9. Hukuk Dairesi 2013/8207 E. , 2015/930 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (İŞ) DAVA :Davacı, ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili; davalı belediye ile davacı arasında 21/02/2008 t…
**9. Hukuk Dairesi 2013/8207 E. , 2015/930 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (İŞ) DAVA :Davacı, ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili; davalı belediye ile davacı arasında 21/02/2008 tarihinde Çatak köprüde bulunan kum ocağının teknik nezaretçiliğini 3 yıl süreyle yapması konusunda sözleşme imzalandığını, bu tarihten itibaren davacının belediyeye ait bu kum ocağında teknik nezaretçilik görevini yerine getirdiğini, davacının ücretinin 21/02/2008 ile 21/12/2008 tarihleri arasında ödendiğini, bu tarihten sonra bir ücret ödenmediğini iddia ederek, ücret alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı vekili; davacıyla yapılan 10 aylık bir sözleşme bulunduğunu ve davacıya 10 aylık süreye ilişkin 5.000 TL lik ödemenin yapıldığını, davacının belediyeden hiçbir hak ve alacağının kalmadığını , dava dilekçesinin ekinde bulunan sözleşmenin süresinin 3 yıl olarak belirtildiğini ancak davalı belediyede böyle bir sözleşmenin olmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece davanın reddine hükmedilmiştir. D) Temyiz: Kararı davacı temyiz etmiştir. E) Gerekçe: Uyuşmazlık taraflar arasındaki ilişkinin belirli süreli iş sözleşmesinin unsurlarını taşıyıp taşımadığı noktasında toplanmaktadır. Belirli süreli iş sözleşmesinden söz edilebilmesi için sözleşmenin açık veya örtülü olarak süreye bağlanması ve bunun için objektif nedenlerin varlığı gerekir. Borçlar Kanununun 338 inci maddesinde, “Hizmet akdi, muayyen bir müddet için yapılmış yahut böyle bir müddet işin maksut olan gayesinden anlaşılmakta bulunmuş ise, hilafı mukavele edilmiş olmadıkça feshi ihbara hacet olmaksızın bu müddetin müruriyle, akit nihayet bulur” kuralı mevcuttur. Anılan hükme göre tarafların belirli süreli iş sözleşmesi yapma konusunda iradelerinin birleşmesi yeterli görüldüğü halde, 1475 sayılı Yasa uygulamasında, Yargıtay kararları doğrultusunda belirli süreli iş sözleşmelerine sınırlama getirilmiş ve sürekli yenilenen sözleşmeler bakımından ikiden fazla yenilenme halinde, sözleşmenin belirsiz süreli hale dönüşeceği kabul edilmiştir (Yargıtay 9. HD. 7.12.2005 gün 2005/12625 E, 2005/38754 K). 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 430 uncu maddesinde, esaslı nedenlerin varlığı yenilemeler için öngörülmüş ve on yıldan uzun süreli belirli süreli iş sözleşmesi yapılamayacağı kabul edilmiştir.