Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/10937 E. , 2024/2577 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/10937 Karar No : 2024/2577 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacının, pasif olan işyeri hekimliği b
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/10937 E. , 2024/2577 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/10937 Karar No : 2024/2577 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacının, pasif olan işyeri hekimliği belgesinin aktif duruma getirilmesi istemiyle yapmış olduğu başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; 7081 sayılı Kanun ve Kanunun verdiği yetki uyarınca oluşturulan komisyon tarafından alınan karar ile ''haklarında kovuşturmaya yer olmadığına, ek kovuşturmaya yer olmadığına, beraatine ve adli kontrol şartı olmaksızın tahliyesine karar verilenler" hakkında belgelendirme işlemlerinin devam ettirilebileceğinin açık olduğu, davacının ise (henüz kesinleşmemiş bulunsa da) hapis cezası ile cezalandırıldığı ve yurt dışına çıkış yasağı konulmak suretiyle tahliyesine karar verildiği, bu haliyle söz konusu Komisyonda alınan karara ilişkin şartları taşımadığı anlaşıldığından, davacının işyeri hekimliği belgesinin aktif duruma getirilmesine ilişkin yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından dava konusu işleme dayanak olarak gösterilen komisyon kararının esasında kesinleşmeye dair bir hüküm bulunmadığı, davacı hakkında yargılama devam ettiği için komisyon kararında belirtilen kararlardan verilmesi ihtimalinin bulunduğu, komisyon kararı değerlendirilirken masumiyet karinesinin göz ardı edildiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. TETKİK HÂKİMİ :... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesinin 3. fıkrasının (a) bendinde, dava dilekçelerinin görev ve yetki; (f) bendinde ise husumet yönünden ilk incelemeye tâbi tutulacağı; 15. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, 14. maddenin 3/a bendine göre idarî yargının görevli olduğu konularda görevli veya yetkili olmayan mahkemeye açılan davanın görev ve yetki yönünden reddedilerek dava dosyasının görevli veya yetkili mahkemeye gönderilmesine karar verileceği kurala bağlanmıştır. Aynı Kanun'un "İdari davalarda genel yetki" başlıklı 32. maddesinde, "Göreve ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla, bu Kanunda veya özel kanunlarda yetkili idare mahkemesinin gösterilmemiş olması hâlinde, yetkili idare mahkemesi, dava konusu olan idari işlemi veya idari sözleşmeyi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir. Bu Kanunun uygulanmasında yetki kamu düzenindendir." kuralına yer verilmiştir. İdari davalarda genel yetki, 2577 sayılı Kanun'un 32. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddenin aktarılan birinci fıkrasına göre, iptal davalarında yetki konusundaki genel kural, dava konusu idari işlemi tesis eden idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesinin yetkili olmasıdır. 2577 sayılı Kanun'un uygulanmasında mahkemelerin yetkisi kamu düzenini ilgilendiren bir nitelik taşıdığından, yargılamanın her aşamasında davanın taraflarınca ileri sürülebileceği gibi idari yargı yerlerinin de önlerine gelen davanın yetkili yargı yerinde açılıp açılmadığını re'sen (kendiliğinden) araştırmaları gerekir. Dava konusu başvurunun reddi işlemi Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nca (mülga Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı) tesis edildiğinden, idari davalarda genel yetkiyi düzenleyen 2577 sayılı Kanun'un 32. maddesi uyarınca, bakılan davanın görüm ve çözümünde, dava konusu işlemi tesis eden merciin bulunduğu Ankara İdare Mahkemesi yetkilidir. Bu itibarla, uyuşmazlığın çözümünde 2577 sayılı Kanun'un 32. maddesinin birinci fıkrası kapsamındaki genel yetki kuralı uyarınca, dava konusu işlemi tesis eden idarî merci olan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın bulunduğu yerdeki Ankara İdare Mahkemesi yetkili olduğundan, yetkisiz yargı yerince uyuşmazlığın esası incelenerek verilen karara yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında usûl kurallarına uygunluk bulunmamaktadır. Öte yandan dava konusu işleme dayanak alınan 06/02/2018 tarihli ve 7081 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun’un 9. maddesi de dahil olmak üzere bazı maddelerinin Anayasa'ya aykırı olduğu iddiasıyla iptali istemiyle açılan davada, Kanun’un 9. maddesi hakkında Anayasa Mahkemesi'nin 02/03/2023 tarihli ve 32120 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 26/10/2022 tarih ve E:2018/76, K:2022/125 sayılı kararıyla "millî güvenliğin ve kamu düzeninin sağlanması açısından stratejik önemi bulunan ve daha farklı bir konumda değerlendirilmesi gereken sektörlerde faaliyet gösteren iş ve işyerlerinin yanı sıra millî güvenlik ve kamu düzeni ile doğrudan bir bağlantısı bulunmayan ve bunları olumsuz etkileme ihtimali zayıf olan sektörlerde faaliyet gösteren iş ve işyerlerinde faaliyet gösterecek iş sağlığı ve güvenliği alanında çalışan kişi, kurum ve kuruluşların yetki belgelerinin de iptal edilmesinin bu yönüyle millî güvenliğin ve kamu düzeninin korunması ile kamu hizmetinin sürdürülebilirliğinin sağlanması açısından gereklilik unsurunu taşıdığının söylenemeyeceği, herhangi bir ayrıma gidilmeksizin stratejik önemi bulunan sektörlerde faaliyet gösteren iş ve işyerlerinin yanı sıra stratejik önemi bulunmayan işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliği alanında çalışabilecek kişileri de kapsayacak şekilde tümünün yetki belgelerinin iptal edilebilmesine imkân sağlayan kuralın millî güvenliğin ve kamu düzeninin korunması açısından gereklilik unsurunu taşıdığından bahsedilemeceği, bu itibarla kuralın çalışma ve sözleşme hürriyetine yönelik ölçüsüz bir sınırlama getirdiği ve Anayasa'nın 13., 48., ve 49., maddelerine aykırı olduğu" gerekçesiyle iptaline ve bu kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kabulüne, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 18/04/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.