İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/03/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalının, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile dava dışı ... ve diğer borçlular aleyhine ikame etmiş olduğu, İstanbul .... İcra Dairesi'nin ...... E.(yeni esas:....) sayılı dosyasından gönderilen talimat ile ...... İcra Dairesi'nin ... Tal. Sayılı dosyas…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1496 KARAR NO: 2026/1165 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 11/02/2025 NUMARASI: 2024/436 Esas - 2025/77 Karar DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/03/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalının, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile dava dışı ... ve diğer borçlular aleyhine ikame etmiş olduğu, İstanbul .... İcra Dairesi'nin ...... E.(yeni esas:....) sayılı dosyasından gönderilen talimat ile ...... İcra Dairesi'nin ... Tal. Sayılı dosyasından 10/11/2014 tarihinde yapılan ihaleler neticesinde dosya borçlusu ...'a ait İstanbul İli,.... İlçesi, .. Mahallesi,. Ada, . Parsel Sayılı, ....Blok, .. Kat, .. Ve . Numaralı Bağımsız Bölümlerde kayıtlı taşınmazların tam hisseleri sırası ile 1.440.000,00TL, 1.550.000,00TL, 1.501.000,00 TL ve 1.501.000,TL bedellerle müvekkili şirkete ihale olunduğunu, anılan icra taşınmaz ihale bedellerinin toplamı olan 5.992.000 TL’nin müvekkili şirket tarafından 20/11/2014 tarihinde davalının alacaklı olduğu icra dosyasına ödendiğini, İlgili bedelin 06/04/2015 tarihinde icra dosyasından yapılan reddiyat neticesinde davalı tarafından tahsil olunduğunu, taşınmaz icra ihalelerinin kesinleşmesinin akabinde tescil işlemleri için .... Tapu Müdürlüğü'ne başvurulduğunu, dava dışı ...tarafından dava dışı icra dosya borçlusu ... aleyhine Bakırköy 7. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/486 E. sayılı dosyası ile açılan tapu iptal tescil davası sebebiyle ilgili taşınmazların üzerinde 3/16 oranında tedbir şerhi bulunduğundan bahisle Tapu Müdürlüğü tarafından taşınmazların 13/16'sı 20/05/2015 tarihinde müvekkili şirket adına tescil olunduğunu, taşınmazların 3/16 hisseleri ise tedbir sebebi ile tescil olunadığını, davalının feri müdahil olarak bulunduğu Bakırköy 7. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/486 E. sayılı dosyası tüm yargılama safahatlarından geçerek 13/01/2022 tarihinde kesinleştiğini ve ilgili taşınmazların 3/16 şar hissesinin müvekkili şirket adına tescil olunmadığını, müvekkili şirketin icra ihalesinden tam hisse olarak aldığı ve tüm bedelini ödediği dört adet taşınmazın tescil işlemlerinin 3/16 hissesi için yerine getirilmemesine ilişkin olarak,taraflarınca ... Tapu Müdürlüğü'ne başvurulduğunu, ... Tapu Müdürlüğü'ne yapılan ......sayılı tescil başvurusunun reddedildiğini, Tapu Müdürlük kararının kaldırılması ve tescil işleminin yerine getirilmesi gayesiyle Tapu II. Bölge(İstanbul) Müdürlüğüne itirazen başvurulduğunu ve itirazlarının... sayılı 15.05.2023 tarihli red ve onama kararı ile Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü'ne itiraz yolu açık olmak üzere reddedildiğini, 31.05.2023 tarihinde Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü'ne yaptıkları 01/06/2023 tarihli son itiraz ile tescil talebinin reddine dair kararı onandığını, anılan tescil isteminin reddine dair kararın onanması neticesinde; müvekkilinin icra ihalesinden icra satış bedellerini ödeyerek tam hissesini aldığı taşınmazların, tamamına ait hisselerin müvekkili adına tescilinin yapılamayacağına ilişkin hukuki durum sabit hale geldiğini ve müvekkili şirket adına tescillerin yapılması için herhangi hukuki çarenin kalmadığını, davalı tarafından taşınmazların tam hisse bedelleri tahsil edilmiş olduğundan müvekkili şirkete iade/ödeme yapılması taleplerine ilişkin olumlu sonuç alınamadığını, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü'nün kesin ve nihai nitelikli tescil isteminin reddine dair kararının müvekkili şirkete tebliğinin akabinde arabuluculuk başvurusu yapıldığını anlaşılamadığını, müvekkili şirketin icra ihalesi yoluyla dört taşınmazın tam hisselerini aldığını fakat 3/16 oranında hisselerini kendi adına tescil ettiremediğini, müvekkili şirketin 2014 yılında edindiği taşınmazlara ilişkin olarak, taşınmazların güncel fiyatları dikkate alındığında maddi kaybının büyük olduğunu, davalının kusuru/ihmali ile eylemleri neticesinde müvekkili şirketin fahiş derecede maddi zararlara uğradığını, somut zarar bedelinin haricinde kalan müvekkilinin uğradığı munzam zarara ve sair masraflara ilişkin ayrıca dava açma hakkını saklı tuttuklarını belirterek davanın kabulünü, munzam zarar ve sair masraflar ve fazlaya ilişkin tüm talep ve dava haklar saklı kalmak kaydıyla haksız fiilden kaynaklanan 1.123.500,00'TL nin, 06/04/2015(davalının icra dosyasından bedeli tahsil ettiği tarih) tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak taraflarına verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davanın "Tapu Kadastro II. (İstanbul) Bölge Müdürlüğünün 15.05.2023 tarih... sayılı kararı ile onanan ... Tapu Müdürlüğünün 12.01.2023 tarih ve .... yevmiye nolu red kararına ilişkin olarak Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Tapu Dairesi Başkanlığı tarafından verilen 06.11.2023 tarihli Onama kararı" kapsamında davacı tarafından cebri icra yolu ile satın alınan dava konusu taşınmazın Tapu Müdürlüğü tarafından davacı adına tescil edilememesine ilişkin olduğunu, idari işlemin hukuka aykırılığı iddiasından kaynaklanan uyuşmazlıklarda İdare Mahkemelerinde dava açılması gerektiğini, huzurdaki davanın görev, husumet ve hukuki yarar yönünden esasa girmeden usul yönünden reddinin gerektiğini, taşınmazın satışına ilişkin cebri icra süreçleri usulüne uygun olarak yürütüldüğünü, davacının bu hususla ilgili olarak ikame ettiği herhangi bir ihalenin feshi davası mevcut olmadığını, davacı tarafın taşınmaz üzerine tedbir tesis edilen tapu iptal ve tescil davasında müdahil sıfatına haiz olduğunu ve taşınmaz üzerindeki ihtiyati tedbir şerhini bilerek taşınmazı cebri icra yolu ile satın aldığını, müvekkili bankanın taşınmazın satış işlemlerine yönelik süreçte herhangi bir kusurlu işleminin olmadığını, idarenin ilgili tescili gerçekleştirmemesi sebebi ile herhangi bir ödeme yükümlülüğünün mevcut olmadığını belirterek davanın görev, Husumet ve Hukuki Yarar yönünden usulden reddini, esasına girilmesi halinde esastan reddini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesince; "...Somut olayda davacı, davalı bankanın alacaklı olduğu icra dosyasında ihale yolu ile yapılan satışta dava konusu taşınmazı satın almıştır. taşınmazın 3/16'lık payının üzerinde ise ihale tarihi itibari ile tedbirin mevcut olduğu anlaşılmış olmakla icra dairesinin satışa izin istemek amacıyla ilgili mahkeme ile yazıştığı anlaşılmıştır. Mahkemenin onay vermesi üzerine satışın yapıldığı görülmüştür. Davacı yanın satın aldığı taşınmazın devri için yapılan tüm işlemler icra dairesi tarafından yapılmış olmakla davalının hukuka aykırı bir eylemi bulunmamaktadır. Bu sebeple de haksız fiil sorumluluğunun temelini oluşturan hukuka aykırı eylem bulunmadığından davacının talepleri yerinde görülmemiş ve davanın reddine,..." karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Dava dilekçesi ve aşamalardaki beyanlarını tekrarla, açmış oldukları davada tazminat koşullarının oluştuğunu beyanla Yerel Mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, Haksız fiil iddiasına dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir.TBK.m.49 gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Madde 50 gereğince zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur.Yine ispat yükünü düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesi “(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Yukarıdaki açıklamalar ışığında dosyada mevcut delil durumuna göre; İspat yükü kendisine düşen davacının, haksız fiil iddiasını ispat edemediği, alacaklı olarak yasal hakkını kullanan davalının haksız fiil olarak kabul edilebilecek bir eyleminin bulunmadığı, buna göre somut olayda maddi tazminatın yasal koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, İlk Derece Mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/... Esas 2025/.. Karar sayılı 11/02/2025 günlü kararına yönelik davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 615,40 TL'nin mahsubuyla bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-İstinafa başvuran tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına, 5-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 6-Karar tebliği ve harç tahsil müzekkeri düzenlenmesi Dairemizce yapılmasına, harç ve avans iadesi işlemleri ile 6100 Sayılı HMK'nın 302/5. maddesi gereği kanun yollarından geçmek suretiyle kesinleşen kararların kesinleşme kaydı ile kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 11/03/2026