9. Hukuk Dairesi 2026/164 E. , 2026/973 K. "" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2487 E., 2025/4537 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Karaman 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/272 E., 2025/199 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapo…
9. Hukuk Dairesi 2026/164 E. , 2026/973 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2487 E., 2025/4537 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Karaman 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/272 E., 2025/199 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 05.03.1998 - 31.07.2023 tarihleri arasında davalı Bakanlığa bağlı ... ve Araştırma Hastanesinde ihale ile hizmet satın alınan alt işveren şirketler nezdinde aşçı olarak çalıştığını, 31.07.2023 tarihinde emekliye ayrılmış olduğunu ancak kıdem tazminatının ödenmediğini, davacıya aylık ücretinin yanı sıra yol giderinin de ödendiğini ve yemek imkânından da yararlandırıldığını ileri sürerek kıdem tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını davanın kısmi dava olarak açılmasının mümkün olmadığını, davalı İdarenin asıl işveren sıfatı bulunmadığını, davacının personel çalıştırılmasına dayalı olmayan yemekhane hizmet alımı kapsamında hizmet alımı ihalesini üstlenen işveren şirketler nezdinde çalıştığını, davacı ile davalı İdare arasında hizmet sözleşmesi bulunmadığını, davacının alacaklarından sorumlu tutulamayacağını, davacı 31.07.2023 tarihinde emeklilik sebebiyle işten ayrıldığını belirtmiş olsa da fiilen aynı firma ve işyerinde 31.12.2023 tarihine kadar çalışmaya devam ettiğini, 01.01.2024 tarihinden itibaren de ihaleyi alan sonraki firma bünyesinde çalışmayı sürdürdüğünü, davacının çalışması devam ettiği için kıdem tazminatına hak kazanamadığını, bunun yanı sıra talep edilen faiz başlangıç tarihlerine ve faiz türüne de itiraz ettiklerini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı ... Bakanlığına bağlı ... ve Araştırma Hastanesi işyerinde 05.03.1998 - 31.07.2023 tarihleri arasında ihale yoluyla yemek yapım ve dağıtım hizmeti alınan dava dışı firmalar nezdinde aşçı olarak çalıştığını, davacının son ücretinin 21.463,20 TL olduğu, tanık beyanları ve ücret bordrolarına göre davacıya yemek ve yol yardımının da yapıldığı buna göre giydirilmiş brüt ücretin 21.835,30 TL olduğunun belirlendiği, davacının emekliliğe hak kazanmak suretiyle emeklilik nedeniyle iş sözleşmesini haklı sebeple feshettiği ve kıdem tazminatına hak kazandığı gerekçesiyle bilirkişi raporundaki hesaplamalar doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı Bakanlık bünyesinde ... Hastanesinde değişen alt işverenler nezdinde 05.03.1998 - 31.07.2023 tarihleri arasında toplam 25 yıl 4 gün süreyle çalıştığı, iş sözleşmesini emeklilik sebebiyle sona erdirdiği ve çıkış nedeninin Kod (08) (Emeklilik) olarak bildirildiği, davacının akabinde 01.08.2023-31.12.2023 tarihleri arasında ... Gıda Şirketi bünyesinde çalışmaya devam ettiği ve Kod (...) ile işten çıkış işleminin yapıldığı, son olarak 01.01.2024 tarihi itibarıyla hâlen ... AŞ bünyesinde çalışmaya devam ettiğinin tespit edildiği, davalı Bakanlığın asıl işveren sıfatıyla kıdem tazminatından sorumlu olduğu, davacının giydirilmiş ücretinin hesaplanmasında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacı hâlen işyerinde çalışmasına devam ettiğinden kıdem tazminatı talep koşullarının oluşmadığını, 2. Müvekkilinin bu davada taraf sıfatı bulunmadığını, Bakanlığın ihale makamı olduğunu, 3. Davacının belirli süreli iş sözleşmesi ile çalıştığından kıdem tazminatına hak kazanamadığını, 4. Davacının giydirilmiş ücretinin hatalı belirlendiğini, yol yardımının iki defa ilave edilmiş olduğunu, 5. Hizmet süresinin hatalı belirlendiğini, 6. Davalı Bakanlık harçtan muaf olduğu hâlde aleyhine arabuluculuk giderine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, 7. Faiz talebi, oran ve başlangıç tarihinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; husumet, davacının emeklilik sebebine dayalı kıdem tazminatına hak kazanıp kazanamadığı, kıdem tazminatına esas ücret seviyesi, faiz ve yargılama giderleri hususlarına ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının 05.03.1998-31.07.2023 tarihleri arasında geçen hizmet süresi 25 yıl 4 ay 26 gün olarak hesaplanmış ise de davacının Sosyal Güvenlik Kurumu hizmet cetveline göre hizmet süresi kesintisiz olmayıp 8.791 gün çalışmasının bulunduğu, nitekim dosyada mevcut e-Devlet uygulaması çıktısının da bu yönde olduğu, bir takvim yılı 365 gün olup kıdem tazminatının bir takvim yılının 365 gün olduğu dikkate alınarak hesaplanması gerektiği anlaşılmakla; davacının hizmet süresinin resmî kayıtlarda olduğu hâliyle 24 yıl 1 ay 1 gün yerine 25 yıl 4 ay 26 gün olduğu kabulüyle hesaplanması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.