Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/3034 E. , 2024/5205 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/3034 Karar No : 2024/5205 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) :... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Tekirdağ ili, Çorlu ilçesi, ... Mahallesi, ...
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/3034 E. , 2024/5205 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/3034 Karar No : 2024/5205 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) :... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Tekirdağ ili, Çorlu ilçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi, No:... adresinde bulunan iş yerinin maliki olan davacı tarafından, taşınmazının içkili yer bölgesine alınma talebinin reddine ilişkin ... tarih ve...nolu Çorlu Belediye Meclisi kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:...İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; Çorlu ilçesinde içki satışı yapılabilecek işletmeler için özel bir alanın ayrılmadığı, ilçenin çeşitli mahalle ve sokaklarında bu tip iş yerlerinin faaliyet gösterdiği, yine, davacıya ait taşınmazdaki iş yerinin içkili yer bölgesi olarak tespit edilemeyecek bir alanda bulunmadığı ve yer aldığı mahallede içkili olarak faaliyet gösteren çok sayıda iş yerinin mevcut olduğu göz önünde bulundurulup, başvurusu üzerine; gerek kolluk birimi gerekse de, davalı idare bünyesinde teşekkül ettirilen birimlerce, olumsuz bir görüş sunulmadığı da dikkate alındığında, davacının, maliki olduğu iş yerinin içkili yer bölgesi kapsamına alınmasına yönelik talebinin reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine verilen kararla, İş Yeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğin 29 ve 30. maddelerinde öngörülen düzenlemeye uygun olarak öncelikle içkili yer bölgesinin belirlenmesi ve davacının adres bilgisi verilen iş yerinin içkili yer bölgesine alınıp alınmayacağı hususunda karar alınması gerekirken, söz konusu düzenlemelere aykırı olarak usulüne uygun içkili yer bölgesi belirlenmeksizin davacının başvurusunun doğrudan reddine ilişkin davaya konu işlemde hukuka uyarlık görülmediği, öte yandan, iş bu kararın davacıya ait iş yerinin doğrudan içkili yer bölgesine alınması sonucunu doğurmayacağı içkili yer bölgesi belirlenmesi aşamasında davacının talebininde ayrıca değerlendirileceğinin açık olduğu, gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kararda yazılı gerekçeyle reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İçkili yer bölgesinin tespitinde belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde belediye meclisinin yetkili olduğu, davacının talebinin bahsedilen hükümler uyarınca belediye meclisi tarafından kabul görmediğini, yerel mahkemenin idarenin yerine geçerek işlemin iptaline yönelik karar vermesinin, yerindelik denetimi yapmasının usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 3. fıkrasında, "Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir." hükmüne, 4. fıkrasında, "Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu hâlde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir." hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanun'un "Temyizen verilen karar üzerine yapılacak işlem" başlıklı 50. maddesinin 2. fıkrasında, "Temyiz incelemesi sonucunda verilen bozma kararı üzerine ilgili merci, dosyayı öncelikle inceler ve varsa gerekli tahkik işlemlerini tamamlayarak yeniden karar verir. " hükmüne, 3. fıkrasında, "Bölge idare mahkemesi, Danıştayca verilen bozma kararına uyabileceği gibi kararında ısrar da edebilir. " kuralına yer verilmiştir. Yukarıda yer verilen Kanun hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi tarafından yapılan inceleme neticesinde, ilk derece mahkemesi kararının hukuka uygun bulunması durumunda istinaf başvurusunun reddine, hukuka uygun bulunmaması halinde ise istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verileceğinin, bu halde, işin esası hakkında Bölge İdare Mahkemesince karar verileceğinin, bu karara karşı temyiz incelemesi sonucunda verilen bozma kararı üzerine ise ilgili merci tarafından dosyanın öncelikle incelerek ve varsa gerekli tahkik işlemleri tamamlanarak yeniden karar verileceğinin kurala bağlanmış olduğu görülmekte olup, Danıştayın temyiz incelemesi sonucunda verdiği bozma kararı üzerine bölge idare mahkemesinin vereceği kararlar ile istinaf aşamasında bölge idare mahkemesinin vereceği kararların farklı usullere ve sonuçlara bağlandığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla, Bölge İdare Mahkemesince, istinaf incelemesi neticesinde Mahkeme kararının hukuka uygun bulunmayarak istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak işin esası hakkında karar verilmesi halinde, ilk derece Mahkemesi kararının hukuki varlığını kaybetmiş olması nedeniyle, Danıştay'ın bozma kararına uyulması üzerine yeniden yapılan yargılamanın istinaf incelemesi niteliğinde olmadığı dikkate alındığında, hüküm veren mahkeme sıfatıyla uyuşmazlığı sona erdirecek bir karar vermesi gereken Bölge İdare Mahkemesince, ortada geçerli ve sonuç doğurabilir nitelikte bir ilk derece Mahkemesi kararı olduğu kabul edilerek istinaf başvurusunun reddi yolunda karar verilmesi usul ve hukuka uygun olmayacaktır. Uyuşmazlıkta, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılması, davanın reddi yolunda verilen ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, Dairemizin 21/02/2024 tarih E:2023/6906, K:2024/1148 sayılı kararı ile bozulması üzerine, Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesince, bozma kararına uyularak dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun, kararda yazılı gerekçeyle reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Bu durumda, yukarıda belirtilen açıklamalar doğrultusunda, bozma kararına uyan Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesince, uyuşmazlığı sona erdirecek bir karar verilmesi gerekmekte olup, ortada geçerli ve sonuç doğurabilir nitelikte bir ilk derece Mahkemesi kararı olduğu kabul edilerek istinaf başvurusunun reddi yolunda verilen temyize konu kararda hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kabulüne, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 30/09/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X) KARŞI OY : Temyiz istemine konu Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararının, Danıştay Dördüncü Dairesinin 21/02/2024 tarih E:2023/6906, K:2024/1148 sayılı bozma kararına üzerine verildiği dikkate alındığında; söz konusu kararın, Dairemizin bozma kararındaki esaslar doğrultusunda verilip verilmediği hususu değerlendirilerek temyiz isteminin esası hakkında bir karar verilmesi gerektiği görüşüyle, Dairemiz kararına katılmıyorum.