T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/2501 KARAR NO : 2026/675 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI : 2016/1256 Esas - 2023/540 Karar KARAR TARİHİ : 15/06/2023 DAVA : Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Maddi ve Manevi Tazminat KARAR TARİHİ : 23/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 23/03/2026 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesi…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/2501 KARAR NO : 2026/675 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI : 2016/1256 Esas - 2023/540 Karar KARAR TARİHİ : 15/06/2023 DAVA : Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Maddi ve Manevi Tazminat KARAR TARİHİ : 23/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 23/03/2026 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı, istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1-son cümle uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 08/01/2016 tarihinde müvekkillerinin yolcu olarak bulunduğu .... sevk ve idaresindeki .... plakalı araç Akşehir istikametinden Afyonkarahisar istikametine seyir halinde iken .... kavşağına geldiğinde davalı .... .na ait diğer davalı .... ....'nın sevk ve idaresindeki traktör ile çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacı müvekkillerinin yaralandığını, kaza tespit tutanağında davalı sürücü .... ....'nın asli müvekkillerinin yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsü ....'ın ise tali kusurlu olduğunun tespit edildiğini, bu kaza nedeniyle Çay Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/263 Esas sayılı dosyası üzerinden kovuşturma yapılmaya başlandığını, kaza nedeniyle tüm müvekkillerinin ağır şekilde yararlanarak hayati tehlike atlattıklarını, bundan sonraki hareketlerinin, sosyal hayatlarının tüm yaşamları boyunca kısıtlanacağını, davacıların kazadaki yaralanmaları nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradıklarını, müvekkilleri dava dışı ....'ın kullandığı araçta yolcu olarak bulunduklarından davalılar yönünden hatır taşıması indirimi yapılamayacağını belirterek, 6100 Sayılı Yasa'nın 107. maddesi gereğince toplanacak deliller ve bilirkişi raporuna göre fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla; şimdilik her bir davacı için; Geçici İş Göremezlik Tazminatı: 300,00 TL, Kalıcı İş Göremezlik Tazminatı: 300,00 TL, SGK kapsamı dışında kalan tedavi giderleri: 100,00 TL, Bakıcı Giderleri:100,00 TL, Tedavi için ulaşım giderleri:100,00 TL, Estetik tedavi giderleri: 100,00 TL olmak üzere ayrı ayrı 1.000,00'er TL, maddi tazminatın davalılardan işleten ve sürücü yönünden 08/01/2016 olay tarihinden, sigorta şirketi yönünden (sigorta limiti aşılmamak üzere) dava tarihinden itibaren işletilecek avans faizleri ortaklaşa ve zincirleme sorumluluk kurallarına göre tahsiline, davacı ... için 30.000,00 TL, davacı ... için 20.000,00 TL, davacı ... .... için 30.000,00 TL manevi tazminatın sadece işleten ve sürücü yönünden 08/01/2016 olay tarihinden işletilecek avans faizi tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacılar vekili 03/03/2021 tarihli bedel artırım dilekçesinde özetle; 25/01/2021 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda, 1-Dava dilekçesinde davacı ... .... için istenen; -Geçici iş göremezlik 3.677,07-TL arttırılarak toplam 3.977,07.-TL olarak, -Kalıcı iş göremezlik 14.857,00-TL arttırılarak toplam 15.157,00-TL olarak -Bakım ve Bakıcı Giderleri 4.841,00-TL arttırılarak toplam 4.941,00-TL, -SGK kapsamı dışında kalan tedavi giderleri 140,00-TL artırılarak 240,00-TL, -Tedavi için ulaşım giderleri 420,00-TL artırılarak 520,00-TL olarak, 2-Dava dilekçesinde davacı ... .... için istenen; -Geçici iş göremezlik 583,11-TL arttırılarak toplam 883,11.-TL olarak, -Bakım ve Bakıcı Giderleri 1.135,25-TL arttırılarak toplam 1.235,25-TL, -SGK kapsamı dışında kalan tedavi giderleri 120,00-TL artırılarak 220,00-TL, -Tedavi için ulaşım giderleri 30,00-TL artırılarak toplam 130,00-TL olarak, 3-Dava dilekçesinde davacı ... için istenen; -Geçici iş göremezlik 4.903,96-TL arttırılarak toplam 5.203,96..-TL olarak, -Bakım ve Bakıcı Giderleri 6.488,00--TL arttırılarak toplam 6.588,00--TL, -Tedavi için ulaşım giderleri 260,00-TL artırılarak toplam 360,00-TL olarak talep edildiğini belirterek, fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; arttırılan toplam 37.455,39-TL ile dava dilekçesinde talep edilen 3.000,00-TL.'nin birleştirilmesi sonucu toplam 40.455,39-TL'nin işleten ve sürücü yönünden 08.11.2016 olay tarihinden, sigorta şirketi yönünden (sigorta limiti aşılmamak üzere) dava tarihinden itibaren işletilecek avans faizleri ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, artırılan miktar üzerinden eksik harcı tamamlamış ve 27/04/2021 tarihli dilekçe ile 03/03/2021 tarihli dilekçenin bedel artırım dilekçesi olup, sehven ıslah dilekçesi olarak yazıldığını belirterek, bedel artırım dilekçesi olarak işlem yapılmasını istemiştir. Davacılar vekili 26/07/2021 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; davacılar ..., ... ve ... .... adıyla maddi ve manevi tazminat istemiyle açılan davada, 05/07/2021 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda maddi tazminat alacağına ilişkin olarak bakiye harç tamamlanarak 03/03/2021 tarihli bedel artırım dilekçesiyle talep edilen 40.455,39 TL maddi tazminat talebini 05/07/2021 tarihli bilirkişi ek raporu doğrultusunda ıslah ettiklerini, bilirkişi ek raporunda ... .... için Kalıcı İş Göremezlik Tazminatının: 17.673,81-TL olduğunun, ... ve ... için yapılan hesaplamada değişiklik bulunmadığının tespit edildiğini, ... .... için kalıcı iş göremezlik 2.516,81 TL arttırılarak toplam 17.673,81 TL olarak talep edildiğini belirterek, 03/03/2021 tarihli bedel artırım dilekçesiyle talep edilen tazminat tutarı 40.455,39 TL ile arttırılan kısım olan 2.516,81 TL'nin birleştirilmesi sonucu toplam 42.972,20 TL'nin işleten ve sürücü yönünden 08.11.2016 olay tarihinden, sigorta şirketi yönünden (sigorta limiti aşılmamak üzere) dava tarihinden itibaren işletilecek avans faizleri ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir. DAVALI CEVABININ ÖZETİ: Davalı .... .... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların içerisinde bulunduğu aracın sürücüsü ....'ın 2918 Sayılı KTK’nun 52-1/A maddesindeki “Kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken hızlarını azaltmak zorundadır.” kuralı ihlal ettiğini, ayrıca ....’ın idaresindeki araç içerisinde bulunan davacıların ....’ın aşırı hız yapmasına ve mezkur maddeyi ihlal ettiğine dair herhangi bir uyarılarının olmadığını, eğer davacıların içerisinde bulunduğu aracın sürücüsü gerekli dikkat ve özeni göstererek ve trafik kurallarına uyarak emniyetli bir şekilde söz konusu kavşaktan geçse idi herhangi bir kazanın meydana gelmeyeceğini, kusur oranları ve sair tüm hususlarda mahkemece keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, zorunlu Mali Sigorta Poliçeleri ile ilgili son yapılan değişiklikler uyarınca, artık maddi tazminat talepleri bakımından öncelikle ZMS ve Kasko Poliçelerine dava öncesi başvuruda bulunma zorunluluğu getirildiğini ve bu hususun dava şartı olduğunu, davacıların dava şartına riayet etmediklerinden dolayı davanın öncelikle dava şartı yokluğu sebebi ile reddini talep ettiklerini belirterek, davanın müvekkili .... .... yönünden reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ....A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça müracaat şartının yerine getirilmediğini, ilgili yasa gereği davacının dava açmadan evvel müvekkili şirkete talebi ile ilgili gerekli tüm evraklarla birlikte yazılı başvuru yapması gerekirken müvekkili şirket tarafından istenilen evrakların temin edilmeden ve müvekkili şirkete iletilmeden doğrudan doğruya dava açılmasının kanuna aykırı olduğunu, davanın müvekkili şirket açısından reddedilmesini ve dava konusu kazaya karışan müvekkili şirkete sigortalı ... plakalı araç işleteni .... ....'nın kaza esnasında Genel Şartlar ve mevzuata aykırı bir halinin tespit edilmesi ve müvekkili şirketin de zarar gören davacıya ödeme yapması ihtimaline karşı sigortalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları uyarınca rücu imkanı bulunacağından, müvekkili şirkete sigortalı aracın işleteni .... ....'na davanın ihbar edilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı ...A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Karayolları Trafik Kanunu gereğince davacı usuli yükümlülüğü olan başvuru şartını yerine getirmeksizin dava açtığından, davanın usulen reddi gerektiğini, davacı tarafından müvekkili şirkete başvuru yapılmadığını, işbu nedenle Trafik Sigortası Genel Şartları gereğince davacının dava açma hakkı bulunmadığından davanın usulen reddi gerektiğini, 6100 Sayılı HMK m.7 gereğince, davalı birden fazla ise davanın, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabileceğini, ancak dava sebebine göre kanunda, davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belirtilmişse, davaya o yer mahkemesinde bakılacağını, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, zira müvekkilinin ikametgâhının .... (...) olduğunu, kaldı ki davacıların yerleşim yerinin ...olduğu belirtilmekte ve davanın Kiraz mahkemelerinde de açılmadığını, davanın mahkemede görülmesini gerektirir bir yetki kuralı bulunmadığını, bu nedenle dosyanın yetkili Beykoz Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesini istediklerini, davayı kabul manasında olmamak üzere, kaza ile sakatlık arasındaki illiyet bağının tespit edilmesi gerektiğini, ZMSS Genel Şartları uyarınca; sürekli sakatlık tazminatına ilişkin sakatlık oranının belirlenmesinde, sakatlık ölçütü sınıflandırılması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporlarına ilişkin mevzuat doğrultusunda hazırlanacak sağlık kurulu raporunun dikkate alınması ve işbu raporda trafik kazası ile maluliyet arasında illiyet bağının tespit edilmiş olması gerektiğini, müvekkili şirketin ancak sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, müvekkili şirket nezdinde sigortalı aracın kusuru bulunmadığını, kaldı ki kusur oranının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Kurumuna gönderilmesi gerektiğini, maluliyet oranının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp 3. İhtisas Kurumu'na sevk edilmesi gerektiğini, kaldı ki ZMSS Genel Şartları ek kısmında belirtildiği üzere %69 maluliyet oranının altında ortaya çıkan kalıcı sakatlık sebebiyle talep edilen bakıcı giderlerinden davalı müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmadığını, bu sebeple maluliyet oranının Adli Tıp 3. İhtisas Dairesince tespitinin önem arz ettiğini, dava ile bakıcı giderinin de talep edildiğini, Mahkemece tüm bakıcı giderilerinin tedavi teminatı kapsamında olduğuna dair karar verilmesi halinde 6111 Sayılı yasa kapsamında SGK tarafından karşılanması gerekli işbu giderlerden davalı müvekkilinin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, davacının talebine konu geçici iş göremezlik ve tedavi gideri talebinin de reddi gerektiğini, 25.02.2011 tarih ve 27857 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 6111 sayılı Kanun'un Geçici 1'inci maddesine göre; bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin de Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağını, geçici iş göremezlik tazminatının 6111 sayılı Yasa ve Trafik Sigortası Genel Şartları gereğince teminat dışı olduğunu, tazminat hesaplaması yönünden aktüer bilirkişiden rapor alınması gerektiğini, sözkonusu kazanın iş kazası olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, iş kazası ise SGK tarafından bağlanan peşin sermaye değerinin sorulup tenzil edilmesi gerektiğini, gelirin asgari ücret üzerinden hesaplanması ve hesaplanacak tazminattan hatır taşımasının tenzili gerektiğini, ZMSS Poliçesinin gerçek ve doğrudan olan zarar kalemleri için teminat verdiğini, davacı tarafın taleplerinin bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin söz konusu zarardan Poliçe Teminat limitleri dâhilinde sorumlu olduğunu, dava tarihine kadar müvekkili şirkete herhangi bir başvuru yapılmamış olması halinde faiz başlangıcı dava tarihi olması ve avans faiz talebinin reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davanın haksız fiile dayanması nedeniyle tazminata yasal faiz yürütülmesi gerektiğini belirterek, haksız ve mesnetsiz davanın esastan ve usulden reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı .... .... vekili cevap dilekçesinde özetle; HMK'nun 6. ve 7. maddeleri uyarınca İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin işbi dava yönünden görevli ve yetkili olmaması nedeniyle öncelikle görev yetki itirazlarının kabulü ile derdest davanın görevli ve yetkili olan Çay Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesini talep ettiklerini, 08/01/2016 tarihinde meydana gelen kaza neticesinde tanzim edilen kaza tespit tutanağına ve kazaya ilişkin belgelere itiraz ettiklerini, kusur oranları ve sair tüm hususlarda mahkemece keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, müvekkili ...Başkanlığının söz konusu olayla ilgili olarak herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, bu sebeple maddi ve manevi tazminatın müvekkili ...na yöneltilmesinin hukuken kabul edilebilir bir durum olmadığını, davacıların tüm taleplerinin .... yönünden reddi gerektiğini, ayrıca talep edilen manevi tazminat miktarının oldukça fahiş olup sebepsiz zenginleşmeye mahal verecek nitelikte olduğunu, işbu davanın daha önce aynı kazaya ilişkin farklı kişilerce aynı davalılara karşı açılan İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/188 Esas sayılı dosyasında birleştirilmesini istediklerini belirterek, usul ve yasaya aykırı davanın .... .... yönünden reddine karar verilemesini istemiştir. DELİLLER : Kaza tespit tutanağı, poliçe sureti, ATK raporları, maluliyet raporu, bilirkişi raporu, tüm dosya kapsamı. İDM KARARININ ÖZETİ : İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; İstanbul Adli Tıp Kurumunca hazırlanan 22/01/2018 tarihli rapor ile ceza yargılaması sürecinde Çay Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/263 E. sayılı dosyasında aldırılmış olan 06.09.2016 tarihli Kusur Raporunun paralel içerikte olduğu görülmekle; davalı sürücü .... .... sevk ve idaresindeki traktör ile kavşakta geçişini DUR trafik levhasını dikkate alıp durması akabinde kavşağı geçmek isteyen sürücü idaresindeki otomobilin hızını ve konumunu dikkate alarak yapması gerekirken bu hususa riayet etmediği, ilk geçiş hakkını bu araca vermeden kontrolsüzce kavşağa girmesi neticesinde aracın sadmesine maruz kaldığı olayda davalı sürücü .... ....'nın (% 75 oranında) asli kusurlu olduğu, sürücü ....'ın ise sevk ve idaresindeki araç ile kavşağa yaklaşırken hızını her an tedbir alabileceği asgari seviyeye düşürerek kontrollü bir şekilde kavşaktan geçişini gerçekleştirmesi gerekirken bu hususa riayet etmediği, etkin tedbir almadığı olayda (% 25 oranında) tali kusurlu olduğunun mahkemece de kabul edildiği, davacıların maluliyetine ilişkin Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Sağlık Kurulundan ve İstanbul ATK 2. İhtisas Kurulu'ndan ayrı ayrı rapor aldırıldığı, fakat raporlar arasında çelişki bulunduğu anlaşılmakla aralarındaki çelişkinin giderilmesi ile davacıların geçici ve sürekli iş göremezlik oranlarının belirlenmesi ve ayrıca davacıların tıbbi iyileşme süresi içerisinde bakıcı ihtiyaçlarının olup olmayacağı, bakıcı ihtiyaçları olacak ise bunun süresinin raporda belirtilmesi için İstanbul ATK Üst Kurulundan aldırılan Maluliyet Raporunun dosya içeriği ile uyumlu, denetlenebilir olması ve de raporun en yetkin kurumun üst kurulunca hazırlanmış olması nedeniyle 06/10/2022 tarihli raporlar hükme esas alınarak; davacı ... ....'ün tüm vücut engellilik oranının % 2 (yüzde iki) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği, bir başkasının sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 1 (bir) ay süreyle bir başkasının yardımına gereksinim duyabileceği; davacı ...'ün tüm vücut engellilik oranının % 0 (yüzde sıfır) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği, bir başkasının sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı; davacı ...'ün ise tüm vücut engellilik oranının % 0 (yüzde sıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 21 (yirmi bir) güne kadar uzayabileceği, bir başkasının sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığının mahkemece de kabul olunduğu, dosyayla uyumlu ve denetlenebilir olduğu anlaşılan 27/12/2022 tarihli Aktüerya Bilirkişi Ek Raporu hükme esas alınarak davacı ... için 883,11-TL, davacı ... için 5.203,906-TL geçici iş göremezlik tazminatı haklarının bulunduğunun mahkemece kabul olunduğu, davacılar vekilinin 10.11.2022 tarihli dilekçesinde; davacı ... .... adına olan tüm taleplerin karşılandığı ve davasının konusuz kaldığı, ... ve ... açısından ise kalıcı iş göremezlik yönünden sulh olunduğu, sadece geçici iş göremezlik talebi açısından davalarının devam etmekte olduğunun bildirildiği, 14.03.2023 tarihli duruşmanın ara kararı gereği İbraname- Feragatname başlığı taşıyan 03.10.2022 tarihli bir belge sundukları, ancak sunulan belgenin üst yazısında davacı vekilince bunun sulh protokolü olarak isimlendirildiğinin görüldüğü, yine 01.12.2022 tarihli celsede davacı vekilinin beyanında 10.11.2022 tarihli dilekçe içeriğinin maddi tazminata ilişkin olduğu, manevi tazminata ilişkin talepleri yönünden her üç davacı açısından davalarının devam ettiği, ayrıca ... ve ... açısından geçici iş göremezlik yönü ile maddi tazminat davalarının devam etmekte olduğu, ... .... yönünden maddi tazminat taleplerinin konusuz kaldığı, manevi tazminat taleplerinin devam ettiğinin belirtildiği, 15.06.2023 tarihli celsede ise ... ve ... açısından sadece geçici iş göremezlik ve manevi tazminat taleplerinin bulunduğu, bunun dışında bakıcı gideri, tedavi amaçlı ulaşım gideri ve SGK kapsamında olmayan tedavi gideri gibi taleplerinin bulunmadığı, bu hususlarda taleplerinin gerçekleştiğinin ve sulh olunduğunun belirtildiği, davacılar vekilince davacı ... .... yönünden; Kalıcı ve Geçici İş Göremezlikten kaynaklanan maddi tazminat talepleri ile Bakım, Tedavi ve Ulaşım Giderleri yönünden taleplerin konusuz kaldığının belirtildiği anlaşılmakla belirtilen hususlarda esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, manevi tazminat talebinin ise yaralanmasının ağırlığı, gündelik hayatına ve çalışma gücüne etkisi nazara alınarak ve de uğradığı acı, elem, keder ile sosyal ve ekonomik durumu gözetilerek kısmen kabul olunduğu, davacılar vekilince Davacı ... yönünden; Kalıcı İş Göremezlikten kaynaklanan maddi tazminat talebi ile Bakım, Tedavi ve Ulaşım Giderleri yönünden taleplerin konusuz kaldığının belirtildiği anlaşılmakla belirtilen hususlarda esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, Geçici İş Göremezlik Tazminatı talebinin kabul edildiği, ancak davalı .... . A.Ş. yönünden hatır taşımasına dayanan % 20 hakkaniyet indirimi uygulanarak 706,49 TL ile sınırlı olarak sorumlu olduğuna hükmolunduğu, manevi tazminat talebinin ise yaralanmasının ağırlığı, gündelik hayatına ve çalışma gücüne etkisi nazara alınarak ve de uğradığı acı, elem, keder ile sosyal ve ekonomik durumu gözetilerek kısmen kabul olunduğu, davacılar vekilince Davacı ... yönünden; Kalıcı İş Göremezlikten kaynaklanan maddi tazminat talebi ile Bakım, Tedavi ve Ulaşım Giderleri yönünden taleplerin konusuz kaldığının belirtildiği anlaşılmakla belirtilen hususlarda esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, Geçici İş Göremezlik Tazminatı talebinin kabul edildiği, ancak davalı .... . A.Ş. yönünden hatır taşımasına dayanan % 20 hakkaniyet indirimi uygulanarak 4,163,17-TL ile sınırlı olarak sorumlu olduğuna hükmolunduğu, manevi tazminat talebinin ise yaralanmasının ağırlığı, gündelik hayatına ve çalışma gücüne etkisi nazara alınarak ve de uğradığı acı, elem, keder ile sosyal ve ekonomik durumu gözetilerek kısmen kabul olunduğu, her 3 davacının da kaza anında aile dostları dava dışı ....'ın sevk ve idaresindeki .... plaka sayılı araçta bulunduğu ve taşımanın hatır taşıması olduğu anlaşılmakla hükmolunan Geçici İş Göremezlik Tazminatına ilişkin olarak ....plaka sayılı araç sigortacısı olan Davalı .... .. AŞ yönünden hatır taşımasına dayanan % 20 hakkaniyet indirimi uygulandığı gerekçeleriyle; 1-Davacı ... .... yönünden: a)Kalıcı ve geçici iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminat talepleri ile bakım, tedavi ve ulaşım giderleri yönünden taleplerin konusuz kaldığı anlaşılmakla HMK'nın 331. maddesi gereğince bu hususlarda esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, b)Manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; 20.000,00 TL manevi tazminatın davalılar .... .... ve .... ....’ndan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, tazminata haksız fiil tarihi 08/01/2016'dan itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Davacı ... yönünden: a)Kalıcı iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminat talebi ile bakım, tedavi ve ulaşım giderleri yönünden taleplerin konusuz kaldığı anlaşılmakla HMK'nın 331. maddesi gereğince bu hususta esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, b)Geçici iş göremezlik tazminatı taleplerinin kabulü ile; 883,11-TL geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin maddi tazminatın davalı sigorta şirketleri yönünden poliçe limitiyle sınırlı olarak davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Davalı .... .A.Ş. yönünden hatır taşımasına dayanan %20 hakkaniyet indirimi uygulanarak 706,49 TL ile sınırlı olarak sorumlu olduğuna, tazminata davalılar .... .... ve .... .... yönünden haksız fiil tarihi 08/01/2016'dan, davalı sigorta şirketleri yönünden dava tarihi olan 03/10/2016 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, c)Manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılar .... .... ve .... ....’ndan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, tazminata haksız fiil tarihi 08/01/2016'dan itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 3-Davacı ... yönünden; a)Kalıcı iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminat talebi ile bakım, tedavi ve ulaşım giderleri yönünden taleplerin konusuz kaldığı anlaşılmakla HMK'nın 331. maddesi gereğince bu hususta esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, b)Geçici iş göremezlik tazminatı taleplerinin kabulü ile; 5.203,96 TL geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin maddi tazminatın davalı sigorta şirketleri yönünden poliçe limitiyle sınırlı olarak davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı ....A.Ş. yönünden hatır taşımasına dayanan %20 hakkaniyet indirimi uygulanarak 4,163,17 TL ile sınırlı olarak sorumlu olduğuna, tazminata davalılar .... .... ve .... .... yönünden haksız fiil tarihi 08/01/2016'dan, davalı sigorta şirketleri yönünden dava tarihi olan 03/10/2016 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, c)Manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; 5.000,00 TL manevi tazminatın davalılar .... .... ve .... ....’ndan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, tazminata haksız fiil tarihi 08/01/2016'dan itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı .... .... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacıların içerisinde bulunduğu aracın sürücüsü ....’ın 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 52-1/A maddesindeki “Kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken hızlarını azaltmak zorundadırlar.” kuralı ihlal ettiğinin tespit edildiğini, kaza tespit tutanağında görüleceği üzere de davacıların içerisinde bulunduğu .... plakalı otomobile ait 8 metre fren izinin toplamda 20 metre fren izinin olduğu tespit edildiğini, bu hususun .... sevk ve idaresindeki otomobilin ne kadar hızlı olduğunu, kavşağa yaklaşırken hızını azaltmayarak söz konusu kazaya neden olduğunu açıklar nitelikte olduğunu, tüm bu hususların ATK raporunda da belirtilmesine rağmen müvekkilinin asli kusurlu olarak gösterilmesini kabul etmediklerini, ayrıca kabul anlamına gelmemek kaydı ile işbu kazada müvekkilinin %75 asli kusurlu, davacıları taşıyan araç şoförü ....'ın ise %25 tali kusurlu bulunmasına karşın hesap raporunda veya gerekçeli kararın delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe kısmında buna ilişkin herhangi bir hesaplama veya değerlendirme de yapılmadığını, kaza tespit tutanağında da görüleceği üzere davacıların kaza esnasında emniyet kemerlerini takıp takmadığının tespit edilemediğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla herhangi bir tazminata hükmedilecekse dahi kusurları oranında indirime gidilmesi gerektiğini, raporlar arasındaki çelişkilerin de giderilmediğini ve neticesinde usul ve yasaya aykırı hüküm tesis edildiğini, hesap raporuna dayanak teşkil eden Adli Tıp Kurumunun 05.03.2020 tarihli raporunu kabul etmediklerini, Adli Tıp Kurumu raporunda tespit edilen davacıların iyileşme sürelerinin gerçeğe aykırı olduğunu, geçici işgöremezlik sürelerinin varsayıma ve ihtimale dayalı olarak belirlendiğini, davacı ... ....'ün tedavi, yol ve bakıcı masrafları ile kalıcı ve geçici iş göremezlikten kaynaklanan, davacı ...'ün tedavi, yol ve bakıcı masrafları ile kalıcı iş göremezlikten kaynaklanan, davacı ...'ün tedavi, yol ve bakıcı masrafları ile kalıcı ve geçici iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminat taleplerinin konusuz kalmış olup, konusuz kalan tutarlar üzerinden bu tutarları kabul etmeyen müvekkili .... .... aleyhine vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olup, kararın bu yönü itibariyle itirazen kaldırılması gerektiğini belirterek, kararın müvekkili .... .... aleyhine kabul edilen kısımlar yönünden itirazen kaldırılmasına, usul ve yasaya aykırı davanın müvekkili yönünden reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı .... .... vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel Mahkeme tarafından verilen kararda tazminatlara ilişkin olarak verilen faiz başlangıç tarihinin yanlış hesaplandığını, faiz başlangıç tarihinin ıslah tarihi olarak belirtilmesi gerekirken olay tarihinin faiz başlangıç tarihi olarak belirlenmesinin bozma nedeni olduğunu, davacılar vekilinin dosyada 2 kez ıslah talebinde bulunduğunu, hâlbuki kanunen 1 kez ıslah hakkı bulunmakta olup, davasının bu yönüyle reddi gerekirken kabul edilmesinin de bozma sebebi olduğunu, maddi tazminatın konusuz kalan kısmı yönünden davacılar vekiline ayrı ayrı hükmedilen avukatlık ücretinin de hukuka aykırı olduğunu, zira davacılar vekili ile ilgili sigorta şirketinin aralarında anlaştıklarını ve sigorta şirketinin davacılar vekiline ödeme yaptığını, davacılar vekilinin de 10.11.2022 tarihinde vermiş olduğu dilekçe ile davalarının bu yönlerden konusuz kaldığını beyan ettiğini, dolayısıyla yerel mahkemenin bu yönlerle ilgili olarak davacılar vekiline avukatlık ücreti takdir etmesinin hukuka aykırı olduğunu, konusuz kalan kısım yönünden avukatlık ücretine hükmedilemeyeceğini, verilen hükmün bu yönüyle bozulmasına karar verilmesi gerektiğini, alınan bilirkişi raporlarında çelişki giderilmeden hüküm kurulmasının da bozma nedeni olduğunu, olayda davacıların da kusuru bulunduğuna ilişkin bilirkişi raporu bulunmasına rağmen tazminata hükmedilirken kusur oranında indirim yapılmamasının da bozma sebebi olduğunu belirterek, kararın lehlerine bozulmasına karar verilmesini istemiştir. İSTİNAFA CEVAP : Davacılar vekili davalı .... ....'nın istinaf başvurusuna cevap dilekçesinde özetle; davalının kusura yönelik itirazlarının kabulünün mümkün olmadığını, davalının kazanın meydana gelmesinde müvekkillerin yolcu konumunda olduğu dava dışı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, verilen tazminattan kusur indiriminin yapılmasını iddia ettiğini, davalının bu yöndeki itirazlarının kabulünün mümkün olmadığını, müvekkillerinin ya da dava dışı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru bulunmadığını, davalının müvekkillerinin maluliyeti ve iyileşme süreçlerine ilişkin itirazlarının dayanaksız olduğunu, davalının dosyada alınan ATK raporlarının güvensiz olduğunu belirterek adeta yok saydığını, davalının ıslah tarihinin 08/11/2016 olarak taleple bağlılık ilkesi gereği esas alınmasına yönelik itirazlarının haksız olduğunu, zira dava değeri arttırım dilekçesinin sonuç kısmında yazılan 08/11/2016 tarihinin maddi hata niteliğinde olduğunun açık bir şekilde anlaşıldığını, nitekim dilekçede olay tarihinden itibaren bunun istendiği ve olay tarihinin ise 08/01/2016 olduğunun açık olduğunu, davalının bütün itirazlarının haksız ve dayanaksız olduğunu belirterek, istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini istemiştir. Davacılar vekili davalı .... ....'nın istinaf başvurusuna cevap dilekçesinde özetle; davalının istinafının tamamen kötüniyetli olup yargılamayı uzatmaya yönelik olduğunu, davalının faiz başlangıç tarihine ve 2. kez ıslah yapılamayacağı şeklindeki itirazlarının tamamen haksız ve temel dayanaktan yoksun olduğunu belirterek, davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini istemiştir. G E R E K Ç E Uyuşmazlık, yaralanmalı trafik kazasından kaynaklanan geçici ve sürekli işgöremezlik zararı, bakıcı giderleri ile yol ve tedavi giderlerine ilişkin maddi ve manevi tazminat isteklerine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yukarıda gösterilen gerekçelerle davacı ... .... için kalıcı ve geçici iş göremezlik, bakım, tedavi ve ulaşım giderleri yönünden açılan maddi tazminat davası konusuz kaldığından, davacılar ... ve ... için kalıcı iş göremezlik, bakım, tedavi ve ulaşım giderlerine ilişkin maddi tazminat talepleri konusuz kaldığından bu hususlarda karar verilmesine yer olmadığına, davacılar ... ve ... için geçici iş göremezlik zararı yönünden açılan maddi tazminat davalarının kabulüne, davacıların manevi tazminat davalarının kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı .... .... vekili ile davalı .... .... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Dairemizce HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Bilindiği üzere, sürücünün trafik kazasının oluşmasında kusurlu bulunması durumunda zarar gören 6098 Sayılı TBK'nun 49. maddesi gereğince sürücüye, 2918 Sayılı Kanunun 85. maddesi gereğince motorlu araç işletenine ve motorlu aracın zorunlu trafik sigortacısına karşı dava açabilir. Araç işleteni de, zarar görene karşı sürücü ile birlikte müteselsilen sorumludur. 6098 Sayılı TBK'nun 56. maddesine göre bedensel bütünlüğün zedelenmesi durumunda zarara uğrayana hakim bir miktar manevi tazminat verir. 2918 Sayılı KTK'nun 91. maddesi gereğince de; "İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur." denilerek, işletenlerin trafik sigortası yaptırma zorunluluğu düzenlenmiştir. Sigorta şirketi, sigorta teminat limitine kadar olan zararlardan; sürücü/işleten ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. Keza, müteselsil borçluluğu düzenleyen 6098 Sayılı TBK'nun 162 ve devamı maddelerinden, müteselsil borçlulardan birinin alacaklıya karşı sürebileceği defiler varsa bunu diğer borçlulardan bağımsız olarak ileri sürmesi mümkün olup, bu defi sonucu kurtulduğu borç miktarını diğer müteselsil borçlulara karşı da ileri sürebilir. Bu defiler 6098 TBK'nun 164. maddesinde gösterilen ve şahsi ilişkiler veya mütelsil borcun sebep veya konusundan doğan defiler olup, bunların dışında ileri sürülen defiler müteselsil borçlular arasındaki rücu hakkını kaldırmaz. Aynı Kanunun, 165 inci maddesine göre; müteselsil borçlular arasında aksine bir sözleşme bulunmadığı taktirde borçlulardan biri diğer borçluların durumunu ağırlaştıramaz. Dış ilişkide alacaklıya karşı sonuç doğurabilen böyle bir işlem, iç ilişkide rücu hakkını kısmen yada tamamen kaldırıcı etkiye sahip değildir. Diğer taraftan, 6098 Sayılı TBK'nun 166. maddesinin 1. fıkrasına göre; Borçlulardan biri, ifa veya takasla borcun tamamını veya bir kısmını sona erdirmişse, bu oranda diğer borçluları da borçtan kurtarmış olur. 2. fıkrasına göre; Borçlulardan biri, alacaklıya ifada bulunmaksızın borçtan kurtulmuşsa, diğer borçlular bundan, ancak durumun veya borcun niteliğinin elverdiği ölçüde yararlanabilirler. 3. fıkrasında ise; Alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra sözleşmesi, diğer borçluları da ibra edilen borçlunun iç ilişkideki borca katılma payı oranında borçtan kurtarır." denilerek, müteselsil sorumlulukta borcun sona ermesi ve diğer müteselsil borçlulara sirayeti düzenlenmiştir. Yine 6098 sayılı TBK'nun 168. maddenin 1. fıkrasına göre; Diğerlerine rücu hakkına sahip olan borçlulardan her biri, ifa ettiği miktar oranında alacaklının haklarına halef olur. 2. fıkraya göre; Alacaklı diğerlerinin zararına olarak borçlulardan birinin durumunu iyileştirirse, bunun sonuçlarına katlanır." denilerek ödemede bulunanın alacaklıya halefiyeti düzenlemiştir. İlgili hükümler çerçevesinde, müteselsil borçlulardan birisi tarafından, alacaklıya yapılan ödeme kadar diğerleri de borcundan kurtulduğu gibi, borçlulardan birisi ifada bulunmaksızın borçtan kurtulmuş ise diğerleri de durumun veya borcun niteliğinin elverdiği ölçüde bundan yararlanabilirler. Ayrıca alacaklı diğerlerinin zararına olarak borçlulardan birinin durumunu iyileştirirse, bu durumundan iyileştirme aleyhine olan borçlu da istifade eder. Sorumlulardan birinin zararı ödemesi halinde diğeri bu oranda borçtan kurtulur. Ancak müteselsil borçluların borçtan tamamen veya kısmen kurtulabilmeleri alacaklının bilfiil tatmin edilmiş olması gereklidir. Bunun aksinin kabul edilebilmesi için alacaklının açıkça davadan feragat etmiş olması veya böyle bir feragatın durumdan kesin olarak anlaşılması lazımdır. Motorlu Kara Taşıt Araçları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 1 inci maddesine göre ise, sigortacı, zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçe limitinin dışında (üstünde) kalan miktardan başlayıp, ihtiyari mali sorumluluk sigortası teminat limitine kadar sorumludur. Somut olayda, Trafik Kazası Tespit Tutanağında; 08.01.2016 günü saat 14.45 sıralarında dava dışı sürücü ....'ın sevk ve idaresindeki ....plakalı otomobil ile Akşehir istikametinden Afyonkarahisar istikametine doğru seyir halinde iken kaza mahalli olan .... kavşağına geldiğinde, istikametine göre sol tarafından kavşağa giriş yapan davalı sürücü .... ....'nın sevk ve idaresindeki .... plakalı traktöre bağlı römorkun sağ yan kısmına çarpması sonucu .... plakalı otomobilde yolcu olarak bulunan davacı ..., ... ve ... ....'ün ve dava dışı .... ve ....'ın yaralandıkları yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, bu kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü .... ....’nın 2918 sayılı KTK’nun 57-1/A maddesine göre “Kavşağa yaklaşan sürücüler kavşaktaki şartlara uyacak şekilde yavaşlamak, dikkatli olmak, geçiş hakkı olan araçların önce geçmesine imkan vermek zorundadırlar.” bendini ihlal ettiği, davacıların içerisinde bulunduğu aracın sürücüsü ....’ın ise 2918 Sayılı KTK’nun 52-1/A maddesine göre “Kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken hızlarını azaltmak zorundadırlar.” bendini ihlal ettiği belirtilmiştir. Olayla ilgili yapılan soruşturma sırasında davacılar içinde yolcu olarak bulundukları dava dışı sürücü ....'dan ve davalı sürücü .... ....'dan şikayetçi olmadıklarından, davacıların taksirle yaralanması olayından dolayı araç sürücüleri .... ve .... .... hakkında Çay Cumhuriyet Başsavcılığınca 24/03/2016 tarih ve 2016/51 Soruşturma sayılı takipsizlik kararı verildiği, dava dışı .... ve ...'ın olaydaki yaralanmaları nedeniyle davalı sürücü .... ....'dan şikayetçi olmaları üzerine davalı .... .... hakkında taksirle yaralama suçundan cezalandırılması istemiyle iddianame ile Çay Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/263 Esas sayılı dosyasına kamu davası açıldığı, bu ceza dosyasında İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan 06/09/2026 tarihli raporda; sanık sürücü .... ....'nın idaresindeki traktör ile seyri sırasında olay mahalli kavşağa geldiğinde mevcut işaret levhasının varlığına rağmen kontrolsüzce kavşağa giriş yapıp sağından gelmekte olan aracın istikametini kapatması ile sebebiyet verdiği kazada, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışlarından kaynaklı asli kusurlu olduğu, müşteki sürücü ....'ın idaresindeki otomobil ile seyri sırasında olay mahalli kavşağa yaklaşırken hızını yeterince azaltmadığı, dikkatsiz ve tedbirsiz şekilde seyri neticesinde solundan kavşağa giren araca karşı aldığı tedbirde yetersiz kalması ile karıştığı kazada, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışlarından kaynaklı tali kusurlu olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan 22/01/2018 tarihli raporda, davalı sürücü .... ....'nın sevk ve idaresindeki traktör ile olay mahalli kavşağında geçişini; istikamet yönüne hitap eden DUR trafik levhasını dikkate alıp durması akabinde istikametine göre sağ tarafından bölünmüş yolu takiben gelip düz devam etmek suretiyle kavşağı geçmek isteyen sürücü idaresindeki otomobilin hızını ve konumunu dikkate alarak yapması gerekirken bu hususa riayet etmediği, ilk geçiş hakkını bu otomobile vermeden kontrolsüzce kavşağa girmesi neticesi otomobilin sadmesine maruz kaldığı olayda asli derecede %75 oranında kusurlu olduğu, sürücü ....'ın sevk ve idaresindeki otomobil ile olay mahalli kavşağına yaklaşırken hızını her an tedbir alabileceği asgari seviyeye düşürerek kontrollü bir şekilde kavşaktan geçişini gerçekleştirmesi gerekirken kazanın vuku bulmuş olması dikkate alındığında bu hususa riayet etmediği, kazanın oluşumunu önlemek için zamanında etkin tedbir almadığı olayda tali derecede %25 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, bu hali ile raporun ceza yargılaması sırasında alınan rapor ile uygun olduğu gibi, trafik kazası tespit tutanağında belirtildiği üzere meydana gelen kazasının oluş şekline ve kusur durumuna uygun olduğu anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince davacıların içerisinde yolcu olarak bulundukları araç ve davalı araç sürücülerinin tespit edilen kural ihlalleri itibariyle ilk derece mahkemesince kusur yönünden başkaca rapor alınmadan davaya konu kazanın oluşumunda davalı araç sürücüsünün %75 oranında, dava dışı araç sürücüsü ....'ın %25 oranında kusurlu olduğunun kabul edilmesinde ve davacıların olayda yaralanmaları nedeniyle oluşan zararlarından kazaya karışan ... plakalı traktörün işleteni ve sürücüsü olan davalılar .... .... ve .... ....'nın sorumlu tutulmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, bu davalılar vekillerinin kusur ve sorumluluğa yönelen tüm istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Maluliyet yönünden; Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının usulüne uygun şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri ve bu arada ATK gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan tüzük veya yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Somut olayda, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunun 26/02/2020 tarihli raporlarında; -Davacı .. doğumlu ... ....’ün 08/01/2016 tarihli kafa tabanından geçen aksiyal kesitlerde sol oksipital kondilinde fraktür hattı, 05/02/2019 tarihli el grafisinde, sol el 5. parmak proksimal falanksda kaynamış kırık sekelleri ve tespit materyalleri, sol el 5. metakarp distalinde, 1. metakarp proksimalinde kaynamış kırık sekelleri, sağ el 5. parmak proksimalinde kaynamış kırık sekeli tespit edildiğine göre; 08/01/2016 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmeliği dikkate alındığında; Kas-İskelet Sistemi, Üst Ekstremiteye ait sorunlar, omuz eklemi hareket kısıtlılığı nedeniyle Tüm Vücut Engellilik Oranının %2 olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 aya kadar uzayabileceği, -Davacı ... doğumlu ...'ün olay tarihli tomografi ve grafilerde radius distalinde parçalı kırık tespit edildiğine göre; 08/01/2016 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle, 30/03/2013 tarih ve 28603 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında engellilik oranının %0 olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4 aya kadar uzayabileceği, -Davacı ...'ün 08/01/2016 tarihinde geçirdiği trafik kazasında sağ dizinde 5 cm kesi olduğu, dosyaya ekli grafilerinin incelemesinde; 05/02/2019 tarihli grafilerde bilateralcrus, diz grafilerinde osseöz patoloji izlenmediği tespit edildiğine göre; Kurulumuzun 31 Ekim 2018 tarih ve 9580-C karar numaralı müzekkeresinde olay tarihli grafilerin temin edilmesi istenmekle beraber, dava dosyası içerisinde mevcut olmadığı, istenen grafilerin temin edilip gönderilmesi halinde yeniden değerlendirilebileceği, mevcut belgelere göre; 08/01/2016 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle, 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında engellilik oranının %0 olduğu, yileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 21 güne kadar uzayabileceği mütalaa edilmiş olup, Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulundan alınan 06/10/2022 tarihli raporlarda da; -Davacı ... .... hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bildirilen veriler İkinci Üst Kurulca tekrar değerlendirildiğinde; 08/01/2016 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmeliği dikkate alındığında; Kas-İskelet Sistemi, Üst Ekstremiteye ait sorunlar, omuz eklemi hareket kısıtlılığı nedeniyle Tüm Vücut Engellilik Oranının %2 olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 aya kadar uzayabileceği, bir başkasının sürekli olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 1 ay bir başkasının yardımına gereksinim duyabileceği, -Davacı ... hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bildirilen veriler İkinci Üst Kurulca tekrar değerlendirildiğinde; 08/01/2016 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanmasının 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında yapılan değerlendirmede; tüm vücut engellilik oranının %0 olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4 aya kadar uzayabileceği, bir başkasının sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı, Davacı ... hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bildirilen veriler İkinci Üst Kurulca tekrar değerlendirildiğinde; 08/01/2016 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanmasının 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında yapılan değerlendirmede; tüm vücut engellilik oranının %0 olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 21 güne kadar uzayabileceği, bir başkasının sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı mütalaa edilmiş olup, bu raporların geçici iş göremezlik (iyileşme) süreleri ve engellilik oranları yönünden birbirini doğruladığı ve olay tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğine göre hazırlandığı anlaşılmış olmakla, davacıların yaralanmalarının niteliği ve ağırlığı ile dosya kapsamına uygun olduğu değerlendirildiğinden, ilk derece mahkemesince 26/02/2020 tarihli raporlardaki engellilik oranları ve iyileşme sürelerine göre aktüer bilirkişiden rapor alınmasında hukuka aykırılık bulunmamış ve davalılar .... .... vekili ile .... .... vekilinin maluliyet ve işgöremezlik sürelerinin tespitine ilişkin bu raporlara yönelik istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Aktüer Bilirkişiden alınan 25/01/2021 tarihli kök raporda, -Davacı ... .... için: a) Sürekli iş göremezlik tazminatının Anayasa Mahkemesi tarafından KTK m. 90 da yer alan ve poliçe genel şartlarına atıf yapan kısım iptal edilmiş olması da nazara alınarak, Genel Hükümlere göre PMF Yaşam Tablosu ve Progresif Rant Yöntemi ile hesaplandığı ve 15.157,00 TL olduğu; b) Geçici iş göremezlik zararının 3.977,07 TL, c) Bakıcı giderinin 4.941,00 TL, d) SGK tarafından karşılanmayan tedavi amaçlı harcamaların 240,00 TL, e) Tedavi amaçlı yol giderinin 520,00 TL olmak üzere toplam 24.835,07 TL, -Davacı ... için: a) 5.203,96 TL geçici iş göremezlik tazminatı, b) 6.588,00 TL bakıcı gideri, c) 100,00 TL SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri, d) 360,00 TL tedavi amaçlı yol gideri olmak üzere toplam 12.251,96 TL -Davacı ... için: a) 883,11 TL geçici iş göremezlik tazminatı, b) 1.235,25 TL bakıcı gideri, c) 220,00 TL SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri, d)130,00 TL tedavi amaçlı yol gideri olmak üzere toplam 2.468,36 TL maddi tazminat hesaplanmıştır. Davacılar vekilince bu bilirkişi raporuna itiraz edilmemiş ve bu rapor doğrultusunda 03/03/2021 tarihli bedel artırım dilekçesi sunulmuş, davalı .... .... vekilinin itirazı üzerine aktüer bilirkişiden ek rapor alınmıştır. Aktüer bilirkişiden alınan 05/07/2021 tarihli ek Raporda ise; -Davacı ... .... için %10 artış - %10 iskonto esasına dayalı progresif rant yöntemi ile ve TRH 2010 yaşam tablosu kullanılarak yapılan hesaplama sonucunda: a) 17.673,81 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, b) 3.977,07 TL geçici iş göremezlik tazminatı, c) 4.941,00 TL bakıcı gideri, d) 240,00 TL SGK tarafından karşılanmayan tedavi amaçlı harcamaları, e) 520,00 TL tedavi amaçlı yol gideri olmak üzere toplam 27.351,88 TL maddi tazminat hesaplandığı; -Davacılar ... ve ...'ün sürekli maluliyetleri olmadığından kök raporda bu davacılar için yapılan hesaplamalarda değişiklik bulunmadığı belirtilmiştir. Davacılar vekilinin 10.11.2022 tarihli dilekçesinde; davacı ... .... adına olan tüm taleplerin karşılandığı ve davasının konusuz kaldığı, ... ve ... açısından ise kalıcı iş göremezlik yönünden sulh olunduğu, sadece geçici iş göremezlik talebi açısından davalarının devam etmekte olduğunun bildirildiği, 01.12.2022 tarihli celsede tutanağa geçirilen beyanında da; 10.11.2022 tarihli dilekçe içeriğinin maddi tazminata ilişkin olduğu, manevi tazminata ilişkin talepleri yönünden her üç davacı açısından davalarının devam ettiği, ayrıca ... ve ... açısından geçici iş göremezlik yönü ile maddi tazminat davalarının devam etmekte olduğu, ... .... yönünden maddi tazminat taleplerinin konusuz kaldığı, manevi tazminat taleplerinin devam ettiğinin belirtildiği, 15.06.2023 tarihli celsede ise; davacılar ... ve ... açısından sadece geçici iş göremezlik ve manevi tazminat taleplerinin bulunduğu, bunun dışında bakıcı gideri, tedavi amaçlı ulaşım gideri ve SGK kapsamında olmayan tedavi gideri gibi taleplerinin bulunmadığı, bu hususlarda taleplerinin gerçekleştiğinin ve sulh olunduğunun belirtildiği anlaşılmaktadır. İlk derece mahkemesince, 14/03/2023 tarihli 2 nolu ara karar ile;... ( ...) Sigorta ve .... Sigortaya müzekkere yazılarak dosya davacıları için herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı veya sulh olunup olunmadığı ödeme yapılmış ise dekontunun gönderilmesinin ve sulh olunmuş ise buna ilişkin protokolün gönderilmesinin istenmesine, 3 nolu ara karar ile de; davacı vekilinin elinde bulunmakta ise sulh protokolü ve ödemeye ilişkin dekontları sunmak üzere süre verilmesine karar verildiği, -Davacılar vekilince, 23/03/2023 tarihli dilekçe ile; 14/03/2023 tarihli celsede kurulan ara karar uyarınca sulh protokolünün dilekçe ekinde sunulduğu belirtilerek, bu dilekçe ekinde davacılar vekili Av. .... tarafından imzalanarak .....A.Ş.'ye verilen 03.10.2022 tarihli İbraname-Feragatname başlıklı belge sunulduğu ve bu belgede; ".... . A.Ş (Eski Ünvan .... .. A.Ş.) nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (Trafik Sigortası) ile sigortalı .... plakalı araç ile 08/01/2016 tarihinde meydana gelen Trafik kazası neticesinde ... ....'ün, ...'ün ve ...'ün yarlanması ve sakatlanması nedeniyle İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/1256 sayılı dosya ile dava açılmıştır. ... .... için aşağıdaki tutarlar ödenecek ve tüm taleplerinden feragat edilecektir. Bunun yanında ... sürekli sakatlık ve geçici bakıcı gideri talebi, ... için de sürekli sakatlık ve geçici bakıcı gideri taleplerinden feragat edilecektir. Sadece ... ve ... için geçici işgöremezlik talebi devam edecektir. Taraflar, İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/1256 sayılı dosyası ile talep edilen tüm tedavi masrafları, bakıcı giderleri, geçici ve sürekli sakatlık giderleri, mamuliyet gibi tüm tazminatlarına ilişkin alacağının 16.000,00 TL asıl alacak + 3.305,00 TL yargılama gideri + 9.200,00 TL dava vekalet + 6.000,00 TL faiz + 3.700,00 TL icra vekalet olmak üzere toplam 38.205,00 TL, dava ve icra vekalet ücreti toplamına tekabül eden 2.186,44 TL stopaj kesintisi ve 983,90 TL KDV tevkifatı kesintisi sonucunda net 35.034,66 TL ödeneceği konusunda mutabakata varılmıştır. .... . A.Ş. Bu ödemeyi yapmakla söz konusu poliçe ve kazadan doğan tüm hukuki sorumluluğunu yerine getirmiş olduğundan, her türlü hak, dava ve alacaktan .... . A.Ş.'yi sigortalısını ve sigortalı araç sürücüsünü tamamen tam ibra ile ibra eylediğimi, açmış olduğum ve açacağım her türlü dava ve talep haklarımızdan feragat ettiğimizi ve bu feragat beyanını ödeme tarihinden itibaren en geç 3 iş günü içinde mahkemeye sunacağımızı, temyizden feragat ettiğimizi, .... A.Ş.'nin poliçe teminatına ve kusur oranına isabet eden alacağımızı .... . A.Ş.'den tahsil ettiğimizi ve başkaca bir alacağımız kalmadığını, kusur durumu, maluliyet oranı, hesaplama paremetreleri yöntemi mevzuat değişikliği ve bunun gibi tazminat hesabına etki edecek parametrelerin değişmesi halinde dahi veya değişme iddiasıyla ek bir talebimizin olmayacağını, tazminat tutarının daha düşük olması halinde fazla ödenen tutarın vekil ya da mağdur tarafından .... .A.Ş. ye iade edileceği, anılan olay ile ilgili olarak başka herhangi bir talebimiz olmadığını, işbu kaza ile igili olarak ileriye yönelik herhangi bir dava ikame etmeyeceğimizi, gayrıkabili rücu kabul, beyan ve ikrar ederim. Sosyal Güvenlik Kurumundan, dava konusu kaza ile ilgili rücuya tabii hiçbir ödeme almadığımı, aksinin ortaya çıkması halinde mükerrer tahsil edilen miktarın tarafımdan tahsilini peşinen kabul ederim." yazılı olduğu, -... A.Ş.'den gelen 26 Mart 2023 tarihli yazı cevabında da; "Mahkemenin 2016/1256 Esas sayılı dava ile ilgili olarak, kimlik bilgileri yazılı davacılar ..., ... ve ... ....'e herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı veya sulh olunup olunmadığı ödeme yapılmış ise dekontunun gönderilmesinin ve sulh olunmuş ise buna ilişkin protokolün ve sair belgelerin gönderilmesinin istendiği, şirket kayıtlarında yapılan incelemede yazıda belirtilen TCKN bilgileri üzerinden kontrol sağlandığı, davacılar arasında 08/01/2016 kaza tarihi için ....numaralı açılan Sürekli Sakatlılık dosyası için sadece ... ....'e sulhen ödeme yapıldığının görünmekte olduğu, ödeme tutarı ....i adına 35,034.66 TL gerçekleştiği, diğer davacılar adına sulhen yapılan bir ödeme bilgisine ulaşılamadığının" belirtildiği ve yazı ekinde 35.034,66 TL'nin davacılar vekili ....'ye 26/03/2023 tarihinde ödendiğine ilişkin banka dekontunun gönderildiği anlaşılmaktadır. İki kez ıslah yapıldığına yönelik itirazlar ile konusuz kalan talepler yönünden yapılan incelemede; 6100 Sayılı HMK'nun 107/1. fıkrasına göre; davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir. 22/7/2020 tarih ve 7251 Sayılı Kanun'un 7. fıkrasıyla değişik 2. fıkrasına göre ise; karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesi mümkün olduğunda, hâkim tarafından tahkikat sona ermeden verilecek iki haftalık kesin süre içinde davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın talebini tam ve kesin olarak belirleyebilir. Aksi takdirde dava, talep sonucunda belirtilen miktar veya değer üzerinden görülüp karara bağlanır. Somut olayda, dava dilekçesinde; her bir davacı için talep edilen maddi tazminatlar yönünden 6100 sayılı HMK'nun 107. maddesine göre belirsiz alacak davası açıldığının belirtildiği ve maddi tazminat taleplerine konu alacak kalemlerinin belirsiz alacak davası olarak açılmaya elverişli olup, davacıların maddi tazminat davalarının belirsiz alacak davası olarak açılmasında korunmaya değer hukuki yarar bulunduğu, Yargıtay 17. HD.'nin 2016/19844 E. - 2019/8286 K. sayılı 09/109/2019 tarihli kararında gösterildiği gibi; belirsiz alacak davasında davacı, alacağının tam ve kesin olarak belirlenmesinden sonra 6100 Sayılı HMK'nun 107. maddesi gereğince bir kez talep arttırımında bulunabileceği gibi, ancak fazlaya ilişkin hakları saklı tutması halinde talep arttırımından sonra ıslah yoluna başvurabileceği, eldeki davada davacılar vekilince aktüer bilirkişiden alınan 25/01/2021 tarihli kök rapor doğrultusunda sunulan 03/03/2021 tarihli dilekçenin bedel artırım dilekçesi olduğu, davacılar vekilince sunulan 27/04/2021 tarihli dilekçe ile de; 03/03/2021 tarihli dilekçenin bedel artırım dilekçesi olup, sehven ıslah dilekçesi olarak yazıldığının belirtildiği, bu nedenle, davacılar vekilince sunulan 03/03/2021 tarihli dilekçe bedel artırım dilekçesi olup, ıslah dilekçesi yazılmış olmasının bir önemi olmadığı, aktüer bilirkişiden alınan 05/07/2021 tarihli ek rapor doğrultusunda da davacı ... .... yönünden dava ve bedel artırım dilekçeleri ile talep edilen sürekli iş göremezlik zararı yönünden maddi tazminat miktarını 26/07/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile artırdığı anlaşılmakla; davalılar .... .... vekili ile .... .... vekilinin eldeki davada iki kez ıslah yapıldığına yönelen istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Davacılar vekilinin, aktüer bilirkişiden alınan 25/01/2021 tarihli kök rapora itirazda bulunmamış ve bu rapor doğrultusunda 03/03/2021 tarihli bedel artırım dilekçesi ile maddi tazminat taleplerini artırmış olması karşısında; bu kök raporda hesaplanan maddi tazminat miktarları yönünden davalılar lehine usulü kazanılmış hak oluştuğu, bu nedenle daha sonra aktüer bilirkişiden alınan 05/07/2021 tarihli ek rapora göre sunulan 26/07/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile davacı ... .... yönünden sürekli iş göremezlik zararına ilişkin maddi tazminat miktarının artırılamayacağı anlaşılmakla; davalılar .... .... vekili ile .... .... vekilinin ıslaha yönelik itirazları bu sebeple yerinde görülmüştür. Bu durumda, eldeki davada davacıların maddi tazminat talepleri, aktüer bilirkişiden alınan kök ve ek raporlar ile davacılar vekilinin beyanları, davacılar vekilince 23/03/2023 tarihli dilekçe ekinde sunulan 03.10.2022 tarihli İbraname-Feragatname başlıklı belge içeriği ve .... A.Ş.'den gelen 26 Mart 2023 tarihli yazı içeriği birlikte değerlendirildiğinde ;1-Davacı ... .... için, aktüer bilirkişiden alınan 25/01/2021 tarihli kök raporda; PMF 1931 yaşam tablosu kullanılarak 15.157,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının hesaplandığı, 3 aylık iyileşme süresi içen 3.977,07 TL, geçici iş göremezlik tazminatı, 4.941,00 TL bakıcı gideri, 240,00 TL SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri ve 520,00 TL tedavi amaçlı yol gideri olmak üzere toplam 24.835,07 TL maddi tazminat hesaplandığı ve 03/03/2021 tarihli bedel artırım dilekçesi ile bu davacı yönünden maddi tazminat miktarının toplam 24.835,07 TL'ye artırıldığı, -Islah dilekçesi ile de; davacı ... .... yönünden aktüer bilirkişiden alınan 05/07/2021 tarihli ek raporda TRH 2010 yaşam tablosu kullanılarak 17.673,81 TL sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplandığından, bu davacı için 17.673,81 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 3.977,07 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 4.941,00 TL bakıcı gideri, 240,00 TL SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri, 520,00 TL tedavi amaçlı yol gideri olmak üzere toplam 27.351,88 TL maddi tazminat istendiği, -Davacılar ... ...., ... ve ...'ün kaza sırasında içerisinde yolcu olarak bulundukları ....'ın sevk ve idaresindeki .... plakalı aracın ZMSS sigortasını yapan .... .. A.Ş. ile yapılan sulh anlaşması gereğince davacı ... .... için talep edilen tüm tedavi masrafları, bakıcı giderleri, geçici ve sürekli sakatlık giderleri, mamuliyet gibi tüm tazminatlarına ilişkin alacağının 16.000,00 TL asıl alacak + 3.500,00 TL yargılama gideri + 9.200,00 TL dava vekalet + 6.000,00 TL faiz + 3.700,00 TL icra vekalet olmak üzere toplam 38.205,00 TL, dava ve icra vekalet ücreti toplamına tekabül eden 2.186,44 TL stopaj kesintisi ve 983,90 TL KDV tevkifatı kesintisi sonucunda net 35.034,66 TL olarak mutabakata varıldığı ve .... . A.Ş. tarafından 35.034,66 TL'nin davacılar vekili ....'ye 26/03/2023 tarihinde ödendiği, Bu hale göre, ilk derece mahkemesince davacı ... .... yönünden açılan maddi tazminat davasına konu olan; sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatları, bakıcı, tedavi ve ulaşım giderlerine ilişkin tüm taleplerin konusuz kaldığı anlaşıldığından, bu hususlarda esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği ve davacı ... ....'e bu davada istenen maddi tazminat için .... . A.Ş. Tarafından vekalet ücreti ödendiğinden yeniden vekalet ücretine hükmedilmediği anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi kararında bu yönden hukuka aykırılık bulunmadığından, davalılar .... .... vekili ile .... .... vekilinin bu yöne değinen istinaf nedenleri görülmemiştir. 2-Davacı ... için: aktüer bilirkişiden alınan 25/01/2021 tarihli kök raporda; 4 aylık iyileşme süresi için 5.203,96 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 6.588,00 TL bakıcı gideri, 100,00 TL SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri, 360,00 TL tedavi amaçlı yol gideri olmak üzere toplam 12.251,96 TL maddi tazminat hesaplandığı ve 03/03/2021 tarihli bedel artırım dilekçesi ile belirtilen alacak kalemleri yönünden maddi tazminat isteminin 12.251,96 TL'ye artırıldığı, bu davacı için dava dilekçesinde 300,00 TL kalıcı işgöremezlik tazminatı da istenmekle; davacı ... yönünden istenen maddi tazminat miktarının toplam 12.551,96 TL olduğu, 3-Davacı ... için: aktüer bilirkişiden alınan 25/01/2021 tarihli kök raporda; 21 günlük iyileşme süresi için 883,11 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 1.235,25 TL bakıcı gideri, 220,00 TL SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri, 130,00 TL tedavi amaçlı yol gideri olmak üzere toplam 2.468,36 TL maddi tazminat hesaplandığı ve 03/03/2021 tarihli bedel artırım dilekçesi ile belirtilen alacak kalemleri yönünden maddi tazminat isteminin 2.468,36 TL'ye artırıldığı, bu davacı için dava dilekçesinde 300,00 TL kalıcı işgöremezlik tazminatı da istenmekle; davacı ... yönünden istenen maddi tazminat miktarının toplam 2.768,36 TL olduğu, -Davacılar ... ...., ... ve ...'ün kaza sırasında içerisinde yolcu olarak bulundukları ....'ın sevk ve idaresindeki .... plakalı aracın ZMSS sigortasını yapan .... . A.Ş. ile yapılan sulh anlaşması gereğince, davacılar vekilince sunulan 03.10.2022 tarihli İbraname-Feragatname başlıklı belgede; "... sürekli sakatlık ve geçici bakıcı gideri talebi, ... için de sürekli sakatlık ve geçici bakıcı gideri taleplerinden feragat edilecektir. Sadece ... ve ... için geçici işgöremezlik talebi devam edecektir." denildiği, davacılar vekilinin de aşamalardaki duruşmalarda alınan beyanlarında; davacı ... .... yönünden açılan maddi tazminat davasının konusuz kaldığını, davacılar ... ve ... yönünden ise sadece geçici iş göremezlik ve manevi tazminat taleplerinin bulunduğunu, bunun dışında bakıcı gideri, tedavi amaçlı ulaşım gideri ve SGK kapsamında olmayan tedavi gideri gibi taleplerinin bulunmadığı, davacılar ... ve ... için sadece geçici iş göremezlik tazminatı ile davacılar ... ...., ... ve ... için manevi tazminat talepleri yönünden davaya devam edildiğinin belirtildiği, Bu hale göre, davacılar ... ve ... yönünden açılan maddi tazminat davalarına konu olan; kalıcı iş göremezlik tazminatı, bakım, tedavi ve ulaşım giderlerine ilişkin davalı .... . A.Ş. ile yapılan bir sulh anlaşması olmadığı, davacı ... .... yönünden sulh anlaşması yapıldığı ve bu anlaşmaya istinaden .... . A.Ş. tarafından davacılar vekiline ödeme ödeme yapıldığı, davacılar ... ve ... yönünden sulhen yapılan bir ödeme bulunmadığı, dosyada mevcut vekaletnamesinde davadan feragat yetkisi bulunan davacılar vekili tarafından imzalanarak sigorta şirketine verilen 03.10.2022 tarihli İbraname-Feragatname başlıklı belge ve duruşmalardaki beyanları ile; davacılar ... ve ... yönünden açılan maddi tazminat davalarına konu olan; sürekli iş göremezlik tazminatı, bakım, tedavi ve ulaşım giderlerine ilişkin taleplerden feragat edildiği, kaldı ki davacılar ... ve ...'ün olaydaki yaralanmaları nedeniyle alınan maluliyet raporlarında engellilik durumlarının olmadığı tespit edildiğinden bu davacıların sürekli iş göremezlik tazminatı talep etmekte haklarının da olmadığı gözetilerek, ilk derece mahkemesince davacılar ... ve ... yönünden açılan maddi tazminat davalarının; sürekli iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri, tedavi ve ulaşım giderleri yönünden reddine karar verilmesi ve her bir davacının reddedilen toplam maddi tazminat miktarları üzerinden davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, davacılar ... ve ... yönünden açılan maddi tazminat davalarına konu olan; kalıcı iş göremezlik tazminatı, bakım, tedavi ve ulaşım giderlerine ilişkin taleplerin konusuz kaldığı gerekçesiyle bu hususlarda esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek davacılar ... ve ... lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı bulunduğundan davalılar .... .... vekili ve .... .... vekilinin bu yönlere değinen istinaf nedenleri yerinde görülmüştür. Hükme esas alınan aktüer bilirkişiden alınan 25/01/2021 tarihli kök raporda; davacılar ... ve ... yönünden iyileşme sürelerine göre geçici iş göremezlik tazminatlarının usulüne uygun olarak hesaplandığı anlaşıldığından, ilk derece mahkemesince bu raporda davacı ... yönünden hesaplanan 5.203,96 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve davacı ... yönünden hesaplanan 883,11 TL geçici iş göremezlik tazminatının hüküm altına alınmasında ve davacıların kaza anında aile dostları olan dava dışı ....'ın sevk ve idaresindeki .... plakalı araçta bulunmaları nedeniyle bu taşımanın hatır taşıması olduğu, davacıların olayda kusurlarının bulunmadığı gözetilerek, davacılar ... ve ... için hüküm altına alınan geçici iş göremezlik tazminatlarından davalı .... A.Ş. yönünden hatır taşımasına dayanan %20 oranında hakkaniyet indirimi yapılarak ve yine davalı sigorta şirketlerinin sigortaladıkları araçların karıştığı kazada oluşan zarardan sigorta poliçesinde belirlenen teminat miktarları ile sorumlu oldukları gözetilerek, davacılar ... ve ... lehine hüküm altına alınan geçici iş göremezlik zararlarına ilişkin maddi tazminat miktarlarından kazaya karışan araçların trafik sigortasını yapan sigorta şirketleri olan ....A.Ş. ve .... Sigorta .A.Ş. ile kazaya karışan .... plakalı traktörün işleteni ve sürücüsü olan davalılar .... .... ve .... ....'nın müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, davalılar .... .... vekili ve .... .... vekilinin bu yönlere değinen aksi yöndeki istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Hükmedilen tazminat miktarlarına işletilen faiz yönünden yapılan incelemede; Yukarıdaki bentlerde de açıklandığı üzere eldeki davada davacıların maddi tazminat talepleri belirsiz alacak davası olarak açılmıştır. Bu nedenle, davacılar vekilince sunulan 03/03/2021 tarihli dilekçe bedel artırım dilekçesi olup, ıslah dilekçesi yazılmış olmasının bir önemi yoktur. 6098 Sayılı TBK'nun 117. maddesinin 1. fıkrasına göre; muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. 2. fıkrasına göre ise; haksız fiilde fiilin işlendiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur. Kural olarak, haksız eylemlerde, zarar görenin mal varlığındaki eksilme olay tarihinde meydana gelmiş ve haksız eylemde bulunan da bu tarihte direnime düşmüş sayılır. O nedenle ve ayrıca bir ihtara gerek olmaksızın, istek bulunması halinde haksız eylem tarihinden itibaren faize hükmedilir. Somut olayda, davacılar vekili 03/03/2021 tarihli bedel artırım dilekçesinde; artırılan maddi tazminat miktarlarının 08.11.2016 olay tarihinden, sigorta şirketi yönünden (sigorta limiti aşılmamak üzere) dava tarihinden itibaren işletilecek avans faizleri ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş ise de; davaya konu trafik kazasının 08/01/2016 tarihinde meydana geldiği, dolayısıyla bedel artırım dilekçesinde olay tarihinin 08/01/2016 yerine maddi hata sonucu sehven 08/11/2016 olarak yazıldığı anlaşılmakla; ilk derece mahkemesince hükmedilen tazminatlara olay tarihi olan 08/01/2016 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, davalı .... .... vekilinin bu yöne değinen istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Manevi tazminat miktarına gelince, 6098 Sayılı TBK'nun 56. maddesi gereğince; hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İBK gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Bu ilkeler kapsamında, davaya konu olayın gerçekleşme şekli, yeri, zamanı, olay tarihindeki davacıların yaşı, davalı sürücünün asli kusurlu olduğuna ilişkin kabul ve davacıların tali kusurlu bulunan dava dışı sürücü ....'ın aracında yolcu olarak bulunmaları ve olayda kusurlarının bulunmaması, davacıların yaralanmalarının niteliği, hastanede yatış ve iyileşme süreleri, manevi tazminatın sebepsiz zenginleşme ve fakirleşme aracı olmaması, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, hak ve nesafet kaideleri birlikte değerlendirildiğinde; ilk derece mahkemesince davacılar lehine hüküm altına alınan manevi tazminat miktarlarının somut olaya uygun olduğu anlaşıldığından, davalılar .... .... vekili ve .... .... vekilinin bu yönlere değinen aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Davalılar vekillerinin davacılar yararına konusuz kalan maddi tazminat talepleri dışındaki davacılar lehine hüküm altına alınan maddi ve manevi tazminatlar yönünden davacılar lehine hükmedilen vekalet ücretlerine ilişkin istinaf itirazlarına gelince; Hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 10. maddesinin 1. fıkrasına göre; manevi tazminat davalarında avukatlık ücreti hüküm altına alınan miktar üzerinden bu tarifenin üçüncü (nisbi) kısmına göre belirlenir. 13. maddesinin 1. fıkrası gereğince; "bu tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydı ile (......) bu tarifenin üçüncü kısmına (nisbi) göre belirlenir.", 2. fıkrasına göre ise; hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez. Eldeki davada; davacılar HMK'nun 57/1-c maddesi gereğince ihtiyari dava arkadaşı olup, 58/1. maddesi gereğince ihtiyari dava arkadaşlığında davalar birbirinden bağımsızdır. Diğer bir anlatım ile tek dava değil davacı sayısı kadar dava vardır. Bu nedenle, davacılar ... ve ... yönünden kabul edilen geçici iş göremezlik tazminatları ile davacılar ... ...., ... ve ... yönünden kısmen kabul edilen manevi tazminat miktarları için kendisini vekil ile temsil ettiren her bir davacı lehine karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 10 ve 13 üncü maddeleri uyarınca ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinde ve davacılar ... .... ve ... yönünden kabul ve reddedilen manevi tazminat miktarları gözetilerek kendisini vekil ile temsil ettiren davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, davalılar .... .... vekili ve .... .... vekilinin bu yönlere değinen istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 10 ve 13. maddeleri hükümleri gereğince hükmedilecek ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemeyeceği halde davacı ... yararına kabul edilen 5.000,00 TL manevi tazminat miktarını aşacak şekilde 9.200,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı bulunduğundan, davalılar .... .... vekili ve .... .... vekilinin bu yöne ilişkin istinaf nedenleri 6100 Sayılı HMK un 355 inci maddesi uyarınca yerinde görülmüştür. Davacılar vekilince dosyaya sunulan 03.10.2022 tarihli İbraname-Feragatname başlıklı belge içeriğine ve ...A.Ş.'den gelen 26 Mart 2023 tarihli yazı cevabına göre; eldeki dava yönünden yapılan yargılama giderleri için davalı .... . A.Ş. tarafından davacı ... ....'e 3.305,00 TL yargılama gideri ödendiği anlaşıldığından, ilk derece mahkemesince davacılar tarafından yapılan yargılama giderleri yönünden ... ....'e yapılan bu ödeme miktarı gözetilmeden hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı bulunduğundan, kamu düzenine ilişkin olan bu husus HMK'nun 355. maddesi gereğince Dairemizce re'sen gözetilmiş ve yeniden kurulan hükümde değerlendirilmiştir. Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; ilk derece mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde esas ve usul bakımından hukuka aykırılık bulunmadığından ve davalılar .... .... vekili ve .... .... vekilinin davacılar ... ve ... yönünden konusuz kaldığı belirtilen maddi tazminat talepleri hakkında verilen kararlar ve bunlara ilişkin davacılar lehine verilen vekalet ücretleri ile davacı ... lehine manevi tazminat yönünden hükmedilen vekalet ücretlerine değinen istinaf nedenleri dışındaki tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine, Davalılar .... .... vekili ve .... .... vekilinin davalılar .... .... vekili ve .... .... vekilinin davacılar ... ve ... yönünden konusuz kaldığı belirtilen maddi tazminat talepleri hakkında verilen kararlar ve bunlara ilişkin davacılar lehine verilen vekalet ücretleri ile davacı ... lehine manevi tazminat yönünden hükmedilen vekalet ücretlerine değinen istinaf başvurularının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-2) bendi gereğince kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, kabul edilen istinaf nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden düzeltilerek yeniden esas hakkında karar vermek suretiyle; 1-a)Davacı ... .... yönünden açılan maddi tazminat davasına konu olan; sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatları, bakıcı gideri ile tedavi ve ulaşım giderlerine ilişkin tüm taleplerin konusuz kaldığı anlaşıldığından, bu hususlarda esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, b)Davacı ... ....'ün manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 20.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 08/01/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar .... .... ve .... ....’ndan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ... ....'e verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-a)Davacı ... yönünden açılan maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 883,11 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalı sigorta şirketleri yönünden poliçe limitiyle sınırlı olarak davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı .... . A.Ş. yönünden hatır taşımasına dayanan % 20 hakkaniyet indirimi uygulanarak bu sigorta şirketinin 706,49 TL ile sınırlı olarak sorumlu olduğuna, -Hüküm altına alınan maddi tazminata davalılar .... .... ve .... .... yönünden haksız fiil tarihi olan 08/01/2016 tarihinden, davalı sigorta şirketleri yönünden dava tarihi olan 03/10/2016 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, -Davacı ...'ün sürekli iş göremezlik tazminatı 300,00 TL, bakıcı gideri 1.235,25 TL, tedavi gideri 220,00 TL ve tedavi amaçlı yol gideri 130,00 TL olmak üzere toplam 1.885,25 TL miktarındaki maddi tazminat isteminin reddine, b)Davacı ...'ün manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 10.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 08/01/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar .... .... ve .... ....’ndan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 3-a)Davacı ... yönünden açılan maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 5.203,96 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalı sigorta şirketleri yönünden poliçe limitiyle sınırlı olarak davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı ...A.Ş. yönünden hatır taşımasına dayanan % 20 hakkaniyet indirimi uygulanarak bu sigorta şirketinin 4.163,17 TL ile sınırlı olarak sorumlu olduğuna, -Hüküm altına alınan maddi tazminata davalılar .... .... ve .... .... yönünden haksız fiil tarihi olan 08/01/2016 tarihinden, davalı sigorta şirketleri yönünden dava tarihi olan 03/10/2016 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, -Davacı ...'ün sürekli iş göremezlik tazminatı 300,00 TL, bakıcı gideri 6.588,00 TL, tedavi gideri 100,00 TL ve tedavi amaçlı yol gideri 360,00 TL olmak üzere toplam 7.348,00 TL miktarındaki maddi tazminat isteminin reddine, b)Davacı ...'ün manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 5.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 08/01/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar .... .... ve .... ....’ndan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, -Davacılar lehine ayrı ayrı hüküm altına alınan miktarlar üzerinden ayrı ayrı vekalet ücreti, davalılar lehine de ayrı ayrı reddedilen miktarlar üzerinde vekalet ücreti takdiri ile harç ve yargılama giderlerinin yeniden hesaplanarak hüküm altına alınmasına karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalılar .... .... vekili ve .... .... vekilinin davacılar ... ve ... yönünden konusuz kaldığı belirtilen maddi tazminat talepleri hakkında verilen kararlar ve bunlara ilişkin davacılar lehine verilen vekalet ücretleri ile davacı ... lehine manevi tazminat yönünden hükmedilen vekalet ücretlerine değinen istinaf nedenleri dışındaki tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b-1) bendi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Davalılar .... .... vekili ve .... .... vekilinin davacılar ... ve ... yönünden konusuz kaldığı belirtilen maddi tazminat talepleri hakkında verilen kararlar ve bunlara ilişkin davacılar lehine verilen vekalet ücretleri ile davacı ... lehine manevi tazminat yönünden hükmedilen vekalet ücretlerine değinen istinaf başvurularının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b-2) bendi gereğince KABULÜNE, 3-İlk Derece Mahkemesi olan İzmir 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/1256 Esas 2023/540 Karar sayılı 15/06/2023 tarihli kararının KALDIRILMASINA, 4-Düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle; a)Davacı ... .... yönünden açılan maddi tazminat davasına konu olan; sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatları, bakıcı gideri ile tedavi ve ulaşım giderlerine ilişkin tüm taleplerin konusuz kaldığı anlaşıldığından, bu hususlarda esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, b)Davacı ... ....'ün manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 20.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 08/01/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar .... .... ve .... ....’ndan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ... ....'e verilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, c)Davacı ... yönünden açılan maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 883,11 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalı sigorta şirketleri yönünden poliçe limitiyle sınırlı olarak davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı ... A.Ş. yönünden hatır taşımasına dayanan % 20 hakkaniyet indirimi uygulanarak bu sigorta şirketinin 706,49 TL ile sınırlı olarak sorumlu olduğuna, ç)Hüküm altına alınan maddi tazminata davalılar .... .... ve .... .... yönünden haksız fiil tarihi olan 08/01/2016 tarihinden, davalı sigorta şirketleri yönünden dava tarihi olan 03/10/2016 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, d)Davacı ...'ün sürekli iş göremezlik tazminatı 300,00 TL, bakıcı gideri 1.235,25 TL, tedavi gideri 220,00 TL ve tedavi amaçlı yol gideri 130,00 TL olmak üzere toplam 1.885,25 TL miktarındaki maddi tazminat isteminin REDDİNE, e)Davacı ...'ün manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 10.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 08/01/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar .... .... ve .... ....’ndan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, f)Davacı ... yönünden açılan maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 5.203,96 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalı sigorta şirketleri yönünden poliçe limitiyle sınırlı olarak davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı .... . A.Ş. yönünden hatır taşımasına dayanan % 20 hakkaniyet indirimi uygulanarak bu sigorta şirketinin 4.163,17 TL ile sınırlı olarak sorumlu olduğuna, g)Hüküm altına alınan maddi tazminata davalılar .... .... ve .... .... yönünden haksız fiil tarihi olan 08/01/2016 tarihinden, davalı sigorta şirketleri yönünden dava tarihi olan 03/10/2016 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, h)Davacı ...'ün sürekli iş göremezlik tazminatı 300,00 TL, bakıcı gideri 6.588,00 TL, tedavi gideri 100,00 TL ve tedavi amaçlı yol gideri 360,00 TL olmak üzere toplam 7.348,00 TL miktarındaki maddi tazminat isteminin REDDİNE, ı)Davacı ...'ün manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 5.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 08/01/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar .... .... ve .... ....’ndan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, i)Davacı ... ....'ün konusuz kalan maddi tazminat talebi yönünden (sulhen 16.000,00 TL ödenmiştir.) alınması gereken 179,90 TL. karar ve ilam harcı ile davacılar ... ve ... yönünden hüküm altına alınan maddi tazminat miktarları üzerinden (Toplam 6.087,07 TL) alınması gereken 415,81 TL karar ve ilam harcı olmak üzere toplam 595,71 TL karar ve ilam harcından davacılar tarafından peşin yatırılan (283,49+130,00+9,00=422,49 TL) toplam 422,49 TL harcın mahsubuyla, bakiye 173,22 TL harcın; davalı sigorta şirketlerinin poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) alınarak Hazineye gelir kaydına, -Mahsubuna karar verilen 422,49 TL karar ve ilam harcının; davalı sigorta şirketlerinin poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen (tahsilde tekerrür olmaması kaydıyla) alınarak davacılara verilmesine, j)Hüküm altına alınan toplam manevi tazminat miktarı (35.000,00 TL) üzerinden alınması gereken 2.390,85 TL karar ve ilam harcının davalılar .... .... ve ....ından (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) alınarak Hazineye gelir kaydına, k)Davacılar tarafından yapılan toplam 3.486,93 TL yargılama giderinden davalı .... . A.Ş. tarafından davacı ... ....'e ödenen ( ibranameye göre 3.305,00 TL ödenmiştir.) 3.305,00 TL yargılama giderinin mahsubu ile bakiye 181,93 TL yargılama giderinin davanın kabul oranı olan %47'ne göre hesaplanan 85,50 TL'lik kısmının davalı sigorta şirketlerinin poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen (tahsilde tekerrür olmaması kaydıyla) alınarak davacılara verilmesine, bakiye giderin davacılar üzerinde bırakılmasına, l)Davalı .... . tarafından yapılan 30,00 TL yargılama giderinin davanın ret oranı olan %53'üne göre hesaplanan 15,90 TL'lik kısmının davacılardan alınarak davalı ...ne verilmesine, bakiye giderin bu davalı üzerinde bırakılmasına, m)Davacı ... kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden önceki hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince; kabul edilip hüküm altına alınan maddi tazminat tutarı üzerinden hesaplanan 5.203,96 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak (davalı .... . A.Ş'nin 4.163,17 TL kısmından sorumlu olması ve davalı sigorta şirketlerinin poliçe limitleri ile sınırlı olarak sorumlu olması ve yine tahsilde tekerrür olmaması kaydıyla) davacı ...'e verilmesine, n)Davacı ... kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden önceki hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince; kabul edilip hüküm altına alınan maddi tazminat tutarı üzerinden hesaplanan 883,11 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak (davalı .... . A.Ş'nin 706,49 TL kısmından sorumlu olması ve davalı sigorta şirketlerinin poliçe limitleri ile sınırlı olarak sorumlu olması ve yine tahsilde tekerrür olmaması kaydıyla) davacı ...'e verilmesine, o)Davacı ... ....'e konusuz kalan maddi tazminat talebi yönünden davalı .... . A.Ş. tarafından (ibranameye göre 16.000,00 TL maddi tazminat üzerinden 9.200,00 TL vekalet ücreti ödenmiştir.) 9.200,00 TL vekalet ücreti ödendiğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, ö)Davalılar kendilerini bir vekil ile temsil ettirdiğinden önceki hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince; davacı ... yönünden reddedilen maddi tazminat tutarı üzerinden hesaplanan 7.348,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'ten alınarak davalılara verilmesine, p)Davalılar kendilerini bir vekil ile temsil ettirdiğinden önceki hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince; davacı ... yönünden reddedilen maddi tazminat tutarı üzerinden hesaplanan 1.885,25 TL vekalet ücretinin davacı ...'ten alınarak davalılara verilmesine, r)Davacı ... kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden önceki hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince; kabul edilip hüküm altına alınan manevi tazminat tutarı gözetilerek takdir olunan 5.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar .... .... ve .... ....’ndan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ... ....'e verilmesine, s)Davacı ... kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden önceki hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince; kabul edilip hüküm altına alınan manevi tazminat tutarı gözetilerek takdir olunan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalılar .... .... ve .... ....’ndan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, ş)Davacı ... .... kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden önceki hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince; kabul edilip hüküm altına alınan manevi tazminat tutarı gözetilerek takdir olunan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalılar .... .... ve .... ....’ndan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ... ....'e verilmesine, t)Davalılar .... .... ve .... .... kendilerini bir vekil ile temsil ettirdiğinden önceki hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince; davacı ... yönünden kabul edilen ve reddedilen manevi tazminat tutarı gözetilerek takdir olunan 5.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'ten alınarak davalılar .... .... ve ...na verilmesine, u)Davalılar .... .... ve .... .... kendilerini bir vekil ile temsil ettirdiğinden önceki hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince; davacı ... yönünden kabul edilen ve reddedilen manevi tazminat tutarı gözetilerek takdir olunan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'ten alınarak davalılar .... .... ve .... .na verilmesine, ü)Davalılar .... .... ve .... .... kendilerini bir vekil ile temsil ettirdiğinden önceki hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince; davacı ... .... yönünden kabul edilen ve reddedilen manevi tazminat tutarı gözetilerek takdir olunan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacı ... ....'ten alınarak davalılar .... .... ve .... .na verilmesine, 5-Davalı .... .... tarafından peşin yatırılan 738,00 TL istinaf yoluna başvurma harcının mahsubuyla Hazineye gelir kaydına, 702,00 TL istinaf karar ve ilam harcının talep halinde bu davalıya iadesine, 6-Davalı .... .tarafından peşin yatırılan 738,00 TL istinaf yoluna başvurma harcının mahsubuyla Hazineye gelir kaydına, 701,66 TL istinaf karar ve ilam harcının talep halinde bu davalıya iadesine, 7-Davacıların yatırdığı gider avansından karşılanarak yapılan 187,00 TL istinaf yargılama giderinden, maddi tazminat davasının kabul oranı olan %52'ne göre hesaplanan 97,24 TL'lik kısmının davalılar .... .... ve .... .ndan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, 8-Davalılar davalılar .... .... ve .... .... tarafından yapılan istinaf gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 9-Artan gider avanslarının yatıranlara iadesine, 10-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans ve harç tahsil / iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi'nce yerine getirilmesine, İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 23/03/2026 tarihinde, 6100 Sayılı HMK'nun 362. maddesi (1-a) bendi gereğince KESİN olarak oy birliği ile karar verildi.