9. Hukuk Dairesi 2026/481 E. , 2026/843 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/491 E., 2024/580 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dile…
9. Hukuk Dairesi 2026/481 E. , 2026/843 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/491 E., 2024/580 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait yurt dışı projelerde 2006-2013 yılları arasında kamyon şoförü olarak net 2.000,00 Euro ücret ile çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız feshedildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı ve ihbar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının tüm hak ve alacaklarının tam ve eksiksiz olarak ödendiğini, uyuşmazlığın yabancılık unsuru içerdiğini, davacının şirketin yurt dışında bulunan çeşitli şantiyelerinde görev yaptığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 17.11.2021 tarihli kararı ile davacının davalı Şirketin yurt dışı projelerinde toplam 2 yıl 3 ay 11 gün çalıştığı, davacının kıdemi, yaptığı iş ve emsal ücret araştırmaları dikkate alındığında gerçek ücretinin aylık brüt 1.600,00 Euro olduğu, davalı işveren tarafından davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 17.11.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesinin 23.11.2022 tarihli kararı ile Yargıtay'ın “…Davacı Türk uyruklu ve davalı da Türk Ticaret Sicilinde kayıtlı işveren olup, millilik ve iş hukukunun emredicilik ilkesi gereğince kıdem ve ihbar tazminatının Türk Hukuk Mevzuatı uygulanarak belirlenmesi gerekir…” şeklindeki emsal kararları nazara alındığında mevcut davada Türk hukukunun uygulanmasında bir isabetsizlik olmadığı, davacının davalı işverenin yurt dışı inşaat projelerinde belirsiz süreli iş sözleşmesiyle çalıştığı; iş sözleşmesinin tazminat gerektirmeyecek şekilde sonlandığını ispat yükümlülüğünün davalı işverenliğe ait olmasına rağmen haklı feshe ilişkin delil sunulmadığı, Türkiye'deki kanunlara göre ücret ve kesintiler hesaplanıp Türkiye'deki bankalar aracılığıyla ücret ödemeleri yapıldığından karara esas bilirkişi raporundaki net ve brüt ücret değerlendirmelerine yapılan itirazların yersiz olduğu, tanıkların gerçeği söylemediklerine dair ciddi ve inandırıcı delil dosyaya sunulmadığından Mahkemece davacı tanıklarının beyanlarına itibar edilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, davacı işçi tarafından da ücret iddiasının davacının kıdemi, yaptığı iş, tanık beyanları ve emsal ücret araştırması kayıtları dikkate alınarak belirlendiğinden Mahkemece davacının en son ücretinin kabulünde isabetsizlik gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 23.11.2022 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, hukuk seçimi anlaşması bulunmayan birinci çalışma döneminde mutad işyeri hukuku olan Arnavutluk, ikinci ve üçüncü çalışma dönemlerinde ise mutad işyeri hukuku olan Kosova Cumhuriyeti hukukunun uyuşmazlıkta uygulanması gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda davacının Arnavutluk'taki iş sözleşmesinin 16.04.2009 tarihinde, Kosova'daki iş sözleşmesinin ise 24.04.2012 tarihinde feshedildiği, davanın 09.07.2020 tarihinde açıldığı, dava tarihi itibarıyla Arnavutluk ve Kosova İş Kanunlarına göre alacakların zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanması gerektiğini, 2. Kosova ve Arnavutluk Kanunlarının hatalı değerlendirildiğini, dava açıldığı tarihte zamanaşımı süresinin dolmadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; iş sözleşmesine uygulanacak hukuk ve zamanaşımı noktalarında toplanmaktadır. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenenİlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.