Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin iş sözleşmesini evlilik sebebiyle feshettiğini, fazla çalışma ve şua izni alacağının ödenmediğini belirterek fazla çalışma ve şua izni alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
DAVA KONUSU: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin iş sözleşmesini evlilik sebebiyle feshettiğini, fazla çalışma ve şua izni alacağının ödenmediğini belirterek fazla çalışma ve şua izni alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. KARAR: Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının fazla çalışma alacağının hesaplanması ile alacaktan yapılan indirimin nasıl uygulanması gerektiğine ilişkindir. 1. Temyizen incelenen Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin aşağıdaki paragrafının kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Somut olayda Mahkemece, bozmaya uyulmasına karar verildikten sonra alınan bilirkişi ek raporuna göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyulması ile belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu bulunmasına rağmen fazla çalışma alacağından indirim uygulanıp uygulanmadığının karar gerekçesinde tartışılmamış olması hatalı olmuştur. Fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücretinin tanık anlatımları ile ispat edilmesi hâlinde, hesaplanan alacaklardan indirim yapılması gerektiğine dair Yargıtay içtihatları istikrarlı bir uygulama hâlini almıştır. Bu indirim, dosyadaki delillerin durumu ve niteliğine göre yapılması gerekli uygun bir indirimdir. Diğer taraftan fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti hesaplamalarının tanık anlatımları yerine yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda böyle bir indirime gidilmemektedir. Mahkemece, bilirkişi tarafından hesaplanan fazla çalışma alacağından uygun bir indirim yapıldıktan sonra belirlenecek tutardan, ödendiği anlaşılan miktarın mahsubu sonrasında bulunacak miktarın hüküm altına alınması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.