(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2010/176 E. , 2010/4536 K. "" MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında 128 ada 52 parsel sayılı 637,52 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın, 584/2400 payı ... adına, kalan 1816/2400 payı ise malikinin tespit edilememesi ne…
**(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2010/176 E. , 2010/4536 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında 128 ada 52 parsel sayılı 637,52 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın, 584/2400 payı ... adına, kalan 1816/2400 payı ise malikinin tespit edilememesi nedeniyle tarla niteliğinde davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacılar, yasal süresi içinde Hazine adına tespit edilen 1816/2400 payın miras bırakanları ...'dan kendilerine irsen intikal ettiği iddiası ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli 128 ada 52 sayılı parselin kadastro tespitinin iptali ile, taşınmazın tamamı 2400 pay kabul edilerek, 584 payın tespit gibi ... adına, bakiye kalan 1816 payın ise ... mirasçıları olan davacılar adlarına miras payları oranında tesçiline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece davacılar yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesinde öngörülen zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği, çekişmeli taşınmazın yayla ev yeri olarak kullanılmakta olup, davacılar ve miras bırakanları tarafından zilyetliğin terk edilmediği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Dava konusu taşınmaz Hazineye pay verilmek suretiyle tespit edilmiştir. Davacılar ise Hazine payına yönelik olarak dava açmışlar ve dava ettikleri payın özel parselasyon haritası içinde yer alan; ancak, murisleri tarafından satılmayan özel parsellerine karşılık geldiğini iddia etmişlerdir. Mahallinde yapılan keşifte taşınmazın başında dinlenen mahalli bilirkişi ile tanık beyanları hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Özel parselasyon haritası zemine uygulanmamış, taşınmazın niteliği yönünden de yeterli araştırma yapılmamış, tespite aykırı sonuca varıldığı halde tespit bilirkişileri taşınmaz başında tanık sıfatı ile dinlenilerek aykırılığın nedeni üzerinde durulmamıştır. Sağlıklı sonuca ulaşabilmek için; komşu taşınmazlara ait kadastro tutanak örnekleri ve dayanakları kayıtlar getirtilerek, dosya tamamlandıktan sonra komşu köylerden seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu, orman bilirkişi kurulu ve ziraatçı bilirkişi kurulu ile taşınmazın başında yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte özel parselasyon haritası zemine uygulanarak, parselasyona tabi tutulan parsellerin nereye karşılık geldiği belirlenmeli, bu harita kapsamındaki tüm parsellerin tutanakları getirtilip ne şekilde kesinleştikleri saptanmalı, davalı iseler iş bu dava ile birleştirilmeleri gerekip gerekmediği yönü üzerinde durulmalı, yerel bilirkişi ve tanıklardan dava konusu taşınmazın öncesinin orman, mera, ham