TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 13/02/2025 NUMARASI : 2022/860 Esas, 2025/146 Karar DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 31/03/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/107 KARAR NO : 2026/404 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 13/02/2025 NUMARASI : 2022/860 Esas, 2025/146 Karar DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 31/03/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı eksik iş ve gecikme iddiasından kaynaklanan tazminat davası olup, davanın kısmen kabulüne dair karar davalı tarafça istinaf edilmiştir. Davacı vekili; Müvekkili ile davalı arasında müvekkilinin restoran olarak işleteceği “... Mah. ... ... Sk. A Apt. No:... Kadıköy/İstanbul” adresindeki taşınmazın mimarlık işlerinin yürütülmesi için sözleşme imzalamış olduklarını, ancak davalının sözleşme konusu işleri hem zamanında hem de eksiksiz yerine getirmemesi nedeniyle iş bu davanın açıldığını, davalı tarafından yerine getirmeyen işlerin İstanbul Anadolu 9. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2019/87 D. İş sayılı dosyası ile tespit edilmiş olduğunu, anılan tespit dosyası üzerinden alınan rapor sonuç kısmının 4. maddesinde aynen, “yapılan değerlendirmeler neticesinde inşaat işleri ile ilgili her türlü yükleme boşaltma, nakliye malzeme ve işçilik dâhil nefaset kesintisi ve tadilat bedelleri toplamı için 7.500,00TL + KDV bedel ve tadilat işleri için 1 haftalık sürenin yeterli olacağı düşünülmektedir” şeklinde görüş bildirilmiş olduğunu, delil tespiti dosyasındaki belirlemeler haricinde davalının eksik ifası nedeniyle davacının ekstra harcamalar yapmak zorunda kaldığını, davacının zararlarının tazmin edilmesi gerektiğini, açıklanan nedenlerden dolayı davanın kabulüne karar verilerek yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. Davacı vekili taleplerin açıklanmasına ilişkin beyan dilekçesinde, 2 nolu talebinin İstanbul Anadolu 9. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2019/87 D. İş sayılı dosyasında belirlenen tazminat miktarına ilişkin olduğunu, 3 nolu talebinin ise delil tespitindeki belirlemeler haricindeki eksik ifaya dayalı yapılan ekstra harcamalara ilişkin tazminat talebi olduğunu belirtmiştir. Davacı vekili 31/10/2024 tarihli bedel artırım dilekçesi ile, talep edilen alacak miktarını 40.129,40 TL, tespit dosyası kapsamında yapılan yargılama gideri ve harçlara ilişkin alacak talebini 3.500,00 TL ve maddi tazminat talebini 5.000,00 TL olarak belirlediklerini ifade etmiştir. Davalı, cevap dilekçesi sunmamıştır. Mahkemece, taraflar arasında davacıya ait "... Mah. ... ... Sk. A Apt. No:.. Kadıköy/İstanbul” adresindeki taşınmazın mimarlık işlerinin yürütülmesi için 02.04.2019 tarihinde sözleşme imzalandığı, sözleşmenin eser sözleşmesi niteliğinde olduğu, davacı iş sahibi tarafından davalıya Kadıköy 6. Noterliği'nin 29.05.2019 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile süresinde ayıp ihbarında bulunduğu, davacı tarafından İstanbul Anadolu 9. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2019/87 D. İş sayılı dosyası ile delil tespiti talebinde bulunulduğu, delil tespiti dosyasında alınan bilirkişi raporunda elektrik ve zayıf akım tesisatında, mobilya ve iç mekan tasarımında eksikliklerin mevcut olduğunun belirlendiği ancak eksiklikler için herhangi bir tazminat hesaplaması yapılmadığını, inşaat işleri yönünden yapılan eksik ve yanlış imalatlar yönünden tadilat masrafı ve nefaset kesintisinin 7.500,00 TL olacağının belirlendiği, mahkemece görevlendirilen bilirkişinin yerinde incelemesi ve delil tespitindeki belirlemeler dikkate alınarak düzenlenen raporda ise, elektrik aksamına yönelik eksik olan imalatların 12.629,40 TL olduğu, mobilya işlerine yönelik masa ve sandalyelerdeki ayıplı üretimden kaynaklı zararın 20.000,00 TL olduğu, inşaat işlerine yönelik ise ofis camlarına silikon çekilmesi, teras yalıtımının yapılması, ve ocakbaşı seramiklerinin hatalı imalatı nedeniyle 7.500,00 TL eksik ve ayıplı ifanın bulunduğu, toplam zararın 40.129,40 TL olduğunun belirlendiği, bilirkişi raporunun denetime elverişli olması nedeniyle raporun hükme esas alındığı, davalı yüklenicinin eksik ve ayıplı ifadan dolayı sorumluluğunun bulunduğu, davacının süresinde ayıp ihbarında bulunduğu, davacının ayıp nedeniyle oluşan zararını hem TBK 475. maddesine göre, hem de genel hükümlere göre tazmini talep edebileceği, davacının bedel artırım dilekçesi ile toplam 45.129,40 TL tazminat talep ettiği, bu talebinin 40.129,40 TL'sinin kabul edildiği, kalan 5.000,00 TL zararın neye ilişkin olduğu ispat edilemediğinden davanın kısmen kabulüne karar verilerek ve davacının delil tespiti dosyasında yapmış olduğu masraflar yargılama gideri olarak dikkate alınarak hüküm kurulmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde, zamanaşımı ve hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacı tarafın 30.05.2023 tarihli talep artırım dilekçesinin usul ve yasaya aykırı olup, davacı tarafın talebini bu şekilde düzeltilmesi yönündeki talebinin iddianın genişletilmesi mahiyetinde olduğunu, davacının iddiasını genişletmesine muvafakatlerinin bulunmadığını, husumet itirazlarının olduğunu, bilirkişi raporunun değişik iş dosyasının tekrarı niteliğinde olduğunu, bilirkişinin rapordaki bedelleri takdir ederken hangi tarihi esas alındığının anlaşılamadığı, bilirkişinin takdir ettiği bedellerin fahiş ve haksız olduğunu, müvekkilinin işi eksiksiz yaparak teslim ettiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davacı vekili istinaf talebinde bulunmuş ancak harç ikmali için gönderilen muhtıranın gereğinin yerine getirilmemesi üzerine 12.9.2025 tarihli karar ile istinaf talebi reddedilmiş, ret ilamı kesinleşmiştir. DEĞERLENDİRME Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, davacı iş sahibi, davalı yüklenicidir. Davacı, davalı ile yapılan sözleşmeye rağmen davalının eksik ifa yaptığı ayrıca ifada geciktiğini beyan ederek tazminat talebinde bulunmuştur. Davalı, süresinde cevap dilekçesi vermemiş ve maddi vakıaları inkar etmiş sayılmıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 24/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "..taraflar arasındaki 02/04/2019 tarihli sözleşmenin toplam 640.000,00 TL ve birim fiyatlı olduğu, yerinde incelemeler sırasında söz konusu mahalin işletmesinde değişikliğe gidildiği dekorasyonda da değişiklikler yapıldığı, D.İş tespiti doğrultusunda tespit edilen hususlar göz önüne alındığında tespit tarihi itibari ile 10/09/2019 düzenleme tarihli raporda hesap ve takdir edilen 7.500,00 TL lik tutarın hadde layık olduğu, elektrik işlerine yönelik D.iş tespitinde tariflenen eksik kalemlerin taraflar arasındaki sözleşmedeki birim fiyatlar uyarınca toplam bedelinin 12.629,40 TL olduğu, mobilya işlerine yönelik tariflenen kusurlara yönelik ise 20.000,00 TL bir bedel ile ayıbın giderilebileceğini, toplam zararın 40.129,40 TL olduğu... " şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Uyuşmazlık konusu hususlar ele alındığında; Davalı vekili istinaf dilekçesinde her ne kadar zamanaşımı itirazında bulunmuş ise de, zamanaşımı itirazının ancak def'i olarak ileri sürülebileceği, davaya süresinde cevap dilekçesi sunmayan davalının sonradan zamanaşımı def'inde bulunamayacağı değerlendirilerek bu husustaki istinaf iddiası kabul edilmemiştir. Diğer yandan her ne kadar hak düşürücü sürenin geçtiği iddia edilmiş ise de, somut olayda sözleşmenin ve eserin teslim tarihinin 2019 yılı olduğu, işbu dava tarihi itibariyle hak düşürücü sürenin geçmediği anlaşılmakla bu yön itibariyle de istinaf talebi hukuka uygun görülmemiştir. Davalı taraf husumet itirazında bulunmuş ise de, davacının davayı doğru kişiye açtığı anlaşılmıştır. Davalı, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu iddia etmiş ise de, yapılan incelemede bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun olarak düzenlendiği ve hükme esas alınmasında bir uygunsuzluk bulunmadığı değerlendirilmiştir. Davalı, müvekkilinin işi eksiksiz yaparak teslim ettiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiş ise de, dosyada mevcut tespit raporu ile yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporu dikkate alındığında bu yöndeki istinaf sebebine de itibar edilmemiştir. Tüm bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf talebinin reddi gerektiği anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 13/02/2025 tarih ve 2022/860 Esas, 2025/146 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcının alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davalı tarafça yatırılması gereken 2.741,24 TL nisbi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 685,10 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.056,14 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerlerinde BIRAKILMASINA, 5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a bendi gereğince KESİN olmak üzere 31/03/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.