Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili Şirkete ait işyerinde, davalı Sendikanın toplu iş sözleşmesi yapmak üzere yetki belgesi aldığını, yetki belgesinin iptali talebiyle davacı Şirket adına Batman 2. İş Mahkemesi nezdinde 2023/230 Esas numaralı dava dosyasıyla yetki tespitine itiraz davası ikame edildiğini, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun (6356 sayılı Kanun) 43/5 hükmünün "İtiraz, karar kesinleşinceye kadar yetki işlemlerini durdurur." şeklinde olduğunu, dava açılma
DAVA KONUSU: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili Şirkete ait işyerinde, davalı Sendikanın toplu iş sözleşmesi yapmak üzere yetki belgesi aldığını, yetki belgesinin iptali talebiyle davacı Şirket adına Batman 2. İş Mahkemesi nezdinde 2023/230 Esas numaralı dava dosyasıyla yetki tespitine itiraz davası ikame edildiğini, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun (6356 sayılı Kanun) 43/5 hükmünün "İtiraz, karar kesinleşinceye kadar yetki işlemlerini durdurur." şeklinde olduğunu, dava açılmasıyla ilgili Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına defaatle bilgi verilmiş olmasına rağmen toplu iş sözleşmesi yetkisi olmayan davalı Sendikanın ısrarla işlemlerine devam ettiğini, toplu görüşme sürecinde usule uyulmadığını, posta işlemlerinin dosyaya sunulması gerektiğini, yargılama devam ederken bu hükme rağmen davalı Sendika tarafından yetki kesinleşmiş gibi işlemlerin yapılmasına devam edilerek neticede Yüksek Hakem Kurulu Başkanlığı tarafından 28.12.2023 tarihli ve 2023/452 Esas, 2023/569 Karar sayılı kararla toplu iş sözleşmesinin kararlaştırıldığını belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle toplu iş sözleşmesinin hükümsüzlüğünün tespitine karar verilmesini talep etmiştir. KARAR: Uyuşmazlık, toplu iş sözleşmesinin hükümsüzlüğünün tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.