(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2010/9176 E. , 2011/5370 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : KADASTRO Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında 141 ada 8 ve 218 ada 30 parsel sayılı 267.56 m2 ve 5293.38 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, elbirliği mülkiyetine tabi olarak ..., ..., .
**(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2010/9176 E. , 2011/5370 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : KADASTRO Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında 141 ada 8 ve 218 ada 30 parsel sayılı 267.56 m2 ve 5293.38 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, elbirliği mülkiyetine tabi olarak ..., ..., ..., ... ve ... adlarına tespit edilmiştir. Davacı ..., irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazların adına tescili istemi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece çekişmeli taşınmazların davacının babası ...’a ait olduğu, mirasçıları arasında yöntemine uygun biçimde paylaşılmadığı kabul edilerek, TMK.nun 640 ve 702. maddeleri karşısında davacının yalnız kendi adına tescil isteminin usul ve yasaya aykırı olduğu, tüm mirasçılar adına tescil istenmediği için diğer mirasçıların davaya katılmasının, onaylarının alınmasının veya terekeye mümessil tayin edilmesinin de mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 29. maddesinin 2. fıkrasında bir mirasçının diğerlerinin onayını almadan dava açabileceği ve bu davayı yürütebileceği belirtilmiş olup, somut olayda TMY.nin 640 ve 702. maddelerinin değil, özel kanun olması nedeniyle Kadastro Kanunu’nun 29. maddesinin uygulanması gerektiği kuşkusuzdur. O halde doğru sonuca ulaşılabilmesi için tarafların delilleri toplanıp değerlendirilerek, davacının çoğa ilişkin talebinin azı da içereceği göz önüne alınmak suretiyle sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece belirtilen yön göz ardı edilerek yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 10.10.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.