... adlı işyeri ile sınırlı olacağını, davalı ...’ın .../Bursa’da açılması planlanan ... markalı cafenin tahmini yatırım bütçesinde belirtilen toplam yatırım tutarının 1/3'ünü ödemeyi peşinen kabul ve taahhüt ettiğinin hüküm altına aldığını, diğer yandan hisse bedeli olarak icraya intikal ettirilen 15. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasında alacak kalemleri olarak 8 kalem alacak hisse devir bedeli şekli ile girildiğini, bu durumda taraflarca ortak işletilen ... işletmesinin kronolojisinin önem kazandığını, ... adlı işyerinin 01.01.2016 tarihinde müvekkili ve davalı tarafından işletmeye açılmasından sonra 03.03.2016 tarihinde ... Ltd. Şti.'nin kurulduğunu ve işyerinin 03.08.2016 tarihinden itibaren de taraflarca kurulan şirket üzerinden işletildiğini, takibe konulan alacak kalemlerinin 6 adedinin hisse devir bedeli olarak ... Şirketi'nin taraflarca işletmeye açılması ve şirketin kurulmasından sonra yapıldığını, tanzim edilen ortaklık sözleşmesinin gerekse taraflarca kurulan ... şirketinin kurulmasından sonra gönderilen ödemelerin hisse devirlerine karşılık olarak yapıldığının kabulünün mümkün olmadığını, takibe girişilen alacak kalemlerinden 20.000,00-TL ve 25.000,00-TL bedellerin ise banka kayıtları ile de sabit olduğu üzere ... cafe adlı işyerinin tadilat ve imalat bedeli olarak ödendiğini, diğer yandan davalı tarafından reddedilmeyen ve davalı tarafından müvekkilinin şirketine ait posta adresine gönderilen harcamaları gösterir mailde söz konusu ödemelerin ... cafeye yapıldığını, bu halde sözleşmenin açık hükmü gereği (Madde 8) tahmini yatırım bütçesinde belirtilen toplam yatırım tutarının 1/3'ünün peşin ödeneceği kararlaştırıldığı halde ... şirketinin hisselerinin satın alındığının kabulünün tam anlamı ile isabetsiz olduğunu, ödemelerin tamamen ... cafenin işletmeye açılması için yapılan harcamalarda kullanıldığını, öte yandan davalının sözleşmeye uygun olarak kurulan ... şirketinin 1/3 hissesini aldığını ve daha sonra bedeli karşılığı müvekkiline devir ettiğini, yapılan sözleşmeye göre açılacak işletme giderlerine mahsuben yapılan ödemelerin hisse devrine karşılık geldiğinin kabulünün maddi olaya aykırı olduğunu, davalının taraf olduğu ortak şirketin ve işletmenin açılmasından sonra dahi şirket hissesine mahsuben para gönderildiği sabit olduğuna göre tüm ödemelerin ... işletmesinin açılış ve işletmesi için kullanıldığını, bu yönü ile verilen kararın isabetsiz olduğunu, dosyaya sunulan bilirkişi raporu ile de sabit olduğu üzere davalı ...'in müvekkiline göndermiş bulunduğu Whatsaap mesajlarında müvekkili ...'dan 28.03.2017 tarihi itibariyle 36,000,00-TL alacaklı bulunduğunu, mesajda borcun kaynağı olan şirket hissesinin ayrıca belirtildiğini,04.04.2017 tarihli mesajda ise almış bulunduğu 57.500,00 TL çekin takastan yazıldığını, bu nedenle ödemeye alacağa mahsup edilen 57.500,00-TL ile 36.000,00-TL borçtan kalan 26.000,00-TL ile borç miktarının 83.500,00-TL olduğu yönünde bildirimde bulunduğunu, Whatsaap mesajlarının davalıdan geldiği sabit ise müvekkilinin 04.04.20217 tarihi itibariyle davalıya 83.500,00-TL borcu bulunduğunu, bu borcun 57.500,00-TL kısmının müvekkilince ciro edilen ve davalı ...’in eşi diğer davalı tarafından işleme konulan çek olduğunu, kalan kısmın ise hisse devri içilen verilen senetten bakiye kalan miktar olduğunu, mesajlar yazılı delil olarak kabul edilmeksizin HMK'nın 200 vd. maddelerine dayanılmasının tek kelime ile adaletsiz olduğunu, yazılı bir delilin bulunduğu durumda HMK 200 vd. maddeleri uyarınca yazılı belge ile ispatlanmadığının kabulünün delillerini yok saydığını,diğer yandan davalının hiç bir şekilde ortak şirkette çalışmayan eşini sigortalı gösterdiğini ve eşi üzerinden şirket paralarını uhdesine geçirdiğini, şirket paralarının şirket amacına aykırı olarak ele geçirilmesi ve şirket hisselerinin devri esnasında iade edileceği belirtilen söz konusu bedellerin yok sayılmasının ayrı bir isabetsizlik olduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Dairemizce de istinaf incelemesi bu çerçevede yapılmıştır. Yargılamada ileri sürülen iddia ve cevaplar, mevcut deliller ve tüm dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde; Dava; menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle, davanın reddine karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 359/3. maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgiler, yasaya uygun gerektirici nedenler, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davanın Antalya 15. İcra Müdürlüğü'nün ..., ... ve ... Esas sayılı takip dosyaları nedeniyle davacıların davalılara borçlu olmadığının tespiti ve istirdat istemine ilişkin olduğu, Antalya 15. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasındaki borcun davalı ...'ın davacı şirkete ortak olması hususunda taraflar arasında yapılan sözleşme uyarınca davacı şirket hesabına yatırılan hisse devir bedellerinin iadesi isteminden kaynaklandığı, davalı ... tarafından davacı şirket hesabına banka aracılığıyla havale edilen bedellerin şirket hisse devir bedeli açıklamasıyla gönderilmiş olduğu, davacı şirket yetkilisi ...'ın yemin beyanında davalı tarafın bu paraları davacı ... Şirketi'nin hisse devri için gönderdiğini buna rağmen ortaklığın gerçekleştirilmediğini kabul ettiği ancak bu gönderilen paraların da davalının talebi üzerine yeni kurulacak kafenin harcamaları için kullanıldığını beyan ettiği, böylece davalının davacı şirket hisselerinin devri için para gönderdiği ancak buna rağmen hisse devrinin gerçekleşmediğinin sabit olduğu, buna karşılık paraların yeni kurulacak kafenin harcamaları için kullanıldığını ispat yükünün davacı taraf üzerinde olduğu, taraflar arasında bu paraların yeni açılacak cafeye ilişkin olarak yeni kurulan şirket ortaklığı için ve cafe harcamaları için kullanılacağına dair yazılı bir anlaşmanın bulunmadığı, davacı şirketin ticari defter ve belgelerini dosyaya sunmadığı gibi iddiasını ispata elverişli başkaca herhangi bir kesin delil de sunmadığı, dava dilekçesinde açıkça yemin deliline de dayanmadığı, böylece davalı tarafından gönderilen paraların başka bir harcama için yapıldığı iddiasının davacı tarafça usulünce ispat edilemediği, davalı tarafından davacı şirkete gönderilen paranın hisse devri için gönderilmesine rağmen hisse devrinin gerçekleşmediği de sabit olmakla bu paraların davalıya iadesi gerektiği anlaşıldığından Yerel Mahkemece işbu icra takibindeki borç nedeniyle davacı şirketin davalı ...'a borçlu olmadığının tespiti isteminin reddedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı; Antalya 15. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasındaki borcun ise 15.01.2017 tanzim, 15.04.2017 vade tarihli 51.000,00-TL bedelli senetten kaynaklandığı, senedin keşidecisinin davacı ..., lehtarının ise davalı ... olduğu, senede karşı senetle ispat kuralı gereği karşı tarafın açık muvafakatı dışında tanık dinlenmesinin mümkün olmadığı, davacının ticari defter ve belgelerini ibraz etmediği, senedin bedelsiz kaldığına ilişkin iddiasını yazılı delillerle ispatlayamadığı, davacının kesin delil niteliğinde olan yemin deliline de dayanmadığı, sonuç olarak davacı ...'ın işbu icra takibindeki borç nedeniyle davalı ...'a karşı borçlu olmadığını ispat edemediği; yine Antalya 15. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasındaki borcun ise ... Bankası'na ait ... seri numaralı çekten kaynaklandığı, çekin keşidecisinin davacı ... olduğu, yetkili hamilin ise çeki ciro yoluyla devralan davalı ... olduğu, çek bir ödeme aracı olup, mevcut bir borcun tasfiyesi için düzenlendiğinin kabulü gerektiği, bu karinenin aksini ispat külfetin davacıya ait olduğu, davacının ise bu iddiasını yazılı delille ile ispatlaması gerektiği, davacı tarafından kambiyo senedi vasfındaki çekin bedelsiz kaldığına ilişkin herhangi bir yazılı belge sunulmadığı, ticari defter ve belgelerin ibraz edilmediği, dava dilekçesinde açıkça yemin deliline de dayanılmadığı, davacı ...'ın işbu icra takibindeki borç nedeniyle davalı ...'a karşı borçlu olmadığını ispat edemediği anlaşılmakla Yerel Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, HMK'nın 355/1. maddesi gereği inceleme istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmakla, re'sen gözetilmesi gereken kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, bu itibarla davacılar vekilinin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı anlaşıldığından davacıların istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacıların İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı ... Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin istinaf başvurusu yönünden Harçlar Kanunu ve bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı peşin olarak alındığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Davacı ...'ın istinaf başvurusu yönünden Harçlar Kanunu ve bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin olarak alınan 80,70 TL harcın mahsubuyla bakiye 651,30 TL harcın davacı ...'dan tahsiliyle HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Davacıların istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama giderlerinin davacılar üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE, 6-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalılar lehine istinaf vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 7-Kararın Dairemizce taraflara TEBLİĞİNE, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 04/06/2025 tarih 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi uyarınca dava tarihindeki miktar itibariyle 6100 sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 27/02/2026 ...