T.C. TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/812 KARAR NO : 2025/1018 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ......... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : NUMARASI : ..../..... Esas - ...../.... Karar DAVACI : VEKİLLERİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA KONUSU : Ticari Ünvanın Korunması DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARAR YAZIM TARİHİ : İstinaf incelemesi için …
T.C. TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/812 KARAR NO : 2025/1018 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ......... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : NUMARASI : ..../..... Esas - ...../.... Karar DAVACI : VEKİLLERİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA KONUSU : Ticari Ünvanın Korunması DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARAR YAZIM TARİHİ : İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin, tescilli ve kendine münhasır markaları taşıyan ürünlerinin dava dışı eski çalışanlar ..... ve ........ ile bu kişilerin çalıştığı .......... Tekstil tarafından izinsiz çoğaltıldığını ve piyasaya sürüldüğünü, yapılan incelemelerde eski çalışanların davacının numunelerini alıp rakip şirkete götürdüklerini, fiyat-müşteri bilgilerini kopyaladıklarını ve bu bilgilerle ürünleri pazarladıklarının tespit edildiğini, davacının ayrıca henüz piyasaya sunmadığı “xl” ürünü yerine davalının “............” adıyla benzer ürünü piyasaya sürdüğünü ve internet sitelerinde davacı şirket ürünlerinin adlarının değiştirilerek yayımlandığını, ihtarnameye rağmen haksız rekabet ve karalama eylemlerinin devam ettiğini, ayrıca müşterilere yönelik yönlendirme ve karalama içerikli iletişimlerin WhatsApp yazışmalarıyla belgelendiğini, bu eylemlerin haksız rekabet ile marka hakkı ihlali suçunu oluşturduğunu ve bu sebeplerle haksız rekabetin tespitini, önlenmesini ve tedbiren el konulan ürünlerin imhasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin 2011’den beri iplik üretimi yaptığını, 2019’da ................. Şti adıyla tam teşekküllü fabrika statüsü kazandığını ve 2017–2019 arasında tescilli markaları ile patent ve tasarım belgeleri bulunduğunu, davacının ürünlerinin piyasada birçok farklı marka tarafından üretildiğini, iddialarının münhasırlık dayanağından yoksun olduğunu ve davanın esas amacının eski çalışanlar üzerinden intikam ile davacı şirket sahibinin rekabetçi olmayan tutumundan kaynaklandığını, ayrıca davacının ürettiğini iddia ettiği bazı iplik modellerinin piyasada yaygın olduğunu, davacının savcılığa yaptığı suç duyurusu sonucu el koyma ve numune alma işlemlerinin gerçekleştiğini ve keşif ile el koyma taleplerinin davalının ticari itibarını zedelemeye yönelik olduğunu, davalı taraf çalışanlarının piyasa rekabet kurallarına uygun davrandığını ve davalının ekipmanlarının davacı envanterinde bulunmadığını belirtmiş, tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesi "...davacı taraf, davalı tarafın kendisine ait ürünleri üreterek kendi müşterilerine sattığını ve bu kapsamda davalı tarafın haksız rekabete neden olduğunu iddia etmiş ise de; davalı tarafın ticari defter ve kayıt ve satış faturalarında dava konusu markalara yönelik ayırt edici bir ibare bulunmadığından bu markalara yönelik iddia edilen dönemde artış olduğu bilirkişi raporunda belirtildiği üzere tespit edilememiştir. Davacı vekili ek rapor alınması gerektiği yönünde itirazlarını sunmuş ise de; dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporunun dosya kapsamıyla uyumlu ve gerekçeli olduğu ve ayrıca davalı şirket dikkate alınarak bahsi geçen soruşturma dosyasındaki (....... Cumhuriyet Başsavcılığı ...../........ Sor. Numaralı) rapor ile de çelişki bulunmadığı değerlendirilmekle ek rapor alınmasına gerek görülmemiştir. Davacı taraf, davalı tarafın kendisine ait ürünleri üreterek kendi müşterilerine sattığını ve bu kapsamda davalı tarafın haksız rekabete neden olduğunu iddia etmiş ise de; davalı tarafın satış faturaları üzerinde yapılan incelemelerde, pamuk makreme iplik, premium el örgü ipi, penye el örgü ipi vb. açıklamaların kullanıldığının tespit edildiği, dava konusu markalara yönelik ayırt edici bir ibare bulunmadığı, davalı tarafın ticari defter-kayıt ve satış faturaları üzerinde dava konusu markalara yönelik ayırt edici bir ibare bulunmadığından, bu markalara yönelik satışlarında haksız rekabet olduğu iddia edilen dönemde artış olup olmadığı tespit edilemediği anlaşılmaktadır. Ayrıca davacı taraf ile davalı tarafın ticari kayıtlarında tespit edilen benzer iki şirketin, ...................... şirketleri olduğu ancak bunlar dışında benzer şirket bulunmadığı tespit edilmiştir. Bu kapsamda bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere; davalı tarafın, dava konusu marka ve tasarımlara yönelik haksız rekabete konu edebilecek satışının olup olmadığının ticari defter ve kayıtları üzerinden tespit edilemediği, davalı tarafın, davacı şirketin çalıştığı iki şirket ile haksız rekabetin başladığı iddia edilen dönemde çalışmaya başladığı tespit edilmekle birlikte, ancak yapılan satışların, dava konusu marka ve tasarımlara yönelik ürün olup olmadığı ticari defter ve satış faturaları üzerinden tespit edilememiştir. Öte yandan dava konusu ipliklerin piyasada sadece davacı ve davalı firma tarafından değil, başkaca birçok firma tarafından da üretildiği ve dava konusu ürünlerin davacı firmanın tasarımı olan ürünler olmadığı, dolayısıyla davalı firmanın dava konusu ipliklerin üretim ve tasarımını davacı firmanın ürünlerini taklit ederek ürettiği iddiasında bulunulamayacağı değerlendirilmiştir. ......... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ........./........ soruşturma sayılı dosyasında aldırılan .......... tarihli bilirkişi raporu da davalı şirket yönünden benzer değerlendirmeleri içermektedir. Yine davacı şirketin eski çalışanları ......... ve ...............'ın istifa edip söz konusu rakip firmada çalışmaya başladığı iddia edilmiş ise de; iş sözleşmesi devam ederken işçinin işverenle rekabet yasağının kaynağını işçinin sadakat borcu oluşturduğu, söz konusu borcun iş sözleşmesinin sona ermesiyle ortadan kalktığı, rekabet etmeme yükümlülüğünün iş sözleşmesi sona erdikten sonra da devam etmesi hususunda da mevcut belirsiz süreli hizmet sözleşmelerinin incelenmesinde, akdi rekabet yasağına rastlanmamıştır. Davalı tarafından davacı şirket adına tescilli herhangi bir markayı ticari faaliyetleri esnasında kullandığı da tespit edilememiştir.6102 sayılı TTKm.55/l-a-1 hükmü ihlaline rastlanmamıştır.Zira davalı firmanın davacı şirketi kötüleyici, gereksiz yere incitici bir beyanına rastlanmamıştır.Yargıtay 11. HD'nin 12.11.2009 tarihli, 2008/5249 E., 2009/11738 K. Sayılı kararında belirtildiği üzere kötüleme halinin söz konusu olabilmesi için “doğrudan davacıyı hedef alan ifadelerin firmayı aşağılayarak kötülediği, iş hayatında genel kabul gören dürüstlük rekabet ilkelerine aykırılık içerdiği” şeklinde ithamlar olması gerekmektedir. 6102 sayılı TTKm.55/l-c-3 hükmü ihlaline de rastlanmamıştır.Zira bir fiilin TTK m. 55/1-c-3 kapsamında değerlendirilebilmesi için; söz konusu fiilin, devralma ve yararlanmayı birlikte ortaya koyması gerekmektedir. Yine bir ihlalden bahsedebilmek için çalışma ürününün teknik yöntemler ile çoğaltılarak pazarda haksız rekabet oluşturması gerekmektedir.Bu konuda dosya içerisinde bir delil bulunmadığı gibi, gerek işbu dava dosyamızda aldırılan gerek de soruşturma dosyasında aldırılan bilirkişi raporlarında davacı ve davalı taraf ipliklerinin aynı kategoride ürünler olduğu ve aynı müşteri kitlesine hitap ettiği, dava konusu ipliklerin piyasada sadece davacı ve davalı firma tarafından değil, başkaca birçok firma tarafından da üretildiği tespit edilmiştir. Netice olarak tanık beyanları, bilirkişi raporu, soruşturma dosyası ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında; gerek TTK m. 55/1'de sayılan haksız rekabet hallerinin, gerekse genel hüküm niteliğindeki TTK m. 54/2 maddesi kapsamında bir ihlalin oluşmadığı ve davacı tarafından ihlalin ispat edilemediği değerlendirilerek davanın reddine karar verilmiştir.Ayrıca tanık beyanları daha çok dava dışı davacı şirket eski çalışanlarına ilişkin eylem ve davranışlardan bahsedilmekte ise de buna ilişkin de yukarıda gerekçeleriyle açıklandığı üzere davalı şirket yönünden haksız rekabetin varlığının kabulüne yeterli olmadığı..." gerekçesiyle "1-Davanın REDDİNE..." karar vermiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen ret kararının TTK m.54-55 kapsamında haksız rekabet oluşturan fiiller yeterince değerlendirilmeksizin tesis edildiğini, davalı şirketin davacı şirkete ait ürün numunelerini, müşteri bilgilerini ve ticari bilgilerini eski çalışanlar aracılığıyla temin edip aynı veya benzer ürünleri piyasaya sürdüğünü ve koordineli video yayımlarıyla kasıtlı haksız rekabet gerçekleştirdiğini, bilirkişi raporları, müşteri satış kayıtlarındaki düşüşler, WhatsApp ve e-posta yazışmaları ile tanık beyanlarının haksız rekabeti gösterdiğini, ayrıca eski çalışanların iş sözleşmelerindeki rekabet etmeme yükümlülüğünü ihlal ettiklerini ve yerel mahkemenin teknik inceleme, görsel ve numune değerlendirmesi ile ek bilirkişi raporunu yapmadan eksik inceleme ile karar verdiğini, bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve dosyanın yeniden incelenmek üzere iade edilerek haksız rekabetin tespiti, men’i ve ürünlerin imhasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : ....... Asliye Ticaret Mahkemesinin ..../.... Esas - ..../....... Karar sayılı dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan/olmayan hususlarla bunlara ilişkin delillerin tartışılması, ret ve üstün tutulma sebepleri, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebep şu şekildedir : Dava; haksız rekabet teşkil eden eylemlerin tespiti, önlenmesi ve haksız rekabete konu ürünlerin imhası istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. İstinaf incelemesine konu karar başlığında; bir kısım davacı vekilleri ile davalı vekilinin adreslerinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir. 6098 sayılı TBK'nın 444 ve devamı maddelerindeki düzenleme uyarınca; rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olabilmesi için, işveren tarafından sözleşmenin haklı nedenle feshedilmiş olması veya ayrılan işçi tarafından haksız olarak feshedilmiş olması, davalı işçinin iş akdinin devamı sırasında işyerinin önemli müşteri çevresi veya üretim yönünden ticari sırlarına vakıf olabilecek bir pozisyonda çalışmış ve ayrıldıktan sonra yasaklı süre içerisinde rakip bir işyerinde çalışmaya başlaması veya kendisinin bu tür bir faaliyeti icra etmesi, önceki işyerinde edindiği bilgileri yeni işyerinde kullanmasının önceki işverene önemli zarar verebilme ihtimalinin varlığı yeterlidir. Yani, rekabet yasağı kaydı karşısında, işverenin somut bir zarara uğraması gerekmemekte olup, işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı başka bir rakip işletmede kullanarak davacı işverene önemli ölçüde zarar verme ihtimalinin bulunması yeterli görülmektedir. TBK'nın 445. maddesi uyarınca; rekabet yasağı, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremez ve süresi, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamaz. Hâkim, aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir. Somut olayda; Dava dışı iki çalışanın davalı rakip firmaya geçtiğinin iddia edilmesi; süre olarak ise, davacı iş yerinde çalıştıktan sonra istifa ile iş yerinden ayrılmış olmaları karşısında iddiaya konu eylemlerin süre olarak işten ayrılmalarından sonraki kısa zaman diliminde gerçekleşmiş olması sebepleriyle, somut olay açısından sözleşme hükmünün haksız rekabete ilişkin madde yönünden değerlendirme yapılırken bu iki çalışanın davacı işyerinde önemli müşteri çevresi veya üretim yönünden ticari sırlarına vakıf olabilecek bir pozisyonda çalışıp çalışmadığının, davalı şirkette çalışmaya başladıktan sonrasına ilişkin ise; davacı şirketin eskisine göre zararının bulunup bulunmadığının, davalı şirketin kar durumunda artışın olup olmadığının araştırılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekmektedir. Mahkemece yapılacak iş; Uzman bilirkişilerden davacıya ait çalışanların veya müşteri portföyünün davalı firmaya geçmesinde davalının varsa herhangi bir eyleminin etkili olup olmadığı, bu kapsamda davalının eylemlerinin rekabet etmeme yasağına aykırılık oluşturup oluşturmadığı, davacının bundan kaynaklı varsa uğradığı zarar ve miktarı konusunda rapor alınarak, oluşacak sonuç dairesinde karar verilmesidir. Yukarıda yapılan açıklama kapsamında davanın niteliğinin ortaya konulmasından sonra taraf delillerinin toplanması, gerektiğinde ticari nitelikteki kayıtlar incelenip, davacının dilekçede bahsettiği hususların ticari sır niteliğinde olup olmadığı, bu anlamda davacı üretiminin serbest piyasada herkesçe bilinen bir üretim tekniğine sahip olup olmadığı, davacı tarafından yapılan iş sebebiyle kullanılan makinede özel bir üretim tekniği kullanılıp kullanılmadığı, bu üretim tekniğinin rakip firmalar tarafından bilinebilir olup olmadığı, bilinebilir olmadığı durumda bunun dava dışı eski çalışanlarca davalıya aktarılıp aktarılmadığı, eski çalışanlar yönünden ise işyerinin önemli müşteri çevresi veya üretim yönünden ticari sırlarına vakıf olabilecek bir pozisyonda çalışmakta olduğunun tespiti halinde ise davalı firmaya geçişi sebebiyle sözleşmesel yükümlülüğe aykırı hareketi olup olmadığı, belirtilen hususlar kapsamında davacının talebinde haklı olup olmadığı, zarar ile davalı eylemlerinin varlığı halinde aralarında illiyet bağının olup olmadığının varlığına yönelik inceleme ve değerlendirme yapılması için belirtilen hususlar kapsamında bilirkişilerden taraf iddia ve savunmalarını karşılar mahiyette rapor alınıp olması halinde itirazları da değerlendirir şekilde talep konusu yönünden değerlendirme yapılarak karar verilmesi için işin esasına girilmesi gerekirken bu yönde bir değerlendirme yapılmaksızın yukarıda belirtilen gerekçe ile işin esasına girilmeden ve deliller toplanmadan verilen ret kararı yerinde görülmemiştir. Bu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kaldırma kararının sebep ve şekline göre karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M :Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere, 1-)Davacının istinaf kanun yolu başvurusunun KISMEN KABULÜNE; ...... Asliye Ticaret Mahkemesinin .......... tarih ve .../.... Esas - ..../..... Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA; sair istinaf nedenleri bu aşamada incelenmeksizin davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, 2-)İstinaf kanun yoluna başvurma harcının Hazine'ye irat kaydına, 3-)İstinaf eden tarafından peşin yatırılan istinaf karar harcının talep halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine, 4-)İstinaf eden tarafından yapılan istinaf başvuru giderlerinin esas hükümle birlikte İlk Derece Mahkemesi tarafından değerlendirilmesine, 5-)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-)Karar ilamının 6100 sayılı HMK'nın 359/4. maddesi uyarınca; İlk Derece Mahkemesince taraflara tebliğine, İlişkin; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a ve 362/1-g maddeleri gereğince KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. Başkan E-İmza Üye E-İmza Üye E-İmza Katip E-İmza ¸ * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*