Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı asıl işveren Karayolları Genel Müdürlüğüne ait işyerinde alt işveren işçisi olarak çalıştığını, davalı İdarenin asıl işveren olduğunu, işyerinde Yüksek Hakem Kurulunun 02.10.2019 tarihli ve 2019/256 Esas, 2019/455 Karar sayılı kararıyla toplu iş sözleşmesinin uygulanmaya başlandığını, davacı tarafın sendika üyesi olduğunu, toplu iş sözleşmesinde düzenlenen alacakların işverence hiç ödenmediğini iddia ederek çocuk yardımı, yemek yardımı, yakaca
DAVA KONUSU: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı asıl işveren Karayolları Genel Müdürlüğüne ait işyerinde alt işveren işçisi olarak çalıştığını, davalı İdarenin asıl işveren olduğunu, işyerinde Yüksek Hakem Kurulunun 02.10.2019 tarihli ve 2019/256 Esas, 2019/455 Karar sayılı kararıyla toplu iş sözleşmesinin uygulanmaya başlandığını, davacı tarafın sendika üyesi olduğunu, toplu iş sözleşmesinde düzenlenen alacakların işverence hiç ödenmediğini iddia ederek çocuk yardımı, yemek yardımı, yakacak yardımı, direksiyon primi, bayram harçlığı, ikramiye ve ücret farkı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. KARAR: Uyuşmazlık, davalı ... ile dava dışı Şirketler arasındaki ilişkinin asıl işveren alt işveren ilişkisi olup olmadığı, davacı işçinin toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacaklara hak kazanıp kazanmadığı, davalının bu alacaklardan sorumlu olup olmadığı ve davacının direksiyon primine hak kazanma şartlarını taşıyıp taşımadığı noktalarındadır. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Yüksek Hakem Kurulunun 02.10.2019 tarihli ve 2019/256 Esas, 2019/455 Karar sayılı kararıyla yürürlüğe giren toplu iş sözleşmesinin 26. maddesinde şoför, operatör ve yardımcılarına direksiyon primi ödeneceği düzenlenmiş olup dosya kapsamından davacının görevi tam olarak anlaşılamamaktadır. Davacının sunduğu "Yetki Belgesi" başlıklı belgede çalıştığı pozisyon ekip başı olarak belirtilmiş, Sosyal Güvenlik Kurumu işe giriş bildirgesinde ise davacının yaptığı iş beden işçisi olarak bildirilmiştir. Bu durumda davacının görevinin ve buna bağlı olarak direksiyon primi almaya hak kazanıp kazanmadığı hususlarının net olarak belirlenerek karar verilmesi gerekirken, eksik araştırmayla karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.