(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2010/4432 E. , 2010/4084 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Yargıtay bozma ilamında özetle; “147 ada 1 parsel sayılı taşınmazın bir başka bölümünün Kadastro Mahkemesinin 2007/9 esas sayılı dava dosyasında davalı olduğunun anlaşıldığı,
**(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2010/4432 E. , 2010/4084 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Yargıtay bozma ilamında özetle; “147 ada 1 parsel sayılı taşınmazın bir başka bölümünün Kadastro Mahkemesinin 2007/9 esas sayılı dava dosyasında davalı olduğunun anlaşıldığı, öncelikle derdest olduğu anlaşılan Kadastro Mahkemesinin 2007/9 esas sayılı dava dosyası ile, mevcut ise aynı parsele yönelik diğer başka dava dosyalarının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 45 ve onu izleyen maddeleri hükmü uyarınca birleştirilmesi, taşınmaz başında yeniden keşif yapılması, yerel bilirkişi ve tanıklardan zilyetliğin başlangıcı, sürdürülüş şekli ve süresi ile 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 17. maddesi hükmü de göz önüne alınarak imar-ihyanın hangi günde başladığı, hangi günde sona erdiği, imar-ihyanın kim yada kimler tarafından yapıldığı hususlarında maddi olaylara dayalı bilgi alınması, teknik bilirkişiden keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek ve taraflar adına tescile dair hüküm kurulurken infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece Yargıtay bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile temyize konu olan ve krokide (A) harfi ile gösterilen bölümün davacı adına tesciline karar verilmiş; hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece, dava konusu taşınmazın bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen bölümü yönünden davacı yararına imar ve ihya sureti ile zilyetlik koşullarının oluştuğu kabul edilmek sureti ile hüküm kurulmuş ise de; verilen karar dosya kapsamı ve yasa hükümlerine uygun düşmemektedir. Bir mahkemenin Yargıtay Dairesi'nce verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. "Usuli kazanılmış hak" olarak tanımlanan bu olgu mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirmektedir. Bu hakkın zedelenmemesi için bozmada işaret edilen hususların eksiksiz olarak yerine getirilmesi gerekir. Somut olayda; hükmüne uyulan bozma ilamında taşınmaz başında yeniden keşif yapılması gereğine değinilmiş olduğu ve mahkemece de bozma ilamına uyulduğu halde bozma kararında değinilen hususlar göz önünde bulundurularak yeniden keşif yapılmaksızın önceki keşif ve beyanlarla yetinilmek sureti ile karar verilmiş olması isabetsiz olduğu gibi, kabule göre de; dava konusu taşınmazın krokisinde (A) harfi ile gösterilen bölüm dışında kalan bölüm yönünden tescil hükmü oluşturulmamış olması isabetsiz olup, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 03.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.