16. Hukuk Dairesi 2016/8679 E. , 2019/7824 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen 28.11.2019 gün ve saatte temyiz eden ... vekili Avukat ... ile aleyhine temyiz istenilen Hazine vekili Avukat ... geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlandı. Tarafların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi iç…
**16. Hukuk Dairesi 2016/8679 E. , 2019/7824 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen 28.11.2019 gün ve saatte temyiz eden ... vekili Avukat ... ile aleyhine temyiz istenilen Hazine vekili Avukat ... geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlandı. Tarafların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Davacı ... vekili, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 106 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 1.720,80 metrekare yüzölçümlü olarak davacı ve kardeşi ... adına tespit ve tescil edildiğini, bilahare davacının kardeşinin payını kayden satın aldığını söz konusu taşınmazın tespiti belgesiz olarak yapılmışsa da, aslında Mart 1927 tarih 210,218 ve 219 numaralı 4 dönümlük tapu kapsamında kaldığını, tapunun eksik olan kısmının dere yatağı olarak bırakıldığını öne sürerek, tapu kaydının uygulanarak kapsamı içinde kalan kısmının 4 dönüm (3676 metrekare) olarak davacı adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda 6100 sayılı HMK'nın 114/1-d bendi gereğince davacının tek başına dava açmakta aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece, davacının murislerinden intikal eden iştirakli taşınmaz için tek başına dava açmakta aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmadığı gibi; herhangi bir araştırma ve inceleme yapılmaksızın hüküm kurulmasında da isabet bulunmamaktadır. Davacı, kadastro tespiti sırasında kendisi ve kardeşi adına 106 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tespit ve tescil edildiğini, bilahare kardeşinin payını satın aldığını, adlarına tespit edilen taşınmazın öncesinde 4000 metrekare yüzölçümlü olarak tapuda kayıtlı olmasına rağmen bu tapunun uygulanmayarak adlarına eksik yer tespit edildiğini öne sürerek, tapu kaydı kapsamında kalan kısmın adına tescili istemiyle eldeki davayı açtığı halde Mahkemece, davacı adına tescil edilen 106 ada 1 parsel sayılı taşınmaza ait tespit tutanağı (varsa dayanağı kayıtlarıyla birlikte) ve kadastro sonucunda oluşmuş tapu kaydı, taşınmaz ve çevresini gösterir geniş harita, komşu parsel tutanakları ile davacının dayandığı Mart 1927 tarih 210, 218 ve 219 nolu tapu kayıtlarının tedavülleri dosya arasına getirtilmemiş ve davacının dayandığı tapu kayıtlarının paylı olarak kayıt maliki olan şahıslarla davacı arasındaki akdi ve ırsi ilişki araştırılmadığı gibi, bu hususu açıklaması için davacıya süre de verilmemiş, aradaki hukuki bağ tespit edilmemiştir.