TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 07/03/2024 NUMARASI: 2024/31 Esas, 2024/236 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 11/12/2025 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonund…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/861 KARAR NO : 2025/1436 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 07/03/2024 NUMARASI: 2024/31 Esas, 2024/236 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 11/12/2025 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Dava; eser sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili talebi ile başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkin olup, mahkemece asıl davanın ve karşı davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraflarca istinaf talebinde bulunulmuştur. Davacı vekili; taraflar arasında 15.04.2014 tarihinde bağıtlanan "... İnşaat Otel Rezidans Kongre Merkezi Projesi" kapsamında davacı tarafından yüklenilen işlerin tamamlanarak davalı iş sahibine teslim edildiğini, işin karşılığı düzenlenen faturaların kesilerek davalıya gönderildiğini ancak davalı tarafından bakiye iş bedelinin ödenmediğini, girişilen icra takibine itiraz edilmesi üzerine durduğunu belirterek, son hakkediş bedeli olan 6.388,57 için fatura kesilmemesi sebebiyle bu bedel düşülerek icra takibinin 76.462,00'lik kısım itibariyle davalının itirazının haksız olduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına ve alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere belirlenecek icra inkar, tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; davalı şirketin bağımsız proje geliştiren bir şirket olduğunu, Yenibosna Merkez Mahallisi, Asena Sokak, ... adresinde 5 ve 4 yıldızlı iki otel, 5.000 kişilik kongre merkezi ile rezidansları bir arada barındıran binaları inşa ettiklerini, taraflar arasında imzalanan 05.04.2014 tarihli sözleşme uyarınca davacının 5 yıldızlı Pulman, 4 yıldızlı ... Otelleri rezidans ve kongre merkezinde kullanılacak pasif ve aktif elemanların sağlanması, kurulumu ve test çalışmalarının yapılarak sistemin devreye alınması işlerini 15.09.2014 tarihinde tamamlayarak teslim etmeyi 799.055,99 USD+KDV bedel karşılığında yapımını üstlendiklerini, işlerin sözleşmeye uygun şekilde tam ve gereği gibi yerine getirilmemesi ve sistemin kurulumunun ve devreye alınmasının sağlanamaması nedenleriyle otellerin, kongre merkezinin ve rezidanslarda sistemlerin çalışmadığını, işin tamamlanıp bugüne değin teslim edilmediğini, buna karşılık sürekli hakkedişler ve faturalar düzenlenip davalı şirkete gönderilerek ödeme yapılmasının istenildiğini, faturalar karşılığı 1.026.765,87 USD ödeme yaptıklarını, ödemelere rağmen sistemin devreye girmediğini, Bakırköy 7. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/103 D. İş sayılı dosyasında keşfen yapılan bilirkişi incelemesi sonucu bilirkişi tarafından düzenlenen raporda işlerin %25'lik kısmının eksik yapıldığının belirlendiğini, bu şekilde davacının 60.000,00 USD+KDV fazladan yapılmayan işin bedelini tahsil ettiğini, davaya konu 76.462,00 TL de yapılmayan ve teslim edilmeyen eksik bırakılan iş bedeli olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı karşı davacı vekili; karşı davalı yüklenici tarafından işin teslim edilmediğini, işte kullanılan bir kısım malzemenin sözleşmeye uygun olmayan eski ve ikinci el malzemeler olduğunu, alınan bilirkişi raporuna göre işin %25' lik kısmının yapılmadığı halde davacı şirkete fazladan 60.000,00 USD+KDV ödendiğinin ortaya çıktığını belirterek; davacı karşı davalıya 76.462,00 TL borçlu olmadıklarının tespitine, davacı-karşı davalıya fazladan yapılan 60.000,00 USD +KDV tutarındaki ödemenin ödeme tarihinden itibaren döviz cinsi paralara işletilecek banka reeskont faizi ile birlikte davacı/karşı davalıdan alınmasına, karşı davasında ikinci olarak sözleşmeye göre 150 iş gün içinde tarihinde bir bütün halde teslimi gereken işlerin bitirilmediğinin bilirkişi raporu ile ortaya çıktığını, bu nedenle sözleşmenin 12. maddesi uyarınca sözleşme bedelinin %4'ü oranındaki 31.962,00 USD+KDV cezai şart alacağının davalıdan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı-karşı davalı vekili; ... şirketinin sözleşme ile yüklendiği işlerin iki aşamada gerçekleştiğini, birinci aşamada ürünlerin temin ve teslimi, ikinci aşamada ise projelere ve teknik şartlara uygun olarak ürünlerin kurulumu işlerinin gerçekleştiğini, ... şirketinin gerçekleşen işlere ilişkin fatura düzenleyebilmesinin, ürünlerin ve yapılan işlerin muayene edilip hakkedişlerin iş sahibi davalı tarafından onaylanmasına bağlı olduğunu, süreç içinde hiçbir aşamada ürünlerde ayıplar bulunduğuna ilişkin ihbar yapılmadığını, gecikmeye ilişkin davalı ihtarı da bulunmadığını, yapılan işlerin davalı tarafından kontrol edildiğini, hak edişlerin kabul edilerek faturalar karşılığı ödemeler yapıldığını, işlerin asıl işverenlerce de kontrol edildiğini, bundan sonra geçici kabul ve ödeme işlemlerinin yapıldığını, bu nedenle tahsil edilen 60.000,00 USD nin iadesinin istenemeyeceğini, 5 ve 4 yıldızlı otel standardına uygun şekilde hizmet veren asıl işveren otellerin ... şirketi tarafından gerçekleştirilen "netwörk, wifi internet" gibi sistemlerin çalışmaması halinde faaliyete başlayamayacağını, 05.05.2015 tarihinde otel inşaatında çıkan yangın nedeni ile montajı tamamlanarak teslim edilen ürünlerde ne gibi hasarlar olduğunu bilemediklerini, itfaiyeden yangın raporlarının getirtilmesini istediklerini, yangın nedeniyle sözleşmenin "14.4." maddesi uyarınca sorumluluklarının kalmadığını, davalı karşı davacının yangından sonra sisteme müdahale ederek kapıları söktüğünü ve bazı işlemler yaptığını, bunlarla ilgili bilgi sahibi olmadıklarını, otelin 7 aydır kullanıldığını, kullanılan ürünlerin ayıplı ve eksik oldukları iddiasının kabul etmediklerini, işte gecikmelerinin bulunmadığını, birim fiyat üzerinden kendisine sipariş edilen ürünlerin teslim edildiğini, kurulumunu tamamlayarak davalıya teslim ettiğini, satış fatura bedellerinin ödendiğini, davalının sözleşme ve teknik şartnamede bulunmayan bir kısım yeni satın almalar yaptığını, bunları iş kalemlerine eklediğini, ihbar ve istemin gelmemesinden kaynaklanan gecikmenin nedeninin davacı karşı davalı şirket tarafından olmadığını, işin uzamasının davalının kusurundan ve yeni işlerden kaynaklandığını, sözleşme uyarınca davalıya verilen teminat mektuplarına ilişkin bir istemin olmamasının da gecikmenin davacı ... şirketinden kaynaklanmadığını gösterdiğini, aksi halde teminat mektuplarının paraya dönüştürüleceğini veya süresinin uzatılacağını belirterek, karşı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece; işin gecikmesinin temelinin sonradan iş sahibi tarafından verilen ek siparişler olduğu, davalı-karşı davacının ek siparişler için gerekli alıma onay vermediği ve işi durdurduğu, karşı davacının ihtiyaçların eksik belirlenmesinden sorumlu tutulmasının beklenemeyeceği, davalı-karşı davacının belirlenen eksikleri başka firmalara yaptırarak sözleşmeye aykırı davrandığı, alıcıdan yani iş sahibinden kaynaklanan gecikme nedeniyle işin yerine getirilememesinden davacı-karşı davalıya göre daha fazla kusurlu olduğu, buna göre kusurlu olan taraf cezai şart isteyemeyeceği, yine davalı-karşı davacı taraf sözleşme uyarınca yapması gereken mal alımlarına ilişkin olarak onay vermediği ve işi durdurmuş olması sebebiyle TBK'nın 97. maddesi uyarınca kendi edimini yerine getirmeyen taraf diğer taraftan edimin ifasını isteyemeyeceği, bu nedenle davacının cezai şart talebinin reddi gerektiği, karşılıklı edimleri içeren eser sözleşmesinde, iş sahibinin, yükleniciden edimini yerine getirmesini isteyebilmesi için, 6097 sayılı TBK'nın 97. maddesi uyarınca, öncelikle kendi edimini yerine getirmiş olması gerektiği, sözleşmede kararlaştırılan sürede ödemesi gereken iş bedelinden kararlaştırılan miktarı ödemediğinin de sabit olduğu, davalı-karşı davacının cezai şart isteminin reddi gerektiği, sözleşmede gecikme cezası niteliğinde ifaya ekli ceza kararlaştırılmış ise teslim sırasında bu cezayı isteme hakkının saklı tutulduğunun bildirilmemesi halinde ise TBK 131. maddesi gereğince cezai şart alacağını isteme hakkının düşeceği, davalı-karşı davacı bu hakkını da saklı tutmadığından davalı-karşı davacının cezai şarta ilişkin olarak açtığı davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davalının bakırköy 12.icra müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazın 68.074,13 TL asıl alacak yönünden iptali ile bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, asıl alacağın % 20'si üzerinden hesap edilen 13.614,82 icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı vekilinin kötüniyet tazminat talebinin koşulları oluşmadığından reddine, davalı/karşı davacının,davacı/karşı davalıya karşı açmış olduğu menfi tespit davasının kısmen kabul kısmen reddi ile;davalı/karşı davacının,davacı/karşı davalıya 8.388,87 borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalı/karşı davacı vekilinin kötüniyet tazminat talebinin koşulları oluşmadığından reddine, davalı/karşı davacının,davacı/karşı davalıya karşı açmış olduğu fazla ödemenin istirdadı ve ceai şart alacağı taleplerinin reddine karar verilmiştir. Yerel mahkeme kararı taraflarca istinaf edilmiştir. Dairemizin 15/12/2023 tarih 2020/1847 esas 2023/1357 karar sayılı ilamıyla, davalı karşı davacı vekili tarafından; davacı karşı davalı tarafından yapılmayıp eksik bıraktığı halde yapılmış gösterilerek davalı karşı davacıdan tahsil edilen 60.000,00 USD+KDV'nin istirdatı ile davalı-karşı davacıya iadesine, süresi içerisinde teslim edilmeyen iş nedeniyle sözleşme bedeli üzerinden %4 cezai şart uygulanarak 31.962,00 USD+KDV'nin davacı- karşı davalıdan tahsiline, davacı karşı davalının açmış olduğu davanın reddi ile 76.462,00 TL borçlu olmadığının tespitine talep edilmiş olup, karşı davacı vekili tarafından dava değeri 91.962,00 USD ( 309.819,98 TL) gösterilmek suretiyle bu miktar üzerinden peşin harç yatırılmıştır. Oysa, davacı tarafından 76.462,00 TL miktar yönünden borçlu olmadığının tespiti talep edilmiş olup, bu bedele ilişkin peşin harç yatırılmadığı anlaşıldığı, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 16/4 maddesi uyarınca, eksik yatırılan harçlar yönünden Kanun'un 30. Maddesi gereğince işlem yapılması; buna göre, harcın eksik yatırılması halinde yalnız o oturum için yargılamaya devam olunarak, takip eden oturuma kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcının davacı tarafa tamamlattırılması gerekmektedir. Buna rağmen harcın tamamlanmaması halinde ise davaya devam olunmayacaktır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 150. maddesinde gösterilen süre içinde dosyanın işleme konulması noksan olan harcın ödenmesine bağlıdır. Mahkemece, eksik harcın tamamlanması için yukarıda değinilen şekilde usuli işlem yapılmaksızın ve eksik harç tamamlanmadığı halde yargılamaya devamla hüküm kurulması da olduğu gerekçesi ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Mahkemece dairemiz kaldırma kararı doğrultusunda inceleme yapılmıştır. Mahkemece, işin gecikmesinin temeli sonradan iş sahibi tarafından verilen ek siparişler olduğu davalı-karşı davacının ek siparişler için gerekli alıma onay vermediği ve işi durdurduğu,karşı davacının ihtiyaçların eksik belirlenmesinden sorumlu tutulmasının beklenemeyeceği,davalı-karşı davacının belirlenen eksikleri başka firmalara yaptırarak sözleşmeye aykırı davrandığı ,alıcıdan yani iş sahibinden kaynaklanan gecikme nedeniyle işin yerine getirilememesinden davacı-karşı davalıya göre daha fazla kusurlu olduğu,buna göre kusurlu olan taraf cezai şart isteyemeyeceği, yine davalı-karşı davacı taraf sözleşme uyarınca yapması gereken mal alımlarına ilişkin olarak onay vermediği ve işi durdurduğu,TBK'nın 97. maddesi uyarınca kendi edimini yerine getirmeyen taraf diğer taraftan edimin ifasını isteyemeyeceğinden karşı davacının cezai şart istemesi mümkün olmadığı, yine karşılıklı edimleri içeren eser sözleşmesinde, iş sahibinin, yükleniciden edimini yerine getirmesini isteyebilmesi için, 6097 sayılı TBK'nın 97. maddesi uyarınca, öncelikle kendi edimini yerine getirmiş olması gerekir. Somut olayda, davacının, sözleşmede kararlaştırılan sürede ödemesi gereken iş bedelinden kararlaştırılan miktarı ödemediği de sabit olduğundan davalı-karşı davacının cezai şart istemi reddedilmelidir.Kaldı ki Sözleşmede gecikme cezası niteliğinde ifaya ekli ceza kararlaştırılmış ise teslim sırasında bu cezayı isteme hakkının saklı tutulduğu bildirilmemiş ise TBK 131. maddesi gereğince cezai şart alacağını isteme hakkı düşecek olup davalı-karşı davacı bu hakkını da saklı tutmadığından davalı-karşı davacının cezai şarta ilişkin olarak açtığı davanın da reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davalının bakırköy 12.icra müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazın 68.074,13 tl asıl alacak yönünden iptali ile takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı kanunun 2/2.maddesi uyarıca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, davacının,fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacağın % 20'si üzerinden hesap edilen 13.614,82 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı vekilinin kötüniyet tazminat talebinin koşulları oluşmadığından reddine, alınması gerekli 4.650,14 tl karar ve ilam harcından peşin alınan 891,53 tl harcın mahsubu ile bakiye 3.758,61 tl harcın davalı-karşı davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, davacı-karşı davalı tarafından ödenen 29,20 tl başvurma harcı, 891,53 tl peşin harcın davalı-karşı davacıdan alınarak davacı-karşı davalıya verilmesine,davacı-karşı davalı tarafından yapılan 16 tebligat + posta ücreti 172,50 tl , 221,80 tl keşif harcı, bir bilirkişi inceleme ücreti 3.000,00 tl olmak üzere toplam 3.394,30 tl yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 3.021,95 tl nin davalı-karşı davacıdan alınarak davacı-karşı davalıya verilmesine, kalan kısmın davacı -karşı davalı üzerinde bırakılmasına, davalı-karşı davacı tarafından yapılan 8 tebligat ücreti 140,00 tl , bir bilirkişi ücreti 3.000,00 tl olmak üzere toplam 3.140,00 tl yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 344,46 tl'nin davacı-karşı davalıdan alınarak davalı-karşı davacıya verilmesine, kalan kısmın davalı-karşı davacı üzerinde bırakılmasına, davacı-karşı davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan aaüt'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen 17.900,00 tl ücreti vekaletin davalı-karşı davacıdan tahsili ile davacı-karşı davalıya verilmesine, davalı-karşı davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan aaüt'ne göre reddedilen miktar üzerinden hesap edilen 8.387,87 tl ücreti vekaletin davacı-karşı davalıdan tahsili ile davalı-karşı davacıya verilmesine, kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan 165,00 tl yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, karşı davada; davalı/karşı davacının,davacı/karşı davalıya karşı açmış olduğu menfi tespit davasının kısmen kabul kısmen reddi ile;davalı/karşı davacının,davacı/karşı davalıya 8.388,87 tl borçlu olmadığının tespitine, davalı/karşı davacının,fazlaya ilişkin talebin reddine, davalı/karşı davacı vekilinin kötüniyet tazminat talebinin koşulları oluşmadığından reddine, davalı/karşı davacının,davacı/karşı davalıya karşı açmış olduğu fazla ödemenin istirdadı davasının reddine, davalı/karşı davacının,davacı/karşı davalıya karşı açmış olduğu cezai şart alacağı davasının reddine, karar verilmiştir. Davacı karşı davalı davalı vekili istinaf dilekçesiyle, asıl dava bakımından yapılan işlerin sözleşmeye uygunluğuna dair kontrol ve muayene işlemleri hak edişe yansımadıkça müvekkilin ödeme alması söz konusu olmadığını, dosyada mübrez olan hakkediş belgeleri, servis formları, düzenlenen faturalar, davalı/karşı davacı tarafça verilen çekler ve bu çeklerin tahsilat dekontları bütün halinde incelendiğinde, bu sürecin hiçbir aşamasında müvekkile ayıplı ürünle ilgili sebeplerle ihbarda bulunulmadığını, davalı/karşı davacının herhangi bir gecikme ihtarnamesi de olmadığını, davalı/karşı davacı tarafça, davaya delil olarak gösterilen Bakırköy 7. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/103 D.İş sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporu, tamamen taraflı olarak hazırlanmış, gerçek ölçüm ve değerlendirmelerden uzak olduğu son derece aşikar olan bir rapor olduğunu, bu rapora karşı süresi içerisinde itirazda bulunulmuş olup, bu sebeple delil olarak değerlendirilmesi mümkün olmadığını, karşı dava bakımından ise karşı dava davalı/karşı davacının talebinde müddeabihin 60.000,00-USD +KDV ve 31.962,00USD +KDV 'nin ödenmesi ile 76.462,00-TL yönünden borçlu olmadığının tespiti olduğu düşünüldüğünde bu üç talep yönünden davacı / karşı davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin hükümde 17.900,00 TL olarak yazılmış olması hukuka aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuşturDavalı karşı davacı vekili istinaf dilekçesiyle, Tespit talepli açılan davada karşı davanın tamamlama harcı 25/10/2019 tarihinde 1.305,78 TL olmak üzere yatırılmış olup İlk Derece Mahkemesince 15/01/2024 tarihli Tensip Zaptı ile; “Davalı - karşı davacı vekiline açmış olduğu menfi tespit davasına ilişkin olarak 1.305,78 TL eksik harcı tamamlaması için gelecek celseye kadar süre verilmesine” karar verildiğini, 24/01/2024 tarihinde aynı tespit davasına dair ikinci kez 1.305,78 TL harç yatırılmış olup Mahkemece bu hususta bir inceleme yapılmaksızın verilen karar usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı karşı davalı tarafından yüklenilen işin teslimine veya işin müvekkil tarafından teslim alınmasından imtina edildiğine dair en küçük delil dosyaya sunulmadığı halde sayın mahkemece verilen kararda, işin teslim edildiği soyut kabulü ile teslim sırasında ihtirazi kayıt ileri sürülmediğinin kararda belirtilerek gecikme cezası istenemeyeceğine hükmedilmesi açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu, yüklendiği işi müvekkile teslim ettiğini veya teslim almaktan imtina edildiğinden müvekkilin temerrüde düşürüldüğüne ilişkin dava dosyasına hiçbir delil sunamayan davacı karşı davalının, mahkemece işi teslim etmiş gibi kabul edilmesi ve bu teslim sırasında müvekkilin ihtirazi kayıt sürmeden işi teslim almış olduğu gibi soyut kabul ile karar verilmesi hukuken anlaşılır olmadığı gibi mesnetten yoksun olup bozmayı gerektirdiğini, davacı karşı davalı tarafından yapıldığı iddia edilen bir kısım işlerde, sözleşme kapsamında taahhüt edilen malzeme kullanılmadığı gibi 2. el ürün kullanıldığı karşılıklı imzalanan fotoğraflı tutanak ve iki şirket arasındaki mail yazışmaları ile sabit olduğu halde, bu gerçek bilirkişiler tarafından kasten incelenmediği gibi sayın mahkemece de göz ardı edildiğini, davacı karşı davalı tarafından montaj edilen sözleşmede belirlenen marka ve model olmayan kullanılmış ürünler halen yerinde mevcut olup keşif sırasında şirket görevlilerimiz tarafından mahkemece seçilen bilirkişi heyetine gösterildiği halde, dava dosyasına sunulan raporlarda bu somut gerçek bilirkişi heyeti tarafından kasten incelememiş ve rapora geçirilmediğini, belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir. Davada davacı, taraflar arasında 15.04.2014 tarihli ... İnşaat Otel Rezidans Kongre Merkezi projesi kapsamındaki işler davacı tarafından yapıldığı ve davalıya teslim edildiğini, en son hakediş bedeli ödenmediğini, girişilen icra takibine itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, %20 oranında icra inkar tazminat bedelinin tahsilini talep etmiştir. Davalı, taraflar arasında imzalanan 15.04.2014 tarihli sözleşme ile 5 yıldızlı ... ve 4 yıldızlı ... otelleri, residence ve kongre merkezinde kullanılacak olan pasif ve aktif ekipmanların temini ve kurulumu tedariği montajı ve test çalışmalarını yaparak sistemin devreye alınma işini 799.863,75 USD +KDV bedelle üstlendiği ve işin teslim tarihi 15.09.2014 tarihi olduğunu, işin toplam süresinin 150 gün olduğunu, ancak davacı taraf yükümlüklerini süresinde tam ve eksiksiz şekilde yerine getirmediğini, sistemin kurulum ve devreye alınması sağlanamaması sebebiyle Oteller, kongre merkezi ve residance de sistem çalışmadığını, edim teslim edilmediğini, iş bedeli olarak düzenlenen faturalar sebebiyle davacıya 1.026.765,87 USD ödenmesine rağmen edimini tamamlamadığını, Bakırköy 7.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/103 esas sayılı dosyası ile tespit yapıldığını, alınan bilirkişi raporunda işin %25 oranında tamamlanmadığını, edimin tamamlamadan iş bedelin tamamını talep ettiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı karşı dava dilekçesi ile, işin davacı tarafından iş tamamlanmadan yapılmış gibi gösterilerek davalıdan gereksiz şekilde 60.000,00 USD +KDV tahsil edilmesi sebebiyle bu bedelin istirdadını, sözleşmeye göre 150 gün içinde tamamlanması gerekirken tam anlamıyla devreye alınmadığı ve eksik bırakıldığını, bilirkişi raporları ile tespit edilen eksiklik oranının %25 seviyesinde olduğu, bu nedenle sözleşmedeki cezai şart gereği işin sözleşme bedelinin %4 oranında 31.962,00 USD + KDV nin ...'dan davalıya ödenmesini, dava konusu olan 76.642,00 TL yönünden borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. Mahkeme, taraflar arasında imzalanan eser sözleşmesi kapsamında yapılan iş ve düzenlenen faturalar itibariyle, davacı ticari defterlerinde davacının 76.462,12 TL alacaklı, davalı ticari defterlerinde ise davacıya 80.595,91 TL borçlu olduğu görüldüğü, iş sebebiyle tüm satış faturaları ile 8 ayrı hakediş dayalı düzenlenen faturalar taraflar ticari defterlerinde bulunduğu, farkın kur farkından kaynaklandığı, davacı 11.01.2016 tarihinde davalı alacağına 22,50 spotoj kesintisi alacak olarak kaydedilmediği, neticeden davacı alacağı olan 23.216,41 USD -22,50 USD davacı alacağı 23.193,91 USD itibariyle icra takip takibindeki değeri 68.074,13 TL olduğu, asıl davanın 68.074,13 TL kabulü ile %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, karşı dava itibariyle, karşı davacının menfi tespit talebinin kısmen kabulü ile 8.388,87 TL kısmından borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, fazla ödemenin istirdat talebinin reddine, karar vermiştir. Taraflar arasında 15.04.2014 tarihli ... Otel-Rezidans-Kongre Merkezi inşaatı, Sefaköy ... pulman otel-residans-kongre merkezi projesi kapsamında kullanılacak pasif ve aktif ekipmanların temini ve kurulum işi kapsamında sözleşme imzalanmış olup, işin süresi 150 takvim günü olarak belirlenmiştir. Davacının 15.04.2014 tarihli sözleşme doğrultusunda edimini tamamlamak suretiyle teslim ettiği, davacı iş bedeline ilişkin fatura düzenlediği, davalı tarafından iş bedelinin büyük kısmının ödendiği, bilirkişi raporu gereğince 68.074,13 TL bakiye iş bedelinin ödenmediği anlaşılmıştır. Mahkemece asıl davanın dosya kapsamı denetime elverişli bilirkişi raporu itibariyle davanın 68.074,13 TL kabulüne karar verilmiş olması doğru olmuştur. Tarafların ticari defterlerinde ve özellikle davalı ticari defterlerinde bakiye alacak miktarı mahkemenin kabul ettiği miktardan fazla olduğu , gerek kur miktarı ve gerek ise spotoj kesintisi itibariyle bilirkişi alacak miktarını 68.074,13 TL olarak belirlemiş olup, dava konusu alacak likittir. Mahkemece asıl dava yönünden %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesi doğru olmuştur. Karşı dava itibariyle, tüm dosya kapsamı ve taraf beyanları ile bilirkişi raporu itibariyle, karşı davacı vekili tarafından, davacı edimini %25 eksik yerine getirdiği iddiası ispat edilmemiştir. Yine karşı davalı tarafından cezai şart itibariyle alacaklı olduğu hususu ispat edilememiştir. Mahkemece, karşı dava yönünden cezai şart bedeli ve fazla iş bedeli ödenmesi sebebiyle istirdat taleplerinin reddine karar verilmiş olması doğru olmuştur. Karşı dava ile davacının icra takibine konu yaptığı ve asıl davanın konusunu oluşturan 76.462,12 TL yönünden borçlu olmadığının tespiti talep edilmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114 üncü maddesinin gerekçesinde de "...Maddenin birinci fıkrasının (h) bendinde ise davacının dava açmakta hukukî yararının bulunmasının bir dava şartı olduğu hususu açıkça vurgulanmıştır. Burada sözü edilen hukukî yarardan maksat, davacının sübjektif hakkına hukukî korunma sağlanması hususunda mahkemeye başvurmasında hâli hazırda hukuken korunmaya değer bir yararının bulunmasıdır. Bir başka ifadeyle, davacı hakkına kavuşmak için, hâli hazırda mahkeme kararına muhtaç bir konumda değilse onun hukukî yararının bulunduğundan söz etmek mümkün değildir..." yönünde açıklamalara yer verilmiştir.Bir davada menfaat (hukuki yarar) ilkesinin dava şartı olarak gözetilmesinin yargılamanın amacına ve usul ekonomisi ilkesine uygun olacağı her türlü duraksamadan uzaktır. Bu ilkeden hareketle bir davada hukuki menfaatin bulunup bulunmadığı mahkemece tarafların dava dosyasına sunduğu deliller, olay veya olgular çerçevesinde yargılamanın her aşamasında ve kendiliğinden gözetilmelidir. Böylelikle kişilerin haksız davalar açmak suretiyle dava hakkını kötüye kullanmasına karşı bir güvence de sağlanmış olmaktadır.Menfi tespit davasının da bir türü olduğu tespit davaları, bir hakkın yahut hukuki ilişkinin var olup olmadığının tespitine ilişkin davalar olup konusunu hak ve hukuki ilişkiler oluşturur. Bu dava türü ile bir hukuksal ilişkinin yahut hakkın varlığı veya yokluğu saptanmaktadır. Bu davalarda davacının amacı ve dolayısıyla talep sonucu, bir hakkın yahut hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun veyahut içeriğinin belirlenmesi olup istemin kabule şayan olabilmesi için bu davanın konusunu oluşturan hakkın yahut hukuki ilişkinin var olup olmadığının mahkemece hemen tespit edilmesinde davacının hukuki yararının bulunması gerekir. İtirazın iptali davası 13.10.2016 tarihinde açıldığı, menfi tespit davasının ise asıl davaya karşı dava olarak 24.11.2016 tarihinde açıldığı, karşı davacının itirazın iptali davasından haberdar olduğu ve itirazın iptali davasına konu alacak talebi itibariyle menfi tespit davası açtığı, menfi tespit davasında ileri sürülebilecek iddiaların, itirazın iptali davasında savunma sebebi olarak ileri sürülebileceğinin, bu durumda borçlunun ayrı bir menfi tespit davası açmakta hukuki yararı bulunmadığı anlaşılmasına göre, menfi tespit davasının reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmiş olması hatalı olmuştur. Açıklanan nedenlerle, asıl davada davalı-karşı davacının istinaf talebinin reddine, karşı davada davalı-karşı davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın usulden reddine dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A)1- Asıl davada davalı-karşı davacının istinaf talebinin REDDİNE, karşı davada davalı-karşı davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜNE, 2-Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/03/2024 tarih ve 2024/31 Esas, 2024/236 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3- Asıl Davanın kısmen KABUL kısmen REDDİ ile,Davalının Bakırköy 12.İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazın ¨68.074,13 asıl alacak yönünden İPTALİ ile takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 2/2.maddesi uyarıca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle TAKİBİN DEVAMINA,Davacının,fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,Asıl alacağın % 20'si üzerinden hesap edilen ¨13.614,82 icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,Davalı vekilinin kötüniyet tazminat talebinin koşulları oluşmadığından REDDİNE KARŞI DAVADA; 1-Davalı/karşı davacının,davacı/karşı davalıya karşı açmış olduğu menfi tespit davası açmasında karşı davacının hukuki yararı bulunmaması sebebiyle HMK 115 maddesi gereğince davanın usulden REDDİNE, Davalı/karşı davacı vekilinin kötüniyet tazminat talebinin koşulları oluşmadığından REDDİNE,2-Davalı/karşı davacının,davacı/karşı davalıya karşı açmış olduğu fazla ödemenin istirdadı davasının REDDİNE,3-Davalı/karşı davacının,davacı/karşı davalıya karşı açmış olduğu cezai şart alacağı davasının REDDİNE, B) İLK DERECE YARGILAMASI YÖNÜNDEN 1-Asıl dava yönünden alınması gereken 4.650,14 TL nispi karar ve ilam harcından davacı- karşı davalı tarafça peşin olarak yatırılan 891,53 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.758,61 TL harcın davalı-karşı davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 2-Davacı-karşı davalı tarafından yatırılan 891,53 TL peşin harcın davalı-karşı davacıdan alınarak davacı-karşı davalıya VERİLMESİNE,3- Karşı dava yönünden alınması gereken 615,40 TL harcın, peşin alınan 7.903,26 TL harçtan mahsubu ile artan 7.287,86 TL harcın davalı-karşı davacıya İADESİNE, 4-Asıl dava yönünden davacı-karşı davalı tarafından yapılan 3.394,30 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 3.021,95 TL nin davalı-karşı davacıdan alınarak davacı-karşı davalıya VERİLMESİNE, kalan kısmın davacı -karşı davalı üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Karşı dava yönünden davalı-karşı davacı yanca yapılan yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 6-Asıl davada Davacı-karşı davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL vekâlet ücretinin davalı- karşı davacıdan alınarak davacı-karşı davalıya VERİLMESİNE,7- Karşı davada Davacı-karşı davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL vekâlet ücretinin davalı- karşı davacıdan alınarak davacı-karşı davalıya VERİLMESİNE, C) İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN 1-Davacı-karşı davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde kendisine İADESİNE,2-Davacı-karşı davalı tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 155,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 1.324,40 TL istinaf yargılama giderinin davalı-karşı davacıdan alınarak davacı-karşı davalı tarafa VERİLMESİNE,3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 4-Gerek ilk derece gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa İADESİNE,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a bendi gereğince KESİN olmak üzere11/12/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.