9. Hukuk Dairesi 2011/45431 E. , 2013/33016 K. MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ DAVA :Davacı, cezai şart alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili,…
**9. Hukuk Dairesi 2011/45431 E. , 2013/33016 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ DAVA :Davacı, cezai şart alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, davalının istifa ederek aynı sektörde hizmet veren ... Tarım Makinaları Sanayi Ticaret AŞ'nin satış müdürlüğünde Bölge Satış Temsilcisi olarak işe başladığını, rekabet yasağını düzenleyen taahhütnameyi ihlal ettiğini, taahhütnamenin 7-8 bentlerine göre tüm fesih hallerinde şirketin yazılı izni olmadan 2 yıl boyunca traktör üreten başka bir işyerinde çalışmayacağını, dolaylı da olsa hizmet vermeyeceğini, taahhütnameye aykırı hareket ettiği takdirde şirket tarafından tarafına ödenen son bir yıllık ücretinin tamamını ve son 1 yıl içinde yapılan diğer ödemelerin 2 katını ödeyeceğini taahhüt ettiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 1.500,00 TL cezai şart alacağı istemiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı vekili, cezai şartın Borçlar Kanunu'nun 161/2.maddesine göre ahlak, adap, Kanuna aykırı olduğundan geçersiz olduğunu, davanın redinin gerektiğini, cezai şarten tek taraflı , müvekkili aleyhine ve eşitlik ilkesine aykırı olarak düzenlendiğini, müvekkilinin cezai şarta göre traktör üreten firmada çalışmamasının öngörüldüğünü, halbu ki, müvekkilinin traktör yedek parçaları üreten ... Endüstri AŞ'nde çalışmaya başladığını, hizmet sözleşmesinde müvekkilinin hangi bölge sınırları dahilinde çalışmayacağı hususunun açık ve net bir şekilde belirtilmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, rekabet yasağına ilişkin düzenlemede yer itibariyle sınırlama getirilmediğinden sözleşmenin işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı biçimde tehlikeye atacağı için geçersiz olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiştir. D) Temyiz: Kararı davacı temyiz etmiştir. E) Gerekçe: Dava, davalının imzaladığı “rekabet yasağı taahhüdü” ile işten ayrıldığı tarihten itibaren iki yıl süreyle rekabet etmemeyi taahhüt etmesine karşın; akdin istifaen sona ermesinden sonra aynı alanda faaliyet gösteren başka bir şirkette çalıştığı ve rekabet yasağını ihlal ettiği iddiasına dayanmaktadır. Davaya dayanak alınan taahhüdün işçi ile işveren arasında düzenlenmiş olması, bu taahhüt nedeniyle çıkan uyuşmazlığın iş hukuku kapsamında kaldığını kabule yeterli değildir. Zira, bu taahhüt iş akdinin sona ermesi halinde yapılmaması gereken bir hususa ilişkin olmakla, iş hukukunun düzenleme alanı dışında kalmaktadır. Gerek davalı işçinin açıklanan taahhüdünün kapsamı, gerek davalının davacıya ait işyerinden istifaen ayrılmış ve başka bir işyerinde çalışmaya başlamış olması ve gerekse de davacının istemi ile davanın açıklanan özelliğine göre; davalının rekabet yasağını ihlal eden davranışının açık biçimde iş akdinin sona ermesinden sonraki döneme ilişkin bulunduğu; bu davranışın, hizmet akdinin sona ermesinden sonra gerçekleşen rekabet yasağına aykırılığı düzenleyen, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 444 ve 447 maddeleri (mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 348.maddesi) kapsamında değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Bu kapsamda yer alan uyuşmazlıklara ilişkin davaların ise, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 4/1-c. (mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1-3.) maddesi gereğince mutlak ticari dava niteliği taşıdığında duraksama bulunmamaktadır. (HGK 27.2.1013 gün ve 2012/9-854 E. 2013/292 K.) Mutlak ticari davaların görülme yeri ise, açık biçimde ticaret mahkemeleridir. O halde, mutlak ticari dava niteliğindeki eldeki davaya bakma görevi de ticaret mahkemesine ait olup mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken davanın esası hakkında karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. F) Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 12.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.